logo
11 MAYIS 2026

Yoksulun enflasyonu çift haneli

08.01.2007 00:00:00
Türkiye ortalaması için yüzde 9.65 olarak açıklanan yıllık enflasyon, toplumun en yoksul yüzde 20'lik kesimine yüzde 10.61 olarak yansıdı DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Dairesi, gelir ve harcama gruplarına göre yıllık enflasyon oranlarını araştırdı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), madde fiyatları ve 2004 yılı Hane Halkı Tüketim Anketi sonuçları üzerinden yapılan araştırmaya göre, 2006 yılı enflasyonu en yoksul yüzde 20'lik kesim için yüzde 10.61'i bulurken, en zengin dilim için yüzde 10 olarak gerçekleşti.Aralık ayında en yoksul yüzde 20'lik kesim için enflasyon yüzde 0.37 olarak gerçekleşirken, kira, ekmek, ısınma ve ulaşım fiyatları üzerinden oluşturulan zorunlu harcama indeksi yüzde 1.36 olarak belirlendi. Dar gelirlilerin kullandığı ulaşım araçlarındaki fiyat artışı, vapur bilet fiyatlarındaki yüzde 6.98 ve dolmuş ücretlerindeki yüzde 3.92'lik artışın etkisiyle 1.81 olurken, kömür fiyatlarındaki yüzde 3.19'luk artış ısınma giderlerini yükseltti. Kiralardaki artış yüzde 1.43'ü bulurken, Aralık ayındaki yüzde 3.16'lık artış süt fiyatlarındaki yıllık artışı yüzde 10.14'e taşıdı. Araştırmada, yıl içinde yapılan zamlarla sütün, asgari ücretliye yapılan zammı geçen ürünler arasına girdiği belirtildi. Araştırmaya göre, enflasyon, 2006 yılında en yoksul yüzde 20'lik kesimden en zengin yüzde 20'lik kesime sırasıyla, yüzde 10.61, 10.47, 10.3, 10.21, 10 oranında arttı. Aralık ayı enflasyonu bir önceki aya göre ise sırasıyla yüzde 0.37, 0.34, 0.32, 0.29, 0.26 olarak gerçekleşti. Toplu taşıma, kira, ısınma ve ekmek üzerinden oluşturulan zorunlu harcama indeksi ise, bu verilerin eşit ağırlıklandırılması ile yüzde 16.4 olarak belirlendi.'TÜİK'in tespitleri çelişkili'Birleşik Metal-İş Yönetim Kurulu araştırma sonuçlarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, TÜİK tarafından açıklanan enflasyonun, aynı kurum tarafından açıklanan madde fiyatları ile ciddi çelişkiler taşıdığını savunuldu.

Akbelen direnişçisi 42 gün sonra tahliye edildi

Akbelen Ormanı’nı korumak için 31 Mart’tan beri tutuklu bulunan 25 yaşındaki yaşam savunucusu Esra Işık, Danıştay’ın acele kamulaştırma kararına ilişkin yürütmeyi durdurma hükmü sonrası 42 günün ardından bugün tahliye edildi 

11.05.2026 15:05:00
Haber Merkezi
Akbelen direnişçisi 42 gün sonra tahliye edildi
Akbelen direnişçisi 42 gün sonra tahliye edildi
Muğla'nın Milas ilçesine bağlı İkizköy'de Akbelen Ormanı ve tarım arazilerini korumak için verdiği mücadeleyle tanınan 25 yaşındaki yaşam savunucusu Esra Işık, bugün tahliye edildi.

31 Mart 2026'da acele kamulaştırma sürecine karşı düzenlenen protestolar sırasında gözaltına alınan ve "görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla tutuklanan Işık, yaklaşık 42 gündür Şakran Cezaevi'nde tutuluyordu. 28 Nisan'da Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmada tahliye talebi reddedilmiş, dava 1 Haziran'a ertelenmişti.

Danıştay'ın acele kamulaştırma kararına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı vermesinin ardından avukatları, tutukluluk incelemesinin duruşmalı yapılmasını ve Işık'ın derhal tahliyesini talep etmişti. Bu gelişme üzerine bugün tahliye kararı çıktı.

