logo
14 TEMMUZ 2026

AB babaya doğum iznine karşı çıktı

09.03.2005 00:00:00
 
AB Genel Sekreterliği, eşi doğum yapan çalışanlara aylıksız doğum izni verilmesine, "doğum öncesi ve sonrası izinlerin bireysel hak" olduğu gerekçesiyle karşı çıktı.

TBMM, "Dünya Kadınlar Günü" nedeniyle doğum izinlerini kadınlar lehine yeniden düzenleyen, evlat edinenler ile eşi doğum yapan erkeklere de "aylıksız doğum izni" verilmesine ilişkin tasarıyı acilen gündemine aldı.

Tasarıyı görüşen AB'ye Uyum Komisyonu raporunda, tasarı ile Türkiye'nin imza koyduğu Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) doğum izni konusundaki çeşitli düzenlemelerine uyum sağladığı vurgulandı. Raporda, Türkiye'de kadınların çalışma hayatına katılım oranında son ondört yılda yaklaşık yüzde 7 oranında gecikme olduğuna dikkat çekilerek, "Kadınların istihdam alanının daralması toplumumuzda çocuk doğurma ve bakımı görevinin sadece kadınların görevi olduğu düşüncesinden kaynaklanmakta ve bu kadınlara istihdam sağlarken beraberinde önyargıları da getirmektedir" denildi.

Rapora göre, toplantıya katılan Avrupa Birliği Genel Temsilcileri ise "doğum öncesi ve sonrası izinlerin bireysel hak olduğunu ve bu hakların baba olan kişiye de verilmesinin problem yaratacağı" görüşünü savundular.

AB'de daha fazlası bile var

Oysa, AB'ye Uyum komisyonu üyesi ve Aksaray Milletvekili Ali Rıza Alaboyun'un hazırladığı rapora göre, Avrupa ülkelerinde doğum oranını artırmak için çeşitli önlemler alınırken, bunların arasında anne ve babaya uzun süreli ücretli izin, doğan çocuk başına parasal destek, vergi iadesi veya vergi muafiyeti, askerlikten muafiyet, araba, konut ve tatil gibi harcamalar için cazip krediler de yer alıyor.

Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar

İstanbul Ümraniye'de 19 Mart'ta uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı ile ilgili davada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Maktul Kubilay Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ise duruşma sonrası duvara yumruk attı. Kundakçı, "Devlet malına zarar verme" suçundan ifadesinin alınması için karakola götürüldü

13.07.2026 16:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar
Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar
Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye ilçesi Sıddık Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, müzisyen Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi. Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı'dan (21) yardım istedi. Kubilay Kaan Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Aleyna Kalaycıoğlu'nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi. Kurşunların hedefi olan ve ağır yaralanan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere hayatını kaybetti.

Olay sonrası gözaltına alınan aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, Alaatin Kadayıfçıoğlu ve İzzet Yıldızhan'ın da bulunduğu 8 kişi tutuklandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada 10 isim sanık sıfatıyla yer aldı.

İstanbul Anadolu Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avci, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç, Engin Taşkıran ve tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu, taraf avukatları ile Kubilay Kaan Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ve annesi Ülker Kundakçı salonda hazır bulundu. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

"Canbay da "Yapma, yapma" diye bağırıyordu"

