HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 11 AĞUSTOS 2022, PERŞEMBE

Uyku ölümdür, uyanılmaz!

28.02.2016 00:00:00
Geçtiğimiz günlerde Ankara'da meydana gelen patlama sonucunu hayatını kaybedenlerin sayısı 29'a ulaştı. 
Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum.
Terörün her türlüsünü de lanetliyorum! 
Olay gerçekleşir gerçekleşmez, Davutoğlu belki de yayın yasağına güvenerek failin Salih Neccar isimli Suriye doğumlu, YPG'li terörist olduğunu iddia etti.
Yayın yasağının kalkmasıyla olayın failinin PKK'lı Abdulbaki Şömer olduğu ortaya çıkınca ani bir manevrayla "Ya kardeşim aslında PKK ama YPG de destek veriyor, PKK-YPG ortaklığıyla eylem gerçekleşti" manasına gelen açıklamalarda bulunuldu.
Fail Abdulbaki Şömer için yapılan taziyeye HDP'li vekilin katılmasıysa gündemde...
Bu milleti temsil etmesi gereken milletvekilinin, ülkede insanların ölmesine vesile olan kanlı bir terör olayının faili olan teröristin taziyesine katılması bu vatana sırtını dönmektir.
Fakat bunu söyleme hakkı, düne kadar Şehide 'kelle', bebek katiline 'sayın' diyenlerde değildir! 
"Tencere dibin kara, seninki benden kara" demezler mi adama? 
Ve şunun da altını defalarca çizmek gerekir: 
PKK'nın güçlenmesinin sebebi olanlar, 'çözüm süreci' derken silahların depolanmasına, tünellerin kazılmasına göz yumanların bu hareketleri bugün Sur'u bu hâle getirmiştir! 
Cizre bu yüzden bu haldedir! 
Ankara'da Genelkurmay'a 300 metre mesafede patlama olmasının sebebidir! 
Teröristin taziyesine katılanlardan, terör örgütüne alenen yardım ve yataklık edenler bin kere vatana sırtını dönmüş, ihanet etmiştir! 
***
Devleti idare etmek, saray dikmek değildir! 
Siyaset, milletle bir olmaktır. 
Hükümet, siyaset ve de devlet ancak millet için olmalıdır! 
Hükümetin olması gereken bu misyonunu Mustafa Kemal Atatürk şu sözlerinde belirtiyor:
"Hükümetin iki amacı vardır: Biri milletin korunması, biri milletin refahını sağlamaktır. 
Bu ikisini sağlayan hükümet iyi, sağlamayan kötüdür." (1923, Adana). 
'Milletini korumak' asli görevini, hele hele devletin en kritik kurumlarına bir kaç yüz metre yakınında dahi yerine getiremeyen bir yönetim, ne işe yarar? 
Sn. Erdoğan'ın ağzından dahi ülkeyi yönetenlerin ülkedeki cinayetlerde sorumlu olduğunu duymadık mı? 
Hatırlayalım: 
"Biz siyasiler ülkemizde işlenen cinayetlerden sorumluyuz. 
Halk size oylarını verirken, 'benim can güvenliğimi, mal güvenliğimi sağlayacaksın' diye veriyor" ifadelerinde bulunmuştu Erdoğan.
Geçtiğimiz günlerde, yandaş medyadaki yanlı bir sunucu (adı lazım değil) Ankara olayının ardından, bir seyircinin bu cinayetlerde hükümetin sorumluluğunu işaret etmesinin üzerine, böyle düşünen herkesin 'yüzüne tükürdüğünü' söyledi.
Buradan o yandaşa soruyorum:
'Yüzüne tükürdüklerin' kapsamına devleti idare edenler de dahil mi? 
Sonuçta, 'yüzüne tükürdüğün' bu düşünceyi, yani hükümetin ülkede işlenen cinayetlerden sorumluluğunu Erdoğan'ın yukarda belirttiğimi sözü destekler nitelikte. 
***
Ancak, şunun da farkında olmak gerekir ki, milletler ancak hak edildikleri gibi yönetilir.
Bu acı ve karanlık tabloyu da, ancak hak ettiğimiz için yaşıyoruz?
Tablonun gitgide karanlıklaşması ise, uyanmamızın aciliyetini ve de zaruriyetini artırmaktadır.
Uçurumdan düşmeye başladıktan sonra ah vah edip dövünmenin de bir faydası olmaz.
M. Akif: 
"Gelmezse eğer kendine millet, gidecektir! 
Çünkü yeni bir darbeye artık dayanılmaz;
Çünkü bu sefer uyku ölümdür: Uyanılmaz!" diyerek adeta günümüzü kastetmiş. 
Milletimizin acilen fark etmelidir ki: üç maymunu oynamaya devam eserse, olanın ancak kendisine olacaktır. 
 