Ailenin açıklaması

Tahliye haberi üzerine Akbelen direnişçileri ve köylüler sevinç gösterisi yaparken, Işık'ın annesi İkizköy Muhtarı Nejla Işık daha önce yaptığı açıklamada "Ne evladımızdan vazgeçeceğiz ne de toprağımızdan. Dimdik ayaktayız" demişti.

Sosyal medyada ve direniş çevrelerinde "Geç de olsa adalet" ve "Esra özgür" paylaşımları yoğunluk kazandı. Birçok kullanıcı, Işık'ın 42 gün boyunca "boşuna" cezaevinde tutulduğunu belirtti.

Esra Işık'ın tahliyesiyle Akbelen direnişi yeni bir ivme kazanırken, 1 Haziran'daki duruşmada dava süreci devam edecek. Köylüler ve yaşam savunucuları, orman ve zeytinliklerin korunması için mücadeleye devam edeceklerini vurguluyor.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı 'casusluk' davasının ilk duruşması başladı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı 'casusluk' davasının ilk duruşması başladı: Hüseyin Gün savunma yaptı

11.05.2026 14:50:00
Haber Merkezi
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı 'casusluk' davasının ilk duruşması başladı
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı 'casusluk' davasının ilk duruşması başladı
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında "casusluk" suçundan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın görülmesine başlandı.
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile 3 sanığın yargılandığı "casusluk" davasında, tutuklu sanık Hüseyin Gün'ün savunması alındı.
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmada, tutuklu sanık Gün savunmasını yaptı.
Gün: Kendimden eminim
Gün, gözaltına alındığında cep telefonu ile dizüstü bilgisayarına emniyet güçlerince el konulduğunu, bunların şifrelerini kendi isteğiyle emniyet güçlerine verdiğini, kendisinden emin olduğunu söyledi.

'Asla casusluk yapmadım'
Tarafına yöneltilen iddiaların tamamen mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu savunan Gün, "Ülkem aleyhine asla casusluk yapmadım ve şunu da önemle söylemek isterim: Kimseye de casusluk iftirası atmadım. Casus olmayan biri başka hiç kimseye casus iftirası atamaz. Tarafıma yöneltilen casusluk suçlaması, uyuşturucu ve yasa dışı bahis müptelası olan muhbir Ümit Deniz Alaçam'ın öz annesinin sürekli olarak kendisine rol model ve ağabey olarak beni göstermesinden kaynaklanan, geçmişe dayalı husumet ve kıskançlıkla ileri sürdüğü asılsız iftiradan ibarettir." diye konuştu.
Sanık Gün, uzun yıllardır dünyanın değişik bölgelerinde farklı iş alanlarında yatırım yapan biri olduğunu anlatarak, "Bilhassa 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Türkiye Cumhuriyeti devleti adına yurt dışında üstlenmiş olduğum önemli görev ve sorumluluklar göz önünde bulundurulduğunda, iddianamede isimlerine atıfta bulunulan yabancı devlet adamları, siyasiler, bürokratlar, emekli asker ve istihbarat mensuplarıyla görüşmemde hayatın olağan akışına aykırı herhangi bir durumun bulunmadığını kolaylıkla tespit edebilirsiniz." ifadelerini kullandı.