Yalçınay Yıldız, "Bizi stüdyoya Kubilay'ın götürmesini istedik. O sırada Vahap Canbay'ı temizlikçi aradı ve Aleyna'nın hayatında biri olduğunu söyledi. Canbay ağlamaya başladı. Ben de Aleyna'yı arayıp doğru olup olmadığını sordum. Daha sonra telefonu Canbay aldı ve ağladı. Ardından Kubilay telefonu alarak, "Abla sizi barıştırmak istiyorum" dedi. Sonra stüdyoya gittik. Oradaki bir kadın temizlik olduğunu söyleyerek bizi içeri alamayacağını söyledi. Bu sırada Aleyna ile Canbay'ın ortak köpeği Mokka da oradaydı. Ben de "Gelirler, belki barışırsınız." dedim. Daha sonra Bertin'i aradım ancak telefon meşgule düştü. Bir süre sonra Aleyna bizi arayarak, "Çok geç geleceğiz." dedi. Yanında kimin olduğunu sordu. Ben de "Kubilay var" dedim. "Tamam" dedi. O sırada Kubilay annesiyle telefonda konuşuyordu. Daha sonra Aleyna'yı da aradı. Biz birkaç kez tuvalet ihtiyacı için bulunduğumuz yerden ayrılıp geri geldik. En son Aleyna beni arayarak, "Şarkımı yükledin mi'" diye sordu. Ben de "Yükledim" dedim. Ardından "Eve geçiyoruz" dediler. Biz de beklemeye devam ettik. Bir süre sonra çakarlı bir araç geldi. İlk başta bir milletvekilinin geldiğini sandık. Araçtan beyaz tişörtlü bir kişi indi ve aracın camına vurdu. Canbay kapıyı açmak istedi ancak karşı taraftaki kişi kapıyı sert şekilde çekti. Daha sonra o kişinin sağ elinde silah olduğunu gördüm. Karşı taraftaki kişi, "Bir daha sizi görmeyeceğim" dedi. Ardından silah sesi duydum. Canbay da "Yapma, yapma" diye bağırıyordu" dedi.

"Azmettiriciliğime karşı hiç bir beyan yoktur"

Sanık Aleyna Kalaycıoğlu, "Azmettiriciliğime karşı hiç bir beyan yoktur Herkes benim suçum olmadığını biliyor. Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm. Ne Alaattin bir insanı durduk yere öldürecek kadar cahil ne de ben böyle bir şey yaptıracak biriyim" dedi.

"Aileden de çok özür dilerim"

Alaattin Kadayıfçıoğlu, "Çok üzgünüm. Olay benim kontrolüm dışında gelişmiş bir olaydır. Aileden de çok özür dilerim" ifadelerini kullandı.

"Çok mağdurum"

İzzet Yıldızhan, "Geçen verdiğim ifadem açık ve net. Çok mağdurum. Konserlerim var yurt dışına gidemiyorum. Biz bu konudan sıyrılmak istiyoruz. Hiç bir şey yapmadığım halde bu mağduriyetimin giderilmesini istiyorum" şeklinde konuştu.

Maktul Kubilay Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ise duruşma sonrası duvara yumruk attı. Kundakçı, "Devlet malına zarar verme" suçundan ifadesinin alınması için karakola götürüldü.

Mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 7 Ekim tarihine ertelendi.

Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü

Gaziantep'te cezaevinden izinli çıkan şahıs tartıştığı eşini bıçaklayarak öldürdükten sonra kendisini astı

13.07.2026 15:02:00
İhlas Haber Ajansı
 
Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü
Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü
Olay, Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi Kayaönü Mahallesi, Hamidiye Caddesi üzerinde bulunan bir evde meydana geldi.

Cezaevinden izinli çıktığı öğrenilen E.A, gece geç saatlerde eşi Esengül Doğu ile tartıştı. Tartışma sırasında eşini bıçaklayarak öldüren şahıs daha sonra iple kendisini astı. Kendilerinden haber alamayan yakınları durumu polise ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri E.A ve Esengül Doğu'nun öldüğünü belirledi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

Haluk Levent operasyonunda sıcak gelişme!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP Derneği soruşturmasında, "örgüt üyeliği", "kara para aklama" ve "bahis" iddialarıyla gözaltına alınan sanatçı Haluk Levent’in banka hesap hareketleri ve 60 milyon dolarlık vurgun iddiaları gündeme bomba gibi düştü
 

13.07.2026 13:41:00
Haber Merkezi
 
Haluk Levent operasyonunda sıcak gelişme!
Haluk Levent operasyonunda sıcak gelişme!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, AHBAP Derneği'nin siber ve mali süreçlerine yönelik fiziki ve teknik takip başlattı. Soruşturma kapsamında derinleştirilen incelemeler ve MASAK raporları, dernek çalışanları ile yöneticileri arasında mali profillerle uyuşmayan, olağan dışı milyonlarca liralık para trafiğini gündeme taşıdı.

