HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 MAYIS 2022, ÇARŞAMBA

Zor görevler

18.12.2021 00:00:00

İnsanın yaşamında sürdürmesi gereken zor görevler vardır. 

Bu zor görevleri kolaylaştırmanın yolu birlikte hareket etmek, birlik olmak, hoşgörülü olmak, hata ve yanlışları söylerken kırıcı olmamak, karşınızdaki insanı ikna etmeye çalışmak önemlidir.  

Bazen çok şey beklediğiniz bir insan beklentilerinize cevap vermez, veremez…

Bazen çok güvendiğiniz ve sizi aldatmayacağına inandığınız bir arkadaşınız tamamen tersine hareket edebilir. 

Sırtınızı dayadığınız, çökmeyeceğine inandığınız bir duvar, bir ağaç yıkılabilir. 

Bazen kendinizi ölmeyeceğine inandığınız veya ölmesini beklemediğiniz birinin mezarı başında bulabilirsiniz. 

Topluma verdiğiniz bir güvence veya gösterdiğiniz bir hedef boş çıkabilir. Böyle durumlar bizi zor durumda bırakır. Yeni görevler yükler… Zoru başarmak, yanlışı düzeltmek gibi…

* * *

Türkiye şu anda zor günlerden geçiyor. 

Araba devrilince yol gösteren çok olurmuş. Gerçi, bu arabanın devrileceği; yolun kötü olduğu, aracın tekerleklerinin yola sığmayacağı önceden görülmüş ve uyarılmıştı. 

Yanlıştan dönmek zor bir görevdir. 

Bunu sadece göze alabilen akıllı insanlar yapar. Israrcı olanlar, inatlaşanlar, gerçeği göz ardı edenler, mucize bekleyenler değil. Eğer yaptığınız bir proje desteklenmiyorsa, giriştiğiniz bir iş size para kazandırmıyorsa ondan vazgeçmeyi bilmelisiniz. Bile bile zararına çalışmak, düzelir diye geçiştirerek biçtiğiniz makul zaman dilimini aşmak sadece size değil, çevrenizdekilere de zarar verir. 

Doğa; bir çocuğun doğması için bile makul bir zaman tayin etmiştir. 

Gün yirmi dört saattir. Yıl, 365 gündür. Ayların toplam gün sayıları vardır. İnsanın bir dakikada alacağı nefes sayısı bile sayılı iken gerçekleri görmezden gelmek, yanlışta ısrar etmek ne doymaz bir EGO'dur?

Çevremizde kullandığımız her şeyin bir süresi ve ömrü vardır. Israr etmek yanlıştır. 

Ülkeyi borca batırıp para kaynakları arayanların yapması gereken tek şey usulünce yönetim mekanizmalarını işin ehline teslim etmek; programı ve kurtuluş planı olanlara itibar etmek olmalıdır. 

Her türlü millilikten vazgeçen, yeraltı-yer üstü zenginlik ve güzelliklerini bilinçsizce satan, hazıra dağ dayanmaz sözünü unutan, bu milletin kadim kültüründen gelen söz ve alışkanlıkları koruyamayan, din kisvesi altında kurtuluş günlerinden kurucusuna, koruyucusundan dostlarına kadar herkesi görmezden gelen bir yönetim anlayışı bugüne kadar görülmemiş hatalara neden olmuştur. 

* * *

Suçu demokrasiye yüklemek kolaycılıktır. Demokrasi yanlışlara geçit veren bir çoğulcu rejim değildir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilkeleri ve diğer rejimlerden ayrıcalığı vardır. Bu da Atatürk'ün çizdiği, kurucu meclisin kabul ettiği varılması gereken hedefler, yasaklanmış olan eylem ve faaliyetlerdir. 

Eğer demokrasiye sadece seçimde en çok oy alan partinin istediğini yapabileceği bir iktidar sistemi olarak bakarsanız o zaman bunun adı Cumhuriyet rejimi olmaz. Güçlünün iktidarı olur ki, o zaman iktidarın gücü karşısında vatandaş hakkını arayamayan, hukukun üstün olmadığı, adli veya siyasi görevlilerin gücünün her şeye egemen olduğu bir yönetim şekli ortaya çıkar. 

O nedenle demokrat olmak, adil olmak, cumhuriyetçi olmak, insan haklarına saygılı olmak, geleceği tüm toplumu içine alacak şekilde şekillendirmek, en önemlisi Atatürk ilkelerini ve devrimlerini anlamak günümüzde son derece zor kavramlar olmuştur. 

İmkânsız değildir ama savunmak durumunda kalınmış olması daha da zordur.

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

18.12.2020, 18.12.2019, 18.12.2018, 18.12.2017, 18.12.2016, 18.12.2015, 18.12.2014, 18.12.2013, 18.12.2012, 18.12.2011, 18.12.2010, 18.12.2009, 18.12.2008, 18.12.2007, 18.12.2006, 18.12.2005, 18.12.2004, 18.12.2003, 18.12.2002
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.