logo
27 OCAK 2026

3 Kasım'ın sonuçları...

05.11.2002 00:00:00
3 Kasım seçimleri Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ilginç seçimi olarak tarihe geçti. Bu seçimleri sonuçları itibariyle ne Demokrat Parti'nin olağanüstü bir çıkışı yakaladığı 1950 seçimleri ile ne de Süleyman Demirel liderliğindeki Adalet Partisi'nin 1965'te elde ettiği yüzde 52'lik başarısıyla karşılaştırabiliriz. Çünkü Demokrat Partililer, CHP'nin içinden kopup gelen tanınmış isimlerdi. Adnan Menderes ve Celal Bayar, CHP'den ayrılmasına rağmen; siyasi duruş itibariyle CHP'ye alternatif ve CHP ile taban tabana zıt bir hareket geliştirmişlerdi. Adalet Partisi de Demokrat Parti'nin devamı olarak sahneye çıkmıştı. 3 Kasım'da ise "taban ve gelenek" itibariyle somut hiç bir olguya dayanmayan AKP ipi önde göğüsledi. AKP, oylarını almasına rağmen Milli Görüş tabanına dayanmıyordu çünkü SP Genel Başkanı Recai Kutan'ın deyimiyle "teşkilatın yüzde 80'ı Saadet Partisi" bünyesinde kalmıştı. Gelenek itibariyle de ne Özal'ın ANAP'ının ne de Erbakan'ın RP'sinin halefi oldu. AKP'nin elde ettiği başarı tamamiyle "nev'i şahsına münhasır" bir gelişme...

Peki bu gelişmeyi beraberinde getiren faktörler nelerdir?

1) DSP-MHP ve ANAP'tan kurulu 57. Hükümet'in ekonomiyi enkaza çevirmesi, Erdoğan'ın oylarını resmen patlattı. Erdoğan'ın diyorum çünkü AKP'ye verilen her 10 oydan 9'u bizzat Erdoğan'ın bu özelliği nedeniyleydi. Burada parantez içinde şunu vurgulamak lazım! İstanbul ile Ankara aynı değil. Ankara'nın iç ve dış borcu ise 226 milyar dolar. İstanbul'da iki lokomotif kurum İSKİ ve İGDAŞ iyi yönetildiğinde, belediye hizmetlerini yürütebilmek mümkün. Ankara'dan iyi yönetilmesi gereken kurumların sayısı ise yüzlerce... Hortumlanan bankalardan tutun da, berbat durumdaki KİT'lere kadar...

Ankara'da başka pek çok sorun daha var. Üstelik dış politika denen bir "diplomasi canbazlığı" var ki, atılacak yanlış bir adım Türkiye'nin geleceğini ipotek altına sokabilir!

2) Seçim öncesinde oluşturulan kutuplaşma, hem AKP'ye, hem de CHP'ye yaradı. Her iki parti de bu kutuplaşma neticesinde oylarını en az yüzde 10 oranında artırdılar. Milletvekili adaylarının yakınları bile oylarını "CHP ve DEHAP geliyor" diye AKP'ye; AKP geliyor diye CHP'ye verdiler! Bu kutuplaşma, siyasi parti teşkilatlarını da önemli ölçüde sarstı.

3) Bu seçimlerde 'geleneksel' partiler ağır darbe aldı. MHP ile DYP tabanlarının üzerine çakıldı. ANAP ise Ahmet Özal'ı saflarına katmasına rağmen, Özal'ın mirasını tümüyle tüketti. 19 yıldır gündemde olan Yılmaz'ın siyasi hayatı da sona erdi. Öte yandan vatandaş ülkeyi 1994'te krize sokan DYP Lideri Çiller'i de affetmedi.

4) "Mağdur ve mazlum" olma seçim sonuçlarını etkiledi.

5) Vatandaş, ülkeyi krize sokanları hiç mi hiç affetmedi. DSP yüzde 22.3'ten yüzde 1.2'ye düşerek, bir siyasi partinin alabileceği en büyük darbeyi yedi. Benzer şekilde ANAP ve MHP eridi. 1999'daki seçimlerde toplamda yüzde 54 oy alan bu partiler, yüzde 14'e düştü. Türkiye'nin yaşadığı iki krizin bundaki payı korkunçtu. Medya bu öfkeyi ustaca Erdoğan lehine kanalize etti.