'Kara Hücre' başlıklı raporları da bizzat ben hazırladım
İddianame eklerinde yer alan yazışmalara atıfta bulunan Gün, şöyle devam etti:
"15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından FETÖ'yle mücadele için devletim adına yurt dışında aktif biçimde görev yaptığım ve bu kapsamda bilhassa Avrupa ile Amerika'da firari durumda bulunan önde gelen FETÖ mensuplarının açık kimlikleri, adresleri, ilişki ağları ve mal varlıklarının tespit edilerek ülkemize iadesi için yoğun destek verdiğim kolaylıkla görülebilmektedir. Bunun yanı sıra, iddianamede tarafıma yöneltilen suçlamaya dayanak olarak gösterilen, yurt dışında FETÖ'ye karşı yürütülen mücadele kapsamında hazırlanan ve işin trajikomik tarafı da burada olan, devlet sırrı niteliğinde olduğu bizzat iddia makamınca belirtilen 'Black Cell', Türkçesiyle 'Kara Hücre' başlıklı raporları da bizzat ben hazırladım."
Tutuklu sanık Hüseyin Gün, "Yalnızca vatanıma hizmet etmek amacıyla, şerefli Türk subaylarına kumpas kuran, Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde rol alan, ardından 250'nin üzerinde masum Türk vatandaşını şehit eden hain FETÖ'ye karşı yürütülen mücadele kapsamında hazırladığım bu dokümanların bugün huzurunuzda tarafıma yöneltilen asılsız casusluk suçlamasının sözde delili olarak gösterilmesi son derece haksız ve mesnetsizdir." savunmasını yaptı.

'Ekrem İmamoğlu'nu hayatımda bir defa gördüm'
Merdan Yanardağ ve Necati Özkan'ı manevi annesi Seher Alaçam'ın vasıtasıyla tanıdığını, Ekrem İmamoğlu'nu ise İBB Başkanı olarak seçildikten yaklaşık 1,5 ay sonra manevi annesinin yönlendirmesiyle Saraçhane'deki binaya yaptıkları nezaket ziyareti sırasında hayatında sadece bir defa gördüğünü kaydeden Gün, iletişim kayıtlarına bakıldığında da İmamoğlu'yla bu tarihin öncesi ve sonrasında herhangi bir irtibatının bulunmadığının açıkça görüldüğünü savundu.
Gün, "İddianamede her ne kadar suç tarihi olarak 2019-2025 yılları gösterilmiş olsa da, benim ne Ekrem İmamoğlu ne de Necati Özkan'la 2019 yılında gerçekleşen sınırlı iletişimin dışında herhangi bir irtibatımın bulunmadığı tüm açıklığıyla gözler önüne serilmektedir." diye konuştu.

'İnternette herkesin ulaşabileceği bilgiler casusluk olarak nitelendirildi'
Manevi annesinin ricası üzerinde yurt dışında ortağı olduğu "PQ" isimli şirketin teknik elemanlarına, açık kaynak verilerine dayalı ücretsiz bir sosyal medya analizi yaptırdığını anlatan Gün, "İnternette herkesin rahatlıkla ulaşabileceği açık kaynak erişimlerine dayalı olarak yapılan bir sosyal medya analizinin iddianamede siyasi casusluk olarak nitelendirilmesi inandırıcılıktan ve hakikatten son derece uzak." iddiasında bulundu.

'Sosyal medya analizi yapmak için İBB verilerinin kopyalanmasına ihtiyaç yoktur'
"Hiçbir şekilde İBB veri tabanını kopyalamadım. Çalışanlarıma Amerika'da böyle bir talimat vermedim, sisteme izinsiz müdahalede bulunmadım." diyen Gül, şunları anlattı:
"Vatandaşların telefonlarına ya da sosyal medya yazılımlarına KVKK ilkelerine aykırı izinsiz erişim sağlamadım. Dark web kapalı kaynak değil. Sosyal medya analizi yaptırmak için hacklemenize gerek yok, zaten açık. Sosyal medya analizi yapmak için İBB verilerinin kopyalanmasına ihtiyaç yoktur. Çünkü sosyal medya analizinde kullanılan tüm veriler zaten herkesin ulaşabileceği açık kaynaklarda mevcuttur. Bu veriler, gizli verileri alarak yurt dışındaki 'PQ' isimli şirkette ortağım, eski istihbarat elemanı Aaron Barr'a ileterek sosyal medya analizi yaptırmak suretiyle siyasi casus suçunu işlediğim iddiasının ne kadar mesnetsiz olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koyuyor."
Hüseyin Gün, işlemediği bir suç yüzünden 10 ayı aşkın süredir tutuklu bulunduğunu belirterek, yaklaşık 2 saat süren savunmasının sonunda tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Daha sonra mahkeme başkanı, 5 günlük bir duruşma takvimi oluşturduklarını, duruşmaları her gün saat 18.00 gibi bitirmeyi planladıklarını söyledi.