İddialara göre, hakkında yurt dışı çıkış yasağı konulan Haluk Levent, ilk olarak İstanbul Havalimanı üzerinden Almanya'ya kaçma girişiminde bulundu. Havalimanında yasağı öğrenmesi üzerine rotasını değiştiren Levent, teknik takibi atlatmak amacıyla Yalova üzerinden Bursa'daki bir TIR garajına geçti. Sanatçının buradan bir TIR'a binerek İzmir'e gitmeyi, ardından bir yat vasıtasıyla illegal yollardan yurt dışına kaçmayı planladığı tespit edildi. Planı önceden fark eden güvenlik güçleri, operasyonu öne çekerek ünlü şarkıcıyı Bursa'daki tır parkında yakaladı. Operasyon kapsamında Ahbap Derneği genel merkezine de baskın düzenlenirken, aralarında yöneticilerin de bulunduğu 21 şüpheli gözaltına alındı.

Vahim iddialar: Deprem bağışlarıyla 990 milyon TL'lik bahis!

Soruşturma dosyasında yer alan iddialar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Açıklamalara göre Levent'e yöneltilen suçlamalar şunlar:

• Dernekler Kanunu'na Muhalefet, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama ve Örgüt Üyeliği.

• Şahsi banka hesaplarını kullanamayan Levent'in, dernek kurucularından A.Ç.'nin hesapları üzerinden 2020-2026 yılları arasında 990 milyon TL yasal bahis oynadığı ve bu süreçte yaklaşık 390 milyon TL para kaybettiği ileri sürüldü.

• Depremzedeler için toplanan bağışların yurt dışına kaçırıldığı veya amacı dışında kullanıldığı şüphesi üzerine yapılan incelemede, AHBAP Derneği hesaplarından Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın şahsi hesabına 120 milyon TL aktarıldığı saptandı.

• Farklı bir dosya kapsamında ise dernek adı ve bağış vaadi kullanılarak mağdurlardan "kız yurdu yapma" gibi gerekçelerle alınan gayrimenkullerin, asistanı ve üçüncü şahıslar adına tescil ettirilerek 60 milyon dolarlık dev bir vurguna imza atıldığı iddia ediliyor.

Geçmişteki ipuçları ve kamuoyunun tepkisi

Haluk Levent, son dönemde ticari hayatındaki usulsüzlükler ve karşılıksız çek davalarıyla sıkça hakim karşısına çıkmıştı. İstanbul Anadolu 24. İcra Ceza Mahkemesi, geçtiğimiz haftalarda iki farklı çekin karşılıksız çıkması nedeniyle ünlü sanatçıya 70 milyon TL adli para cezası vermiş ve çek hesabı açmasını yasaklamıştı. Bu gelişmenin ardından Levent, "Sağlık sorunları ve denetim süreçleri" gerekçesiyle AHBAP başkanlığını devredeceğini açıklamıştı.

Gözaltı haberinin ardından, Kahramanmaraş depremleri döneminde AHBAP ile ortak yardım projeleri yürüten Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur sessizliğini bozarak, "Gerçek neyse ortaya çıkmalı, kuruş kuruş hesabı verilmelidir" açıklamasında bulundu. Soruşturma kapsamında ismi geçen eski bağışçılardan Avukat Ece Güner ise sosyal medyadan yaptığı açıklamada derneğin hiçbir zaman resmi avukatlığını yapmadığını, geçmişte Levent'e verdiği şahsi borcu dahi almakta çok zorlandığını ve o günden sonra bağışlarını kestiğini duyurdu.

