logo
21 EYLÜL 2026

Zatürree'nin öfkeli hâli: lejyoner hastalığı

27.06.2006 00:00:00
 
Yüksek ateş, üşüme, titreme, halsizlik şikayetiyle başlayıp kanlı balgam, göğüs ve karın ağrısı, bulantı gibi çeşitli sinir sistemi belirtileriyle kendini gösterenlejyoner hastalığı, havalandırma kanalları bozuk klimalarla kendini gösterebiliyor Doğada yaygın olarak bulunan lejyoner hastalığı bakterileri, binaların klima filtrelerine yerleşip kolonize olarak buradan ortam havasına yayılır ve solunum yoluyla bulaşır. Kirlenen havalandırma kanalları aldığı mikroplu havayı temizleyemeden ortama yeniden gönderir. Lejyoner hastalığı bir çeşit zatürreedir. Ölüm riski yüksek bir hastalıkLegionella bakterilerinin neden olduğu zatürree, erkeklerde, sigara içenlerde, kalp ve damar hastalığı olanlarda, bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde daha sık görülür ve daha ağır seyreder.Hastalık belirtileri nasıl ortaya çıkıyorLejyoner Hastalığı, çok ağır ve özellikle de vaktinde tanınıp tedavi edilmediğinde ölüm ihtimali yüksek olan bir zatürree türüdür. Hastalık yüksek ateş, üşüme, titreme, kuru öksürük, halsizlik, iştahsızlık gibi belirtilerle başlar. Kanlı balgam, bıçak batar tarzda göğüs ağrısı da olabilir. Birkaç gün içinde bunlara karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal... gibi sindirim sistemi ve baş ağrısı, uyuklama, dengesiz hareketler, hallüsinasyonlar, bilinç bulanıklığı... gibi çeşitli sinir sistemi belirtileri de eklenir. Hastaların genel durumları, olağan bir zatürreede beklenenden çok daha kötüdür. Bazı hastalarda idrar yolları kanaması ve diyalizi gerektirecek derecede böbrek yetersizliği, karaciğer hasarı ve akciğer ödemi de gelişebilir. Risk grubunda olan kişilerde uygun tedaviye rağmen ölüm riski oldukça yüksektir.Teşhisi kolay ama tedavisi zorLejyoner Hastalığı tanısı için hastanın balgamında Legionella bakterilerinin kültürde üretilmesi, ya da hastanın kanında Legionella bakterilerinin antijenlerinin veya bunlara karşı oluşmuş antikorların saptanması gerekir. Hastaların idrarlarında yapılan incelemelerle de teşhise gidilebilir. Bu bakterilere karşı çok etkili antibiyotikler vardır. Önemli olan tanının gecikmeden konması ve uygun tedaviye hemen başlanmasıdır. Tedavi süresi hastanın tüm şikayetleri ortadan kalksa bile 3 haftadan az olmamalıdır, aksi takdirde hastalığın tekrarlaması ihtimali vardır.Havalandırma sistemleri kontrol edilmeliBu ciddi ve ölümcül zatürreelerin önlenebilmesi için, bakterilerin bulunabileceği ortamların saptanması ve uygun şekilde dezenfeksiyonu çok önemlidir. Havalandırmam sistemleri, su depoları, kapalı alanlardaki havuzlar, duş başlıkları ile bazı tıbbi aletler bulaşıcılık açısından dikkatle kontrol edilmelidir.Acil durumlarda, suyun 70 C üzerinde ısıtılması ve muslukların, duş başlıklarının, basınçlı sıcak su ile 30 dakika süreyle yıkanması en çok başvurulan yöntemlerdir. En etkili temizleme yöntemi ise 'metalik iyonizasyon' yöntemidir. Eskiden önerilen klorlama ise bugün artık terkedilmiştir, çünkü hem çok etkili bir temizlik sağlanamadığı gibi hem de pahalı ve kanser yapıcı etkisi olan bir yöntemdir.

Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, savcılıkta ifade verecek

21.09.2026 16:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek
Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu ifade verecek
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde Kazım Kaşifoğlu karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, savcılıkta ifade verecek.

Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Yürütülen soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde, 'Kazım Kaşifoğlu' karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak, 'bilgi sahibi' sıfatıyla Silivri Adliyesi'nde savcılıkta ifade verecek.

Burhan Özfatura yaşamını yitirdi

İzmir'in Balçova ilçesindeki evinde rahatsızlanan eski Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi

21.09.2026 15:00:00
AA
 
Burhan Özfatura yaşamını yitirdi
Burhan Özfatura yaşamını yitirdi
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Özfatura, hayatını kaybetti.

Önceki gün ani kalp durması nedeniyle Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine kaldırılan 83 yaşındaki Özfatura, kardiyovasküler cerrahi yoğun bakım servisindeki yaşam mücadelesini kaybetti.

Özfatura, 1984 yılında yapılan yerel seçimde Anavatan Partisi adayı olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmış, 1989 yılındaki seçimleri kaybetmişti. Burhan Özfatura, 1994 yılında bu kez Doğru Yol Partisi (DYP) adayı olarak seçime girmiş ve yeniden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti.

Görevini 1999 yılına kadar sürdüren Özfatura, çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yapmıştı.

Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek

Eylül ayının son haftasına girilirken yurt genelinde yazdan kalma günler yerini aniden dondurucu bir serinliğe bırakıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, hafta ortasından itibaren etkili olacak yeni soğuk hava dalgasıyla birlikte hava sıcaklıkları kuzey kesimlerden başlayarak hızla azalacak; iç ve batı bölgelerde adeta iki günlük bir kış havası yaşanacak

21.09.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek
Sıcaklıklar 6 ila 8 derece birden düşecek
Yaz aylarının ardından mevsim normallerinde seyreden hava sıcaklıkları, kuzey yönlü rüzgarlar ve yaklaşan alçak basınç sistemiyle birlikte ani bir kırılma yaşıyor. Yapılan son tahminlere göre, salı ve çarşamba günleri başta olmak üzere özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde termometreler sert bir düşüş kaydedecek.

Kuzey, iç ve batı kesimlerde sıcaklıkların 6 ila 8 derece birden azalacağı ve mevsim normallerinin altına ineceği öngörülüyor.


İstanbul ve Ankara için sağanak uyarısı


Hafta başında başlayan yerel yağış geçişleri, hafta ortasına doğru etkisini artırarak geniş bir alana yayılacak.

İstanbul genelinde rüzgarın sertleşmesiyle birlikte kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış geçişleri görülecek. Hissedilen sıcaklığın kuzeyli rüzgarların etkisiyle kış ayları gibi serin olacağı, termometrelerin ise 19 dereceye kadar gerileyeceği belirtiliyor.

Başkent Ankara çevrelerinde de sağanak yağışlar etkili olacak. Ankara genelinde haftanın ilk günlerindeki sıcak hava yerini sert bir serinliğe bırakırken, yüksek kesimlerde sıcaklık düşüşü çok daha net hissedilecek.


Bölgelerde son hava durumu ve öne çıkan riskler


Yurdun dört bir yanında etkisini gösterecek olan iki günlük soğuk ve yağışlı hava dalgası, bölgelere göre farklılık gösteriyor:

Marmara Bölgesi: İstanbul ve Bursa başta olmak üzere bölge genelinde parçalı ve çok bulutlu bir hava hakim olurken, özellikle kuzey kesimlerde kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar ile ani sıcaklık düşüşleri meydana gelecek.

İç Anadolu Bölgesi: Ankara ve çevresinde parçalı ve çok bulutlu gökyüzüyle birlikte yerel sağanak yağış geçişleri etkisini gösterecek, özellikle geceleri dondurucu bir serinlik yaşanacak.

Karadeniz Bölgesi: Bölge genelinde sağanak ve yer yer kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar görülecek. Dikkat edilmesi gereken en büyük risklerin başında ise ani sel ve su baskınları geliyor.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi: Yurdun batısı kış havasına teslim olurken, güneydoğu kesimlerinde parçalı ve az bulutlu bir hava görülmekle birlikte doğu kesimlerinde yoğun toz taşınımı uyarısı öne çıkıyor.


