Beşiktaş derbide evinde Trabzonspor'u 2-0 ile geçti.
İki takımda çok kötü bir sezon geçiriyor. İşin açıkçası taraflardan birinin maçı kazanması kazanan taraf için ilaç gibi gelecekti.
Beşiktaş kazandı ve rahatlayan taraf oldu. Böylelikle Trabzonspor'un üzerindeki kara bulutlar dağılmadı.
Trabzonspor tarihinde belki de benim hatırladığım ilk kez üst üste 4 maç kaybediyor ve bu dört maçta da kalesinde toplam 12 gol görmüş oldu.
Beşiktaş ise bir nebze olsun nefes aldı. Maçta ne vardı derseniz ben açıkçası çok fazla şey olmadığını söyleyebilirim.
Fakat maçın öne çıkan olgusu pozisyonlar falan değildi. Maçın öne çıkan olgusu Türk futbolunun yeni bir yıldız kazanması oldu.
Evet yeni bir yıldız doğuyor. Kim bu adam? Bu adam 18 yaşındaki Semih Kılıçsoy.
Semih çok güçlü bir oyuncu. Bir pasör değil. Fakat fizik güç ile ön plana çıkıyor.
Genelde sol önde oynamasına ve bu maçta da öyle başlamasına rağmen Santos hemen maçın başında onu santrfora çekti.
Bu mevkii kesinlikle yadırgamayan Semih iki de gol atarak nasıl önemli bir oyuncu olduğunu gösterdi.
Özellikle attığı ikinci golde tek başına üç rakibini oyundan düşürdü ve golü kaydetti.
Bu golde dikkat edilmesi gereken husus bence şu.
Semih hem top sürdü hem de top sürerken rakipleri ile mücadele etti.
İkisini bir arada yaptı yani. Çalışarak pasör özelliklerini geliştirirse komple bir futbolcu olmaması için hiçbir bir neden yok bence.
Maça gelirsek şunları yazabiliriz. Karşılaşmanın ilk yarısı ortalama bir tempoda bir derece Trabzonspor'un üstün olduğu bir maç olarak başladı.
Oyun genellikle takımların ikinci bölgesinde sıkıştı.
Trabzonspor topu 3. bölgeye taşımakta Beşiktaş'a göre daha başarılıydı.
Bu Visca ve Trezeguet'nin sağ ve sol kanatlarda nisbeten süratli bir şekilde top taşımaları sonucu gerçekleşti.
Ne var ki diğer Trabzonsporlu futbolcular Beşiktaş ceza sahasında çoğalamadılar ve de Visca ve Trezeguet'nin süratine eşlik edemediler.
Öte yandan top Trabzonspor ceza sahasına ilk kez geldiğinde ise dakikalar 16'yı gösteriyordu.
Yani tam 16 dakika geçtikten sonra Beşiktaş topu Trabzonspor 18'ine gönderebildi.
Bu durum Beşiktaş'ın kötü oyunana iyi bir örnek bence. İlk yarı boyunca ikili mücadelelerde üstün olan taraf Trabzonspor idi.
Bunda Trabzonlu Mendy'nin büyük katkısı vardı. Mendy Trabzonspor'un dinamosu idi.
Girdiği bütün ikili mücadeleleri kazandı. Nitekim karşılaşmanın 44. dakikasında Mendy ilk kez bir pozisyonda Rashica'ya mücadeleyi kaybettiğinde ise Beşiktaş'ın golü geldi.
Bu pozisyonda Mendy formasından çekildi. Fakat hakem yine de faul kararı vermedi.
İkinci yarı ilk yarıdan fazla değişik değildi.
Fakat maçın kaderini belirleyen olay 72. dakikada Trezeguet'nin boş kaleye golü atamaması oldu.
Bu devrede de Mendy'nin iyi oyunu devam etti.
Bu arada şunu da yazmak lazım. Santos bu maçta Milot Rashica'yı 10 numara pozisyonunda kullandı.
Bu pek de iyi tercih olmadı zira Rashica bu görevi tam anlamıyla başaramadı.
Sonuç olarak Beşiktaş pek de varlık göstermeden Trabzon'u yendi. Fakat Beşiktaş bu maçı iyi analiz etmeli.
Çünkü iyi oynamadılar. Sürekli iyi oynamadan kazanmak mümkün değil.
Beşiktaş üçüncülüğü korumak istiyorsa iyi oynamak zorunda. Bakalım bunu gerçekleştirebilecekler mi.
İki takımda çok kötü bir sezon geçiriyor. İşin açıkçası taraflardan birinin maçı kazanması kazanan taraf için ilaç gibi gelecekti.
Beşiktaş kazandı ve rahatlayan taraf oldu. Böylelikle Trabzonspor'un üzerindeki kara bulutlar dağılmadı.
Trabzonspor tarihinde belki de benim hatırladığım ilk kez üst üste 4 maç kaybediyor ve bu dört maçta da kalesinde toplam 12 gol görmüş oldu.
Beşiktaş ise bir nebze olsun nefes aldı. Maçta ne vardı derseniz ben açıkçası çok fazla şey olmadığını söyleyebilirim.