Bursa'da gerçekleştirilen sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere İstanbul Vatan Emniyet Müdürlüğü yerleşkesine getirilen Haluk Levent ve diğer şüphelilerin ifade işlemlerine başlandı. Emniyet önünde ve dernek binasında geniş güvenlik önlemleri alınırken, soruşturmanın seyrine göre gözaltı sayısının artabileceği belirtiliyor.

Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu

Sivas'ın Koyulhisar ilçesinde meydana gelen trafik kazasının ardından şok geçirerek Kelkit Çayı'na atladığı öne sürülen ve yaklaşık 55 gündür haber alınamayan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun annesi İlknur Hacıosmanoğlu, arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını istedi. Acılı anne, "Tek isteğim kızımın bir mezarı olsun. Benim soframdan bir tabak eksildi" dedi

12.07.2026 23:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Kaza, geçtiğimiz aylarda Koyulhisar ilçesi Kalebaşı Tüneli çıkışında meydana geldi. U.Y. (20) yönetimindeki 28 DR 070 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla attı. Kazada araçta bulunan Yağmur Hira Yazıcı olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü U.Y. ağır yaralandı. Araçta bulunan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun ise kazanın şokuyla Kelkit Çayı'na atladığı ve akıntıya kapıldığı ileri sürüldü.

İhbar üzerine bölgede geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Aradan geçen yaklaşık 55 güne rağmen Esmanur Hacıosmanoğlu'na ulaşılamazken, arama çalışmalarının bir süre sonra durdurulduğu öğrenildi. Suların çekilmesinin ardından çalışmaların yeniden başlayacağını beklediklerini belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, arama faaliyetlerinin yeniden başlatılmasını istedi. Kızının yaşanan kazanın ardından anlık şokla kendisini ırmağa attığını belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazada iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları, ırmaktaki sular çekilince yeniden başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Devlet büyüklerimden rica ediyorum, kızımı tekrar arasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum" dedi.

"Kızım şoka girdi"

Kaza ile ilgili konuşan İlknur Hacıosmanoğlu, "16 Mayıs 2026 tarihinde hayatımızı kabusa çeviren trafik kazası meydana geldi. Sivas'ın Koyulhisar ilçesi Aşağı kale mevkiinde tünel çıkışında kızımın bulunduğu araç takla atarak durabilmiş. Araç içerisinde şoför Uğur Yüce, kızım Esma Nur Hacıosmanoğlu ve yeğenim Yağmur Hira Yazıcı vardı. Yeğenim Yağmur Hira Yazıcı, kazada hayatını kaybetti. Kızım ise araçtan sağ çıkmış ve şoka girmiş. Araç şoförü de kolu kırık bir şekilde kazadan kurtulmuştur. Kızım Esma Nur, yeğenimin öldüğünü görünce şoka girmiş ve ırmağa atlayacağını söylemiş. Sağlıkçılar, kızımı sakinleştirdikten sonra kaza yerine gelen 3 şahsın eline bırakıp yukarıda ki asfalt yola çıkmışlar. Kazanın olduğu yer ile kızımın atladığı yer arasında yaklaşık 50-60 metre bulunuyor" dedi.

"Çocuğumun artık bir mezarı olsun"

İlknur Hacıosmanoğlu, başını yastığa koyamadığını söyleyerek, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazadan iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları ırmaktaki sula çekilince tekrar başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Kızımı sağlık çalışanları neden bu 3 şahsın eline verdiler. Reşit olmayan kızımı sadece anne ve babasına teslim etmeleri gerekiyordu. Kızımdan haber yok ve benim içim yanıyor. Devlet büyüklerimden rica ediyorum. Kızımı tekrar aramaya başlasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum. Başımı yastığa koyamıyorum. Benim soframdan bir tabak eksildi. Bunun hesabını kim verecek" diye konuştu.