Hüseyin Gün'e çapraz sorgu
Sanık Gün, yaptırdığı sosyal medya analizinin içeriğinin sorulması üzerine, 10-12 günlük bir açık kaynak analizi yaptırdığını, bunlarla ilgili seçim manipülasyonu gibi sözler kullanılmasının seçmene haksızlık olacağını savundu.
Ekrem İmamoğlu'yla belediyenin Saraçhane'deki binasında yaptıkları görüşmeleri sorulan Gün, manevi annesiyle görüşmeye gittiğini ve o günün manevi annesinin en mutlu günü olduğunu gözlerinde gördüğünü kaydetti.
Gün, Necati Özkan'ın, "'İstanbul Senin' ve 'İBB Hanem' uygulamaları hakkında bilginiz var mı?" şeklindeki sorusuna karşılık herhangi bir bilgisi olmadığını ifade etti.
Özkan'ın, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasına ilişkin yönelttiği "Siz, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada örgüt yöneticim olarak görünüyorsunuz. Bana herhangi bir talimat verdiniz mi?" sorusunu Gün, "Susma hakkımı kullanayım." şeklinde cevapladı.
Sorgunun tamamlanmasının ardından sanık Gün'ün avukatının beyanı dinlendi.
Öğle arası verilen duruşmaya İmamoğlu'nun savunmasının alınmasıyla devam edilecek.

Jandarmadan ailelere "dijital ayak izi" uyarısı

Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Eğitim ve Tanıtım Şube Müdürü Üsteğmen Ceren Sancak, "Çocuğumuz daha adını söyleyemezken bizler, onun adına bir dijital geçmiş oluşturuyoruz" dedi

11.05.2026 13:41:00
AA
Jandarmadan ailelere "dijital ayak izi" uyarısı
Jandarmadan ailelere "dijital ayak izi" uyarısı
Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Eğitim ve Tanıtım Şube Müdürü Üsteğmen Ceren Sancak, "Çocuğumuz daha adını söyleyemezken bizler, onun adına bir dijital geçmiş oluşturuyoruz" dedi.

Sancak, AA muhabirine dijital ortamlarda güvenlik ve öz denetimin bilinçlenmeyle başladığını söyledi.

Suçun önlenmesi kapsamında en çok önem verdikleri alanların bilinçlendirme ve farkındalık faaliyetleri olduğunu ifade eden Sancak, 2025'te 1 milyon 142 bin 274 vatandaşa ve 19 bin 360 personele yüz yüze ulaştıklarını dile getirdi.

Sancak, yüz yüze etkileşimlerin yanı sıra resmi sosyal medya hesabından da kamu spotları ve farkındalık materyallerini yayımladıklarını belirterek, "Vatandaşlarımız, sosyal medyada rastladıkları, yüksek kazanç vaadiyle hazırlanmış sponsorlu yatırım reklamlarına itibar etmemeli, bu tür reklamlara yönelik anket ve formları doldurmamalıdır" diye konuştu.

Vatandaşların, tanımadıkları kişiler tarafından gönderilen bağlantıları telefonlarına yüklememeleri gerektiğine dikkati çeken Sancak, bu tür durumlarda "ihbarweb.org.tr" ve "usom.gov.tr/ihbar" adreslerine ihbarda bulunmaları halinde gerekli önlemlerin alınarak mağduriyetlerin önüne geçilebildiğini anlattı.

Sancak, telefonlara yüklenen uygulamaların erişim izni istedikleri ayarlara dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Fener uygulaması yüklüyoruz ama sizden mikrofona erişim izni istiyor, buna gerçekten erişmesi gerekiyor mu? Bu şekilde karar vermemiz gerekiyor." dedi.

"Çocukları dijital dünyada yalnız bırakmamalıyız"
Üsteğmen Ceren Sancak, çocukların dijital dünyanın içinde doğduklarını, onları korumanın yolunun bilinçlendirmekten geçtiğini vurguladı.

