logo
03 HAZİRAN 2026

Üstgeçit çöktü, yol trafiğe kapandı

Eyüpsultan Hasdal Otoyolu'ndaki Hasdal Kışlasının önündeki üstgeçit henüz bilinmeyen bir nedenle büyük bir gürültüyle çöktü. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, yol trafiğe kapandı. Kışla duvarının da zarar gördüğü olayda ekipler uzun kuyruğun oluştuğu yoldaki araçları çevirmeye başladı.

09.08.2020 10:01:00
Üstgeçit çöktü, yol trafiğe kapandı
Üstgeçit çöktü, yol trafiğe kapandı
Olay, saat 08.00 sıralarında Eyüpsultan Hasdal Otoyolu Hasdal Kışlası önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre sabah saatlerinde kışla önündeki üstgeçit henüz bilinmeyen bir nedenle büyük bir gürültüyle çöktü. Çökme sonrası yol tamamen trafiğe kapandı. Olayın ardından çevredeki sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis, sağlık ve Karayolları Genel Müdürlüğü'ne (KGM) bağlı ekipler sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, yol üzerinde önlem alarak güvenlik şeridi çekti. Olay nedeniyle otoyolunda uzun araç kuyruğu oluştu. Yaşanan trafik nedeniyle ekipleri, araçları ters istikamete yönlendirerek trafiği azaltmaya çalıştı. Öte yandan, kışlanın duvarı ise zarar gördü. Büyük paniğin yaşandığı olayda ekipler çöken üstgeçitteki parçaları kaldırmak için çalışma başlattı.

Polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor. İHA

Üniversite iştirakindeki spor tesisinde dolandırıcılık: 8 gözaltı

İstanbul Teknik Üniversitesi'nin iştiraki bir şirkete bağlı spor tesislerinde görevli bazı çalışanların üyeliklerden elde edilen gelirleri resmi hesaplar yerine şahsi hesaplarına aktardığı ve yaklaşık 4,5 milyon liralık haksız kazan sağladığı gerekçesiyle düzenlenen operasyonda 8 kişi gözaltına alındı

03.06.2026 14:47:00 / Güncelleme: 03.06.2026 14:51:23
İHA
Üniversite iştirakindeki spor tesisinde dolandırıcılık: 8 gözaltı
Üniversite iştirakindeki spor tesisinde dolandırıcılık: 8 gözaltı
İddialara göre olay, İstanbul Teknik Üniversitesi iştiraki olan spor tesislerinde meydana geldi. Spor tesisi şirketinin Genel Müdürü'nün gelirlerdeki düşüş ile giderlerdeki artışı fark etmesi üzerine durum polise bildirildi. Şikayet üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından geniş çaplı inceleme başlatıldı. Yapılan incelemelerde, 300 kişilik olan spor tesisine kapasitenin üzerinde kayıt yapıldığı belirlendi.

İddialara göre tesislere internet üzerinden yapılan üyelik kayıtları sırasında vatandaşların yatırdığı ücretlerin üniversite kasasına aktarılması gerekirken, bazı çalışanların şahsi hesaplarına yönlendirildiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında, organizasyonu yönettiği iddia edilen Gökhan K. ve Mehmet İ.'nin internet üzerinden yatırılan paraların bir kısmını kendi hesaplarına, bir kısmını ise çalışanlar ve arkadaşlarının hesaplarına aktardığı belirlendi.



Polis ekiplerinin çalışmaları sonucu şüphelilerin, aralarında yöneticiler, bir yönetici eşi, arkadaşları ve bazı çalışanların da bulunduğu bir yapı oluşturarak üyeliklerden elde edilen gelirleri kendi aralarında paylaştıkları ortaya çıkarıldı. Bu yöntemle yaklaşık 4,5 milyon liralık haksız kazanç sağlandığı belirlendi.

