logo
29 AĞUSTOS 2026

Zirve diplomasisinde yeni dönem

Liderlerin kişisel ilişkileri dış politikanın yönünü değiştirebiliyor

29.08.2026 00:48:00
Yaşar Cebesoy
 
Zirve diplomasisinde yeni dönem
Zirve diplomasisinde yeni dönem
Devletler arasındaki ilişkiler yalnızca anlaşmalar, çıkarlar ve resmi diplomatik kanallarla şekillenmiyor.

Cumhurbaşkanları ve başbakanlar arasındaki kişisel güven, iletişim ve siyasi yakınlık da krizlerin yönetilmesinden ekonomik iş birliklerine kadar dış politikanın seyrini etkileyebiliyor.







MASADA SADECE DEVLETLER YOK

Uluslararası diplomaside liderler zirveleri, ülkelerin doğrudan temas kurduğu en önemli platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Özellikle kriz dönemlerinde liderlerin birbirleriyle kurduğu doğrudan iletişim, bürokratik süreçlerin hızlandırılmasına ve diplomatik kanalların açık tutulmasına katkı sağlayabiliyor.

Bir liderin diğer liderle kurduğu güven ilişkisi, kamuoyuna yansıyan resmi açıklamaların ötesinde müzakere alanı oluşturabiliyor.







KRİZLERDE KİŞİSEL İLETİŞİM ÖNE ÇIKIYOR

Savaşlar, ekonomik krizler, enerji güvenliği ve bölgesel gerilimler gibi konularda liderler arasındaki doğrudan telefon görüşmeleri ve yüz yüze toplantılar kritik önem taşıyor.

Diplomatik ilişkilerin gerildiği dönemlerde bile kişisel iletişim kanallarının korunması, tarafların yeniden müzakere masasına dönmesini kolaylaştırabiliyor. Ancak kişisel ilişkilerin güçlü olması, devletlerin temel çıkarlarının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.







DOSTLUK MU, ÇIKAR MI?

Liderler arasındaki sıcak ilişkiler zaman zaman kamuoyunda "dostluk diplomasisi" olarak nitelendirilse de uluslararası siyasetin temelinde yine ülkelerin çıkarları bulunuyor.

Ekonomik ortaklıklar, enerji anlaşmaları, savunma iş birlikleri ve bölgesel güvenlik hesapları liderlerin kişisel ilişkileriyle desteklenebilir; ancak kalıcı sonuçlar genellikle kurumsal mekanizmalar ve karşılıklı çıkarlar üzerinden şekilleniyor.







ZİRVELER SADECE FOTOĞRAF KARESİ DEĞİL

Liderlerin bir araya geldiği zirveler, kamuoyuna verilen mesajlar açısından da büyük önem taşıyor. Bir tokalaşma, ortak basın toplantısı veya ikili görüşme, piyasalardan bölgesel aktörlere kadar geniş bir çevrede siyasi mesaj olarak değerlendirilebiliyor.

Bu nedenle zirve diplomasisi, yalnızca müzakere masasında alınan kararlarla değil, liderlerin birbirleriyle kurduğu iletişim biçimiyle de dikkat çekiyor.







KİŞİSEL DİPLOMASİNİN SINIRLARI

Kişisel ilişkiler dış politikada önemli bir avantaj sağlayabilse de aşırı kişiselleştirilmiş diplomasi riskler de barındırıyor. Liderlerin değişmesiyle ilişkilerin hızla farklı bir yöne evrilmesi, kişisel güven üzerine kurulan diplomatik kazanımların kırılganlığını ortaya çıkarabiliyor.

Sonuç olarak zirve diplomasisi, devlet aklı ile liderler arasındaki kişisel iletişimin kesiştiği bir alan olarak öne çıkıyor. Liderler birbirini ne kadar iyi tanırsa tanısın, kalıcı diplomasi ancak kişisel ilişkilerin kurumsal devlet politikalarıyla desteklenmesiyle mümkün oluyor.

Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı

Zeytinburnu'nda T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Kazada 9 kişi yaralandı

29.08.2026 00:10:00
İHA
 
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
Zeytinburnu'nda iki tramvay çarpıştı: 9 yaralı
T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nın Pazartekke ile Topkapı durakları arasında iki tramvay çarpıştı. Yolcuların büyük panik yaşadığı kazada 9 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.






Polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. Yaralanan 9 kişi ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Ekiplerin olay yerinde çalışmaları devam ediyor.