Hafta sonundan itibaren normallere dönecek


Meteoroloji uzmanları, bu ani soğumanın kalıcı bir kış başlangıcı olmadığını, yaklaşık 48 saat boyunca yurdu etkisi altına alacak geçici bir soğuk hava dalgası olduğunu ifade ediyor. Çarşamba gününün ardından perşembe gününden itibaren sistem etkisini kaybetmeye başlayacak ve hafta sonuna doğru sıcaklıkların yeniden eylül ayı normallerine yükselmesi bekleniyor.

Yetkililer, iki gün sürecek ani sıcaklık değişimlerine karşı vatandaşların özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak adına kıyafet seçimine dikkat etmelerini, ani yağışlarda yaşanabilecek ulaşım aksamalarına karşı ise tedbirli olmalarını önemle tavsiye ediyor.

Muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla bin 70 kişiye usulsüz vatandaşlık: 72 gözaltı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik yürütülen soruşturmanın ikinci dalga operasyonunun gerçekleştirildiğini açıkladı. Gürlek, ikinci dalgada Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen 274 satış işleminin muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, aile bireyleriyle birlikte bin 70 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiğinin belirlendiğini bildirdi. Operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, 72 şüpheli gözaltına alındı

21.09.2026 11:28:00
İHA
 
Muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla bin 70 kişiye usulsüz vatandaşlık: 72 gözaltı
Muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla bin 70 kişiye usulsüz vatandaşlık: 72 gözaltı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde vatandaşlık hukukunu istismar eden, kamu kurumlarını yanıltarak haksız menfaat sağlayan ve sahtecilik yöntemlerine başvuran yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik yürütülen soruşturmanın ikinci dalga operasyonunun bu sabah gerçekleştirildiği bildirildi.

Soruşturmanın ilk dalgasında "Babacan İnşaat" bağlantılı işlemlerin mercek altına alındığı belirtilirken, düşük bedelli gayrimenkullerin gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporlarıyla satıldığı ve bu yöntemle 687 kişinin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığının tespit edildiği kaydedildi. Bu kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik sürecin başlatıldığı ifade edildi.

274 satışın muvazaalı olduğu tespit edildi

Soruşturmanın ikinci dalgasında ise "Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat" üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışları incelendi. Bu kapsamda 734 yabancı uyruklu şahsa yapılan satışlar değerlendirilirken, 274 satış işleminin muvazaalı olduğu tespit edildi.

Yapılan incelemelerde, söz konusu işlemler sonucunda aile bireyleriyle birlikte bin 70 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiği, 11 kişinin ise vatandaşlık edinme sürecinin devam ettiği belirlendi. Ayrıca 3,5 milyar TL'yi aşkın tutardaki işlemin muvazaalı şekilde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı bildirildi.

72 şüpheli gözaltına alındı

Bu sabah gerçekleştirilen operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, 72 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilere ait adresler ve şirketlerde yapılan aramalarda dijital materyallere el konuldu.

Soruşturma kapsamında 2 bin 11 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulandı. Ayrıca 30 şirkete el konularak kayyum atandı.

Vatandaşlıkların iptali için süreç başlatıldı

Usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari sürecin de başlatıldığı belirtildi. Bakan Gürlek, soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını, operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünü ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerini tebrik etti. Gürlek, kamu zararının ortaya çıkarılması, suçtan elde edilen kazancın izinin sürülmesi ve vatandaşlık hukukunun korunması amacıyla hukukun bütün imkânlarının kararlılıkla kullanılacağını ifade etti.