8 şüpheli gözaltına alındı

Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla 8 şüpheli gözaltına alındı. Gayrettepe'de bulunan Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlanan şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan şebekenin elebaşı olduğu öne sürülen şüphelilerden Gökhan K.'nin emniyette ifade vermeyerek susma hakkını kullandığı öğrenildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti

Kurban Bayramı tatili boyunca Türkiye'nin en önemli geçiş güzergahlarından biri olan TEM Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminden 1 milyon 51 bin 507 araç geçiş yaptı. 92 kamerayla saniye saniye izlenen güzergahta ekipler adeta kuş uçurtmadı

03.06.2026 14:35:00
İHA
Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti
Bolu Dağı Tüneli'nden bayramda 1 milyon araç geçti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınan verilere göre, Kurban Bayramı tatilini kapsayan 22-31 Mayıs tarihleri arasında TEM Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminde büyük bir araç hareketliliği yaşandı. Tatili memleketlerinde veya tatil beldelerinde geçirmek isteyen vatandaşların 21 Mayıs akşamından itibaren yollara düşmesiyle başlayan yoğunluk, 31 Mayıs'ta dönüş yolculuklarının tamamlanmasıyla sona erdi.






Ankara yönüne 587 bin araç geçti

Bayram tatili süresi boyunca Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara istikametine toplam 587 bin 526 araç geçişi kaydedildi. Gidiş yolculuklarında en büyük yoğunluk tatilin başlangıcına denk gelen 22, 23 ve 24 Mayıs tarihlerinde yaşandı. Sadece bu üç günlük süreçte 229 bin 992 araç Ankara yönüne doğru seyretti.









Dönüşte İstanbul istikametinde yoğun mesai

Tatilin bitmesiyle birlikte dönüşe geçen tatilciler, bu kez İstanbul istikametinde akıcı bir yoğunluk oluşturdu. 21 Mayıs Perşembe gününden itibaren 11 günlük periyotta İstanbul yönüne 463 bin 981 aracın geçiş yaptığı bildirildi. İstanbul istikametine dönüşlerin zirve yaptığı tarihler ise tatilin son günleri olan 29, 30 ve 31 Mayıs oldu. Bu üç günde toplam 260 bin 960 araç İstanbul'a doğru yol aldı. Her iki yön baz alındığında, bayram tatili boyunca tünelden geçen toplam araç sayısı 1 milyon 51 bin 507'ye ulaştı.








92 kamerayla saniye saniye takip

Öte yandan, otoyolun Kaynaşlı ile Abant kavşakları arasında kalan 23 kilometrelik kritik Bolu Dağı güzergahı, Bolu Dağı Tüneli Kontrol Merkezi'nde yer alan 92 adet kamerayla 7/24 mercek altına alındı. Bayram tatili boyunca Karayolları ve jandarma ekipleri teyakkuza geçerek bölgede ek tedbirler aldı.

Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti

İstanbul'un Anadolu'ya açılan kapısı olarak adlandırılan Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli kesiminden Kurban Bayramı tatili süresince 1 milyon 51 bin 507 araç geçiş yaptı

03.06.2026 14:30:00
AA
Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti
Bolu Dağı Tüneli'nden Kurban Bayramı tatilinde 1 milyonun üzerinde araç geçti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından alınan bilgiye göre, Kurban Bayramı tatilini kapsayan 22-31 Mayıs tarihlerinde otoyolun Bolu Dağı Tüneli kesiminin Ankara ve İstanbul yönünde araç yoğunluğu yaşandı.

Bazı sürücülerin erken yola çıkmasıyla güzergahta 21 Mayıs akşamı araç sayısında artış gözlenirken, bayram trafiği 31 Mayıs'ta dönüşlerin tamamlanmasıyla sona erdi.

Bayram tatili süresince Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara istikametine 587 bin 526 araç geçti.

Ankara istikametine en fazla araç geçişi 22, 23 ve 24 Mayıs'ta gerçekleşti. Tatilin başladığı hafta sonuna denk gelen bu tarihlerde toplam 229 bin 992 araç Ankara istikametine gitti.

Güzergahtan İstanbul istikametine ise 21 Mayıs Perşembe gününden itibaren 11 günde 463 bin 981 araç geçti.

İstanbul istikametine en fazla araç geçişi 29, 30 ve 31 Mayıs'ta gerçekleşti. Tatilin bittiği hafta sonuna denk gelen bu tarihlerde toplam 260 bin 960 araç İstanbul istikametine gitti.

Bayram tatili süresince Bolu Dağı Tüneli'nden Ankara ve İstanbul istikametine toplam 1 milyon 51 bin 507 araç geçişi gerçekleşti.

