Kötülük, çoğu zaman büyük günahlarla başlamaz. İnsan önce küçük yanlışları önemsemez, sonra haksızlıklara sessiz kalır, zamanla da kötülüğü sıradan bir davranış gibi görmeye başlar. İşte insan için en büyük tehlike de budur. Çünkü kötülük, vicdan sustuğunda güç kazanır.
Yüce Allah, insanı iyiyi kötüden ayırabilecek bir fıtrat üzere yaratmıştır. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur:
"Nefse ve onu şekillendirene; sonra da ona kötülüğü ve takvayı ilham edene yemin olsun. Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kötülüğe gömen ise ziyana uğramıştır." (Şems Suresi, 7-10)
Bu ilahî beyan, insanın önüne iki yol koymaktadır: Biri vicdanın rehberliğinde hakka yürümek, diğeri nefsin peşinden giderek kötülüğün esiri olmak. Tercih insana aittir; ancak her tercihin dünyada da ahirette de bir karşılığı vardır.
Bugün insanlar, işlenen büyük kötülükleri konuşuyor; savaşları, zulümleri, haksızlıkları ve ahlâkî çöküşü tartışıyor. Oysa bütün bu felaketler, çoğu zaman küçük vicdan suskunluklarının büyümesiyle ortaya çıkmaktadır. Bir hakkın yenmesine sessiz kalmak, mazlumun feryadını duymamak, menfaat uğruna adaletten vazgeçmek... Bunlar kötülüğün beslendiği en verimli zeminlerdir.
Resûlullah Hz. Muhammed (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:
"İyilik güzel ahlâktır. Günah ise kalbini huzursuz eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir."
Bu hadis, vicdanın insanın iç dünyasındaki en doğru ölçülerden biri olduğunu göstermektedir. İnsan bazen yaptığı yanlışı herkesten gizleyebilir; fakat vicdanından gizleyemez. Kalp rahatsız oluyorsa, orada yeniden düşünülmesi gereken bir durum vardır.
İmam Cafer-i Sâdık (a.s.) şöyle buyurur:
"Kalbini muhafaza eden, dinini de muhafaza etmiş olur."
Gerçek mücadele dışarıdaki kötülükle başlamaz; insanın kendi iç dünyasında başlar. Kalbini kibirden, kinden, hasetten ve hırstan temizleyemeyen bir insanın topluma gerçek anlamda iyilik taşıması da kolay değildir. Çünkü bozuk bir kalpten sağlam bir ahlâk doğmaz.
Bugün teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişiyor; bilgiye ulaşmak kolaylaşıyor, şehirler büyüyor. Fakat vicdan zayıflıyorsa, adalet örseleniyorsa ve merhamet kayboluyorsa, insanlık gerçek anlamda ilerlemiş sayılmaz. Medeniyet; betonla değil, vicdanla inşa edilir.
Her günün sonunda kendimize şu soruyu sormalıyız: "Bugün vicdanımın sesini mi dinledim, yoksa nefsimin arzularını mı?" Bu muhasebeyi yapan insan, hatasını fark ettiğinde tövbe eder ve doğruluğa yönelir. Vicdanını susturan ise zamanla yanlışlarını doğru zannetmeye başlar. İşte kötülüğün en karanlık gölgesi de budur.
"Vicdan, Allah'ın insanın gönlüne koyduğu en sessiz hâkimdir. Onu susturan, önce kendini mahkûm eder." (Nazarî)
Yüce Allah, insanı iyiyi kötüden ayırabilecek bir fıtrat üzere yaratmıştır. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur:
"Nefse ve onu şekillendirene; sonra da ona kötülüğü ve takvayı ilham edene yemin olsun. Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kötülüğe gömen ise ziyana uğramıştır." (Şems Suresi, 7-10)
Bu ilahî beyan, insanın önüne iki yol koymaktadır: Biri vicdanın rehberliğinde hakka yürümek, diğeri nefsin peşinden giderek kötülüğün esiri olmak. Tercih insana aittir; ancak her tercihin dünyada da ahirette de bir karşılığı vardır.
Bugün insanlar, işlenen büyük kötülükleri konuşuyor; savaşları, zulümleri, haksızlıkları ve ahlâkî çöküşü tartışıyor. Oysa bütün bu felaketler, çoğu zaman küçük vicdan suskunluklarının büyümesiyle ortaya çıkmaktadır. Bir hakkın yenmesine sessiz kalmak, mazlumun feryadını duymamak, menfaat uğruna adaletten vazgeçmek... Bunlar kötülüğün beslendiği en verimli zeminlerdir.