Ailelerin çocuklarına internet ortamında tanımadıkları kişilerle konuşmamaları, her bağlantıya tıklamamaları gerektiğini öğretmeleri tavsiyesinde bulunan Sancak, "Ayrıca ebeveyn denetimi araçları ve güvenli internet ayarlarını kullanmak ve ekran sürelerini kısıtlamak da önemli adımlardan. Çocuğumuzun dijitalde yaşadıklarını konuşabileceği güvenli bir aile ortamı oluşturmalıyız. Bizler, ebeveyn olarak çocuklarımızı nasıl ki belli bir yaşa gelene kadar dışarıya yalnız göndermiyorsak dijital dünyada da yalnız bırakmamalıyız." ifadelerini kullandı.

Sancak, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda yaşanan olayların ilk bakışta münferit güvenlik sorunları şeklinde değerlendirilebilecek nitelikte olsalar da arka planlarında dijital platformlarda maruz kalınan içeriklerin bulunduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bu platformlarda şiddetin normalleştirilmesi, akran zorbalığının çevrim içi platformlara taşınması ve bu içeriklere maruz kalan çocukların psikolojilerinin olumsuz şekilde etkilenmesi gibi daha derin ve yapısal sorun alanlarının bulunduğunu söyleyebiliriz. Özellikle sosyal medya, video paylaşım platformları ve çevrim içi oyunlar aracılığıyla yayılan şiddet içerikleri, çocukların algı dünyasını doğrudan etkiliyor. Dijital mecralarda karşılaşılan siber zorbalık, dışlanma ve manipülasyon gibi unsurlar, çocukların psikolojik dayanıklılığını zayıflatıyor ve bazı durumlarda saldırgan davranışlara zemin hazırlanmasına neden oluyor. Bu yönüyle dijital riskler çevrim içi alanla sınırlı kalmamakta, fiziksel dünyada da somut ve ciddi sonuçlar doğurabilmektedir."

"Bazen risk, bağıran çocukta değil tamamen sessizleşen çocukta görülür"
Ebeveyn ve eğitimcilerin dijital dünyaya ilişkin bilgi ve farkındalık düzeylerinin sınırlı olduğu değerlendirmesinde bulunan Sancak, "Bu durum, çocukların maruz kaldığı risklerin zamanında tespit edilmesini ve gerekli önleyici mekanizmaların devreye alınmasını zorlaştırmaktadır. Aile tarafından çocukların dijital platformlarda karşılaştığı içeriklerin denetlenmemesi ve algoritmaların kullanıcıyı benzer içeriklere yönlendirme eğilimi, çocukların zararlı içerik döngüsüne daha kolay sürüklenmesine neden oluyor." diye konuştu.

Sancak, çocuklarda şiddet eğiliminin bir anda ortaya çıkmadığını, öncesinde çeşitli sinyaller verdiğini, ailelerin bunları "ergenlik dönemi", "geçici öfke" ya da "Çocuk işte" diyerek göz ardı ettiklerini söyledi.

Ceren Sancak, çocuktaki empati kaybının şiddet eğilimi için önemli bir işaret olduğunu belirterek, şu uyarılarda bulundu:

"Başkasının acısına gülmek, zarar vermeyi normal görmek ya da sürekli aşağılayıcı bir dil kullanmak, dikkat edilmesi gereken davranış çeşidi. Bazen risk, bağıran çocukta değil tamamen sessizleşen çocukta görülür. İçine kapanma, yoğun yalnızlık hissi, herkesi kendine karşı görme, sürekli intikam söylemleri kullanma da dikkatle takip edilmelidir. Burada önemli olan tek bir davranış değil bu davranışların süreklilik göstermesi ve çocuğun duygu dünyasını değiştirmeye başlamasıdır. Birçok çocuk aslında önce yardım çağrısı verir, biz yetişkinlerin görevi de o çağrıyı olayı büyümeden fark edebilmek."

Siber zorbalık, çevrim içi istismar ve yasa dışı içeriklere erişim gibi risklerde kolluk kuvvetlerinin rolünün kritik hale geldiğini vurgulayan Sancak, tehditlerin artık sokakta değil çocukların odasında ve telefonlarda olduğu uyarısında bulundu.

