logo
09 AĞUSTOS 2026

Yeryüzünde olanların hepsi insana hizmet içindir

Allah yeryüzünde olanların hepsini hizmetinize verdi.”  İbn Abbas bu ayetin tefsirinde şöyle diyor

27.04.2026 00:29:00
Haber Merkezi
 
Yeryüzünde olanların hepsi insana hizmet içindir
Yeryüzünde olanların hepsi insana hizmet içindir
"Allah yeryüzünde olanların hepsini hizmetinize verdi."  İbn Abbas bu ayetin tefsirinde şöyle diyor:

"Her şeyde Allah'ın isminden bir tanesi vardır. Ve her şeyin ismi Allah'ın ismidir. Sen ise o isim ve sıfatların içindesin. Dışta olanlar O'nun kudreti ile olur. İç âlemde olanlar O'nun hikmeti ile olur.

Allah zatını sıfatlarla gizlemiştir. Sıfatını da işlerle örtmüştür. İlim irade ile olur. İrade ise hareketlerle ortaya çıkar.

Sanat yapanı sakladı. Sanat irade ile belirdi. O gizliliği içinde saklıdır. Nimetleri yeryüzünde zahiridir. Kudreti açıktır. Hiç bir şey O'na benzemez. O görür ve işitir."

Kalp, Hakk'ı anmaya devam ederse, ona marifet, ilim, tevhid hali, tevekkül duygusu ve Hakk'ın zatından uzak olmama hali verilir.







Daim zikir, dünya ve ahiretin iyiliğini getirir. Zikrin devamı için kalbin sahih olması gerekir. Kalp sıhhatli olunca Hakk'ı daima anar. Ve kalbin sahibi için her yanı ve cümle azası zikre devam eder. Gözleri uyur, fakat kalbi Hakk'a zikre devam eder. Bu hal, Peygamber'den (s.a.a.v.) miras alan kula gelir.

Bir kimse zahirdeki hükümlere göre amel ederse Allah ona ilim ve marifet ihsan eder. İlahi marifet âlemine ermek ve gereği ile iş tutmak bu hali bulanla halkın arasındaki bir hüküm olur. Ama ilim arasındaki bir mesele olduğunu söyleriz.

Marifet sahibinin zahirde yaptığı işler, iç âlemindeki işlere nispetle bir zerre sayılır. Onun duyguları sakindir, ama kalbi daima hareket eder. Baş gözü uyur, kalp gözü uyumaz. O uyur, ama kalbi işleri görür, Hakk'ı anar.

İman ki, yakin derecesine çıkar; yakin ki, marifet halini alır; marifet ki, ilim olur; işte o zaman Aziz ve Celil olan Hak'tan güzellikler gelir…







Gerçek ilim Allah'ı bilmektir. Allah'ı bilen O'ndan korkar; emirlerine uyar ve yasaklarından kaçınır.

Arif kul, uhrevi hayatın nimetlerinden vazgeçince ahirete şöyle der: "Sen kenara çekil! Ben Hakk'ın kapısını istiyorum. Sen ve dünya benim gözümde birsiniz. Dünya bana senden perde olurdu, sen ise bana Rabbimden perde oluyorsun. Beni, Rabbimden perdeleyen hiçbir şeyin benim gözümde değeri yoktur."

Bu sözü dinleyin, çünkü o Allah'ın ilminin özüdür. Yarattığı varlıklar hakkındaki iradesinin özüdür. Peygamberlerin, velilerin ve salihlerin halidir.

Ey cemaat! Allah'ı tanıyın. O'nun cahili olmayın. O'na itaat edin, isyan etmeyin. O'nun yaptıklarına rıza gösterin, baş kaldırmayın. Kazasına razı olun, şikayetçi olmayın.

Allah'ı, ortaya koyduğu eserleriyle tanıyın. O Yaratan'dır, rızık verendir, ilktir, sondur, zahirdir, batındır.







O, evveli olmayan ilk, sonu olmayan daimdir. O, istediğini yapandır, yaptığı şeylerden sorguya çekilmez, insanlar ise sorgulanacaktır… Başkalarından değil, sadece O'ndan korkun. Başkasından değil, sadece O'ndan bekleyin…

Bir de ilim okuyup da bildiği ile amel etmeyenler var. Allah'tan korkmayan, kitap yüklü merkepler…

Oğlum! Ömrünü hiç amel etmediğin ilmi yazıp ezberlemekle heba ettin. Bunun sana ne faydası var!

Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Allah kıyamet gününde peygamberlere ve âlimlere, "Siz insanların çobanlarıydınız. Güttüğünüz bu insanlar hakkında ne yaptınız?" der, hükümdar ve zenginlere de "Siz Benim hazinemin bekçileriydiniz, fakirleri gözetip yetimleri yetiştirdiniz mi, sizin üzerinize farz kıldığım hakkımı mallarınızdan çıkarttınız mı?" der." 







Sen boş bir hevesten ibaretsin. Kitaplardan sözler devşirip bir araya getirir ve onları dile dökersin.
Bu sözlerin yazılı olduğu kitap kaybolsa veya kütüphanen bir yangın sonucu yanıp kül olsa veya görmeni sağlayan kandilin sönse ya da hokkan kırılıp, içindeki mürekkep kitaba dağılsa ne yapacaksın?

Çakmağın, yakacağın ve kibritin nerede?

Her kim ilim öğrenir ve onunla içtenlikle amel ederse çakmağı da, pınarı da kalbinde taşır. Kalbinde Allah'tan gelen bir nur olur, onunla hem kendisi aydınlanır, hem de başkaları…

A dedikodu ile ve mal toplamakla uğraşıp ilmiyle amel etmeye fırsat bulamayan âlim! Hiç şüphe yok ki senin eline, ilminin manası değil, dış görünüşü geçecektir.

Allah, kullarından birinin iyiliğini murad edince ona ilim öğretir, sonra da ilmiyle amel etmesini ve amelinde ihlaslı olmasını ona ilham eder. Sonra da onu kendine yaklaştırır ve ona kalplerin ve sırların ilmini öğretir. Bu ilim yalnızca ona aittir." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.