Resûlullah Hz. Muhammed (s.a.a.) şöyle buyurmuştur:
"İyilik güzel ahlâktır. Günah ise kalbini huzursuz eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir."
Bu hadis, vicdanın insanın iç dünyasındaki en doğru ölçülerden biri olduğunu göstermektedir. İnsan bazen yaptığı yanlışı herkesten gizleyebilir; fakat vicdanından gizleyemez. Kalp rahatsız oluyorsa, orada yeniden düşünülmesi gereken bir durum vardır.
İmam Cafer-i Sâdık (a.s.) şöyle buyurur:
"Kalbini muhafaza eden, dinini de muhafaza etmiş olur."
Gerçek mücadele dışarıdaki kötülükle başlamaz; insanın kendi iç dünyasında başlar. Kalbini kibirden, kinden, hasetten ve hırstan temizleyemeyen bir insanın topluma gerçek anlamda iyilik taşıması da kolay değildir. Çünkü bozuk bir kalpten sağlam bir ahlâk doğmaz.
Bugün teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişiyor; bilgiye ulaşmak kolaylaşıyor, şehirler büyüyor. Fakat vicdan zayıflıyorsa, adalet örseleniyorsa ve merhamet kayboluyorsa, insanlık gerçek anlamda ilerlemiş sayılmaz. Medeniyet; betonla değil, vicdanla inşa edilir.
Her günün sonunda kendimize şu soruyu sormalıyız: "Bugün vicdanımın sesini mi dinledim, yoksa nefsimin arzularını mı?" Bu muhasebeyi yapan insan, hatasını fark ettiğinde tövbe eder ve doğruluğa yönelir. Vicdanını susturan ise zamanla yanlışlarını doğru zannetmeye başlar. İşte kötülüğün en karanlık gölgesi de budur.
"Vicdan, Allah'ın insanın gönlüne koyduğu en sessiz hâkimdir. Onu susturan, önce kendini mahkûm eder." (Nazarî)
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Vicdan sustuğunda kötülük konuşur / Kötülüğün gölgesinde insan -4- / 09.08.2026
- Hasedin ilk cinayeti / Kötülüğün gölgesinde insan -3- / 08.08.2026
- İlk kıvılcım: İblis'in kibri / Kötülüğün gölgesinde insan -2- / 07.08.2026
- Kötülüğün anatomisi / Kötülüğün gölgesinde insan -1- / 06.08.2026
- Dünyayı değiştiren sessiz güç iyiliktir / İyilik Medeniyeti -10- / 05.08.2026
- İyilik bir medeniyet inşa eder / İyilik Medeniyeti -9- / 04.08.2026
- Güzel ahlâk en büyük mirastır / İyilik Medeniyeti -8- / 03.08.2026
- Komşusu açken tok yatan bir medeniyet kuramaz / İyilik Medeniyeti -7- / 02.08.2026
- İyilik gizli yapıldığında büyür / İyilik Medeniyeti -6- / 01.08.2026
- Merhamet kaybedilirse insanlık kaybeder / İyilik Medeniyeti -5- / 31.07.2026
- Hasedin ilk cinayeti / Kötülüğün gölgesinde insan -3- / 08.08.2026
- İlk kıvılcım: İblis'in kibri / Kötülüğün gölgesinde insan -2- / 07.08.2026
- Kötülüğün anatomisi / Kötülüğün gölgesinde insan -1- / 06.08.2026
- Dünyayı değiştiren sessiz güç iyiliktir / İyilik Medeniyeti -10- / 05.08.2026
- İyilik bir medeniyet inşa eder / İyilik Medeniyeti -9- / 04.08.2026
- Güzel ahlâk en büyük mirastır / İyilik Medeniyeti -8- / 03.08.2026
- Komşusu açken tok yatan bir medeniyet kuramaz / İyilik Medeniyeti -7- / 02.08.2026
- İyilik gizli yapıldığında büyür / İyilik Medeniyeti -6- / 01.08.2026
- Merhamet kaybedilirse insanlık kaybeder / İyilik Medeniyeti -5- / 31.07.2026



























