Metro İstanbul yaptığı açıklamada, "T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nda geçici bir süre için seferler Kabataş-Çapa ve Cevizlibağ-Bağcılar istasyonları arasında yapılmaktadır" ifadelerini kullandı.

Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu

Yıllık izinlerini Türkiye'de geçiren gurbetçilerin Avrupa'ya dönüş yolculuğu sürerken, Edirne'deki Kapıkule Sınır Kapısı ile Bulgaristan tarafındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'nda yoğunluk yaşanıyor

28.08.2026 14:19:00 / Güncelleme: 28.08.2026 14:33:34
İHA
 
Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu
Avrupa'ya dönüş yolunda kilometrelerce gurbetçi kuyruğu
Yaz tatilini aileleri ve yakınlarıyla geçirmek üzere Türkiye'ye gelen gurbetçiler, izinlerinin sona ermesiyle birlikte yaşadıkları Avrupa ülkelerine dönmek üzere yola çıktı. Başta Almanya olmak üzere farklı Avrupa ülkelerine gitmek için yola çıkan vatandaşlar, Kapıkule Sınır Kapısı'na ulaştı.

Sınır kapısında işlemlerini tamamlamak için bekleyen gurbetçiler, sıcak havaya rağmen uzun araç kuyruklarında saatlerce beklerken, Türkiye'den ayrılmanın hüznünü de yaşadı. Öte yandan diğer sınır kapılarında da yoğunluk yaşanıyor.






"Türkiye'ye gitmeye değer, Kapıkule'deki yoğunluk zorluyor ama dayanıyoruz"

Belçika'da yaşayan ve yıllık iznini Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesinde geçiren gurbetçi Akif Çil, dönüş yolunda olduğunu belirterek, "Ben Afyon Emirdağ ilçesinden geliyorum. Belçika'da kalıyorum. Her sene olduğu gibi yıllık iznimize gittik. Şu anda dönüşteyiz. İznimiz bitti. Her seneki gibi hani bir yandan iyi oluyor, bir yandan kötü. Ama bu rezillik olmasa, Kapıkule'mizde yoğunluk olmasa bir şekilde iyi olacak ama yapacak bir şey yok. Değer yani, Türkiye'mize gitmeye değer. Zorluyor ama yapacak bir şey yok. Dayanıyoruz artık. Gurbet olduğu için vız geliyor. Sıramız da geldi, ben gideyim, önümü kaptırmayayım" dedi.








"Orası da ekmek parası, insanlar mecbur gidiyor"

Almanya'da yaşayan gurbetçi Fatma Yıldız, "Orası da ekmek parası, herkes mecbur gidiyor. Ne yapalım'" diye konuştu.

"Zorluklara rağmen ülkemizi seviyoruz, her şeye rağmen çok güzel"

Memleketi Adıyaman'da yıllık iznini tamamlayan ve Almanya'nın Münih kentine gitmek üzere Kapıkule Sınır Kapısı'ndan yola çıkan gurbetçi Fahri Kara, "Zorluklara rağmen güzel. Ülkemizi seviyoruz. Her şeye rağmen çok güzel. Bu tatil zamanında bu yoğunluklar oluşuyor maalesef. Ülkemiz elinden geleni yapıyor. Teşekkür ediyoruz ülkemize. Var olsunlar. Her şeye rağmen çok güzel her şey. Memleketimizi özlüyoruz" dedi.








"Memleketimizi özlüyoruz, gurbetlik zor"

Gurbetçi Zeliha Kara, "Memleketimizi özlüyoruz, gurbetlik zor. Her sene gelmeye çalışıyoruz. Bütün akrabalar orada. Hepsini gördük, hasret giderdik. Çok şükür, sağ salim evimize varmayı istiyoruz, bakalım" dedi.








"Üzgünüz"

Gurbetçi İlayda Korkmaz, çok beklediklerini ama dönüş yaptıkları için üzgün olduklarını ifade etti.













Samsun'da uyuşturucu operasyonu: 12 kişi yakalandı

Samsun'da polis ekiplerince uyuşturucuyla mücadele kapsamında İlkadım ve Atakum ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 12 kişi yakalandı

28.08.2026 11:33:00
İHA
 
Samsun'da uyuşturucu operasyonu: 12 kişi yakalandı
Samsun'da uyuşturucu operasyonu: 12 kişi yakalandı
Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele (NSM) Şube Müdürlüğü ekiplerince, İlkadım ve Atakum ilçelerinde uyuşturucuyla mücadele kapsamında çalışma gerçekleştirildi.






