HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 KASIM 2021, CUMARTESİ

Zamanın ötesinde yaşamak...

05.03.2021 00:00:00
'Zamanın ötesinde yaşamak... ' seslendirme dosyası:

Bazen yaşam; insana bir yük gibi gelir. 

İç sesi ile Tanrı'ya bile ahkâm kesmeye başlar.  "Şu şöyle olsaydı, bu böyle olsaydı daha iyi olmaz mıydı?" diye… Bazen de düştüğü güç bir durumda Tanrı'yı o kadar çok anar ki, bu adam düne kadar böyle demiyordu diye kızarsınız…

Kızmayın, kızmayın… 

Onların sınavı da böyledir işte. Yaşamı bir şükür köprüsü haline getirenleri de, köprüden geçerken nereye bastığını fark etmeyenleri kınamak veya yargılamak bizim işimiz değil. İbret almak ve ibretlik olmamak konusunda kendimize dikkat etmeliyiz. 

Yaşam; bir görevler dizgesidir. Dünyaya gelmiş olan her canlı bir görevin parçasıdır. Pek farkına varmasak da, en önemli görevimiz yaşamak değil, yaşatmaktır…

Çok eski zamanlardan bu yana insanın neden yaratıldığı filozoflara dert olmuş, bu sorunun cevabını aramışlardır. Sonuçta vardıkları tek örnekleme insanın kendisi için değil, başkaları için yaşama gönderildiği 'sav'ı olmuştur.

Bu görev; öncelikle yakın aile çevresinden başlayarak, göle atılmış bir taş gibi, halkaların genişlemesi ile bütün insanlığa aittir. Günümüzde pek çok insan kendi yaşam çevresi dışındakileri nasıl etkilediğinin farkında değildir. 

Çünkü bazılarımız zamanın ötesinde, bazılarımızda zamanın gerisinde yaşarız. 

* * *

Dünyada bütün insanların ayni şeye inanması, aynı tarzda yaşaması mümkün değildir. Tıpkı konuştuğumuz diller gibi farklı anlayışlar, inanışlar ve yaşam tarzları var. Ancak her toplumun müşterek kaderi dünyanın geleceğini şekillendirirken onu koruması ve yaşanabilir bir yer olması için fikir birliği etmesidir.

Devletler, kanunlar, kurallar, yönetmelikler, bunları uygulamakla ve düzeni sağlamakla yükümlü görevliler, uluslararası antlaşmalar sadece dünyanın daha iyi bir yer olması için vardır. Akıllı devlet adamları bunların bilincindedir ve sadece kendi ikballerini değil, ülkesinin ve dünyanın geleceğini de düşünürler. 

Toplumda; seçilmiş veya seçilmemiş olsun bazı önderler yaşadıkları zamanın ötesini görebildikleri, gelecekte olacakları tahmin edebildikleri için önemli izler bırakmışlardır. Örneğin Mustafa Kemal Atatürk çağın ötesini görebilen, ülkesi için bir yaşam biçimi kurgulayan, uygulama fırsatı yaratan, etrafındakileri inandırıp eğitebilen bir lider olmuştur. Bundaki başarısını çok okumasına ve düşünmesine borçludur. O kadar ki, savaş alanlarında bile okumaya,  milletin nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu görerek geleceği şekillendirmeye, başarı için ne yapması gerektiğine karar verirken üstüne aldığı sorumluluğu düşünmesine borçludur. 

Bu tür görevler, sıradan insanların yapabileceği işler ve yüklenebileceği sorumluluklar değildir. "Azim, Güven Duygusu, Öngörü, Cesaret, Sabır, Kararlılık, Liderlik, Sorumluluk" gibi niteliklere sahip olmayı gerektirir. 

* * *

Bugün günümüzde en büyük savaş; ekonomi ve üretim alanlarında verilmekte, sağlık ve çevre konuları ön plana çıkmaktadır.

Maalesef geniş halk kitleleri bazı kriterleri değerlendirme şansına sahip olmadıkları için; günümüzün başarılı iş insanlarını anadan doğma zengin sanmakta, dış sermayenin piyonları, yabancı ülkelerin ajanları olarak değerlendirmektedir. Oysa bu insanlar, nitelikleri nedeni ile başarılı olmuş; zamanın ötesinde hayal güçleri olan, müesseselerini geliştirme vizyonuna sahip kimselerden başkası değillerdir. 

Çağımızın en büyük silahı Atom bombası falan değildir. Aksine, akıl ve bilimdir. Bu büyük silah kirletilmiş bilgiyi hızlı bir biçimde yayanlara karşı kullanılmalıdır. Sosyal medya ve iletişim teknolojileri "Gerçek ayakkabılarını giyene kadar, yalan dünyayı dolaşır" cümlesindeki örnekleme kadar etkilidir. Eğer bize sunulan bilgileri arıtmadan kullanır isek; zarar görmemiz kaçınılmazdır. Bu durum sadece ülkemize has değildir. Aksine her yerde aynı sorunla mücadele edilmektedir. 

Kirli bilgiden korunmanın tek çaresi; bir bilgiyi araştırıp doğru sonuçları görmek, her şeye inanmamak, ön yargılardan arınmak ve çevremizdekilere peşin hükümle yaklaşmamaktadır.

Bu öylesine büyük bir derttir ki, yalan haberler sadece kişileri değil; toplumları, adalet sistemlerini, yönetim erkini de etkilemekte; bir yalan haberi doğrulama şansını bulamayan basın yayın araçlarını da zor durumda bırakmaktadır. 

Eğer sizin de, yaşadığınız zamanın ötesinde beklenti ve istekleriniz varsa bunları gerçekleştirmek için atacağınız adımları iyi planlamalı öncesinde kirlenebilecek bilgilerinizi korumaya almalısınız. 

Ayrıca bir insanın kendine olan inancı çok önemlidir.  Aldığınız kararların doğruluğundan eminseniz önce siz kendinizi sınayın. 

Sonra diğer insanları inandırmaya çalışın. 

Çevrenize bakın. Çok güzel örnekler göreceksiniz…

Kalın sağlıcakla…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

05.03.2020, 05.03.2019, 05.03.2018, 05.03.2017, 05.03.2016, 05.03.2015, 05.03.2014, 05.03.2013, 05.03.2012, 05.03.2011, 05.03.2010, 05.03.2009, 05.03.2008, 05.03.2007, 05.03.2006, 05.03.2005, 05.03.2004, 05.03.2003, 05.03.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.