logo
06 EKİM 2026

Yenişehir Belediye Başkanı Özyiğit tutuklandı

Mersin'de Büyükşehir, Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

06.10.2026 07:00:00
İHA
 
Yenişehir Belediye Başkanı Özyiğit tutuklandı
Yenişehir Belediye Başkanı Özyiğit tutuklandı
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in de bulunduğu 59 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Devam eden soruşturmada 1 kişinin daha gözaltına alınmasıyla birlikte şüpheli sayısı 60'a yükseldi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu bazı isimler hakkında tutuklama talep edilmişti.

Soruşturmanın Yenişehir ayağında gözaltına alınan 8 kişiden 7'si, Mezitli ayağında ise 18 kişiden 17'si tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişti.

Mahkemece Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit hakkında tutuklama kararı verildi.

Yolcu uçağında "bomba" ihbarı asılsız çıktı

Şanlıurfa GAP Havalimanı'na iniş yapan bir yolcu uçağında "patlayıcı madde bulunduğu" ihbarı asılsız çıktı

06.10.2026 01:20:00
AA
 
Yolcu uçağında "bomba" ihbarı asılsız çıktı
Yolcu uçağında "bomba" ihbarı asılsız çıktı

Ankara'dan Şanlıurfa'ya gelen ve içinde 7'si mürettebat 143 kişinin bulunduğu AJet'e ait yolcu uçağının lavabosunda, "Arka kargoda 1 kg C4 var" yazılı not bulundu.

Pilotların durumu kuleye bildirmesinin ardından Şanlıurfa GAP Havalimanı'na iniş yapan uçaktaki yolcular, yoğun güvenlik önlemi alınarak tahliye edildi.

Daha sonra bomba imha ekiplerince yapılan kontrollerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı.

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, havalimanında gazetecilere yaptığı açıklamada, yolcu uçağında "patlayıcı madde olduğu" yönünde not bulunması üzerine başlatılan arama çalışmasının sonuçlandığını söyledi.

Herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını belirten Şıldak, "Çalışmalar sonrası uçak park alanına alındı. Hava trafiğini tekrar normale döndürüyoruz. Olaydan etkilenen tüm yolcularımıza, mürettebatımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." dedi.

Vali Şıldak, konuyla ilgili gözaltı olup olmadığı yönündeki soruya, "Adli süreç devam ediyor. Başsavcılığımız tarafından yürütülen adli soruşturma kapsamında gerekli araştırma ve inceleme yapılacak. Tüm gerekli delil toplama faaliyetleri devam ediyor. Şu an için bir güvenlik sorunu bulunmuyor, hava trafiğini de başlatmış bulunuyoruz." yanıtını verdi. AA

İKTİDAR CEPHESİNDE FON ÇATLAĞI! ŞAMİL TAYYAR İLE AKİT YAZARI KAPIŞTI

Fon soruşturması büyüdükçe tartışma yalnızca borsa ve para trafiğiyle sınırlı kalmadı; iktidara yakın isimler de birbirine girdi

05.10.2026 22:33:00
Haber Merkezi
 
İKTİDAR CEPHESİNDE FON ÇATLAĞI! ŞAMİL TAYYAR İLE AKİT YAZARI KAPIŞTI
İKTİDAR CEPHESİNDE FON ÇATLAĞI! ŞAMİL TAYYAR İLE AKİT YAZARI KAPIŞTI
Fon soruşturması büyüdükçe tartışma yalnızca borsa ve para trafiğiyle sınırlı kalmadı; iktidara yakın isimler de birbirine girdi. Eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar'ın fon krizine ilişkin sert çıkışları, Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu'nun tepkisini çekti. Karahasanoğlu, Tayyar'a "Erdoğan'dan yana gibi görünüp Erdoğan'ı mı devirmeye çalışıyorsunuz?" diye sordu.

"255 LİRADAN 4.500 LİRAYA ÇIKTI"

Karahasanoğlu ise tartışmanın merkezine Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddiaları koyarken, 255 TL'den alınan bir hissenin yaklaşık altı ayda 4.500 TL'ye çıkmasını savunulamaz buldu.

Akit yazarı, "Eski bakan da olsa, eşi de olsa... 255 TL'ye alınan hissenin 6 ayda 4500 TL'ye çıkması hak değildir, helal değildir, masum değildir... Hesabı sorulmalıdır" dedi.

Ancak aynı yazıda, soruşturmanın belirli siyasi isimler üzerinden yoğunlaştırılmasının da sorgulanması gerektiğini savundu. Karahasanoğlu, hedefteki kişinin toplam iddia edilen yolsuzluk içindeki payının çok daha küçük olduğunu öne sürerek siyasi operasyon ihtimalini gündeme getirdi.