Kura Nehri'nde balık ölümleri: İnceleme başlatıldı

Ardahan'ın Göle ilçesi sınırlarındaki Kura Nehri'nde çok sayıda balığın ölü bulunması üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından inceleme başlatıldı. Ölümlerin nedeninin belirlenmesi amacıyla bölgeden numuneler alınırken, ekipler nehirde ve çevresinde çalışma yürütüyor

21.09.2026 11:24:00 / Güncelleme: 21.09.2026 11:26:54
İHA
 
Kura Nehri'nde balık ölümleri: İnceleme başlatıldı
Kura Nehri'nde balık ölümleri: İnceleme başlatıldı
Ardahan'ın Göle ilçesine bağlı Sürügüden köyü yakınlarında nehirde balık ölümlerini fark eden vatandaşlar, durumu yetkililere bildirdi. İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler, nehirde incelemelerde bulundu.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Göle İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, balık ölümlerinin kaynağının belirlenmesi amacıyla sudan ve ölü balıklardan numune aldı.



Saha incelemelerinde, balık ölümlerinin 3 farklı noktada yoğunlaştığı ve kıyıya vuran onlarca balığın olduğu belirlendi.

Ekiplerce, sudaki çözünmüş oksijen seviyesinin balıkların yaşamını sürdürebilmesi açısından kritik eşik değerinin altında olduğu tahmin edildi.

Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı

Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı

20.09.2026 23:56:00
Haber Merkezi
 
 Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı
 Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturması kapsamında 29 şüphelinin gözaltına alınmasına, 23 şirkete kayyum atanmasına karar verildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik "suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında yeni deliller elde edildi.
Soruşturma kapsamında, Alihan Kuriş suç örgütüyle bağlantılı veya iltisaklı olduğu değerlendirilen bazı kişiler ile şirketlerin, örgütün yurt içi ve yurt dışındaki para ve malvarlığı hareketlerini organize ettiği, kayıt dışı finansal transferleri kolaylaştırdığı ve suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin aklanmasına yönelik faaliyetlerde bulunduğu belirlendi.

Suçlamalar neler?
Kayıt dışı para ve menkul değer transferlerinin gerçekleştirildiği, örgütün resmi ve bürokratik süreçlerinde danışmanlık faaliyetleri yürütüldüğü, ihtiyaç duyduğu taşınır ve taşınmaz malvarlıklarının düşük bedellerle temin edilmesine aracılık edildiği, ayrıca yurt dışına yapılan yardım sevkiyatları içine nakit para gizlenerek suçtan elde edilen gelirlerin lojistik şirketleri vasıtasıyla sevk edildiğine ilişkin deliller saptandı.
Soruşturmada, örgütün yurt dışına aktardığı maddi yardımların bir kısmının çevrim içi ödeme sistemleri üzerinden, önemli bir kısmının ise lojistik firmaları aracılığıyla kayıt dışı şekilde güvenilir kuryeler vasıtasıyla ulaştırıldığı, usule aykırı yürütülen bu işlemlerin görünürde yasal hale getirilmesi amacıyla bazı şirketler ve şahıslar tarafından danışmanlık hizmeti verildiği yönünde tespitlere ulaşıldı.

Seçi sürecini etkilemeye yönelik adımlar
Ayrıca soruşturmada elde edilen dijital materyaller, tanık beyanları, mali kayıtlar ve diğer deliller kapsamında, şüphelilerin yurtta gerçekleştirilen seçim süreçlerini etkilemeye yönelik organizasyonel ve finansal faaliyetlerde bulunduklarına ilişkin bulgular da soruşturma dosyasına yansırken, bu konudaki inceleme devam ediyor.
Bu kapsamda, 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi, şüphelilere ait ikamet ve iş yerlerinde arama gerçekleştirildi. Örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 23 şirkete ise kayyum atanmasına karar verildi.
"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınarak hakimliklere sevk edilen şüphelilerden 81'i tutuklanmış, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 4 dernek ve 55 şirkete el konulmuş, bu şirketlerden 50'sine kayyum atanmıştı.

