logo
21 EYLÜL 2026

Yıllar önce ‘popülizm’ dediler, bugün batı peşine düştü!

Son yıllarda teknoloji devlerinin, ekonomistlerin ve Batılı ülkelerin ‘Evrensel Temel Gelir’ (Universal Basic Income) adı altında tartıştığı "koşulsuz gelir" modeli, Türkiye’de çok daha eskiye dayanan Milli Ekonomi Modeli tezini yeniden hatırlattı

07.08.2026 00:57:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Yıllar önce ‘popülizm’ dediler, bugün batı peşine düştü!
Yıllar önce ‘popülizm’ dediler, bugün batı peşine düştü!
Son yıllarda teknoloji devlerinin, ekonomistlerin ve Batılı ülkelerin 'Evrensel Temel Gelir' (Universal Basic Income) adı altında tartıştığı "koşulsuz gelir" modeli, Türkiye'de çok daha eskiye dayanan Milli Ekonomi Modeli tezini yeniden hatırlattı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) merhum Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllar önce ortaya koyduğu "Milli Ekonomi Modeli" ve bu modelin en dikkat çeken vaadi olan "Vatandaşlık Maaşı", küresel gelir eşitsizliği krizinin ortasında tekrar tartışma odaklarından biri haline geldi.







Hayal olarak görülmüştü, dünya modelin peşine düştü

İlk kez 2000'li yılların başında kamuoyuna sunulan ve uluslararası ekonomi kongrelerinde tebliğ edilen Milli Ekonomi Modeli, "tüketim eksenli" bir yaklaşımı benimsiyordu.

Kapitalizmin ve liberal iktisadın "arz" odaklı yapısını eleştiren Prof. Dr. Haydar Baş, ekonomideki temel sorunun üretim yetersizliği değil, üretilen malı satın alacak pazar (alım gücü) yetersizliği olduğunu savunmuştu.

Bu teorik çerçevenin en somut adımı ise her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına ayırım yapılmaksızın ödenmesi öngörülen 'Vatandaşlık Maaşıydı'.

İlk açıklandığı dönemde siyasi rakipleri ve bazı iktisatçılar tarafından "popülist bir seçim vaadi" ve "finanse edilemez bir hayal" olarak nitelendirilen bu proje; bugün Finlandiya, İspanya, İsviçre ve ABD'nin bazı eyaletlerinde "Evrensel Temel Gelir" adıyla pilot uygulamalarla test ediliyor.







Vatandaşlık maaşı ile evrensel temel gelir arasındaki fark ne?

Batı dünyasının otomasyon ve yapay zeka kaynaklı işsizliğe karşı bir "sosyal güvenlik ağı" olarak kurguladığı Evrensel Temel Gelir ile Haydar Baş'ın Vatandaşlık Maaşı benzerlik gösterse de mantıksal zeminleri farklılık taşıyor:

Finansman Mantığı: Senoryaj Hakkı ve Yeraltı Kaynakları

Prof. Dr. Haydar Baş, Vatandaşlık Maaşının karşılıksız para basmak (enflasyon) anlamına gelmediğini, arkasında iki temel güç olduğunu belirtmişti:

Milli Senoryaj (Para Basma Hakkı): Emek ve üretilen malın karşılığı kadar paranın piyasaya sürülmesi. Paranın bir borç aracı değil, bir değişim aracı olarak devlet tarafından basılarak doğrudan tüketiciye verilmesi.

Yeraltı Kaynaklarının Devlet-Millet Ortaklığıyla İşletilmesi: Türkiye'nin zengin maden ve enerji potansiyelinin doğrudan halka aktarılması.

Prof. Dr. Haydar Baş: 'Vatandaşlık maaşı bir sosyal yardım veya sadaka değildir; T.C. vatandaşının bu topraklardaki doğal kaynaklardan ve milli üretimden doğan hakkıdır, senet karşılığıdır."







Günümüz Ekonomisi İçin Ne Anlama Geliyor?