TAYYAR'DAN SERT VE İRONİK YANIT

Tayyar ise Karahasanoğlu'nun yazısına doğrudan ve ironik bir yanıt verdi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Akit'in bilge yazarı Ali Karahasanoğlu da topa girdiğine göre pes ediyorum. Fon krizi, dış güçlerin CIA ve MOSSAD eliyle patlattığı bir operasyondur. Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti'yle ilgisi yoktur. 2.17 milyar liralık işlemi hanımefendinin haberi olmadan dış güçler yaptı. Fon soruşturmasındaki 217 şüpheli son gece Türkiye'ye gizlice sokuldular. Kamuoyunu aydınlattığı için yol gösterici bilge yazara ayrıca teşekkür ederim. Mevzu benim için kapanmıştır."

Tayyar'ın bu sözleri, gerçek bir CIA veya MOSSAD suçlaması olarak değil, Karahasanoğlu'nun yaklaşımını alaycı biçimde tersine çeviren ironik bir yanıt olarak aktarıldı.

ÖNCE "İSTİFA ETSİN" DEMİŞTİ

Tartışmanın dikkat çekici tarafı ise Tayyar'ın daha önce Kaya hakkındaki iddialar konusunda çok daha sert bir tutum sergilemiş olması.

Tayyar, Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın 163 milyon 46 bin TL yatırıp beş ay sonra 2,17 milyar TL çektiği iddiası için, "Eğer iddialar doğruysa, kabul edilebilir bir durum değil. Hemen istifası gerekir" demişti.

Ayrıca, "Hiç kimse makamını kişisel zenginleşme aracı olarak kullanamaz" ifadelerini kullanmıştı.

SORULAR

Fon krizinde hesap gerçekten kimden sorulacak?

Siyasi bağlantısı olanlara da aynı hukuk uygulanacak mı?

İktidar çevresindeki isimler birbirini suçlamak yerine, kamuoyunun beklediği bütün sorulara açık ve net cevap verecek mi?


Ertürk’e 2 yıl 2 ay hapis, ardından tahliye

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, üç yıl önceki televizyon programındaki sözleri nedeniyle 17 Ağustos’ta tutuklandı

05.10.2026 21:01:00
Haber Merkezi
 
Ertürk’e 2 yıl 2 ay hapis, ardından tahliye
Ertürk’e 2 yıl 2 ay hapis, ardından tahliye
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk, üç yıl önceki televizyon programındaki sözleri nedeniyle 17 Ağustos'ta tutuklandı. Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada hapis cezasına çarptırılan Ertürk, tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye edildi. Kararın ardından gözaltı ve tutuklama tedbirinin gerekliliği yeniden tartışma konusu oldu.

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında sosyal medyada yeniden dolaşıma giren televizyon programı görüntüleri üzerine soruşturma başlatıldı. Ertürk, 17 Ağustos 2026'da gözaltına alındıktan sonra "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" ve "suç işlemeye tahrik" suçlamalarıyla tutuklandı.

Ancak Ertürk'ün tutuklanmasının ardından başlayan hukuki tartışmanın merkezinde şu soru bulunuyor: Bir kişinin tutuklanması için yalnızca hakkında kuvvetli suç şüphesinin bulunması yeterli mi?

Kanun ne diyor?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesine göre tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin yanı sıra tutuklama nedeninin bulunması gerekiyor. Ayrıca tutuklama, beklenen ceza ile ölçülü değilse uygulanamıyor.

Kanunda tutuklama nedenleri arasında kişinin kaçması veya kaçacağına ilişkin somut olgular ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanıklar üzerinde baskı kurma ihtimaline ilişkin kuvvetli şüphe bulunması sayılıyor.

Üstelik CMK'nın 101. maddesi, tutuklama kararında kuvvetli suç şüphesinin, tutuklama nedenlerinin, ölçülülüğün ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağının somut olgularla açıkça gerekçelendirilmesini zorunlu kılıyor.

Dosyada tartışmanın kilit noktası

Ertürk'ün suçlamaya konu edilen sözleri bir televizyon programında söylenmiş ve söz konusu görüntüler daha sonra sosyal medyada yeniden gündeme gelmişti. Ertürk ise duruşmadaki savunmasında görüntülerin yıllar önceki bir televizyon programından kesilerek oluşturulduğunu ve bağlamından koparıldığını savundu.

Dolayısıyla soruşturmanın dayandığı görüntülerin mevcut olması, tutuklamanın kendiliğinden zorunlu olduğu anlamına gelmiyor. Tutuklama açısından ayrıca kaçma, delilleri karartma veya benzeri somut tutuklama nedenlerinin ve adli kontrolün neden yeterli olmayacağının ortaya konulması gerekiyor.