Ceren Sancak, bu kapsamda siber zorbalık ve dijital mahremiyet tehditleriyle karşılaştıklarını ifade ederek, "Dijital dünya bize büyük fırsatlar sunuyor ama aynı zamanda görünmeyen riskleri de beraberinde getiriyor. Bugün birçok kişi, farkında olmadan kişisel verilerini dijital ortamlarda paylaşıyor. Çocuğumuz daha adını söyleyemezken bizler, onun adına bir dijital geçmiş oluşturuyoruz. Bu durum sadece anlık bir risk değil geleceği etkileyebilecek ciddi bir güvenlik zafiyetidir. Çocuk fotoğrafları karanlık ağlarda en değerli içerikler arasında yer alıyor." dedi.

Kolluk kuvvetleri olarak bu konudaki mücadelelerinin kararlılıkla sürdürüldüğünün altını çizen Sancak, vatandaşlara Jandarma Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının, "Oyuna gelmeyelim, tuzağa düşmeyelim, hedef ve dijital dünyanın esiri olmayalım." kamu spotu mesajını iletti.

Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı

Elazığ'ın Keban ilçesinde bulunan Keban Barajı'nın 6 tahliye kapağı 7 yıl aradan sonra açıldı

11.05.2026 13:00:00
AA
Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı
Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı
Fırat Nehri üzerinde 9 Eylül 1974'te işletmeye alınan Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES), elektrik enerjisi üretiminin yanı sıra su ürünlerinin yetiştirilmesine ve tarımsal sulamaya da katkı sunuyor.

Toplam 8 ünitesi ile 1330 megavat kurulu güce sahip Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nde (HES) bölgede etkili olan yoğun yağışlar ve kar erimeleri nedeniyle rezervuarlarda yüksek debili su girişi yaşandı.

Su kotunun maksimum seviyeye yaklaşması nedeniyle olası bir taşkın riskine karşın barajın 6 tahliye kapağı açıldı.

İlk olarak 1993'te, ardından 2004 ve 2019 yıllarında bol yağışlar nedeniyle baraj kapakları açılmıştı. 7 yıl sonra 4. kez tahliye kapakları açılarak saniyede 361 metreküp su çıkışı sağlanıyor.

Baraj kapaklarının açılmasıyla oluşan su akışını izlemek için bölgeye gelen ilgililer ve vatandaşlar o anları cep telefonu kamerasıyla görüntüledi.

Vatandaşlardan Özcan Karadere, gazetecilere, Gaziantep'ten memleketi Giresun'a giderken Keban ilçesinden geçtiklerini, baraj kapaklarının açılacağını duyduğu için bölgede mola verdiğini söyledi.

Kurak geçen yıllardan sonra bu yıl bereketli yağışlarla barajların dolmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Karadere, "Yağışlardan dolayı kapakları açma kararı almışlar. Biz de bekledik. Bizim için güzel bir an oldu. Kapaklar açıldı, suyun akışını izledik. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz." dedi.

Ercan Tuncel de Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nin ülkenin gurur kaynağı olduğunu, 7 yıl aradan sonra su kotunun maksimum seviyeye ulaşmasından dolayı mutlu olduklarını belirtti.

Kapakların açılışını, DSİ 9. Bölge Müdürü Ömer Açıkgöz, Keban Belediye Başkan Vekili Abdullah Demir, Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali İşletme Müdürü Bekir Kaya ve bazı kurumların yetkilileri de izledi.

Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.'ye yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 23 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

11.05.2026 09:11:00
İHA
Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi
Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi
İBB'ye yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatılmıştı. Yapılan araştırmalarda, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırıldığı tespit edilmişti.

Başsavcılık koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüphelilerin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, 29 şahıs gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu tespit edilen 1 şüpheli için ise yakalama kararı çıkarılmıştı.

Şüphelilerden 7'si serbest bırakılmıştı. Diğer 23 şüpheli ise emniyetteki işlemlerinin ardından Bayrampaşa Devlet Hastanesi'nde götürüldü.