Yapay zekanın milyonlarca nitelikli işi ortadan kaldırma riskinin konuşulduğu günümüzde, "insanların çalışmadan bir gelir elde etmesi" fikri artık ütopik bulunmuyor.

Karbon vergileri, dijital hizmet vergileri veya devlet kaynaklı taban gelir modelleri küresel zirvelerde ana gündem maddesi haline gelmiş durumda.

Türkiye'de döneminde sert tartışmalara konu olan Prof. Dr. Haydar Baş'ın Vatandaşlık Maaşı tezi; toplumsal huzurun korunması, gelir dağılımındaki uçurumun kapatılması ve tüketim çarklarının dönmesi açısından geleceğin ekonomisinde adı daha sık anılacak bir yaklaşım olarak varlığını koruyor.

Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.

Bursa'da siyah incirlerin saklandığı soğuk hava deposunda yangın

Bursa'nın Yenişehir ilçesinde bulunan soğuk hava deposunda yangın çıktı. İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi sürüyor

19.09.2026 19:11:00 / Güncelleme: 19.09.2026 19:41:58
İHA
 
Bursa'da siyah incirlerin saklandığı soğuk hava deposunda yangın
Bursa'da siyah incirlerin saklandığı soğuk hava deposunda yangın
Edinilen bilgiye göre, saat 16.00 sıralarında Karaköy Mahallesi'nde, ihracata yönelik Bursa'nın meşhur siyah incirlerinin saklandığı soğuk hava deposunda henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.






Olay yerine Bursa Büyükşehir Belediyesine bağlı çok sayıda itfaiye aracı sevk edildi. Siyah dumanlar kentin birçok noktasından görülürken, yangını söndürme çalışmaları sürüyor.




















Trabzon'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Trabzon'da etkili olan sağanak yağış nedeniyle cadde ve sokaklar göle dönerken, bazı iş yerlerini su bastı, bir binanın istinat duvarı çöktü

19.09.2026 11:51:00
İHA
 
Trabzon'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi
Trabzon'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi
Kentte etkili olan sağanak nedeniyle birçok noktada su baskınları meydana geldi. Trabzon Havalimanı'nda bazı araçlar balçık içerisinde kalırken, ekipler bölgede çalışma başlattı.






Ortahisar ilçesine bağlı Yalıncak Mahallesi'nde Nadir Kent Sitesi'nin istinat duvarı sağanak nedeniyle çöktü. Tedbir amacıyla bina boşaltılırken, bölgede çalışma başlatılacağı öğrenildi. Yomra ilçesinde de yağış nedeniyle bazı iş yerlerini su bastı. Sabah saatlerinde dükkanlarını açan esnaf, iş yerlerinde temizlik çalışmalarına başladı. Kent genelinde ekipler tarafından yağışın neden olduğu olumsuzlukların giderilmesi amacıyla temizlik çalışmaları yürütülüyor.









"Her şey bir an da oldu"

Yomra ilçesinde esnaflık yapan Miraç Pulat, "Güzel bir yağmur yağdı. Allah beterinden korusun. Maddi hasarımız var. Sabahın ilk saatlerinden beri buradayız. Her şey bir an da oldu. Kimse bir şey anlamadı" ifadelerini kullandı.








Meteoroloji uyardı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Trabzon, Rize ve Artvin için kuvvetli yağış uyarısında bulundu. Yapılan değerlendirmede, sabah saatlerinde bölgede etkili olması beklenen yağışların yer yer kuvvetli ve çok kuvvetli olabileceği belirtildi.








Yağış miktarının Trabzon, Rize ve Artvin çevrelerinde metrekareye 21 ila 50 kilogram, yer yer ise 51 ila 100 kilogram arasında olması beklenirken, vatandaşların ani sel, su baskını, yıldırım, heyelan ve yağış sırasında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması istendi.

