HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 21 HAZİRAN 2021, PAZARTESİ

Zulümle payidar olunmaz

22.09.2001 00:00:00
Amerika'yı vuran ve birçok masum insanın ölümüne sebep olan terörü, insanlık melekesini yitirmemiş hiç bir insan onaylamaz. Bizim inancımıza göre, mazlumun dini sorulmaz. Mazlum hangi dinden olursa olsun, ona yardım edilir. Masumlara yardım, başka masumları ölürmekle olmaz. Öyle anlaşılıyor ki, ABD yönetimi, masumların öcünü başka masumlardan almanın ve Amerikan kamuoyunu rahatlatmanın peşinde. Böyle bir davranış, terörü cezalandırmak değil, taklit etmektir. Terörü taklit eden devlet, terörü alt edemez, tam aksine teröre prim verir.

Bir de, bu saldırıda açık olarak anlaşılmayan gerçek şu: ABD, bu saldırıyı bir terör saldırısı olarak niteliyor, ardından "bu bir savaştır" diyor. Peki, bu bir savaşsa, karşı cephe kimdir, nerededir? İşte o pek belli değil. Görünürde, hedef tahtasında, bir tek kişi ve onun nezdinde bütün Müslümanlar. Anadolu'da, "alana değil de, palana vurmak" diye bir deyim var. ABD bu sefer, galiba bunu yapacak. Eğer ABD, itibarını kurtarmak için bu işi yapacaksa, bilsin ki, var olan itibarını da yitirecektir.

Esasen ABD, bir yol ayırımına gelmiştir. Ya terör konusunda bozuk olan siciline bir yenisini daha ekleyecek, ya da bugüne kadar yaptığı ve destek verdiği bütün terör eylemlerinden dolayı dünya kamuoyundan özür dileyecek. Ve teröre karşı uluslararası işbirliğine öncülük edecektir. ABD'nin eğilimi; şiddete karşı şiddet kullanma ve eski alışkanlığını devam ettirme yönünde. Bu da, sadece ABD için değil, bütün dünya için yeni terör saldırıları demektir.

ABD Kongresi'nin Ulusal Güvenlik Komitesi'ne birkaç ay önce bir rapor hazırlanması konusunda görev verildi. Senatörlerden Gary Hart ve Warren Rudman'ın başkanlığında hazırlanan raporda şu görüşlere yer verildi: "Amerikan güvenlik sisteminde bir yeniliğe ihtiyaç var. Bu olmadığı takdirde ABD gücünü ve dünyada sözünün geçmesini devam ettiremez. Önümüzdeki 25 yıllık periyotta vatandaşlarımıza ve direkt ABD'ye bir saldırı bekliyoruz, böyle bir saldırı sonucu ölüm ve maddi kayıplardan daha çok zarar ABD'nin dünya liderliğinde yaşanacaktır". Görüldüğü gibi ABD yönetiminin tek hedefi dünya liderliğini kaybetmemek ve onun için de gerekli olan imajı korumak. Bundan dolayı ABD, imajını korumak için herşeyi göze almaktadır.

ABD'nin en büyük yanlışı işte bu anlayıştadır. Zira dünya liderliği sadece askeri güçle başka bir deyişle zorbalıkla olmaz, olsa bile, uzun süre elde tutulmaz. Öyle zannediyorum ki; ABD'ye son saldırı ile bu mesaj verilmek istenmiştir. Bir ülkenin askeri ve ekonomik simgesi olan yerlerin vurulmasının başka ne anlamı olabilir? ABD, bu mesajı anlamazsa, dahi doğrusu anlamak istemezse, "Ben yine dünya lideriyim, her istediğimi yaparım" diyerek masum insanların kanına girerse, asıl o zaman dünya liderliğini tehlikeye atar.

Dünya liderliği yalnız askeri güçle olmaz. Bunu sadece biz değil, Carter döneminde Başkan Yardımcılığı, Milli Güvenlik Konseyi Başkanlığı yapan Zbigniew Brezezinki de söylüyor. Diyor ki: "Amerika'nın dünya liderliği konusnuda asıl tartışılan, ABD'nin felsefi ve toplumsal şartlarıdır. Bu konular en azından Amerika'nın askeri ve ekonomik rolü kadar önemlidir". Yine devam ediyor: "Amerika açıkça kendini gözlemlemeli ve kültürel anlamda kendisini eleştirmelidir. Ortak paydaları olmayan ve herkesin kendi ihtiyaçlarını karşılamayı düşündüğü bir toplum, sonunda yok olmaya mahkumdur".

Amerika'nın asıl gücü neye dayanıyor? Onu da yine Brezezinki'den dinleyelim: "Amerika'nın asıl gücü, çürümüş, aşırı derecede zenginleşmiş ve kendi milletiyle bağlarını kaybetmiş yerel hükümetlerle yaptığı anlaşmalarla bağlıdır". İsterseniz, buna bir ilave de biz yapalım. Amerika'nın bir diğer gücü de, Amerikalılardan daha çok Amerikancı olan medya mensuplarıdır. Maalesef bu kişiler, Türk medyasında da ziyadesiyle vardır. ABD'ye yapılan son saldırı sebebiyle hemen sahneye çıktılar. ABD'den önce ABD'nin düşünmanı kimleri, nasıl vuracağını ilan ettiler. İşte onlar var olduğu sürece ABD, haksızlık yapmaktan korkmuyor. Ama biz, Amerikancı medya mensuplarının tersine, ABD'nin asıl şimdi dünya lideri olup olmama imtihanı verdiğini söylüyoruz. Eğer ABD, askeri ve ekonomik gücünü tekrar haksız bir şekilde kullanılırsa, tartışılan dünya liderliği, daha çok tartışılır hale gelecektir. ABD artık şu gerçeği görmeli: Zulümle payidar olan, kahrıyla berbat olur.
 
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.