Sağlık kontrolünün geçirilen şüpheliler Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi.

THY uçağındaki yolcular iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi

Türk Hava Yollarının (THY) İstanbul-Katmandu seferini yapan tarifeli uçağındaki yolcular, uçağın Tribhuvan Uluslararası Havalimanı'na normal inişinin ardından iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi

11.05.2026 09:06:00
AA
THY uçağındaki yolcular iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi
THY uçağındaki yolcular iniş takımlarında görülen duman nedeniyle tahliye edildi

THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan konuya ilişkin açıklama yaptı.

Üstün, "TK 726 sefer sayılı İstanbul-Katmandu uçuşunu gerçekleştiren TC-JNP tescilli Airbus A330 tipi uçağımızın piste normal iniş yapmasının ardından, taksi yolunda iniş takımlarında duman görülmesi üzerine kule ekiplerinin talimatı doğrultusunda tedbiren slide açılarak yolcu tahliyesi gerçekleştirilmiştir. Tahliye süreci başarıyla tamamlanmış olup herhangi bir yaralanma yaşanmamıştır." ifadelerini kullandı.

Dönüş uçuşu için ilave sefer planlandığını belirten Üstün, şunları kaydetti:

"Uçağımızın teknik incelemeleri yetkili ekiplerimizce başlatılmıştır. İlk incelemelerde dumanın hidrolik borusunda meydana gelen teknik bir arızadan kaynaklandığı değerlendirilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." 

İYİ Partili Uğur Poyraz'dan Mansur Yavaş'a yeşil ışık

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanı Adayı olmasına sıcak olduğunu belirterek, "Partim Mansur beyin Cumhurbaşkanı adaylığını destekleme yönünde bir karar alırsa bu Türkiye'nin lehine olur" dedi

10.05.2026 19:52:00
Haber Merkezi
İYİ Partili Uğur Poyraz'dan Mansur Yavaş'a yeşil ışık
İYİ Partili Uğur Poyraz'dan Mansur Yavaş'a yeşil ışık
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanı Adayı olmasına sıcak olduğunu belirterek, "Partim Mansur beyin Cumhurbaşkanı adaylığını destekleme yönünde bir karar alırsa bu Türkiye'nin lehine olur" dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, katıldığı bir programda sorularını yanıtladı. "Mansur Yavaş sizin cumhurbaşkanı adayınız olabilir mi" sorusuna, "Sayın Mansur Yavaş'a abi derim. Mansur Beyle bireysel ve hukuksal hukukumuz paralellik arz eder. Partim Mansur beyin Cumhurbaşkanı adaylığını destekleme yönünde bir karar alırsa bu Türkiye'nin lehine olur" diye yanıt verdi.

İstanbul'da güneşi gören sahile koştu

İstanbul'da etkili olan güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, kentin gözde sahil noktalarından biri olan Emirgan'da yoğunluk oluşturdu. Hava sıcaklığının 20 dereceyi aşmasıyla birlikte hafta sonunu dışarıda değerlendirmek isteyen İstanbullular, Boğaz manzarası eşliğinde sahile adeta akın etti

10.05.2026 15:40:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da güneşi gören sahile koştu
İstanbul'da güneşi gören sahile koştu
İstanbul'da etkili olan güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, kentin gözde sahil noktalarından biri olan Emirgan'da yoğunluk oluşturdu. Hava sıcaklığının 20 dereceyi aşmasıyla birlikte hafta sonunu dışarıda değerlendirmek isteyen İstanbullular, Boğaz manzarası eşliğinde sahile adeta akın etti.
Sabahın erken saatlerinden itibaren Emirgan sahiline gelen vatandaşlardan kimileri balık tutarken, kimileri yürüyüş yapmayı tercih etti. Sahil hattında yoğunluk yaşanırken, aileler ise ağaç gölgelerinde piknik yaptı. Öte yandan sıcak havanın tadını çıkarmak isteyen çok sayıda vatandaş, Boğaz manzarasına karşı vakit geçirip bol bol fotoğraf çektirdi. Sahilde oluşan yoğunluk havadan da görüntülendi.
Ailesi ile birlikte sahile yürüyüşe gelen Taşın Özdemir, "Havalar güzel, biz de değerlendirmek için ailecek Emirgan sahile geldik. Geziyoruz, dolaşıyoruz. Havaların daha da ısınmasını bekliyoruz" dedi.
"Havayı güzel bulduk, kendimizi sahile attık"
Güzel hava nedeniyle sahile balık tutmaya geldiğini belirten Sinan Kaya, "Havayı güzel bulduk, kendimizi sahile attık. Uzun zamandır boğazda balık yoktu. Balık tutmaya geldik. Havaların güzelleşmesiyle birlikte balık bollaşmaya başladı. Balık tutuyoruz, piknik yapıyoruz. Havayı güzel bulan insanlar kendilerini sahile atmışlar" diye konuştu.İHA