Rize'de Pazar ilçesinde sel suları çekiliyor

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde dün akşam saatlerinden itibaren başlayan şiddetli yağış Rize'nin sahil kesimindeki ilçelerinden etkili oldu. İyidere ilçesi gibi Pazar ilçesi de yağışlardan en fazla nasibini alan yerlerden biri oldu

19.09.2026 11:40:00
İHA
 
Rize'de Pazar ilçesinde sel suları çekiliyor
Rize'de Pazar ilçesinde sel suları çekiliyor
Dün akşam saatlerinde bölgede başlayan şiddetli yağış Trabzon'un ardından Rize'yi de vurdu. Rize'nin İyidere ve Pazar ilçeleri yağışlardan olumsuz etkilendi.






Her iki ilçede de derelerden gelen sel suları denize ulaşamadan ilçe merkezini doldurdu. İlçe merkezleri göle dönerken, çok sayıda iş merkezi sular altında kaldı. 






Pazar ilçe merkezinde sular yavaş yavaş çekilmeye başlarken, suların çekildiği iş yerlerinde ise temizlik çalışmaları başladı. 






Vatandaşların milyonlarca lira zarara uğradığı öğrenilirken, ilçe merkezlerindeki temizlik çalışması ise sürüyor.




















Dünyanın en tehlikeli yolu doğa tutkunlarını ağırlıyor


 
Bayburt'ta alternatif turizm arayanların rotasında yer alan Doğu Karadeniz'deki Soğanlı Dağları, yaylaları, dereleri, gölleri ve dik yamaçlarıyla ziyaretçilerine her mevsim görülmeye değer manzaralar sunuyor.
 

19.09.2026 01:20:00
AA
 
Dünyanın en tehlikeli yolu doğa tutkunlarını ağırlıyor
Dünyanın en tehlikeli yolu doğa tutkunlarını ağırlıyor

Doğa sporlarına elverişli Soğanlı Dağları, yılın belirli dönemlerinde kamp, yürüyüş ve tırmanış tutkunlarını ağırlıyor. 3 bin metre rakımlı Soğanlı Dağları'nın zirveleri, Bayburt, Gümüşhane ve Trabzon başta olmak üzere ülkenin dört bir yanından doğa tutkunları ve dağcıların ilgisini çekiyor. Günübirlik turlarla bölgeye gelen ziyaretçiler, doğa gezisine katılıyor.







Dünyanın en tehlikeli yolu orada

Gümüşhane Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (GÜDAK) ile Gümüşhane İzcilik Doğa ve Spor Kulübü işbirliğinde düzenlenen geziye ülkenin dört bir yanından katılan 75 kişi, son yıllarda Bayburt Valiliğince yürütülen tanıtım çalışmalarıyla kentte ekoturizm kapsamındaki en önemli rotalardan biri haline gelen Soğanlı Dağları'nın eşsiz manzarasında rehberler eşliğinde önce dünyanın en tehlikeli yolu olarak bilinen Derebaşı Virajları'na daha sonra ise Kırklar Mescidi'ne 18 kilometrelik yürüyüş gerçekleştirdi. Zorlu geçen yolculuğun sonunda zirveye ulaşan grup, bölgenin eşsiz güzelliğini fotoğrafladı.
GÜDAK üyesi Fatma Cebeci, önce dünyanın en zorlu virajları arasında gösterilen Derebaşı'nı, daha sonra da kentin en yüksek noktalarından birindeki Kırklar Mescidi'ni görme fırsatı bulduklarını söyledi.







Denizi bile gördüler

Yaklaşık 18 kilometrelik parkur boyunca güzel manzaralarla karşılaştıklarını anlatan Cebeci, son derece etkileyici kareler yakalama imkanı bulduklarını ifade etti. Cebeci, çok güzel yaylaları, dağları fotoğrafladıklarını dile getirerek, "Çok uzaktan denizi görebilme imkanımız oldu. Bu yüzden son derece etkileyici kareler yakalama imkanı bulduk. Bu coğrafya bu anlamda özel bir konumda. Hem Derebaşı Virajları hem de Kırklar Mescidi kesinlikle görülmesi gereken bir yer. O yüzden bütün doğaseverleri Bayburt'a bu güzellikleri görmeye davet ediyoruz" dedi.