Mahkeme ceza verdi ama tahliye etti

Bugünkü duruşmada mahkeme Ertürk hakkında hapis cezasına hükmetti. Haber kaynaklarında kararın miktarı konusunda farklı aktarımlar bulunuyor; DHA, 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası verildiğini bildirirken, bazı kaynaklar 1 yıl 14 ay 20 gün şeklinde aktardı. Ortak nokta ise mahkemenin Ertürk'ün tahliyesine karar vermiş olması.

Bu tablo hukuken önemli bir soruyu gündeme getiriyor:

Eğer tutuklama tedbiri gerekli ve ölçülüydüyse, neden ilk duruşmada verilen ceza sonrasında Ertürk tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye edildi?

İfade özgürlüğünü ilgilendiren bir dosyada, tutuklama tedbirinin gerçekten zorunlu olup olmadığı ve daha hafif bir tedbirle aynı amaca ulaşılıp ulaşılamayacağı hukuk açısından tartışmanın merkezinde bulunuyor.

Ertürk açısından ortaya çıkan tablo ise dikkat çekici: 17 Ağustos'ta tutuklandı, 5 Ekim'de hâkim karşısına çıktı, hapis cezası aldı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye edildi.

Asıl soru şu: "Verilen hapis cezasından önce 49 gün süren tutukluluk gerçekten zorunlu muydu?"

Erdoğan 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik. Önümüze çıkan engellere ve zorluklara rağmen kısa sürede kayda değer mesafe aldık" dedi

05.10.2026 19:20:00
AA
 
Erdoğan 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde konuştu
Erdoğan 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Akdeniz'in incisi Antalya'da böylesine kapsamlı bir organizasyonda katılımcıları misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi.

77. Uluslararası Uzay Kongresi vesilesiyle dünyanın 111 ülkesinden Türkiye'yi teşrif edenlere "hoş geldiniz" diyen Erdoğan, "Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı bu büyük buluşmanın ülkelerimiz, halklarımız ve insanlığın ortak geleceği açısından hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Kongrenin düzenlenmesine destek olan, bu önemli uluslararası etkinliğin icrasında emeği geçen tüm kurumlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. 'Dünyanın daha fazla uzaya ihtiyacı var' temasıyla tertiplenen kongre kapsamındaki etkinliklerin yeni işbirliklerine kapı aralamasını diliyorum." dedi.

Erdoğan, öncelikle bir hususa dikkati çekmek istediğini belirterek, şöyle devam etti:

"Haberleşmeden güvenliğe, ekonomiden ulaşıma, tarımdan afet yönetimine, insanlığın her alanda katettiği mesafenin temelinde bilim ve teknoloji vardır. Bilim ve teknolojideki ilerlemenin doğrudan yansıdığı en kritik alan ise şüphesiz uzaydır. Dolayısıyla bugün uzayda daha fazla yer edinmek, aslında yeryüzünde insanlığın hayatını daha güvenli, daha müreffeh ve daha sürdürülebilir hale getirmek anlamına geliyor. Kongre münasebetiyle yapılacak toplantı, görüşme, sunum ve istişarelerin bu minvalde ufkumuzu aydınlatan tartışmalara vesile olacağına inanıyor, değerli fikirleriyle kongreye katkı sunacak herkese teşekkür ediyorum."

Türk milletinin gök bilimlerinde fevkalade zengin bir birikime tevarüs ettiğine dikkati çeken Erdoğan, ataların asırlar boyunca Türkistan coğrafyasının uçsuz bucaksız bozkırlarında güneşin ve ayın hareketlerini takip ettiklerini, kayıt altına aldıklarını, yıldızların dilini çözmeye çalıştıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilim tarihine şöyle bir baktığımızda 6. yüzyılda yaşamış Göktürkler döneminde özellikle astronomik gözlemlerle ve takvim bilgisine ilişkin önemli izlerle karşılaşıyoruz. Esasında tek başına 'Göktürk' ifadesi dahi milletimizin gökyüzü ile kurduğu güçlü bağın mahiyetini göstermesi açısından yeterlidir." diye konuştu.
 