Ekipler tarafından 12 şahsın üst, araç ve ikametlerinde arama yapıldı. Aramalarda 5 bin 528 adet sentetik ecza hap, 875,50 gram skunk, 70,70 gram metamfetamin, 34 gram sentetik kannabinoid, 3 adet hassas terazi, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet ruhsatsız pompalı tüfek ve 7 adet fişek ele geçirildi.








Operasyon kapsamında yakalanan 12 şahıs hakkında adli işlem başlatıldı.






Sucukta etiket skandalı: Son kullanma tarihini değiştirdi

İstanbul Sultangazi'de bir vatandaş, satın aldığı sucuğun üzerindeki etiketi kaldırınca ürünün son kullanma tarihinin geçtiğini fark etti. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından mağazada denetim yapan zabıta ekipleri, son kullanma tarihi geçmiş ürünler tespit ederek iş yerini mühürledi

27.08.2026 11:44:00
İHA
 
Sucukta etiket skandalı: Son kullanma tarihini değiştirdi
Sucukta etiket skandalı: Son kullanma tarihini değiştirdi
Olay, geçen pazar günü Sultangazi Zübeyde Hanım Mahallesi'nde meydana geldi. Kahvaltı için alışveriş yapan vatandaş, satın aldığı sucuğun görüntüsünden şüphelenerek ambalajı inceledi.






Ürünün orijinal etiketinin üzerine farklı bir etiket yapıştırıldığını fark eden vatandaş, üstteki etiketi kaldırdığında alttaki etikette yer alan son kullanma tarihinin geçtiğini gördü. Ürünün son kullanma tarihinin yeni etiketle değiştirildiğini öne süren vatandaş, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydederek sosyal medyada paylaştı.








Görüntülerin ardından harekete geçen Sultangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, söz konusu mağazada denetim gerçekleştirdi. Raflardaki ürünleri tek tek inceleyen ekipler, bazı ürünlerin son kullanma tarihlerinin geçtiğini belirledi.








Yapılan incelemede, tarihi geçmiş ürünlerin etiketlerinin değiştirilerek yeniden satışa sunulduğunun tespit edilmesi üzerine mağaza ekipler tarafından mühürlendi. Denetim ve mühürleme işlemleri cep telefonu kamerasına yansıdı.

Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama

Uluslararası suçlulukla mücadelede sınırların ötesine geçen en etkili adli iş birliği aracı "Kırmızı Bülten"dir (Red Notice)

25.08.2026 14:08:00
Hasan Gündoğdu
 
Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama
Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama
Uluslararası Suç Polisi Teşkilatı (INTERPOL) bünyesinde yürütülen bu mekanizma, sınır ötesine kaçan şüpheli veya hükümlülerin dünya genelinde tespit edilmesini, yakalanmasını ve iade edilmesini hedefleyen uluslararası bir talep bildirisidir.






Kırmızı Bülten Şunları İfade Eder:

Uluslararası Tutuklama Tutanağı Değildir: Kırmızı bülten bizzat bir uluslararası tutuklama kararı sayılmaz. İlgili üye ülkenin adli makamları tarafından verilmiş yerel bir tutuklama veya mahkumiyet kararına dayanan "küresel bir duyuru" niteliğindedir.

Geçici Gözaltı Talebidir: Bülten yayınlandığında, taraf ülkelerin kolluk kuvvetleri aranan kişiyi gördükleri yerde tespit edip geçici olarak gözaltına alma ve iade sürecini başlatma yetkisine sahip olur.

Egemenlik İlkesi Geçerlidir: Bir ülkenin kırmızı bülten çıkaran kişiyi kendi topraklarında yakalayıp tutuklaması tamamen o ülkenin iç hukukuna ve uluslararası sözleşmelere olan taraf durumuna bağlıdır.






Yayınlanma Süreci ve Hukuki Şartlar

Bir devlet, hakkında kesinleşmiş ceza bulunan veya ağır bir suçtan aranan bir şahsın yurt dışına kaçtığını tespit ettiğinde Ulusal Merkez Büro (NCB) aracılığıyla INTERPOL Genel Sekreterliğine başvurur.

Bültenin onaylanması için şu şartların sağlanması zorunludur:

• Suçun Niteliği: İşlenen suçun ağır bir adli suç (cinayet, terör, uyuşturucu ticareti, insan kaçakçılığı, nitelikli dolandırıcılık vb.) olması gerekir. Önemsiz veya hafif suçlar için kırmızı bülten çıkarılamaz.