Ali Kahraman da çok güzel bir rotada yürüyüş gerçekleştirdiklerini, parkurun çok daha fazla doğasever tarafından keşfedilmesi gerektiğini ifade etti. Doğaseverlerden İrem Yasa ise Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'nun iklimsel olarak ayrıldığı bir coğrafyada çok güzel bir etkinlik yaptıklarını kaydetti.

Yasa, zaman zaman zorlu ve uzun süren yürüyüş boyunca birçok güzellikle karşılaştığını, eylül olmasına rağmen bölgede buzul parçalarını görebilme fırsatı bulduklarını anlattı.
Ceylan Vargün de güzel hava şartlarında keyifli bir etkinlik gerçekleştirdiklerini, bölgenin manzarasına hayran kaldıklarını belirtti.

Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!


 
 
Alzheimer, sadece hastayı değil, yakın çevresini de derinden etkiliyor! Bilimsel verilere göre Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte 10 etkili önlem...
 

19.09.2026 00:10:00 / Güncelleme: 19.09.2026 06:10:44
Murat Çorbacı
 
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!

Son yıllarda yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer (Alzaymer diye okunur) hastalığının görülme sıklığı giderek artıyor. Ülkemizde yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer hastalığıyla mücadele ederken, 2050 yılına kadar bu sayının 2.5 katına çıkması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer'ın ilk belirtileri ortaya çıkmadan yaklaşık 20 yıl önce beyinde değişikliklerin başlayabildiğine dikkat çekerek, "Yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen risklere rağmen, yaşam tarzıyla ilişkili bazı risk faktörlerini kontrol altına almak mümkün. Bu nedenle beyin sağlığını korumaya yönelik önlemlere erken yaşlardan itibaren önem vermek gerekir. Bilimsel veriler, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile Alzheimer riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında, Alzheimer riskini azaltmada 10 etkili önlem ile tanı ve tedavide umut veren gelişmeleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.







Beyin hücreleri zarar görüyor

Beyin hücrelerinin ilerleyici bir şekilde hasar görmesi ve kaybedilmesiyle ortaya çıkan Alzheimer hastalığı sadece hastanın değil, ailesinin ve yakın çevresinin de yaşamını derinden etkiliyor. Sinsice başlayıp ilerleyen hastalıkta ilk belirtiler genellikle yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrar tekrar sorulması veya tanıdık kelimelerin hatırlanamaması şeklinde kendini gösteriyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, ilerleyen evrelerde bireyin planlama becerisinin zayıfladığını, zaman ve mekan algısının bozulduğunu, kişilik değişiklikleri ortaya çıktığını ve sonuçta en temel günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, "Alzheimer hastalığı bireysel olduğu kadar ailevi ve toplumsal bir sağlık sorunudur; hastalığın ilerleyici doğası hastaların giderek bağımsızlığını yitirmesine, bakım verenlerin ise ciddi fiziksel, psikolojik ve ekonomik yüklerle karşılaşmasına neden olmaktadır" dedi.







Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan etkenler!

Alzheimer'in ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce oluşmaya başladığını belirten Prof. Dr. Neşe Tuncer, "Dolayısıyla 70'li yaşlarda bellek yakınması yaşayan bir bireyde süreç aslında 50'li yaşlarda başlamış olabilir. Bu durum, sağlıkla ilgili orta yaşta alınan kararların, yaşlılıkta beyin sağlığını doğrudan belirlediğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan başlıca yaşam alışkanlıkları ve risk faktörlerini şöyle sıraladı: "Düzenli egzersiz yapmamak, kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol ve tedavi edilmeyen hipertansiyon, tedavi edilmeyen işitme kaybı, diyabet ve insülin direnci, obezite, sigara, alkol kullanımı, sosyal izolasyon ve yalnızlık, yetersiz ve kalitesiz uyku, sağlıksız beslenme, işlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenme, depresyon, kafa travması öyküsü, hava kirliliğine maruz kalma."







Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte, 10 etkili önlem!

Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer riskini azaltan 10 etkili önlemi şöyle açıkladı:

Düzenli egzersiz

Düzenli egzersiz, beyin sağlığını korumada önemli bir rol oynamaktadır. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) beynin bellek merkezi olan hipokampusun hacmini artırmakta ve yeni sinir bağlantılarının oluşmasını desteklemektedir. Bilimsel çalışmalar, fiziksel aktivite ve düzenli egzersizin bilişsel gerileme ve Alzheimer riskinin azaltılmasına önemli katkılar sağladığını göstermektedir.







Sağlıklı ve dengeli beslenme

Sağlıklı beslenme kapsamında özellikle Akdeniz tipi beslenme (bol sebze-meyve, zeytinyağı, balık, kuruyemiş, tam tahıllar) beyin ve damar sağlığını desteklemektedir. Haftada en az iki kez balık tüketimi omega-3 yağ asitleri sayesinde beyin hücrelerini korumaktadır. İşlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenmeden uzak durmak gerekir.

Kaliteli ve yeterli uyku

Kaliteli ve yeterli uyku hastalığı önlemede büyük önem taşımaktadır. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beynin gün içinde biriken zararlı proteinleri temizlemesini sağlayan glimfatik sistemin etkin çalışması için zorunludur. Uyku apnesi mutlaka değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.







Beyni aktif tutmak ve yaşam boyu öğrenmek

Bilişsel aktivite kapsamında yaşam boyu öğrenme, okuma, yeni beceriler edinme, dil öğrenme ve enstrüman çalma gibi aktiviteler beynin 'bilişsel rezervini' güçlendirmektedir. Bilimsel çalışmalar, iki dil konuşan bireylerde Alzheimer belirtilerinin 4-5 yıl daha geç ortaya çıktığını göstermiştir.

Sosyal bağları güçlü tutmak

Aile ve arkadaşlarla düzenli iletişim kurmak, sosyal ve toplumsal etkinliklere katılmak, sosyal yaşamın içinde olmak ve gönüllülük çalışmaları beyin sağlığını desteklemektedir. Sosyal izolasyon ve düşük sosyal bağlantı, bilişsel gerileme ve Alzheimer açısından değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle sosyal yaşamdan kopmamak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik bütüncül yaklaşımın önemli bir parçasıdır.







Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini kontrol altında tutmak

Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve yüksek kan şekeri gibi kardiyometabolik risklerin kontrol altında tutulması hem damar hem de beyin sağlığı açısından önem taşımaktadır. Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün düzenli takip edilmesi, ilerleyen yıllarda bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı açısından son derece önemlidir. 

Sağlıklı kiloyu korumak

Fazla kilo ve obezite ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlık açısından önem taşıyan, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sağlıklı kilonun korunması; tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi Alzheimer hastalığı açısından önem taşıyan diğer risk faktörlerinin de kontrolüne katkı sağlamaktadır.

Sigara ve alkolden uzak durmak

Sigara ve alkol kullanımı beyin sağlığını olumsuz etkileyebilen, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sigara ve alkolden uzak durmak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik önemli adımlardandır.

İşitme kaybını ihmal etmemek

İşitme kaybının fark edilmesi halinde gecikmeden değerlendirilmesi ve uygun durumlarda işitme cihazı gibi desteklerin kullanılması riski azaltmak açısından önemlidir.

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti azaltmak

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti mümkün olduğunca azaltmak Alzheimer hastalığı da dahil olmak üzere, ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlığı etkileyebilecek risklerin azaltılmasına yönelik koruyucu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturmaktadır.







Erken tanı ve tedavide yeni dönem!