Meltem TV sunucusu Faruk Karatay Tahran’dan seslendi: Yemen'in ünlü TV'si yayınladı

Yemen'in en büyük ve en çok izlenen özel TV kanalı Faruk Karatay'ın konuşmasını ana haberinde yayınladı

12.07.2026 20:23:00 / Güncelleme: 12.07.2026 20:28:15
Haber Merkezi
 
Meltem TV sunucusu Faruk Karatay Tahran’dan seslendi: Yemen'in ünlü TV'si yayınladı
Meltem TV sunucusu Faruk Karatay Tahran’dan seslendi: Yemen'in ünlü TV'si yayınladı
Meltem TV'nin ünlü sunucusu ve program yapımcısı Faruk Karatay İran dini lideri Seyyid Ali Hamaney'in cenazesini takip etmek ve haber yapmak için resmi davetli olarak İran'a gitti.

İmam Humeyni Musalla'sında bulunan Şehit Seyyid Ali Hamaney'in cenazesine diğer basın mensuplarıyla giderken Arap TV kanallarının sorularını yanıtlayan Faruk Karatay'ın konuşmasının bir bölümü Yemen'in en büyük özel TV kanalı El Mesirah haber bülteninde yayınlandı.

Yayınlanan haberde Faruk Karatay'ın "Ali Hamaney sadece İran'ın şehit efendisi değildir. Onun şehit olması İslam ümmetini birleştirdi" cümlesi Arapça tercüme olarak kullanıldı.

Kadınlar köyün yönetimini ele geçirdi

Bursa'nın Kestel ilçesi Kozluören Mahallesi'nde gerçekleştirilen 525'inci Geleneksel Kozluören Yağlı Güreşleri renkli görüntülere sahne oldu. Osmanlı döneminden günümüze kadar ulaştığı belirtilen gelenekte, güreşlerden çok kadınların bir günlüğüne köyün yönetimini ele geçirmesi dikkat çekti. Erkekler mehter takımı eşliğinde köy meydanından er meydanına uğurlanırken, kadınlar ise çay servisi yaptı, okey oynadı, market ve berberde görev aldı

12.07.2026 16:58:00 / Güncelleme: 12.07.2026 17:01:44
İhlas Haber Ajansı
 
Kadınlar köyün yönetimini ele geçirdi
Kadınlar köyün yönetimini ele geçirdi
Kozluören Mahallesi'nde asırlardır sürdürülen gelenek kapsamında sabah saatlerinde çocuklar hariç tüm erkekler mehter takımı eşliğinde mahalleden uğurlandı. Mahalle girişinde güvenlik önlemleri alınırken, kadınlar gün boyunca mahallenin idaresini üstlendi. Gelenek doğrultusunda Kozluören Mahalle Muhtarı Mehmet Çalışkan, görevini bir günlüğüne eşi Emine Çalışkan'a devretti. Azaların eşleri de eşlerinin görevlerini üstlenirken, mahalle bakkalı kadınlar tarafından işletildi. Kadınlar gün boyunca gelen misafirleri ağırlayıp çay ikramında bulunurken, hazırlanan kazanlarda pişirilen etli bulgur pilavı vatandaşlara dağıtıldı.

Şenlik kapsamında kadınlar kahvehanede okey oynayarak eğlendi, mahallede kurulan etkinlik alanlarında bir araya gelerek geleneksel günü coşkuyla kutladı. Çeşitli illerden gelen misafirler de etkinliğe yoğun ilgi gösterdi.

Erkekler ise mahalle dışında düzenlenen yağlı güreş organizasyonunu takip ederken, gün boyunca mahalleye giriş yapamadı.

Programa Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol da katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Belediye ekiplerinin desteğiyle gerçekleştirilen organizasyonda, asırlardır yaşatılan gelenek bir kez daha gelecek nesillere aktarıldı.