Gaziantep'te dehşet

Gaziantep'te bir şahıs, evlerinde tartıştığı karısını pompalı tüfekle öldürdü. Olay sonrası sokağa çıkan şahsın pompalı tüfekle rastgele ateş etmesi sonucu ise 3'ü çocuk 4 kişi yaralandı

20.09.2026 16:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Gaziantep'te dehşet
Gaziantep'te dehşet
Olay, Şahinbey ilçesi 60.Yıl Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Harun Keklikçi (32) isimli şahıs, aldatma meselesi nedeniyle eşi Merve Keklikçi (27) ile tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine Harun Keklikçi, evdeki pompalı tüfekle eşi Merve Keklikçi'ye ateş etti. Olay sonrası evden çıkan saldırgan, elindeki pompalı tüfekle rastgele sağa sola ateş etti. Bu esnada da sokakta bulunan Hatice Ö. (53) ile Z.Y.Y. (9), Y.E.K. (12) ve B.K.O. (12) isimli 3 erkek çocuk da yaralandı.

Eşi tarafından vurulan kadın öldü, saldırgan yakalandı

Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri saldırgan Harun Keklikçi'yi yakalayarak gözaltına alırken, evde yapılan incelemelerde kocası tarafından vurulan Merve Keklikçi'nin hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralanan bir kadın ile üç çocuk ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.

Eşi tarafından öldürülen 2 çocuk annesi kadının cenazesi ise olay yerinde tamamlanan işlemlerin adından Gaziantep adli tıp kurumu morguna kaldırıldı.

Geniş çaplı soruşturmanı sürdüğü öğrenildi.

Kandil başka konuşuyor, Meclis başka

Kandil’den peş peşe gelen açıklamalar ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “ayrılıkçı dil kullanılmasın” uyarısı, yürütülen sürecin taraflar açısından aynı anlama gelmediğini bir kez daha ortaya koydu

20.09.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Kandil başka konuşuyor, Meclis başka
Kandil başka konuşuyor, Meclis başka
Kandil'den peş peşe gelen açıklamalar ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "ayrılıkçı dil kullanılmasın" uyarısı, yürütülen sürecin taraflar açısından aynı anlama gelmediğini bir kez daha ortaya koydu.

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" ve yeni çözüm süreci olarak tartışılan süreçte, Ankara ile Kandil'den gelen mesajlar arasındaki fark dikkat çekiyor.

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık, 18 Eylül'de yaptığı açıklamada sürecin ilerlemesi için KCK yöneticilerinin İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile doğrudan görüşmesi gerektiğini savundu. Bayık, bunun gerçekleşmemesi halinde sürecin sağlıklı ilerlemeyeceğini söyledi.

Bayık bununla da yetinmedi. Öcalan'ın özgür bırakılmaması halinde silah bırakmayacaklarını ve Türkiye'ye dönmeyeceklerini ifade ederken, siyasi ve hukuki alanda somut değişiklikler yapılmasını da istedi.

Ankara'nın mesajı ise farklı

Bu açıklamaların hemen ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 19 Eylül'de Kırşehir'de yaptığı konuşmada sürecin Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü temelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Kurtulmuş, "Bundan sonra Türkiye'de kimsenin ayrılıkçı bir şekilde konuşmasını istemiyoruz. Kimsenin de ayrımcı bir dil kullanmasını istemiyoruz" dedi. Ayrıca sürecin TBMM tarafından takip edileceğini ve 1 Ekim'den sonra bütün partilerin katılımıyla bir komisyon kurulacağını açıkladı.

Kurtulmuş'un açıklamasında dikkat çeken bir başka nokta ise hazırlanan yasanın ülkenin birliğini ve milli bütünlüğünü tehdit edecek herhangi bir hüküm içermediğinin özellikle vurgulanması oldu.

Peki aynı süreçten iki farklı beklenti mi çıkıyor?

Ortaya çıkan tablo şu soruyu gündeme getiriyor: Ankara "ayrılıkçı dil olmasın" derken, Kandil neden Öcalan'ın özgürlüğünü, İmralı'da doğrudan görüşmeyi ve yeni hukuki-siyasi adımları sürecin ön şartları olarak ortaya koyuyor?

Bu soru, sürecin kamuoyuna anlatılan hedefleriyle Kandil tarafından dile getirilen beklentiler arasındaki farkı gösteriyor.

Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" hedefini Türkiye'nin bütünlüğünü güçlendirecek bir proje olarak tanımlarken, Bayık'ın açıklamaları örgüt açısından sürecin yalnızca silah bırakma meselesinden ibaret olmadığını gösteriyor. Bayık, siyasi faaliyet, hukuk, cezaevleri, kayyumlar ve Öcalan'ın konumuna ilişkin talepleri aynı çerçevede sıralıyor.

"Açılım" tartışması yeniden gündemde

Geçmiş çözüm sürecinin ardından bugün yeniden başlayan tartışmanın temel sorularından biri de burada ortaya çıkıyor:

Devletin "terörsüz Türkiye" hedefi ile Kandil'in talepleri aynı noktada buluşuyor mu?

Kurtulmuş, "Bizim işimiz toparlamak, birleştirmek, büyütmektir" derken; Bayık, mevcut yaklaşımın örgütün beklentilerini karşılamadığını ve güven sorununun sürdüğünü söylüyor.

Dolayısıyla süreç ilerledikçe asıl tartışma, yalnızca "silah bırakılacak mı?" sorusuyla sınırlı kalmayacak gibi görünüyor. Türkiye'nin milli bütünlüğü, örgütün siyasi talepleri, Öcalan'ın konumu ve yapılması planlanan hukuki düzenlemelerin sınırları sürecin en kritik başlıkları olacak.

TBMM'nin 1 Ekim sonrasında kuracağı komisyonun, bu farklı beklentilerin nasıl yönetileceği konusunda belirleyici bir işlev üstlenmesi bekleniyor.

Kamuoyunun önündeki temel soru ise açık: Türkiye "terörsüzleşirken" süreç hangi tavizler ve hangi sınırlar içinde ilerleyecek?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gitti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere "TUR" uçağıyla ABD'nin New York kentine hareket etti

20.09.2026 13:09:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gitti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gitti
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül ile AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir uğurladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da eşlik etti.

Kurulda 16. kez hitap edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, yüksek düzeyli hafta olarak bilinen ve liderlerin konuşmalarının yer alacağı BM 81. Genel Kurulu'nun ilk günü olan 22 Eylül'de dördüncü sırada söz alması bekleniyor.

BM Genel Kurulu'na 16'ncı kez hitap edecek Erdoğan'ın konuşmasının ana gündem maddesinin İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırım, Filistin'in devlet olarak tanınması ve uluslararası alanda İsrail'e karşı atılacak adımlara ilişkin olması öngörülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın özellikle Gazze'deki duruma dikkati çekmesi, üye ülkelerden İsrail'in saldırılarına karşı durmalarını talep etmesi bekleniyor.

Zirve kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla da görüşecek Erdoğan'ın, 23 Eylül'de de BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği'nde konuşma yapması planlanıyor.

Nasıl gözünüzden kaçtı?

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, SPK’nın tasfiye kapsamına aldığı fonlarda yaklaşık 515 bin yatırımcının 830 milyar TL’sinin bulunduğunu belirterek dikkat çeken bir hesaplama yaptı

20.09.2026 11:28:00
Haber Merkezi
 
Nasıl gözünüzden kaçtı?
Nasıl gözünüzden kaçtı?
515 bin yatırımcının parasının bulunduğu fonlarda tasfiye tartışması büyüyor. Turhan Çömez, 830 milyar TL'lik büyüklüğü "188 TIR" hesabıyla gündeme taşırken, eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak'ın "Tera'yı şikâyet ettiğim için iki kez gözaltına alındım" açıklaması denetim tartışmasını daha da büyüttü.

Sermaye piyasalarında fon krizi tartışması büyürken, gözler SPK denetimleri, yatırımcıların korunması ve kamu kurumlarının daha önce yapılan uyarılara nasıl karşılık verdiği sorularına çevrildi.

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, SPK'nın tasfiye kapsamına aldığı fonlarda yaklaşık 515 bin yatırımcının 830 milyar TL'sinin bulunduğunu belirterek dikkat çeken bir hesaplama yaptı.