"Medeniyet havzamızdaki pek çok alim gök bilimlerine eşsiz katkılar yapmıştır"
 
Kökleri 15 asır öncesine uzanan bu ilginin Türk milletinin İslam'la müşerref olması akabinde daha kurumsal bir hal aldığının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bağdat'tan Şam'a, Semerkant'tan Buhara'ya, Meraga'dan Kurtuba'ya, Kahire'den İstanbul'a uzanan geniş medeniyet havzamızdaki pek çok alim gök bilimlerine eşsiz katkılar yapmıştır. İlim ve bilim insanlarımız devrin karanlığında yol ve yön arayan insanlığı aydınlatmak üzere yeni kandiller yakmıştır. Düşünürlerimiz, bilginlerimiz o dönemlerde ilmi heyet olarak adlandırılan astronomiye çok önemli eserler kazandırmıştır. Mesela ayın evrelerini hesaplayıp haritasını ilk çıkaran Ali Kuşçu'dan, 16. yüzyılda alemin merkezinin yerin merkezi olduğunu söyleyen Seydi Ali Reis'e kadar bu alanda çığır açan nice isim bu topraklarda yaşamış, yetişmiş, talebe yetiştirmiş, bugün bile hayran kaldığımız ilmi keşiflere imza atmıştır."
 
Türksat 6A
 
Türksat 6A'ya değinen Erdoğan, "Türksat 6A, Türkiye'nin mühendislik kabiliyetini, sanayi altyapısını, insan kaynağını ve uzay teknolojilerindeki özgüvenini de teyit etmiştir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ay Araştırma Programı'na ilişkin şunları söyledi: "Ay Araştırma Programımız kapsamında geliştirdiğimiz ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladık." "Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki ay uzay aracımızın, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip olması bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır."
Uzayın silahlandırılmasına karşı çıkan Erdoğan, "Uzay önden gidenin el koyduğu bir ganimet değildir. Özellikle uzayı silahlandırmak ve burayı silahlanma yarışının aracı haline getirmek fevkalade yanlıştır." dedi. Erdoğan, "Uzay yarışı birkaç ülkenin kendi arasında yürüttüğü bir mücadele olamaz." diye konuştu.

Somali'deki projeye de değinen Erdoğan, "Projemizle Türkiye'nin uzaya erişim kapasitesini geliştirme yanında Afrika kıtasının uzay ekosisteminin gelişmesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz." açıklamasında bulundu.

Şamil Tayyar ile Yeni Akit birbirine girdi

Sermaye piyasalarını sarsan dev fon vurgunu soruşturması, iktidar blokunda sert bir iç hesaplaşmaya dönüştü. Soruşturmanın arkasında MOSSAD ve ABD'nin olduğunu öne süren iddialara "Milletin aklıyla dalga geçmeyin" diyerek tepki gösteren eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, Yeni Akit Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu'nun hedefi oldu. Karahasanoğlu, Tayyar'ı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı devirmeye çalışmakla suçlarken, Tayyar ise komplo teorilerini tiye alan ironik bir yanıtla "Peki, mevzu kapanmıştır" dedi

05.10.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
Şamil Tayyar ile Yeni Akit birbirine girdi
Şamil Tayyar ile Yeni Akit birbirine girdi
Türkiye gündemini sarsan borsa ve fon skandalı, yalnızca adli bir soruşturma olarak kalmayıp iktidara yakın çevrelerde "komplo teorileri" üzerinden büyük bir polemiğin fitilini ateşledi. Krizin faturasını dış mihraklara keserek iç unsurları aklama çabası olarak yorumlanan MOSSAD ve ABD iddiaları, AK Parti içindeki fikir ayrılıklarını gün yüzüne çıkardı.

Şamil Tayyar: "Vurgun mahallindekiler bizim çocuklardı"

Tartışma, Merkez Bankası Başkan Yardımcılığına atanan Yusuf Emre Akgündüz'ün babası Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'ün, "Ulaşabildiğim bilgilere göre fon krizinin arkasında MOSSAD ve ABD var" iddiasıyla başladı. Bu iddialara sosyal medya hesabı üzerinden çok sert yanıt veren eski AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, "Vurgun mahallindekiler bizim çocuklardı. Yerli ve milliydiler" diyerek olayın tamamen içerideki aktörlerle ilgili olduğunu savundu.

Tayyar, dış güç söylemlerini hedef aldığı paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Fon krizinin arkasında ABD varmış, İsrail varmış. Hükümete darbe planıymış. Hanımefendinin 2.17 milyar liralık işlemden haberi yokmuş. Falan filan. Bunları geçin, milletin aklıyla dalga geçmeyin. Birileri finansal iktidarları için AK Parti ve devleti zehirledi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan partiyi ve devleti bu öldürücü zehirden temizlemeye, tedaviye çalışıyor. Aksi, örtbas etmektir. Meselenin kısa özeti budur."

Yeni Akit: "Erdoğan'ı mı devirmeye çalışıyorsunuz?"

