HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 OCAK 2022, CUMARTESİ

'Vera'yı unutan toplum

06.11.2021 00:00:00

Hangi dine mensup, hangi mezhebin takipçisi olursanız olun, Yaratan'ın kurallarından feyz almak, onları bilmek ve olduğunca uygulamaya çalışmak gerekir. Dinler öylesine bir hale gelmiş ki, din adına söylenenlerin hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğunu kavramakta zorlanıyoruz. 

Din adına her söylenene inanmak için ya kör cahil olmanız ya da sorgulama yeteneğinden yoksun olmanız gerekiyor. Oysa insanoğlu akıl ve zekâsını kullanarak sorguladığı doğa olayları sayesinde bilim ve sanatı keşfetmiş, geleceğin yaşamını kurmayı başarmıştır. 

Maalesef nasıl ve neden yaşadığının farkında olmayan insanoğlunun insanlığını yok eden şey, doymak bilmeyen nefsi ve kibridir. Maalesef kimse başına bir felaket gelmeden veya bir sevdiğini yitirmeden bunların farkına varmaz. 

Mutluluk dediğimiz şey çok para, çok mal, çok fazla dosta sahip olmak değildir. Mutluluk denilen şey öncelikle sağlık, kimseye muhtaç olmadan yaşamını sürdürebilmek, kederini ve sevinçlerini paylaşabileceğin birkaç dosttan ibarettir. 

Allaha inanmayan, inanıyor gibi görünen, dini ticarete ve siyasete alet eden, yalan dolanın alıp yürüdüğü; insanların birbirine olan güvenini kaybettiği; büyük firmaların bile hileli ürünler sattığı; reklamasyonun egemen olduğu günümüzde başımıza gelen dertler sonuçta bizim eserimizdir.  

* * *

'Vera'; dini veya insani düşüncelerce, inançlarda yasak olduğu bilinen veya kabul görmüş, ahlaka aykırı ve günah olduğundan şüpheye düşülen, insana yakışmayan davranış ve işlerden uzak durma eylemidir. 

Zehirli ürünlerin yetiştiği bir çayırda atların otlamaya bırakılması nasıl ona zarar verir ise, insanlarda çevrelerinde var olan kötü alışkanlıklarla dolu yerlerden zarar görürler. Bu nedenle insanın kendi nefsini kontrol etmesi daha küçük yaştan itibaren iyi ahlaklı bireyler olarak yetiştirilmesi önem kazanır. 

Günümüzde her insanın bir 'etik' anlayışı vardır. Bazı toplumlarda sahipsiz dolaşan bir kuzuyu çalmak sahiplenmek olarak görülebilir. Oysa etik anlayış kuzunun sahibini aramak, bulana kadar onu muhafaza etmek ve zarar vermemek olmalıdır. 

Aylarca ürettiği bir ürünü satmak için bekleyen köylünün malına göz dikmek ve piyasa fiyatları altında satın almak, bazıları için açıkgözlülük iken bazıları için aç gözlülüktür. 

Tartı ile oynayanlar, ürün kalitesini düşürenler, özellikle doğadan gelen bir nimeti halka haksız kazanç elde ederek ulaştıranlar, sıkışık durumdaki insanların malını ucuza kapatanlar 'vera' sahibi insanlar değillerdir. 

Dürüstlüğün, doğru sözlülüğün, hak yemezliğin enayilik kabul edildiği toplumlar ve buna göz yumanlar helak edilmeyi hak etmişlerdir.

Başlarına nasıl bir musibetin geleceği, yeryüzünden silinmeleri için Yaratıcının onlara nasıl bir cezayı uygun gördüğünü fark etmeleri mümkün değildir. 

Günahlardan ve şüpheli şeylerden uzak durmak tavsiye edilse de, toplumun yüzde kaçı acaba ne kadar bu kurala uymaktadır?

Yaratıcıdan korkmak, dinden çıkmak, günah işlemek bir yana; insanın yaptıklarından ötürü mağdur olan yetimden, öksüzden, duldan ve saf insanlardan yüklendiği sorumluluğa ne demeli? Onlara kötülük edenler sadece kendi inançlarını yok etmekle kalmaz, nefsine uymanın, kötülük ettiği insanların günahlarını da üstlenmenin ve bu dünya nimetlerinden haz almanın mutlu olmanın önünü de kapatırlar. 

Geride bıraktığımız yaşamımızda 'vera'yı ihmal etmiş isek, kalan ömrü hayatımızda inşallah bizler iyi birer insan olarak bu dünyadan göçer gideriz. 

Kalın sağlıcakla…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

06.11.2020, 06.11.2019, 06.11.2018, 06.11.2017, 06.11.2016, 06.11.2015, 06.11.2014, 06.11.2013, 06.11.2012, 06.11.2011, 06.11.2010, 06.11.2009, 06.11.2008, 06.11.2007, 06.11.2006, 06.11.2005, 06.11.2004, 06.11.2003, 06.11.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.