• Hukuki Dayanak: Talebe eklenmiş geçerli bir yerel tutuklama müzekkeresi veya kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmalıdır.

• Anayasal Sınırlar (Madde 3): INTERPOL Tüzüğü'nün 3. maddesi uyarınca; siyasi, askeri, dini veya ırki nitelikteki talepler kesinlikle reddedilir.






Diğer INTERPOL Bülten Türleri

INTERPOL, farklı durumlara özel renk kodlarıyla bültenler düzenler:

Kırmızı: Aranan kişilerin yerinin tespiti ve iade amacıyla yakalanması
Sarı: Kayıp kişilerin (özellikle çocukların) bulunması
Mavi: Şüpheli kişilerin kimlik veya faaliyetleri hakkında ek bilgi toplanması
Siyah: Kimliği tespit edilemeyen cesetlerin teşhis edilmesi
Yeşil: Sabıkalı suçluların yeni ülkelerde suç işleme riskine karşı uyarı yapılması
Turuncu: Kamu güvenliğine açık ve yakın tehdit oluşturan durum/materyal uyarısı






Kırmızı bülten, uluslararası adaletin kaçış alanlarını kapatan ve suçluların iade sürecini başlatmak için kullanılan en kritik iş birliği mekanizmasıdır.

Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?

Öğrencilerin her gün vücut ağırlıklarının belirgin bir yüzdesini oluşturan ağır sırt çantalarını taşıması, gelişme çağındaki kas-iskelet sistemi üzerinde ciddi ve kalıcı olumsuz etkiler bırakmaktadır

25.08.2026 12:54:00
Hasan Gündoğdu
 
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Uzmanlar, ideal çanta ağırlığının çocuğun toplam vücut ağırlığının %10 ila %15'ini geçmemesi gerektiğini belirtmektedir.






Ağır Çanta Taşımanın Sağlığa Zararları

Omurga Biyomekaniğinin Bozulması: Vücut, sırtındaki aşırı ağırlığı dengelemek için öne doğru eğilme eğilimi gösterir. Bu durum, boyun ve bel omurlarına binen yükü katlayarak duruş bozukluklarına (postür bozukluğu) yol açar.

Kronik Kas ve Eklem Ağrıları: Sırt, omuz ve bel kaslarının sürekli gergin kalması, genç yaşta kronik kas spazmlarına ve sertliklere neden olur.

Omurga Deformasyonları: Gelişim çağındaki kemik yapısı esnek olduğundan, ağır ve tek taraflı çanta kullanımı skolyöz (omurga eğriliği) ve kifoz ( kamburluk) gibi rahatsızlıkları tetikleyebilir veya mevcut eğrilikleri artırabilir.








Sinir Sıkışmaları ve Dolaşım Problemleri: Aşırı ağır ve dar askılı çantalar, omuz bölgesinden geçen sinirler ve kan damarları üzerinde baskı oluşturarak kollarda uyuşma, karıncalanma ve güç kaybına yol açabilir.

Erken Yorgunluk ve Akademik Odak Sıkıntısı: Fiziksel yükün getirdiği kronik yorgunluk, çocuğun gün içindeki enerjisini tüketerek derse olan dikkatini ve genel okul performansını olumsuz etkiler.






Çözüm İçin Yapılması Gerekenler

Ebeveynler ve Öğrenciler İçin

Doğru Çanta Seçimi: Çanta çift askılı, arkası destekli ve omuz pedleri geniş olan modellerden seçilmelidir.

Dengeli Yerleşim: En ağır kitaplar sırta en yakın bölmeye konulmalı, hafif malzemeler öne yerleştirilmelidir. Çanta askıları ayarlanarak tabanının bel hizasından aşağı düşmesi engellenmelidir.

Günlük Temizlik: Çanta her akşam kontrol edilmeli, ertesi gün kullanılmayacak gereksiz materyal ve araç-gereçler çıkarılmalıdır.






Okul Yönetimleri ve Eğitim Sistemi İçin

Kişisel Dolap Uygulaması: Okullarda kilitli öğrenci dolaplarının yaygınlaştırılması, ders kitaplarının okulda bırakılmasına olanak tanır.

Dijital Materyal Dönüşümü: Ağır basılı kaynaklar yerine derslerde e-kitap ve dijital materyal kullanımının artırılması fiziksel yükü önemli ölçüde azaltır.

Ders Programı Düzenlemesi: Günlük ders programları hazırlanırken aynı gün içinde çok sayıda farklı ders yerine blok ders uygulamalarına ağırlık verilmesi, taşınan kitap sayısını azaltır.

Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu

Antalya'da kendilerini başkomiser olarak tanıtarak bir vatandaşı, kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığı yönünde korkutan şüpheliler, 13 milyon 500 bin lira değerindeki ziynet eşyası ve parayı dolandırdı. Olayla ilgili düzenlenen operasyonda 5 şüpheli yakalanırken, 3'ü tutuklandı

25.08.2026 12:42:00
İHA
 
Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu
Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu
Edinilen bilgiye göre, Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne müracaat eden A.L. isimli vatandaş, tanımadığı kişiler tarafından telefonla arandığını belirtti. Şüphelilerin kendilerini başkomiser olarak tanıttığını ve kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığını söylediğini ifade eden A.L., baskı ve yönlendirmeler sonucunda toplam 13 milyon 500 bin TL değerindeki ziynet eşyası ile parasını şüphelilere verdiğini beyan etti.






İhbar üzerine çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, yürütülen araştırmalar sonucunda şüphelilerin kimliklerini tespit etti. Şüphelilerin yakalanması amacıyla Antalya merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 






Emniyetteki işlemlerinin ardından "Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan adli makamlara sevk edilen 5 şüpheliden 3'ü tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Antalya Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, suç ve suçlularla mücadelenin yasaların verdiği yetki ve sorumluluk bilinciyle hız kesmeden ve aynı kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.






Adalete güven yitirildiğinde ne olur?

Adalet mekanizması ve bağımsız yargı, bir devletin toplumsal sözleşmesini ayakta tutan ana sütundur

25.08.2026 00:41:00 / Güncelleme: 25.08.2026 13:11:43
Yaşar Cebesoy
 
Adalete güven yitirildiğinde ne olur?
Adalete güven yitirildiğinde ne olur?
Adalet mekanizması ve bağımsız yargı, bir devletin toplumsal sözleşmesini ayakta tutan ana sütundur.

Yargı sistemine ve hukukun üstünlüğüne dair inancın zedelenmesi ya da tamamen kaybolması, yalnızca hukuki bir kriz değil; sosyal, ekonomik ve kurumsal boyutları olan zincirleme bir çöküş sürecini tetikler.







Toplumsal Çözülme ve İhakk-ı Hak Eğilimi

Yargının adil karar vermediği düşüncesi toplumda yaygınlaştığında, bireyler arasındaki uyuşmazlıkların çözüm adresi kamu otoritesi olmaktan çıkar.

Vatandaşların kendi hakkını kendi gücüyle aramaya çalışması, yani ihakk-ı hak davranışı artış gösterir.

Bu durum, suç oranlarının yükselmesine, şiddetin meşrulaşmasına ve toplumsal huzurun kökten bozulmasına yol açar. Güvensizlik hissi, bireylerin devlete ve birbirlerine olan aidiyet duygusunu zayıflatır.







Ekonomik Çöküş ve Sermaye Kaçışı

Hukuk güvenliğinin bulunmadığı bir iklimde öngörülebilirlik ortadan kalkar. Mülkiyet hakkının ve sözleşme serbestisinin yargı teminatı altında olmadığını gören yerli ve yabancı yatırımcılar, sermayelerini daha güvenli limanlara taşır.

Doğrudan yabancı yatırımlar durma noktasına gelirken, finansal piyasalarda belirsizlik egemen olur. Beyin göçü hızlanır; yetenekli ve eğitimli insan kaynağı, hukuk emniyetinin sağlandığı ülkelere yönelir.







Kurumsal Aşınma ve Meşruiyet Krizi

Adalete olan inancın yitirilmesi, devletin diğer organlarına ve genel olarak kamu kurumlarına duyulan güveni de eritir.

Vergi itaati düşer, kamu düzenine uyum zayıflar ve devletin meşruiyet zemini sorgulanmaya başlar. Liyakat ilkesinin yerini kayırmacılığın aldığı algısı pekiştikçe, kamu hizmetlerinin kalitesi düşer ve bürokratik mekanizma işlevsizleşir.







Toplumsal Barışın Geleceği

Sonuç olarak, adalet sisteminin işlevini kaybetmesi bir devlet için en büyük güvenlik riskidir.







Toplumsal barışın, ekonomik refahın ve kamu düzeninin sürdürülebilmesi, yargı mekanizmasının bağımsız, tarafsız ve erişilebilir kılınmasına bağlıdır. Hukuka güvenin yeniden tesis edilmediği senaryolarda kurumsal ve toplumsal çöküş kaçınılmaz hale gelir.