Tayyar'ın bu çıkışı, iktidara yakın Yeni Akit gazetesinde tepkiyle karşılandı. Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, kaleme aldığı yazıda Tayyar'ı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dış güçler söylemini itibarsızlaştırmakla ve Erdoğan'ı devirmeye çalışmakla suçladı. Karahasanoğlu şöyle yazdı:

"Mış-mış demesinden anlıyorsunuz; alay ediyor beyefendi... Tayyip Erdoğan'dan yana görünüp aslında Tayyip Erdoğan'ın "dış güçler" söylemi ile de alay ediyor... Biz, "AK Parti eski bakanı ve eşi hesap vermeli" diyoruz... Arkadaşlar daha fazlasını istiyor...  Daha fazlası ne? İsrail'e her fırsatta soykırımcı sıfatı ile hitap eden Tayyip Erdoğan'ı mı istiyorsunuz? Erdoğan'dan yana gibi görünüp Erdoğan'ı mı devirmeye çalışıyorsunuz?"

Tayyar'dan ironik yanıt

Şamil Tayyar, kendisine yöneltilen suçlamalara sosyal medya üzerinden ironik bir dille karşılık vererek, dış güçler ve komplo iddialarını tiye aldı. Akit yazarının açıklamaları doğrultusunda konuyu kapattığını belirtti. Şamil Tayyar Karahasanoğlu'na şu yanıtı verdi:

"Akit'in bilge yazarı Ali Karahasanoğlu da topa girdiğine göre pes ediyorum. Fon krizi, dış güçlerin CIA ve MOSSAD eliyle patlattığı bir operasyondur. Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti'yle ilgisi yoktur. 2.17 milyar liralık işlemi hanımefendinin haberi olmadan dış güçler yaptı. Fon soruşturmasındaki 217 şüpheli son gece Türkiye'ye gizlice sokuldular. Kamuoyunu aydınlattığı için yol gösterici bilge yazara ayrıca teşekkür ederim. Mevzu benim için kapanmıştır."

Kamuoyunda "hedef saptırma" algısı güçleniyor

Yaşanan bu polemik, fon krizindeki sorumluluğun dış aktörlere yüklenme çabasının bir hedef saptırma ve örtbas etme gayreti olarak değerlendirildiği görüşünü pekiştirdi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Suriye topraklarındaki ihlallerine ilişkin kınama

Dışişleri Bakanlığınca İsrail'in Suriye'de sözde 'Sufa 53 hattı' üzerindeki çalışmalarını yeniden başlatması kınandı

05.10.2026 14:09:00
İHA
 
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Suriye topraklarındaki ihlallerine ilişkin kınama
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Suriye topraklarındaki ihlallerine ilişkin kınama
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "İsrail'in, Suriye'nin Kuneytra vilayetinde sözde 'Sufa 53 hattı' üzerindeki çalışmalarını yeniden başlatarak 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nı aşındırmasını ve Suriye'de yeni oldubittiler oluşturmaya yönelik faaliyetlerini en güçlü şekilde kınıyoruz.

İsrail'in bölgede gerilimi tırmandıran yayılmacı politikalarına son vermesi ve işgal ettiği Suriye topraklarından çekilmesi için uluslararası toplumu gecikmeksizin etkili ve kararlı adımlar atmaya davet ediyoruz.

Türkiye, Suriye'nin egemenliği, siyasi birliği ve toprak bütünlüğüne desteğini kararlılıkla sürdürecek; bölge ülkeleriyle birlikte bu doğrultuda gerekli adımları atmaya devam edecektir" ifadelerini yer verdi.

Scooter kullanımı özellikle büyükşehirlerde hem şikayetleri hem de kazaları artırabiliyor. Kullanıcısı her geçen gün çoğalsa da ilgili mevzuat tam olarak bilinmiyor

Scooter kullanımı özellikle büyükşehirlerde hem şikayetleri hem de kazaları artırabiliyor. Kullanıcısı her geçen gün çoğalsa da ilgili mevzuat tam olarak bilinmiyor. Peki scooter kullanımı kuralları neler? Kural ihlalinde ceza kesiliyor mu? Kaldırımlara yanlış park edilen scooterların cezası ne? TÜKONFED Başkan Vekili Güllü açıkladı

05.10.2026 13:15:00 / Güncelleme: 05.10.2026 14:03:44
Haber Merkezi
 
 Scooter kullanımı özellikle büyükşehirlerde hem şikayetleri hem de kazaları artırabiliyor. Kullanıcısı her geçen gün çoğalsa da ilgili mevzuat tam olarak bilinmiyor
 Scooter kullanımı özellikle büyükşehirlerde hem şikayetleri hem de kazaları artırabiliyor. Kullanıcısı her geçen gün çoğalsa da ilgili mevzuat tam olarak bilinmiyor
Scooterların trafikteki sayısı artıyor. Özellikle büyükşehirlerde hem şahsi scooterını kullananların hem de paylaşımsal scooterları kullananlar bir hayli arttı. Sayının artmasıyla trafik kazalarının çoğalması da kaçınılmaz oldu. Peki 2020 yılında hayatımıza giren, yönetmeliği 2021'de hazırlanan ve cezalarının da 2025 yılında güncellendiği scooter kullanımına ilişkin kurallar neler? Scooter kullanıcıları bu kuralları biliyor mu? TÜKONFED (Tüketici Konfederasyonu) Başkan Vekili avukat İbrahim Güllü Sputnik Türkiye'ye konuştu ve scooter kullanımına dair bilinmeyenleri anlattı.

