HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Yazının dili

31.05.2022 00:00:00

Her yazarın kendine göre bir 'dil'i; her yazıyı da anlaşılır kılan kendine has bir anlatımı vardır.

Yazarın sadece yazması yetmez. Hitap ettiği kitleye uygun bir dil kullanması; okuyucunun bulunduğu ortamı özümlemiş olması gerekir. Öyle yazarlar gelmiş geçmiştir ki, sayfalarca yazdıkları ve yayınladıkları halde okuyucu ile buluşamamışlardır. Okuyucu ile buluşmak ortak bir frekansı yakalamakla mümkündür. Okunmamak okurun cehaleti ile ilgili değildir. Aksine, hedef kitlenin beklentilerine cevap verememekten ibarettir. Çok bilimsel yazılar yazmak,  azınlıktaki bir aydın kitlesini hedeflemeyi gerektirir. İleriki yıllarda; yapılan araştırmalarda kaynak arayışında faydalanılabilir olmak günümüzün değeri değildir. 

Anadolu'yu gezerken derdimizi nasıl anlatacağımız konusunda çok sıkıntı çekmiştik. O zamanlar gerek konuşulan lehçenin, gerekse yerel deyimlerin bize ne kadar yabancı olduklarını fark etmiştik. Biz; bir sayfa yazarak his ve duygularımızı, olayları anlatmaya çalışırken, bir tek kelime veya bir kaç kelimeden oluşan cümle ile her şeyin ifade edildiğini görmüştük. Kiminde gülmüş, kiminde derin derin düşünmüştük.

* * *

En çarpıcı örnek; bir dağın yamacında sofrasına misafir olduğumuz, onun ekmeğini bizim ise çayımızı paylaştığımız, adını bile bilmediğimiz bir çobanın ayrılırken belirttiği sözler olmuştu. Memleket ve devraldığımız miras konularını konuşulurken büyük bir sessizlik içinde dinleyen çoban şu sihirli sözcükleri etmişti… "Bak oğul, buralarda kim eke, kim kotara… Kim yiye, kim bitire, diye bir söz vardır. Dünya malının kime değeceği, kimi terk edeceği hiç belli olmaz derler…"

Evet bu dünya öyle bir dünya idi. Ekini tarlaya ekersin ama büyüdüğünü görüp biçemezsin. Başkasına nasip olur. Biçip ambara koyarsın da; yemek kısmet olmaz. Bir hayırsızın eline düşer, satılır-savılır heder olur. 

İnsan hayatı da öyle değil mi?

Sevgili Hüseyin BAŞ; hiç aklında yok iken bir anda görev başı yaptı. Partiye alışma dönemi bitti. Kamuoyunda ve sosyal medyada tanınmaya başladı. Her ne kadar yandaş medya ve karşı yandaş medya onun söylediklerinden uzak durmaya, söylemlerini bültenlerine almasa da bir kez dinleyenler onun ne demek istediğini anlıyor ve unutmuyorlar. 

Her geçen gün daha da iyi olacak. İşi zor. Her kapıyı çalmak, yaşlıların öğütlerini; gençlerin dileklerini ve gelecekle ilgili kaygılarını dinlemek gibi bir ödevi var. Yaşlılar; başarıya giden yolun altın merdivenlerini; gençler ise nasıl bir Türkiye hayal ettiklerinin şifrelerini ona sunacaklar. 

Bu kendini siyasetin dış odaklı lordları ve patronları olarak görenlerin ayakları yere basmaya başladığında vakit çok geç olacak. 

* * *

Yaradan'ın bir planı vardır. Siz ne kadar bir kurgu hazırlasanız da onun çizgisinden sapamazsınız. Bazen mükâfat bela ile gelir, servet ise yoksullukla… Yeter ki hakkın ve haklının yolunda olun. En güçlü süvariyi bir taş götürür, en güçsüzü bir at en yüce dağlara taşır. İnanç ve azim başarıya giden en önemli unsurdur. 

Yaşamın yönlendirmesinden ibarettir hayat… Siz hayatı yönlendiremezsiniz…

İnsan; kendisine çizilen rotadan çıkamayan bir gemi gibi dünya seyahatini tamamlamak zorundadır. Siz yanlış yapmayın, doğru bildiğiniz yolda yürümeye devam edin, kendi doğrularınızdan ödün vermeyin yeter. 

En büyük fazilet, çıkılan yolda gösterilen sabır ve hoş görüdür. Sabır insanın yoksulluğundaki en önemli sınavdır. O sınavı geçemeyenler, sürekli olarak sınav tekrarına çağrılacaktır. Liderlik yolu, sadece kendisini düşünenler için değil, bir komşusunun aç olduğunu, diğer komşusunun tok olduğunu bilmekten, her ikisini birbirine yönlendirmekten geçtiğini bilmekten ibarettir.

O nedenle yazdıklarınıza dikkat edin. Yazının dilini çözün…. Yoksa anlatamazsınız, anlayamazsınız…

Yaşam çiçeğini soldurmadan, fazla besleyip çürütmeden doğru yolu bulmalısınız. 

Bulanlara ne mutlu?

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- BİR SAĞLIK OCAĞI ÖYKÜSÜ / 09.08.2022
- Güle güle anne / 05.08.2022
- Bir yanıtın düşündürdükleri / 30.07.2022
- Kıbrıs’ın dağlarında… / 27.07.2022
- Geleceğin geçmişe borcu / 23.07.2022
- Edirne sokakları… / 19.07.2022
- Kültür ve özgürlük / 05.07.2022
- Boşa giden tesisler / 02.07.2022
- Hüseyin Baş’ın çilesi… / 01.07.2022
- Yere düşen para… / 29.06.2022
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

31.05.2021, 31.05.2020, 31.05.2019, 31.05.2018, 31.05.2017, 31.05.2016, 31.05.2015, 31.05.2014, 31.05.2013, 31.05.2012, 31.05.2011, 31.05.2010, 31.05.2009, 31.05.2008, 31.05.2007, 31.05.2006, 31.05.2005, 31.05.2004, 31.05.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.