Alzheimer hastalığında erken tanının, tedavinin başarısı için kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Neşe Tuncer "Erken tanı alanında son yıllarda çığır açan gelişmeler yaşanmıştır. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), Alzheimer hastalığı tanısına yardımcı olan ilk kan testini onaylamıştır. Bu test, kanda beyindeki Alzheimer proteinlerini yüksek doğrulukla tespit edebilmektedir. Erken tanı ve hastalığın biyolojik özelliklerinin daha erken dönemde ortaya konulabilmesi, uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle biyobelirteçler ve hastalık seyrini yavaşlatmaya yönelik yeni tedaviler de, Alzheimer ile mücadelede umut veren gelişmeler arasında yer almaktadır" dedi.

Yalçınlar Suç Örgütü'ne operasyon: 41 şüpheli tutuklandı

Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, Yalçınlar Suç Örgütü'ne yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda, 41'i şüpheli tutuklanırken, 15 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi

18.09.2026 15:00:00
İHA
 
Yalçınlar Suç Örgütü'ne operasyon: 41 şüpheli tutuklandı
Yalçınlar Suç Örgütü'ne operasyon: 41 şüpheli tutuklandı
Adana'da Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, liderliğini Murat Yalçın'ın yaptığı öne sürülen Yalçınlar Suç Örgütü'ne yönelik 250 polis ve 26 jandarma personeliyle operasyon düzenlendi.






Adana KOM Şube Müdürlüğü ve Ceyhan KOM Büro Amirliğince yürütülen çalışmalarda suç örgütü üyelerinin kasten öldürme, 6136 Sayılı Kanun'a muhalefet, kasten yaralama, mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve tehdit olaylarına karıştıkları tespit edildi. Soruşturma kapsamında örgüt lideri, yöneticileri ve üyelerinin bağlantılı olduğu 24 ayrı olay belirlendi.








Operasyon kapsamında 67 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Şüphelilerden 41'i tutuklanırken, 15 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. 6 şüpheli serbest bırakıldı.








Firari durumdaki 5 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.













Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü

Kontrolden çıkan kamyonetin yol kenarındaki ağaçlara çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Hayatını kaybeden yaşlı adamın hastaneden taburcu edildikten sonra evine dönüş yolunda kazanın yaşandığı öğrenildi

17.09.2026 19:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü
Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü
Antalya'nın Akseki ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin yol kenarındaki ağaçlara çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Hayatını kaybeden yaşlı adamın rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildikten sonra evine dönüş yolunda kazanın yaşandığı öğrenildi.






Kaza, saat 15.30 sıralarında Antalya'nın Akseki ilçesi Murtiçi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Manavgat yönünden Akseki istikametine seyir halinde bulunan Yılmaz D. (79) idaresindeki 07 B 0078 plakalı kamyonet, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıktı. Kamyonet, yolun altında bulunan ağaçlara çarparak durabildi. Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi.







Yaralılar itfaiye ekiplerince araçtan çıkarıldı

Kaza yerine ambulansların yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediyesi Akseki İtfaiye ekipleri, Akseki Bölge Trafik ekipleri ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kamyonette bulunan Ercan Demir'in (71) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada yaralanan ve araç içinde sıkışan sürücü Yılmaz D. ile Hediye D. (70) ve Hüseyin Ö. (64), itfaiye ekiplerinin aracın kapı ve koltuğu çıkartmasının ardından bulundukları yerden çıkarıldı.







Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralı sürücü Yılmaz D. ambulansla Akseki Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Diğer yaralılar Hediye D. ve Hüseyin D. ise Manavgat Devlet Hastanesi'ne sevk edilerek tedavi altına alındı.







Taburcu olduktan sonra kazada hayatını kaybetti

Öte yandan Ercan Demir'in, rahatsızlığı nedeniyle Manavgat Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğü, bugün taburcu edilmesinin ardından eşi ile akrabaları tarafından hastaneden alınarak Akseki'nin Salihler Mahallesi'ne götürülmek üzere yola çıktıkları sırada kazanın meydana geldiği belirtildi.