Scooter mevzuatı yeterli mi, yasal düzenleme ne aşamada?
Türkiye'de elektrikli scooterların kullanımını düzenleyen mevzuat bulunuyor. Mevzuatın bulunması, kuralların sahada etkili biçimde uygulandığı anlamına gelmiyor. Tüketici açısından temel mesele, yalnızca scooter kiralama ücretleri değil; güvenli ulaşım, doğru bilgilendirme, kazalarda sorumluluk ve ihlaller karşısında etkili denetimdir. Elektrikli scooterlar, 2020 yılında 7261 sayılı Kanun ile Karayolları Trafik Kanunu kapsamına alındı. 2021 yılında ise Elektrikli Skuter Yönetmeliği yürürlüğe girdi. Bu düzenlemelerle scooterların nerelerde kullanılabileceği, yaş ve hız sınırları, işletmeci izinleri ve denetim esasları belirlendi. 2 Aralık 2025 tarihli değişikliklerle paylaşımlı scooter işletmecilerinin coğrafi sınırlandırma, kullanıcı bilgilendirmesi, kaza verilerinin bildirilmesi ve park ihlallerine müdahale gibi yükümlülükleri de düzenlendi. Mevzuatın temel eksikliği, kuralların varlığından çok uygulama, denetim ve sorumlulukların sahada etkin biçimde işletilmesiyle ilgilidir.

Scooterlarda hız sınırı var mı?
"Elektrikli scooterların teknik olarak ulaşabileceği azami hız 25 km/saat" ifadesini kullanan Güllü, "Bununla birlikte, yerel trafik komisyonları ve UKOME tarafından belirli bölgelerde daha düşük hız sınırları getirilebilir. Paylaşımlı scooter firmaları, belirlenen hız sınırlarını yazılım ve coğrafi çitleme sistemleriyle uygulamakla yükümlüdür. Bazı bölgelerde hızın düşürülmesi, belirli alanlarda ise sürüşün kısıtlanması gerekir. Burada önemli olan, scooterın yalnızca teknik hız sınırına uygun olması değil, kullanıcının bulunduğu yolun şartlarına uygun hızda seyretmesidir. Özellikle yaya yoğunluğunun bulunduğu alanlarda yüksek hız, ciddi yaralanmalara neden olabilir." dedi.

Scooterların girmesi yasak olan yollar var mı?
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 66. maddesi ve Elektrikli Skuter Yönetmeliği uyarınca scooterların kullanılması yasak olan yollar bulunuyor:
Otoyollar,
Şehirler arası karayolları,
Azami hız sınırı 50 km/saati aşan karayolları,
Yaya yolları ve kaldırımlar,
Ayrı bisiklet yolu veya bisiklet şeridi bulunan yerlerde, bu yol yerine taşıt yolunu kullanması,
Yetkili kurumlarca ayrıca belirlenen yasaklı bölgeler de bulunmaktadır.
Ayrıca scooterla başka bir araca tutunmak, manevra dışında tek elle sürmek, bir scooter üzerinde birden fazla kişi taşımak ve taşıt yolunun bir şeridinde ikiden fazla scooterın yan yana seyretmesi de yasak.

15 yaş altına elektrikli scooter yasak
Elektrikli scooter kullanımında yaş sınırı 15 yaşını doldurmuş olmaktır. Paylaşımlı scooter işletmecileri 15 yaşını bitirmemiş kişilere hizmet veremez. Bu nedenle kiralama uygulamalarında yaş doğrulaması önemlidir. Başka bir kişinin hesabı üzerinden yaş sınırını karşılamayan bir çocuğun scooter kullanması, hem güvenlik hem de sorumluluk açısından sorun yaratabilir. Ebeveynler, çocuklarının başka kişilerin hesabıyla scooter kiralamasına izin vermemeli; yaş sınırının yanı sıra çocuğun trafik deneyimini ve güvenli sürüş becerisini de dikkate almalıdır.

TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak

TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak

04.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak
TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), haftalık çalışmalarına 6 Ekim Salı günü başlayacak. Genel Kurul'un gündeminde, Türk Kızılay Derneğinin görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerini düzenleyen Türk Kızılay Kanunu Teklifi bulunuyor.