Hüseyin Taşkın / diğer yazıları
- Ölenden borç var doğana borç kalıyor / 08.06.2019
- Eğer başarı aranıyorsa / 10.04.2019
- Enflasyonu da bilmiyorsunuz ki! / 15.03.2019
- Büyük devrim / 14.03.2019
- Çözüm sahibi olmak / 05.03.2019
- Taklit edilmeye çalışılan parti BTP / 26.02.2019
- Hepimiz orada olmak durumundayız / 20.01.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a kim tuzak kurar? / 15.01.2019
- Yarın değil, bugün / 25.12.2018
- Ata’ya vefa borcumuz var / 23.10.2018
- ‘Hoş Geldin Atatürk’ defalarca okunmalı / 22.10.2018
- Huzur ve refah getirecek bakış / 22.09.2018
- Sorundan çözüm beklemeyelim / 05.09.2018
- FETÖ ağzıyla kusan müfteriler / 17.08.2018
- Nedim'in Atatürk'le zoru! / 16.08.2018
- İnsanın insanîleşebilmesinin yolu / 14.08.2018
- Prof. Dr. Haydar Baş neden hedefte? / 11.08.2018
- Can sıkan haberler / 15.05.2018
- İyi olacak demekle olsaydı / 25.04.2018
- Çözümün güneşi doğdu / 23.04.2018
- Vatan en büyük çatımızsa / 22.04.2018
- Prof. Haydar Baş'la olmak / 25.03.2018
- Atatürk dizisi neden yok? / 16.03.2018
- Sistemin odağı insan olmalı / 13.03.2018
- İnsanın yediği kanında gezer / 10.03.2018
- MEM'e genel bir bakış / 07.03.2018
- Milli değil, millî olalım / 05.03.2018
- İlkesel ve caydırıcı duruş / 22.02.2018
- Kafamızdaki namluyla barışmak / 21.02.2018
- Bizi selden gemi kurtarır / 18.02.2018
- Sözlerimiz ve eylemlerimiz / 05.02.2018
- Kilise değil Cemevi açın / 10.01.2018
- Yeni yıl nasıl farklı olur? / 04.01.2018
- Ağlayın doğurduğunuz zifir için / 03.01.2018
- Sınav, sistem ve öğrenci / 30.12.2017
- Asgari ücret / 28.12.2017
- Hür ile esir arasındaki fark / 26.12.2017
- Tercüme olmayın Prof. Baş'la olun / 07.12.2017
- Ha bu eşekleri kimler yedi! / 06.12.2017
- Seçtiğimiz vahamet / 01.12.2017
- Haydar Hoca'yla Hoş geldin Atatürk / 22.11.2017
- Küresel dünyada değişmeyen / 21.11.2017
- Hilafeti çalanlar / 07.11.2017
- Atatürk'e en güzel armağan / 02.11.2017
- Muhtaç olduğumuz / 31.10.2017
- İslam'ın temel gerçeği / 18.10.2017
- İktisadi dertler ve çözüm / 16.10.2017
- Ufkun ötesini gözlere çeken lider / 15.10.2017
- Hedef Türkiye'ymiş Allah Allah / 12.10.2017
- Suya küsen susuzlukla barışır / 11.10.2017
- Zifirdiniz, karanlıklar doğurdunuz / 01.10.2017
- İslam'a neler yaptılar / 10.09.2017
- Padişaha kul olmak / 07.09.2017
- Ya vatansız kalacağız ya zengin olacağız / 15.08.2017
- Atatürk'ün o sözünü işitmiş miydiniz? / 11.08.2017
- Şükür ki; / 10.08.2017
- Çoğunluk ve gerçek / 09.08.2017
- Tarih; dündür bugündür, yarındır / 08.08.2017
- Büyük nasibi tepmek büyük nasipsizliktir / 07.08.2017
- Firavun'a halef padişahlar / 06.08.2017
- Eşsiz lider benzersiz kadro / 05.08.2017
- Kapitalizm ve ülkeler / 31.07.2017
- Yön ve güzergâh / 30.07.2017
- Tehlike siyonist İslamcılıkta / 29.07.2017
- Bataklık bakiyken sinek fani olmaz / 28.07.2017
- Akılcılık akılsızlıktır! / 26.07.2017
- Ah be milletim! / 25.07.2017
- Ölçü / 24.07.2017
- Demokrasi / 22.07.2017
- Burada bir yanlışlık yok mu? / 18.07.2017
- Ne haldeysek gönülden / 17.07.2017
- Kim marjinal? / 08.07.2017
- Kimse hâlâ FETÖ'yü anlamış değil / 05.07.2017
- Bu yurda edilen zulüm / 04.07.2017
- Hâl-i pürmelalimiz... / 30.06.2017
- O tabu yıkılmadan olmaz! / 23.06.2017
- Başkan nasıl olmalı? / 26.05.2017
- Hürriyet ve esaret cepheleri / 24.05.2017
- Türkiye'nin problemi ne? / 20.05.2017
- Hem deva hem deha / 14.05.2017
- Atatürk eşittir millet / 13.05.2017
- İslam ve İslamcılık / 26.04.2017
- İnsan neden aldanır? / 14.04.2017
- Liderin farkı / 24.03.2017
- Atatürk'e saldırmak? / 21.03.2017
- Bir milletin ahvali / 10.03.2017
- Atatürk'e yapılan? / 11.09.2016
- Müslüman Atatürk gerçeği / 07.09.2016
- Ayrıştırma köprüsü / 29.08.2016
- MEM Çağı başlamıştır / 08.05.2016
- Uçurumdan düşmeye başladık / 02.05.2016
- Uyku ölümdür, uyanılmaz! / 28.02.2016
- Kendi kuyusunu kazan millet / 19.02.2016
- Gün birlik günü / 12.02.2016
- İki bağımsız gönül / 06.02.2016

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

28.02.2015, 28.02.2014, 28.02.2013, 28.02.2012, 28.02.2011, 28.02.2010, 28.02.2009, 28.02.2008, 28.02.2007, 28.02.2006, 28.02.2005, 28.02.2004, 28.02.2003, 28.02.2002, 28.02.2001, 28.02.2000, 28.02.1999, 28.02.1998, 28.02.1997


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.