Kazanın ardından Akseki Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Savcının kaza yerindeki ilk incelemesinin ardından hayatını kaybeden Ercan Demir'in cenazesi, Akseki Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.







Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı

Manisa'da polis ekiplerince sokak satıcılarına yönelik özel harekat destekli düzenlenen eş zamanlı uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 23 şüpheliden 20'si tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.09.2026 07:00:00
İHA
 
Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı
Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı
Manisa Valiliği koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri zehir tacirlerine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" yapan şahıslara yönelik yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, farklı tarihlerde uyuşturucu satışı yaptığı delillendirilen 23 şüpheli tespit edildi.








Manisa, Akhisar ve Soma Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda harekete geçen ekipler, Manisa il merkezi, Akhisar ve Soma ilçelerinde şafak vakti eş zamanlı operasyon düğmesine bastı. Özel harekat polislerinin de destek verdiği baskınlarda "torbacı" tabir edilen 23 sokak satıcısı kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.








Şüphelilerin ikamet ve üst aramalarında yapılan incelemelerde; bin 989 adet sentetik ecza hap, 9 adet ecstasy hap, 6,4 gram metamfetamin, 5,24 gram esrar, 3,53 gram sentetik kannabinoid ile 2 adet ruhsatsız silah ve bu silahlara ait 28 adet fişek ele geçirildi.

 







Emniyetteki sorgularının ardından "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçlamasıyla adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 20'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bursa'nın içme suyunu besleyen derede korkutan manzara

Bursa'nın içme suyunu sağlayan Çınarcık Barajı'na giden Kocasu deresinde yaşanan binlerce balık ölümü dere havzasında kurulu mahalle sakinlerini korkuttu. Bölgede inceleme başlatılırken, Orhaneli ilçesine bağlı Karıncalı Mahallesi Muhtarı Mehmet Çakır, "Bursa halkının su içtiği baraja bu dereden su gidiyor. İnsanların zarar görmemesi için bunun acilen araştırılmasını istiyorum" dedi

16.09.2026 13:54:00 / Güncelleme: 16.09.2026 13:57:09
İHA
 
Bursa'nın içme suyunu besleyen derede korkutan manzara
Bursa'nın içme suyunu besleyen derede korkutan manzara
Çınarcık Barajı'na giden Kocasu deresinde çok sayıda sazan ve yayın balığı ölü olarak kenarı vurdu. Durumu fark eden Karıncalı Mahallesi Muhtarı Mehmet Çakır, yetkililere ihbarda bulundu. Bölgede inceleme yapıp ölü balıkların görüntülerini kaydeden Çakır, durumu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ile Bursa Büyükşehir Belediyesi ekiplerine bildirdi.






Sudan numune alındı

İhbarın ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin bölgeye gelerek inceleme yaptığı ve balıkların bulunduğu alandan ve suyun geldiği bölgeden numune aldığı öğrenildi. Çınarçık Barajını besleyen Kocasu deresine zehrin nereden geldiğini herkesin merak ettiğini belirten Muhtar Mehmet Çakır, "Bursa halkı bu barajdan su içiyor. İnsanların zarar görmemesi için bunun acilen araştırılmasını istiyorum. Bir çok yayın ve sazan balıkları ölmüş vaziyette kenara vurmuş. Doğaya yazık günahtır. Balıkların olduğu yerdeki su çok kirli. Tavşanlı tarafından yani suyun geldiği bölgede ise su billur gibi, çok temiz görünüyordu. Ben gereğini yetkililere bildirdim. Burada canlılar var, bu balıklar neden ölüyor, bunun nedeninin ortaya çıkmasını istiyorum" dedi.








Derede balık tutan bir vatandaş ise, "Her hafta sonu buraya geliyorum. Buradan tuttuğumuz balıkları yiyoruz. Bu balık ölümlerinin sebebi araştırılsın. Bunların ölümleri normal değil" diye konuştu.

Bölgede alınan numunelerin incelemeye gönderileceği öğrenilirken, balık ölümlerinin nedeninin yapılacak analizlerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.