Güzergah 92 kamerayla kontrol edildi
Otoyolun Kaynaşlı ile Abant kavşağı arasında bulunan 23 kilometrelik güzergah, Bolu Dağı Tüneli Kontrol Merkezi'ndeki 92 kamerayla kontrol edildi.

Bayram tatili boyunca karayolları ve jandarma ekiplerince ek tedbirler alındı, denetimler sıklaştırılarak tatilcilerin güzergahı rahat şekilde kullanmaları sağlandı.

Güzergahta meydana gelen hasarlı ve yaralamalı kazalar ile araç yangınlarına anında müdahale edildi.

Celil Kocataş’a Gazetecilik Başarı Ödülü

Gazetemizin köşe yazarı Celil Kocataş, 2025 Yılı Gazetecilik Başarı Ödülleri Yarışması’nda önemli bir başarıya imza attı

03.06.2026 13:40:00
Haber Merkezi
Celil Kocataş’a Gazetecilik Başarı Ödülü
Celil Kocataş’a Gazetecilik Başarı Ödülü
Gazetemizin köşe yazarı Celil Kocataş, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC) ile Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu tarafından düzenlenen 2025 Yılı Gazetecilik Başarı Ödülleri Yarışması'nda önemli bir başarıya imza attı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde görev yapan basın mensuplarının eserlerinin değerlendirildiği yarışmanın sonuçları açıklanırken, toplam 25 farklı kategoride başarılı gazeteciler ödüle layık görüldü. Bu yıl merhum DAGC Onursal Başkanı Feridun Fazıl Özsoy anısına düzenlenen yarışmada, "Köşe Yazısı" kategorisinde yazarımız Celil Kocataş ödül kazanan isimler arasında yer aldı.

Celil Kocataş, toplumsal hafızayı, insan yaşamını ve günlük hayatın detaylarını etkileyici bir anlatımla ele aldığı "Bir Sabah Yürüyüşünden…" başlıklı köşe yazısıyla ödüle layık görüldü.

Gazetecilik mesleğine katkı sunan başarılı isimlerin ödüllendirileceği törenin önümüzdeki günlerde geniş katılımlı bir organizasyonla gerçekleştirilmesi bekleniyor.

Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı

İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir" dedi

03.06.2026 13:18:00
Haber Merkezi
Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı
Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı
İyi Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, CHP'de yaşananları ilk günden itibaren dikkatle takip ettiklerini belirterek, "Gelinen noktanın, CHP'nin iç meselesi olmadığını, başından beri Türkiye'de siyasetin nasıl şekilleneceğine ilişkin daha büyük bir arayışın adımı olarak kurgulandığını görüyoruz. İmralı ile yapılan ihanet pazarlığına, nasıl ki gafiller ve ahmaklar gibi 'barış' deyip geçmiyorsak, CHP'ye cebren, kapılar kırılarak girilmesine de başına kayyım atanmasına da 'bir yargı kararıdır' deyip geçmiyoruz. Çünkü biliyoruz, hatırlıyoruz. Yargının siyasete yol açması, ona ram olması, her zaman lanetle hatırlanan dönemlerin ürünüdür. Ve bu kararlar, vicdanlarda yaralar açmış, milletimiz arasına her zaman nifak tohumları saçmıştır. Unutmayalım, 1960'taki Yassıada'da verilenler de yargı kararıdır. Yaraları halen kapanmamıştır. 1971 muhtırasının kırdığı kalemler de yargı kararıdır. 1980 sonrası yapılanlar, kapatılan partiler, hapisler, davalar, yasaklar, zindanlar, hepsi birer yargı kararıdır. Ve hepsinin açtığı yaraların izleri, bedenlerimizde, ruhlarımızda durmaktadır" dedi.

"Siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır"
İYİ Parti olarak, taraflarının da duruşlarının da net ve belli olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, "Biz bir kayyım cumhuriyeti istemiyoruz. Biz bir vesayet demokrasisi istemiyoruz. Biz, bir kişiye biat etmişlerin; birkaç hakimin, bürokratın, danışmanın değil, milletin sözü üstün olsun istiyoruz. Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir. Bugün siyasetin geldiği halden hangi seçmen memnundur? Hangi siyasetçi huzurludur? Vatandaşın dertleri siyasetin umurunda değil, fakat siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır. Soruyorum. AK Parti'lisi, MHP'lisi, milletvekili, il-ilçe başkanı, delegesi, bu yaşananlar ve yaşatılanlar, hiç mi sizleri yaralamıyor, hiç mi içinizi sızlatmıyor? Çarşıda, pazarda, sokakta yürürken baktığınız yüzlerde, size bakan gözlerde milletin öfkesini hiç mi görmüyorsunuz? Kimse kusura bakmasın ve herkes bilsin ki, ben zulme sessiz kalmam. Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmam. Kötü emsali örnek almam. Başkasını ithamla kendimi savunmam. Demokrasiye de darbe yaptırmam" diye konuştu.

"Hukuk devleti, demokrasinin rakibi değil, teminatıdır"
Dervişoğlu, "Siyaseti mahkeme kararlarıyla, yasaklarla, birtakım demokrasi dışı müdahaleler ile dizayn etmeye çalışanlar geçici başarılar elde edebilir ama milletin iradesine rağmen kalıcı sonuçlar alamazlar. Sandığın çözeceği meseleleri, başka yollarla çözmeye çalışmak, Türkiye'ye sadece yeni krizler üretir. Hukuk devleti, demokrasinin rakibi değil, teminatıdır. Hukukun görevi, siyasi hayatı şekillendirmek değil, siyasi hayatın adil, şeffaf ve kurallar içinde işlemesini sağlamaktır. Bizler bu iktidarın, eski ve yeni ortaklarıyla, Cumhuriyeti, memleketi, milleti ve siyaseti 'Böl-parçala-yok et' stratejisinin en başından itibaren farkındayız. İktidar, milletin verdiği yetkiyi, kamu kurum ve kuruluşlarından yargı makamlarına kadar, müdahale edebildiği her organı bölüp-parçalayıp-yok etmek için kullanıyor. Ondan geriye kalanı da yutuyor, iç ediyor. Toplumu önce ikiye bölüyor, daha sonra tüm kesimleri de kendi içinde ayrıştırıyor. Böylece oraya buraya kayyım atamaya cüret ediyor. Hepimiz biliyoruz ki, bize devlet projesi diye yutturulmaya çalışılan çözüm süreci de şu anda yürütülen seçim stratejisi de iktidar hesabının bir parçasıdır. Milletin yüzde 90'ı terör hükümlüsü Öcalan'ı muhatap kabul eden bu sürece karşıyken, 'devlet aklı' masalı gündeme gelmiş ve halka rağmen bu söylemler devam ettirilmiştir. İlk kayyım bundan 10 sene önce atanacağı yere atanmıştır. O kayyım da terör hükümlüsü Öcalan'ı Kürtlere kayyım atamaya kalkmıştır. Şimdi de sıra Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelmiştir. Devleti, milleti, egemenliği yok sayan kayyımlığa karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir. Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, yok hükmündedir" ifadelerini kullandı.

Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da yapılacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin ev sahibi olacağı NATO Zirvesi'nde kullanılacak Etimesgut'taki askeri havalimanını sil baştan yaptıklarını belirterek, "İnşallah bu ayın 15'inde Cumhurbaşkanımızla açılışını yapacağız" dedi

 

03.06.2026 12:30:00
Anadolu Ajansı
Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da yapılacak
Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da yapılacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, NATO'nun tartışıldığı bir süreçte Türkiye'nin NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasının kıymetli olduğunu bildirdi.

Bu süreçte ulaşım noktasında sıkıntı yaşanmasını istemediklerini aktaran Uraloğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Etimesgut'taki askeri havalimanını sil baştan yapıyoruz. Pistini komple kaldırdık. Modern terminaliyle oradaki ihtiyacı karşılayacak bir havalimanını Etimesgut'ta yapıyoruz. İnşallah bu ayın 15'inde Cumhurbaşkanımızla açılışını yapacağız." diye konuştu.

Uraloğlu, havalimanının, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne 7 kilometre, Ay Yıldız Projesi'ne de 2 kilometre mesafede olduğunu kaydederek, zirve için gelecek isimleri çok kısa mesafelerde gidecekleri yerlere ulaştıracaklarını anlattı.