Teklifin yasalaşması halinde Türk Kızılay; Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Federasyonu, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve diğer ülkelerin ulusal Kızılay ve Kızılhaç derneklerinden Türkiye'ye gönderilen olağan ve olağanüstü dönem yardımlarının alınması ve kullanılmasında tek yetkili kuruluş olacak.

Düzenlemeyle, afet, savaş ve çatışma gibi olağanüstü dönemlerde görev bölgelerinde fiilen çalışan Kızılay personeline nakdi tazminat ödenmesi de öngörülüyor. Ayrıca Kızılay şube ve temsilciliklerinin bulunduğu il ve ilçelerde, şube başkanları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının mütevelli heyetlerinde yer alacak.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 6 Ekim'de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda sunum gerçekleştirecek. Karahan'ın küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası başlıklarında değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.

TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu da Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi'ni görüşmek üzere toplanacak.

Meclis'te salı ve çarşamba günleri ise grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak.

Mekke Savunma Paktı’nda ikinci buluşma yarın

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi; Kızıldeniz'deki Husi tehdidi ve İsrail'in saldırgan politikalarının gölgesinde yarın Riyad'da kritik bir zirve gerçekleştirecek. Toplantıya Türkiye'den üst düzey askeri ve siyasi liderler katılıyor

04.10.2026 14:40:00
Haber Merkezi
 
Mekke Savunma Paktı’nda ikinci buluşma yarın
Mekke Savunma Paktı’nda ikinci buluşma yarın
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bölgesel güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmek amacıyla 7 Ağustos 2026 tarihinde imzaladığı "Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması" kapsamında kurumsal adımlar hız kazandı. İlk toplantısı 31 Ağustos'ta İstanbul'da gerçekleştirilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, ikinci büyük buluşması için Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bir araya geliyor.

Ankara, bu kritik zirveye üst düzey diplomatik ve askeri bir heyetle çıkarma yapıyor. Toplantıda Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil edecek.

Ankara'nın masadaki stratejik öncelikleri

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bakan Hakan Fidan toplantıda paktın kurumsallaşma sürecine ve gelecekteki operasyonel adımlarına dair Türkiye'nin vizyonunu aktaracak.

Fidan'ın masaya getireceği temel başlıklar şunlar:

• Yemen'deki Husi güçlerinin Suudi Arabistan'ın sivil ve ekonomik altyapısına yönelik gerçekleştirdiği saldırılar karşısında Türkiye'nin güçlü desteği ve dayanışması yeniden teyit edilecek.

• İslam dünyasının kutsal mekanlarına yönelik her türlü provokatif eylemin kabul edilemez olduğu vurgulanacak.

• Kızıldeniz ve küresel ticaret yollarındaki seyrüsefer serbestisinin ve deniz güvenliğinin korunmasının altı çizilecek.

• İsrail'in Orta Doğu genelinde barış ve istikrar çabalarını baltalayan saldırgan politikalarına karşı ortak bir duruş sergilenmesi istenecek.

İttifak kağıt üzerinden sahaya iniyor

Üç ülkenin devlet başkanları düzeyinde imzalanan Mekke Anlaşması, müttefiklerden herhangi birine yapılan askeri saldırıyı tüm taraflara yapılmış sayan tarihi bir kolektif caydırıcılık maddesi içeriyor.

Zirvede, paktın idari yapısını yürütecek olan ve ilk 3 yıl için Pakistanlı emekli Korgeneral Nauman Mahmood'un genel sekreterliğe aday gösterildiği Kalıcı Sekretarya'nın Riyad'da kurulması resmiyete dökülecek. Askeri kanatta ise savunma sanayisinde ortak teknoloji geliştirme, silahlı kuvvetlerin uyumu ve ortak üretim modelleri masaya yatırılacak.

Altıdan fazla ülke ittifaka katılmak için sırada

Tamamen savunma odaklı ve bölgesel çözümleri merkezine alan bu yeni pakt, uluslararası arenada da büyük bir çekim merkezi haline geldi.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamalara göre, Orta Doğu ve Asya dengelerini değiştiren bu ittifaka katılmak amacıyla 6'dan fazla ülke resmi ilgi gösterdi. İttifakın genişleme stratejileri de Riyad'daki komite toplantısında ilk kez kapsamlı şekilde değerlendirilecek.

Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…

Erdoğan: “Eylül ayında sorun ortaya çıktı” dedi… Ancak soruşturmanın izi ağustosa, düzenleyici kurumların çalışmaları ise 2025’e uzanıyor

04.10.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…
Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada fon piyasasındaki gelişmelere ilişkin, "Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktı" dedi. Erdoğan, devletin ilgili kurumlarıyla harekete geçtiğini belirterek, haksız kazanç elde edenlerin adalete hesap vereceğini söyledi.