6) Vatandaşın hali, "öfkeyle oturan zararla kalkar" deyişini doğrular nitelikte. Çünkü, medya yönlendirmesiyle Meclis'e giren 2 partinin ortak özelliği IMF yanlısı politika izleyeceklerini deklare etmeleri. Zaten IMF ile görüşeceğini açıklayan AKP ve CHP, Meclis'e giren iki parti oldu. Netice olarak bu seçimler vatandaşın programın içeriğinden çok uygulayacak kişilere baktığını da ortaya koydu.

7) Bu seçimlerde "gürültülü seçim kampanyası" ile belli bir düzeyde oy alınabileceğini Genç Parti gösterdi. Paranın gücünün iktidar getirmese de, belli oranda oy getirdiği görüldü. Genç Parti'nin şatafatlı konserler eşliğinde dile getirdiği "vaatler" de bunda kısmen etkili oldu.

8) Ve MHP'nin çöküşü... MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin "aşırı statükocu tutumu ve hükümetin geleceğini, savunduğu temel görüşlerden üstün tutması" sonunu getirdi. Şayet Bahçeli, 12 Ocak 2000 tarihinde toplanan liderler zirvesinde Avrupa Birliği uğruna Abdullah Öcalan'ı ipten kurtarmayıp, hükümeti terketseydi; ne Kasım 2000 ne de Şubat 2001 krizlerine tutulacaktı. Böylece çökmeyecekti! Bu da gösteriyor ki, siyasi parti lideri gerektiğinde "ilkeleri" için yumruğunu masaya vurmalı. Aynı şeyi Erbakan Mart 1997'de yapsaydı, bu hallerle karşılaşmazdı.

9) Seçim öncesi mitingler ve siyasi parti çalışmaları etkili olmadı. İstanbul'da en çok bayrak asan, en fazla afişleme yapan partiler MHP ile Fazilet Partisi'nin mirasının önemli bir bölümünü devralan SP idi. Gazetelere de bolca ilan veren her iki parti de tarihi düşüşler yaşadı. Vatandaşın Erdoğan'a yönelik "aşkvari" tutkusu, seçim çalışmalarını etkisiz bıraktı.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Recep Bahar / diğer yazıları
Beşiktaş dikiş tutturamıyor
Öne geçtiği maşta Eyüpspor ile 2-2 berabere kaldı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel:
"(İBB'ye bağlı) Kreşteki görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok"
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası yarın Silivri'de başlıyor
450 yıla kadar hapsi istenen Aktaş adli kontrolle tahliye edilmişti
BTP'liler Prof. Dr. Baş'ın kabrini ziyaret etti
Viyana'daki MEM Kongresi öncesi anlamlı ziyaret
Emekliler hayatta kalma mücadelesi veriyor
Türkiye'de emekli aç
Altın yükselmeye devam edecek mi?
Altın fiyatını etkileyen nedenler...
Çin ordusunda büyük ihanet
En kıdemli generalin, nükleer sırları ABD'ye verdiği iddiası
YPG'den ateşkese rağmen saldırı
Ordu mevzilerini kamikaze dronlarla hedef aldı
İsrail rahat durmuyor
Lübnan'ın güneyine yeni hava saldırıları düzenledi
Fenerbahçe-Göztepe: 1-1
Fenerbahçe'den zirve yarışında kritik puan kaybı
Beşiktaş dikiş tutturamıyor
Öne geçtiği maşta Eyüpspor ile 2-2 berabere kaldı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel:
"(İBB'ye bağlı) Kreşteki görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok"
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası yarın Silivri'de başlıyor
450 yıla kadar hapsi istenen Aktaş adli kontrolle tahliye edilmişti
BTP'liler Prof. Dr. Baş'ın kabrini ziyaret etti
Viyana'daki MEM Kongresi öncesi anlamlı ziyaret
Emekliler hayatta kalma mücadelesi veriyor
Türkiye'de emekli aç
Altın yükselmeye devam edecek mi?
Altın fiyatını etkileyen nedenler...
Çin ordusunda büyük ihanet
En kıdemli generalin, nükleer sırları ABD'ye verdiği iddiası
YPG'den ateşkese rağmen saldırı
Ordu mevzilerini kamikaze dronlarla hedef aldı
İsrail rahat durmuyor
Lübnan'ın güneyine yeni hava saldırıları düzenledi
Fenerbahçe-Göztepe: 1-1
Fenerbahçe'den zirve yarışında kritik puan kaybı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.