"Geçen senenin altında kalacak gösterge yok"

Son dönemdeki savaşların Türkiye'deki hava yolu şirketlerine etkisine ilişkin soruyu da yanıtlayan Uraloğlu, şu ana kadar Körfez bölgesine yönelik uçuşlarda ciddi azalmanın yaşandığını söyledi.

Uraloğlu, bölgeye yönelik uçuşlardaki son duruma ilişkin bilgi vererek, şöyle devam etti:

"İran hariç bütün Körfez ülkelerine hava trafiği açık durumda. Krizden önceki her yere uçulmuyor, onu hava yolu operatörlerimizin inisiyatifine bıraktık. Dolayısıyla o anlamda İran hariç bir problem kalmadığını söyleyebilirim. Elbette oradaki uçuşlar düştü. Mayıs ayına kadar baktığımızda hava yollarında uçuşlarda yüzde 4 civarında genel artış olduğunu söyleyebilirim. Dolayısıyla farklı ülkelerdeki uçuş sayıları artırılarak bu açık kapanmış durumda. Kültür ve Turizm ile Ticaret bakanlıklarımızla çok yakın çalışarak süreci yönetiyoruz. Bu sene, geçen senenin altında kalacak gösterge yok. İnşallah onun üzerine çıkacağız ki İstanbul Havalimanı'nda bayramda tarihi rekoru da kırmış olduk."

Trabzon'a yönelik yeni havalimanı çalışması yapıldığının bilgisini veren Uraloğlu, Trabzon'da mevcut 3 milyon kapasiteli bir havalimanının ve 2 bin 640 metre uzunluğunda bir pistin bulunduğunu aktardı.

Uraloğlu, geçen yıl buradan 3,5 milyon yolcunun uçuş yaptığını belirterek, "Trabzon'da önümüzdeki süreçte 10 milyonluk bir havalimanı ihtiyacı olacağını, geniş gövdeli uçakların inmesi gerektiğini öngörüyoruz. Dolayısıyla ona yönelik bir proje yaptık. Türkiye'nin deniz üzerindeki üçüncü havalimanı olacak. İhalesini yaptık, yer teslimini yaptık. Bu sene başlıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"81 ilin tamamını ve ilçelerin büyük çoğunluğunu kapsadılar"

Türkiye'de 5G hizmetinin şu ana kadarki performansına ilişkin soruya da yanıt veren Uraloğlu, 5G'ye doğru zamanda geçmeye gayret ettiklerini, 5G donanımlarının daha ucuz olmasını ve ülke ekonomisine yük getirmemesini istediklerini ifade etti.

Uraloğlu, 5G ihalesiyle Hazineye 3 milyar 534 milyon dolar katkı sağlandığını anımsatarak, "İki yıl içerisinde ülkemizin tamamını kapsayacak. İlk sinyallerin verilmeye başlandığı 1 Nisan itibarıyla 12 milyon kullanıcımız ki 100 milyona yakın GSM abonesi var. 12 milyon civarında abone hemen kullanmaya başladı, bugünlerde de 30 milyonu geçtiğini söyleyebilirim. Üç operatörümüz bu işe çok iyi hazırlandı. Türkiye'de 81 ilin tamamını ve ilçelerin büyük çoğunluğunu kapsadılar." dedi.

5G'ye geçiş sürecinde gelen erişim şikayetlerinin baz istasyonlarına uzaklıkla da ilgili bir konu olduğunu belirten Uraloğlu, bu hizmetin her geçen gün iyileştirildiğini söyledi.

Uraloğlu, TÜRKSAT'ın uçaklarda vereceği internet hizmeti projesine ilişkin de bilgi vererek, şunları kaydetti:

"TÜRKSAT'ın Türk Hava Yolları ile bir anlaşması var ve kendi uydu kapsama alanımız olan bölgelerde o uydulardan hizmet veriyoruz. Onun dışında da yabancı operatörlerle işbirliği yapıyoruz, ortaklık yapıyoruz ve bu hizmeti sağlıyoruz. Önümüzdeki günlerde bunu daha fazla uçakta kullanabilme imkanını sunmuş olacağız."

MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığının operasyonuyla Suriye-Lübnan sınırında yakalanarak Türkiye'ye getirilen Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

03.06.2026 12:30:00
AA
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Önder Sığırcıkoğlu'nun, geçmiş dönemde MİT'teki görevinden dolayı tanıdığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) komutanları Yarbay Hüseyin Harmoush ve Binbaşı Mustafa Kassum'un kaçırılarak Esed rejimine teslim edilmesi eylemini planladığı ve hayata geçirilmesini sağladığı anlatıldı.

Sanığın, bu eylemleri nedeniyle 2012'de Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ve bu kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesince onandığı anımsatıldı.

Sığırcıkoğlu'nun 2014'te Osmaniye Açık Ceza İnfaz Kurumu'na nakledilirken kendisine verilen 10 saatlik yol iznini fırsat bilerek firar ettiği belirtilen iddianamede, sanığın 2014-2024 yılları arasında devrik Esed rejiminin himayesinde Suriye'nin çeşitli bölgelerinde yaşadığı bu sürede rejim ve Rusya istihbarat servislerine MİT hakkında bilgiler ilettiği aktarıldı.

MİT raporlarını rejim istihbaratına aktardığı belirlendi
İddianamede, sanığın 2014-2016 yılları arasında THKP-C/Acilciler örgütünün elebaşı Mihraç Ural ve Reyhanlı'daki terör saldırısının 2018'de yakalanan faili Yusuf Nazik ile birlikte hareket ettiği, o dönem röportajlar vererek Türkiye aleyhine kara propaganda çalışması yürüttüğü belirtildi.

Sığırcıkoğlu'nun 2024 Aralık ayında Esed rejiminin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, ardından Rusya'ya kaçtığı, bir süre Rusya'da yaşadıktan sonra Lübnan'a geri döndüğü ve Suriye-Lübnan sınırında MİT tarafından düzenlenen operasyonla yakalandığı kaydedildi.

Sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenliği, iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri yabancı istihbarat servislerine aktardığı belirtilen iddianamede, şu tespitler yer aldı:

"Sığırcıkoğlu'nun 1993'te MİT bünyesinde göreve başladığı, 2012 tarihine kadar bu kurumda çalıştığı, Suriye iç savaşının çıkmasının ardından Hatay'ın Yayladağı ilçesindeki sığınmacı kamplarında görevlendirildiği anlaşılmıştır. Sanığın, görevinin sağladığı kolaylıkla topladığı ve devletin menfaatleri gereği gizli kalması gereken Esed rejimi muhalifi sığınmacıların bilgilerini, kurum çalışmalarını ve MİT raporlarını rejim istihbaratına aktarmaya başladığı belirlenmiştir.

Suriyeli bir aşiret lideriyle yaptığı görüşmeyi sesli ve görüntülü kayıt alabilen bir kalem vasıtasıyla kaydederek Suriye istihbaratına ulaştıran sanığın, görevi gereği irtibat kurduğu ÖSO komutanlarından Hormoush ve Kassoum'un 2011'de Hatay'dan kaçırılarak Suriye rejimine teslim edilmesini sağladığı tespit edilmiştir.

Türkiye'nin uluslararası pozisyonuna aykırı olan bu eylemle rejimin muhaliflere karşı güç gösterisi yapmasına ve sığınmacılar üzerinde psikolojik baskı oluşmasına sebebiyet veren şüphelinin, bu olay nedeniyle aldığı mahkumiyet kararının infazı sürerken, 2014'te açık cezaevine teslim olmak için verilen yol iznini fırsat bilerek Suriye'ye kaçtığı ve orada rejim istihbaratı tarafından karşılandığı saptanmıştır."

Sığırcıkoğlu'nun Suriye'ye kaçmasının Esed rejiminin kendisine tahsis ettiği imkanlarla Suriye'nin çeşitli yerlerinde istihbarat elemanı olarak faaliyet yürüttüğü belirtilen iddianamede, sanığın MİT hakkında gizli kalması gereken çeşitli bilgiler verdiği ve rejime bağlılığını ispatlamak amacıyla bir gazeteciye verdiği röportajda bazı MİT personelinin isimlerini açıkladığı aktarıldı.