Ancak soruşturmanın resmi kronolojisi, sorunun yalnızca eylül ayında ortaya çıktığı şeklindeki anlatımın sorgulanmasına yol açıyor.

SORUŞTURMANIN TARİHİ: 19 AĞUSTOS

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmasına ilişkin yayımlanan kronolojiye göre dosyanın başlangıcı 19 Ağustos 2026 tarihli müzekkereye dayanıyor.

Soruşturmanın odağında bazı Borsa İstanbul hisselerindeki olağan dışı fiyat hareketleri ve yatırım fonları üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemler bulunuyordu.

Yani adli soruşturmanın başlangıç tarihi, Erdoğan'ın işaret ettiği eylül ayından yaklaşık bir ay öncesine denk geliyor.

DAHA DA GERİSİ VAR: ARALIK 2025

Dosyanın geçmişi ise yalnızca ağustosla sınırlı değil.

SPK'nın 18 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamasına göre, 2 Aralık 2025'te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi'nde yatırım fonlarıyla ilgili gelişmeler gündeme geldi.

SPK, bazı portföy yönetim şirketlerinin fonlarının, fiili dolaşımı düşük paylarda ekonomik gerçeklik ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunun gözlemlendiğini açıkladı.

FİK toplantısının ardından 3 Aralık 2025'te SPK bünyesinde bir çalışma grubu kuruldu.

Üstelik dönemin SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, 5 Aralık 2025'te yaptığı açıklamada fonlar konusunda yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını söylemişti.

Gönül, "kötü niyetli kullanımların önüne geçeceğiz" ifadesini kullanarak fonlarla ilgili tedbir ve değişiklik çalışmalarının sürdüğünü belirtmişti.

Bugün ise aynı Gönül, fon soruşturması kapsamında "şüpheli" sıfatıyla savcılıkta ifade verdi.

AĞUSTOSTA SPK HAREKETE GEÇTİ

Soruşturmanın kamuoyuna geniş biçimde yansımasından önce de piyasada önemli gelişmeler yaşandı.

SPK'nın aldığı kararların ardından 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınması, bazı fonların TEFAS'ta işlemden kaldırılması ve yatırımcıların durumunun gündeme gelmesi eylül ayındaki büyük krizin öncesine dayanıyordu. SPK'nın açıklamasına göre tasfiye kapsamındaki 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyordu.

23 Eylül'de yayımlanan kapsamlı soruşturma kronolojisinde de SPK'nın 17 Eylül'de Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls portföy şirketlerinin kurduğu bazı fonlar hakkında işleme kapatma ve tasfiye kararları aldığı aktarılıyor.

9 EYLÜL'DE KAMUOYUNA YANSIDI

Fon krizinin kamuoyunda görünür hale geldiği tarih ise 9 Eylül.

Tera Yatırım'ın Pusula Finans Holding ve bağlı şirketlerini devralmak üzere görüşmelere başladığını açıklamasıyla konu daha geniş biçimde gündeme geldi. 13 Eylül'de Pusula Finans Holding yöneticilerinin istifaları kabul edildi; 14 Eylül'de Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız tutuklandı.

Ardından operasyonlar hızlandı.

18 Eylül'de Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemler kapsamında 4 kişinin tutuklandığını, 51 kişi hakkında adli kontrol uygulandığını ve 246 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini açıkladı.

19 Eylül'de Tera ve Pusula yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 5 kişi gözaltına alındı.

"EYLÜLDE ORTAYA ÇIKTI" MI, YOKSA EYLÜLDE PATLADI MI?

Ortaya çıkan kronoloji önemli bir ayrım gösteriyor:

Aralık 2025: Finansal İstikrar Komitesi fon piyasasındaki gelişmeleri gündeme aldı.

3 Aralık 2025: SPK çalışma grubu oluşturdu.

18 Aralık 2025: Nitelikli yatırımcı kriterindeki finansal varlık sınırı 1 milyon TL'den 10 milyon TL'ye çıkarıldı.

19 Ağustos 2026: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasının müzekkere tarihi.

9 Eylül 2026: Tera-Pusula görüşmeleriyle kriz kamuoyunda görünür hale geldi.

14-19 Eylül: Tutuklama ve gözaltı dalgası başladı.

17 Eylül: Çok sayıda fon için işlemden kaldırma ve tasfiye kararları gündeme geldi.

26 Eylül: Fatma Betül Sayan Kaya hakkında borsa işlemlerine ilişkin iddialar kamuoyuna taşındı.

29 Eylül: Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın tüm mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin yazının ilgili kurumlara gönderildiği açıklandı.

30 Eylül: Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.