Fakat maçın öne çıkan olgusu pozisyonlar falan değildi. Maçın öne çıkan olgusu Türk futbolunun yeni bir yıldız kazanması oldu.
Evet yeni bir yıldız doğuyor. Kim bu adam? Bu adam 18 yaşındaki Semih Kılıçsoy.
Semih çok güçlü bir oyuncu. Bir pasör değil. Fakat fizik güç ile ön plana çıkıyor.
Genelde sol önde oynamasına ve bu maçta da öyle başlamasına rağmen Santos hemen maçın başında onu santrfora çekti.
Bu mevkii kesinlikle yadırgamayan Semih iki de gol atarak nasıl önemli bir oyuncu olduğunu gösterdi.
Özellikle attığı ikinci golde tek başına üç rakibini oyundan düşürdü ve golü kaydetti.
Bu golde dikkat edilmesi gereken husus bence şu.
Semih hem top sürdü hem de top sürerken rakipleri ile mücadele etti.
İkisini bir arada yaptı yani. Çalışarak pasör özelliklerini geliştirirse komple bir futbolcu olmaması için hiçbir bir neden yok bence.
Maça gelirsek şunları yazabiliriz. Karşılaşmanın ilk yarısı ortalama bir tempoda bir derece Trabzonspor'un üstün olduğu bir maç olarak başladı.
Oyun genellikle takımların ikinci bölgesinde sıkıştı.
Trabzonspor topu 3. bölgeye taşımakta Beşiktaş'a göre daha başarılıydı.
Bu Visca ve Trezeguet'nin sağ ve sol kanatlarda nisbeten süratli bir şekilde top taşımaları sonucu gerçekleşti.
Ne var ki diğer Trabzonsporlu futbolcular Beşiktaş ceza sahasında çoğalamadılar ve de Visca ve Trezeguet'nin süratine eşlik edemediler.
Öte yandan top Trabzonspor ceza sahasına ilk kez geldiğinde ise dakikalar 16'yı gösteriyordu.
Yani tam 16 dakika geçtikten sonra Beşiktaş topu Trabzonspor 18'ine gönderebildi.
Bu durum Beşiktaş'ın kötü oyunana iyi bir örnek bence. İlk yarı boyunca ikili mücadelelerde üstün olan taraf Trabzonspor idi.
Bunda Trabzonlu Mendy'nin büyük katkısı vardı. Mendy Trabzonspor'un dinamosu idi.
Girdiği bütün ikili mücadeleleri kazandı. Nitekim karşılaşmanın 44. dakikasında Mendy ilk kez bir pozisyonda Rashica'ya mücadeleyi kaybettiğinde ise Beşiktaş'ın golü geldi.
Bu pozisyonda Mendy formasından çekildi. Fakat hakem yine de faul kararı vermedi.
İkinci yarı ilk yarıdan fazla değişik değildi.
Fakat maçın kaderini belirleyen olay 72. dakikada Trezeguet'nin boş kaleye golü atamaması oldu.
Bu devrede de Mendy'nin iyi oyunu devam etti.
Bu arada şunu da yazmak lazım. Santos bu maçta Milot Rashica'yı 10 numara pozisyonunda kullandı.
Bu pek de iyi tercih olmadı zira Rashica bu görevi tam anlamıyla başaramadı.
Sonuç olarak Beşiktaş pek de varlık göstermeden Trabzon'u yendi. Fakat Beşiktaş bu maçı iyi analiz etmeli.
Çünkü iyi oynamadılar. Sürekli iyi oynamadan kazanmak mümkün değil.
Beşiktaş üçüncülüğü korumak istiyorsa iyi oynamak zorunda. Bakalım bunu gerçekleştirebilecekler mi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Göksu / diğer yazıları
- Fenerbahçe Galatasaray'ı örnek almalı / 01.06.2025
- Ali Koç Galatasaray'ın şampiyon olacağını biliyordu / 26.05.2025
- Kolay elde edilecek bir başarı değil / 19.05.2025
- Kupada da hata yok / 14.05.2025
- Galatasaray istediğini aldı / 11.05.2025
- Kafa karışıklığı ve dağılan ümitler / 05.05.2025
- Şampiyonluk şarkıları / 04.05.2025
- Hepsi iki kişilik oynadı / 28.04.2025
- Bir ihtimal daha var / 27.04.2025
- Bir varmış bir yokmuş / 21.04.2025
- Ali Koç Galatasaray'ın şampiyon olacağını biliyordu / 26.05.2025
- Kolay elde edilecek bir başarı değil / 19.05.2025
- Kupada da hata yok / 14.05.2025
- Galatasaray istediğini aldı / 11.05.2025
- Kafa karışıklığı ve dağılan ümitler / 05.05.2025
- Şampiyonluk şarkıları / 04.05.2025
- Hepsi iki kişilik oynadı / 28.04.2025
- Bir ihtimal daha var / 27.04.2025
- Bir varmış bir yokmuş / 21.04.2025






























































