İddianamede, şu tespitlere yer verildi: 
"Sanığın 2014-2024 yılları arasında dönemin Suriye istihbaratı ve Rus istihbarat servisleriyle birlikte hareket ederek MİT ve faaliyetleri hakkındaki devlet sırrı niteliğindeki bilgileri paylaşmaya devam ettiği belirlenmiştir. 2024 Aralık ayı itibarıyla Suriye'deki rejimin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, akabinde Rusya'ya kaçan ve bir süre Rusya'da yaşayan şüphelinin, daha sonra geri döndüğü Suriye ülkesinde yakalanarak ülkemize getirildiği anlaşılmıştır."

Müebbet ile 35 yıla kadar hapis talebi
Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanığın "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme" ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından müebbet ile 35 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Savcılık, ayrıca davanın devlet sırrı içeren niteliği gereği duruşmaların kapalı oturumlarla yürütülmesini istedi.

55 yaşına giren İmamoğlu'na mahkeme salonunda doğum günü sürprizi; jandarma müdahale etti

Bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi'ne tutuklu olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na 55. yaş gününde Silivri Cezaevi'ndeki mahkeme salonunda sevdikleri tarafından doğum günü sürprizi yapıldı

03.06.2026 11:41:00
Haber Merkezi
55 yaşına giren İmamoğlu'na mahkeme salonunda doğum günü sürprizi; jandarma müdahale etti
55 yaşına giren İmamoğlu'na mahkeme salonunda doğum günü sürprizi; jandarma müdahale etti
Bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi'ne tutuklu olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na 55. yaş gününde Silivri Cezaevi'ndeki mahkeme salonunda sevdikleri tarafından doğum günü sürprizi yapıldı.

İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davası devam ederken, duruşma öncesi mahkeme salonunda İmamoğlu'nun doğum günü kutlandı. Eşi Dilek İmamoğlu, sanatçı Cahit Berkay ve yazar Sunay Akın'ın da yer aldığı duruşmada İmamoğlu'nu destekleyenler 'İyi ki doğdun' yazılı döviz tuttu. Dilek İmamoğlu'nun tuttuğu dövizde de "İyi ki doğdun sevgilim, seni seviyorum" yazdı.

Dilek İmamoğlu pastayı üflerken İmamoğlu'na seslendi. Jandarma alkışlara ve kutlamaya müdahale etti.

İmamoğlu "Fazla uzatmayalım anneme babama niye doğurdunuz diye dava açarlar" espirisi de yaptı.

Gazeteci ve haber spikeri Reha Muhtar, 66 yaşında hayatını kaybetti

Gazeteci Reha Muhtari Muğla'nın Bodrum ilçesinde tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi

03.06.2026 11:36:00
Haber Merkezi
 Gazeteci ve haber spikeri Reha Muhtar, 66 yaşında hayatını kaybetti
 Gazeteci ve haber spikeri Reha Muhtar, 66 yaşında hayatını kaybetti
Gazeteci Reha Muhtari Muğla'nın Bodrum ilçesinde tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Kalp yetmezliği rahatsızlığı nedeniyle ilçedeki özel bir hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi gören 66 yaşındaki Muhtar'ın hayatını kaybettiği öğrenildi.

İlçede yaşayan Muhtar, 28 Mayıs'ta rahatsızlanması üzerine ambulansla hastaneye kaldırılmıştı.

Reha Muhtar'ın cenazesi Bodrum'dan alınıp İstanbul'a getirilecek ve yarın Yeniköy Mezarlığı'na defnedilecek.

HASTANEDEN AÇIKLAMA
Reha Muhtar'ın tedavi gördüğü hastanenin Başhekimi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Nevra Gülhan Görgülü, gazeteci, ünlü ismin vefatına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Başhekim Görgülü, açıklamasında, "Reha Muhtar, 28 Mayıs 2026 tarihinde hastanemize getirilmiştir. Yapılan tıbbi değerlendirmesinde; ileri derece kalp yetersizliği, ritim bozukluğu, enfeksiyon ve kontrolsüz şeker hastalığına bağlı metabolik dengesinin bozulduğu görülmüştür. Genel Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavisine başlanan hastamızda çoklu organ yetmezliği gelişmiş ve yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen bugün, saat 02.15'te vefat etmiştir. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dileriz" ifadelerine yer verdi.