Yüzlerce kişi Sumud filosuna destek için pedal çevirdi

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na destek vermek üzere düzenlenen bisiklet turunda dayanışma mesajı verildi

10.05.2026 15:25:00
İhlas Haber Ajansı
Yüzlerce kişi Sumud filosuna destek için pedal çevirdi
Yüzlerce kişi Sumud filosuna destek için pedal çevirdi
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na destek vermek üzere düzenlenen bisiklet turunda dayanışma mesajı verildi.
Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Filistin'e Destek Platformu, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na destek vermek üzere bisiklet turu düzenledi. Etkinlikte yüzlerce katılımcı dayanışma ve insanlık adına pedal çevirdi. Sepetçiler Kasrı'ndan başlayan 20 kilometrelik tur; Karaköy, Beşiktaş, Unkapanı, Balat ve Eyüpsultan güzergâhının ardından yeniden Sepetçiler Kasrı'nda sona erdi.
Toplumsal duyarlılığı güçlendirmeyi amaçlayan etkinlikte, Gazze'de yaşanan insani krize dikkat çekilirken uluslararası dayanışmanın önemine vurgu yapıldı. Türk ve Filistin bayraklarıyla donatılan bisikletler, tur boyunca dayanışmanın ve kardeşliğin sembolü oldu. Katılımcıların yoğun ilgisi ve coşkulu atmosferiyle gerçekleşen etkinlikte, ablukanın sona ermesi ve insani yardımların kesintisiz şekilde Gazze'ye ulaştırılması çağrısı yapıldı.İHA

659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Gürbulak, Kapıkule, Kapıköy, İpsala Gümrük Kapıları ve İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda, toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

10.05.2026 10:41:00
İhlas Haber Ajansı
659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Gürbulak, Kapıkule, Kapıköy, İpsala Gümrük Kapıları ve İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda, toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde; son bir hafta içerisinde gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda uyuşturucu kaçakçılığına ağır darbe vuruldu.



Gerçekleştirilen operasyonlarda; Gürbulak Gümrük Kapısı'nda 286 kilogram metamfetamin, İstanbul Havalimanı'nda 173 kilogram esrar, Kapıkule Gümrük Kapısı'nda 153 kilogram esrar, Kapıköy Gümrük Kapısı'nda 25 kilogram esrar, İpsala Gümrük Kapısı'nda 22 kilogram esrar olmak olmak üzere toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddeler imha edildi.



Konuya ilişkin bakanlıktan yapılan açıklamada, Gümrükler Muhafaza ekiplerinin gelişmiş risk analiz sistemleri, teknik kontrol altyapısı ve sahadaki etkin operasyon kabiliyetiyle tüm kara, hava ve sınır kapılarında kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğü ifade edildi.

Öte yandan, uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere, terörizmin finansmanı ve kara para aklama suçlarına kaynak sağlayan her türlü kaçakçılık faaliyetinin önlenmesine yönelik çalışmalarının aynı kararlılıkla devam edildiği aktarıldı.

Ayrıca, kaçakçılıkla mücadele çalışmaları kapsamında ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları ile koordinasyon içerisinde yürütülen soruşturmaların Edirne, Saray, Doğubayazıt ve Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde devam ettiği kaydedildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.