Çömez'e göre 830 milyar TL, 200 TL'lik banknotlarla yaklaşık 4 milyar 150 milyon adet banknota denk geliyor. Banknot ağırlığı üzerinden yapılan hesaplamada ise yaklaşık 4 bin 690 tonluk bir ağırlık ortaya çıkıyor. Çömez, 25 ton taşıma kapasiteli TIR'lar üzerinden bunun yaklaşık 188 TIR edeceğini söyledi.

Nasıl gözünden kaçtı?

Çömez, sosyal medya paylaşımında doğrudan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i hedef alarak, "Bu paralar götürülürken nasıl gözünden kaçtı?" sorusunu yöneltti.

Çömez ayrıca yaklaşık 10 ay önce yapılan ve fon piyasasındaki manipülasyonların farkında olunduğuna ilişkin açıklamalara atıfta bulunarak, "Farkındaysanız neden önlem alınmadı?" sorusunu gündeme taşıdı.

Buradaki temel tartışma ise şu: Yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren böylesine büyük bir finansal risk neden daha erken tespit edilemedi ve kamu denetimi neden zamanında sonuç vermedi?

ESKİ MASAK YÖNETİCİSİNDEN ÇARPICI İDDİA

Tartışmanın en dikkat çekici başlıklarından biri ise eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak'ın açıklamaları oldu.

Başak, Tera hakkında yaptığı şikâyetler ve yatırımcıları uyardığı paylaşımları nedeniyle iki kez gözaltına alındığını söyledi. Başak'ın kendi açıklamasına göre ilk işlemde kendisine banka itibarını zedeleme suçlaması yöneltildiğini, ikinci işlemde ise halkı yanıltıcı bilgi yayma ve piyasa manipülasyonu iddialarıyla gözaltına alındığını belirtti.

Başak, Tera ve bağlantılı olduğu iddia edilen para trafiği hakkında Vergi Denetim Kurulu, CİMER, SPK ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurular yaptığını da ifade etti.

"BEN UYARDIM, İKİ KEZ GÖZALTINA ALINDIM"

Başak'ın açıklamalarında dikkat çeken nokta, kamu kurumlarına yaptığı bildirimlerin ardından yaşadığını söylediği adli süreç.

Eski MASAK yöneticisi, yaptığı açıklamalarda kendisinin sorgulandığını ve hakkında adli kontrol, yurt dışına çıkış yasağı ve telefonuna el konulması gibi tedbirler uygulandığını belirtti. Bunlar Başak'ın kendi beyanlarıdır ve ilgili süreçlerin hukuki sonucunu ifade etmemektedir.

Başak ayrıca, kamu kurumlarına bildirdiğini söylediği iddialar hakkında yeterli işlem yapılmadığını savunarak, "Benim yaptığım şikâyetler dikkate alınmıyor, ama onların şikâyeti ile bana bunlar yaşatılıyor" şeklinde tepki gösterdi.

ASIL SORU: 515 BİN YATIRIMCI NASIL KORUNDU?

Fon krizinde tartışmanın merkezinde artık yalnızca fonların tasfiyesi değil, denetim mekanizmasının zamanında çalışıp çalışmadığı bulunuyor.

Çömez'in açıkladığı 515 bin yatırımcı ve 830 milyar TL rakamı, kamuoyunda "Bu büyüklükteki bir risk nasıl daha önce fark edilmedi?" sorusunu gündeme getirirken; Başak'ın iki kez gözaltına alındığını söylemesi de uyarıların ve ihbarların nasıl değerlendirildiği konusundaki tartışmayı derinleştiriyor.

Dolayısıyla iktidarın ve ilgili kamu kurumlarının önündeki soru yalnızca "Tasfiye nasıl yapılacak?" değil:

Yatırımcıların parasını korumakla görevli denetim mekanizmaları nerede devre dışı kaldı?

Ve daha önemlisi:

Daha önce yapılan uyarılar neden zamanında sonuç vermedi?

Fonlardaki süreç devam ederken yüz binlerce yatırımcının gözü artık SPK, MASAK, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yargı makamlarından gelecek açıklamalarda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.