2024'TE ÖLÜMDEN DÖNMÜŞTÜ
Reha Muhtar, 20 Ağustos 2024'te evinde düşüp beyin kanaması geçirmiş ve entübe edilmişti. Uzun süre yoğun bakımda tedavi gören ünlü isim sonra taburcu edilmişti.

REHA MUHTAR KİMDİR?
21 Temmuz 1959 tarihinde İstanbul'da doğan Reha Muhtar ilk, orta ve lise eğitimini TED Ankara Koleji'nde tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu'ndan mezun oldu.

Gazetecilik kariyerine 1983 yılında Milliyet Gazetesi'nde muhabir olarak başlayan Muhtar, 1985-1993 yılları arasında TRT'de Atina muhabiri ve program yapımcısı olarak görev yaptı. Televizyon haberciliğinde geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayan süreç ise 1990'lı yıllarda başladı. Özellikle Show TV Ana Haber Bülteni'ndeki sunumuyla dönemin en dikkat çeken haber sunucularından biri haline geldi.

Kariyeri boyunca Kanal D, Star TV, ATV, FOX TV, CNN Türk ve Kanaltürk gibi birçok ulusal televizyon kanalında görev alan Muhtar, aynı zamanda Akşam, Sabah, Star ve Vatan gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.

Reha Muhtar'ın, sanatçı Nilüfer'in kızı Ayşe Nazlı'nın manevi babası olduğu biliniyor. Muhtar'ın, Deniz Uğur ile ilişkisinden Mina ve Poyraz adında ikiz çocukları bulunuyor.

Acun Ilıcalı'ya beraat

Acun Ilıcalı ile TV8 ve Exxen yöneticilerinin, "yasa dışı bahis reklamı yaparak kişileri bahis oynamaya teşvik etmek" suçlamasıyla yargılandığı davada karar çıktı.

02.06.2026 22:50:00
İhlas Haber Ajansı
Acun Ilıcalı'ya beraat
Acun Ilıcalı'ya beraat
Acun Ilıcalı ile TV8 ve Exxen yöneticilerinin, "yasa dışı bahis reklamı yaparak kişileri bahis oynamaya teşvik etmek" suçlamasıyla yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, aralarında Acun Ilıcalı'nın da bulunduğu 8 sanığın kasıtlarının bulunmadığı gerekçesiyle beraatine hükmetti.

Acun Ilıcalı ile TV8 ve Exxen yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 8 sanığın, "kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı bahis veya şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek" suçlamasıyla yargılandığı davanın karar duruşması İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya 5 yıl 3 aya kadar hapis talebiyle yargılanan Acun Ilıcalı katılmazken, sanık avukatları hazır bulundu. Duruşmada savcı, önceki celsede açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar ederek değişiklik yapmadığını bildirdi.

Sanık avukatları ise mahkemeye sundukları savunma dilekçelerinde, yayınlanan karşılaşmalardaki reklamların fiziksel saha reklamları olduğunu, yayıncı kuruluşların bu reklamlara müdahale etme veya alternatif yayın sinyali talep etme imkanlarının bulunmadığını savundu. Avukatlar, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile UEFA ve ilgili kuruluşlardan alınan yazıların da bu durumu ortaya koyduğunu belirterek tüm sanıkların beraatine karar verilmesini talep etti. Mahkeme, sanıkların suç işleme kastıyla hareket ettiğine ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığını değerlendirerek tüm sanıkların kasıt yokluğu nedeniyle beraatine karar verdi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 19 Kasım 2024 tarihinde oynanan Karadağ-Türkiye futbol karşılaşmasının Exxen platformunda yayınlandığı, yayın sırasında stadyum reklam panolarında yasa dışı bahis sitelerine ait reklamların yer aldığı belirtildi. Savcılık, yayıncı kuruluşların yayınlanan içerikten sorumlu olduğunu değerlendirerek Acun Ilıcalı ile birlikte şirket yöneticileri ve yayın sorumlularından oluşan 8 sanık hakkında dava açtı. İddianamede sanıkların zincirleme şekilde "kişileri bahis veya şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek" suçundan 1 yıl 3 aydan 5 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.