Bolu'da 1 haftada bin 771 sürücüye ceza yağdı

Bolu'da polis ve jandarma ekiplerinin 1 haftada gerçekleştirdiği trafik denetimlerinde 30 bin 523 araç kontrol edilirken, kuralları ihlal eden bin 771 sürücüye ceza uygulandı

24.08.2026 12:18:00
İHA
 
Bolu'da 1 haftada bin 771 sürücüye ceza yağdı
Bolu'da 1 haftada bin 771 sürücüye ceza yağdı
İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri ile İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı trafik timleri, kent genelinde trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla denetimlerini sürdürdü.






Ekipler tarafından 17-23 Ağustos tarihleri arasında il merkezi ve bağlantı yollarında bin 509 trafik uygulaması gerçekleştirildi. Uygulamalarda toplam 30 bin 523 araç kontrol edildi. 






Denetimlerde trafik kurallarını ihlal ettiği, evraklarında eksiklik bulunduğu veya sürüş kurallarına uymadığı tespit edilen bin 771 sürücüye idari para cezası kesildi. Ekiplerin kent genelindeki trafik denetimlerinin devam edeceği belirtildi.

Diyarbakır'da 12 katlı plazada yangın: 1 kişi mahsur kaldı, 8 kişi dumandan etkilendi

Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesinde 12 katlı bir plazanın dış cephesinde çıkan yangın bütün katlara yayıldı. Yangında 3'ü itfaiye eri olmak üzere, 8 kişi dumandan etkilendi

24.08.2026 03:00:00
İHA
 
Diyarbakır'da 12 katlı plazada yangın: 1 kişi mahsur kaldı, 8 kişi dumandan etkilendi
Diyarbakır'da 12 katlı plazada yangın: 1 kişi mahsur kaldı, 8 kişi dumandan etkilendi
Olay Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesi'nde bulunan 12 katlı plazanın dış cephesinde meydana geldi. Plazadan çıkan yangını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Sağlık, itfaiye ve polis ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etmeye başladı. Dış cephede çıkan yangın, bir anda bütün binayı sardı. İçeride mahsur kalan bir kişi itfaiye ekiplerinin yoğun uğraşları sonucu bulunduğu yerden çıkarıldı.








Yaklaşık 1 saat süren yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesi sonucu kontrol altına alındı. Yangında 3'ü itfaiye eri olmak üzere 8 kişi dumandan etkilendi. Dumandan etkilenenler, olay yerinde hazır bulunan ambulanslarda ilk müdahalelerinin yapılmasının ardından hastaneye kaldırıldı.









Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, yangının ardından olayın yaşandığı plazanın önüne geldi. Vali Zorluoğlu burada yaptığı açıklamada, ''Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesinde plazada sebebini henüz tam olarak belirleyemediğimiz yangın olayı gerçekleşti. Yangının 112 üzerinden öğrenilmesine müteakip ilgili bütün kurumlarımız başta Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi, AFAD, sağlık kuruluşlarımız, emniyet teşkilatı olmak üzere yangın bölgesine ivedilikle gelindi...






Her kurum kendi görev alanında çalışmaya başladı. Şu ana kadar yapılan çalışmalar neticesinde burada toplam 8 vatandaşımız yangından etkilendi. 3 tanesi itfaiye eri 5 tanesi de o an plaza sakinlerinden. Tamamı hastaneye sevk edildi. Çok şükür ve memnuniyetle ifade edebilirim ki ağır yaralı olan kimse yok. Tamamı dumandan zehirlenme. Şu anda hastanede tedavi devam ediyor. Bir taraftan itfaiyemiz yangına müdahale etmeye devam ediyor. Kontrol altına alındı, çatıda yangın devam ediyor. Aynı zamanda plaza içerisinde bütün katlar ve daireler itfaiye birimimiz tarafından kontrol edildi, içeride biri olabilme sebebiyle....






Tabi ticaret niteliği olan bir bina. Ofis olarak kullanılan bir bina. Yangın da geç vakit çıktığı için çok şükür şu anda içeride bizim bilgimiz dahilinde itfaiyenin verdiği bilgi çerçevesinde söylüyorum herhangi bir vatandaşımız kalmadı. Yangında soğutma çalışmaları devam ediyor. Allah beterinden muhafaza eylesin. Diyarbakırlı hemşehrilerimize geçmiş olsun diyorum'' dedi.
.







İtfaiye ekiplerinin plazada soğutma çalışmaları devam ediyor






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.