Osmanlı döneminden günümüze ulaştığı belirtilen geleneğin, savaş yıllarında erkeklerin cephede olduğu dönemlerde kadınların köyün yönetimini üstlenmesine dayandığı ifade edilirken, Kozluören Mahallesi'nde bu kültürel miras 525 yıldır aynı heyecanla yaşatılmaya devam ediyor.

Eli titreyerek mührü eşine devreden Çalışkan, "Sorumluluk kolay bir şey değil. Ben eşime ve diğer kadınlara güveniyorum. 3 yıldır yapıyoruz. Alınlarının akıyla bugünü geçireceklerini düşünüyorum" dedi.

Erkeksiz güzel bir gün geçirmenin mutluluğunu hep birlikte yaşayacaklarını belirten Emine Çalışkan ise, "Belediye başkanımız gereken bütün isteklerimizi kabul ediyor. Ama yine de bizim bir kaç isteğimiz olacak" diye konuştu.

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol ise, "Edirne'den sonraki 3'üncü en kapsamlı güreşleri burada idrak ediyoruz. 15-16 yıldır ara verilmişti. Biz 3 yıldır bu geleneği devam ettiriyoruz. Bu geleneğin en dikkat çekeni ise köydeki bütün her şey kadınlar tarafından gerçekleştirilecek. Akşama kadar köye erkek girmesi yasak. Muhtarımız mührü eli titreyerek de olsa devretti" şeklinde konuştu.

Köydeki gençler ve vatandaşlar ise, "Çok güzel bir geleneği yaşatıyoruz. İnşallah gelecek nesillere kadar sürer. 1 günde olsa erkeklerin olmaması ve onların her gün olduğu yerde bizim olmamız çok güzel" diye konuştu.

Sokakta kadına cinsel saldırıda bulunan şahıs tutuklandı

Samsun'da iş çıkışı genç bir kadını takip ederek cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilen şüpheli, polis tarafından yakalanarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

12.07.2026 16:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
Sokakta kadına cinsel saldırıda bulunan şahıs tutuklandı
Sokakta kadına cinsel saldırıda bulunan şahıs tutuklandı
Olay 9 Temmuz 2026 akşamı saat 22.30 Canik ilçesi Yenimahalle'de meydana geldi. İddiaya göre, kimliği belirsiz bir kişi bulunan iş yerinde çıkıp evine giden N.U.(27) adlı kadını aracıyla takip edip aracına davet edip daha sonra da araçta elini çıkartıp taciz etti. Genç kadın polise şikayette bulundu.

Canik İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince yürütülen takip ve araştırma sonucu şüphelinin A.B.Ö. (24) olduğu tespit ederek şahsı yakalayarak gözaltına aldı. Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından bugün Samsun Adliyesi'ne sevk edildi.

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen A.B.Ö., çıkarıldığı nöbetçi mahkemece " Cinsel saldırı" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Hem işten hem tazminattan oldu

Şef aşçı olarak çalıştığı otelde, mesai arkadaşlarına karşı adeta terör estirip bir de üstüne stajyer aşçıya ‘salak, öküz’ deyice olanlar oldu. Tazminatsız kovulan aşçıbaşının yıllar süren davasında son noktayı kovan Yargıtay, otel işletmecisini haklı buldu 

12.07.2026 16:10:00
İHA
 
Hem işten hem tazminattan oldu
Hem işten hem tazminattan oldu
Çalıştığı otelden çıkartılan aşçıbaşı K.H. İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu. İş sözleşmesine haklı bir sebep olmaksızın son verildiğini ve ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini talep etti.

Otel işletmecisi, davacının stajyer aşçı M.K.'ya sinkaflı sözlerde bulunduğunu, bunu diğer çalışanlara da yaptığını, bu sebeple iş sözleşmesine haklı olarak son verildiğini öne sürdü. Yapmış olduğu fazla çalışmaların karşılığının ücret bordrolarına yansıtılarak banka hesaplarına ödendiğini veya karşılığında serbest zaman verildiğini, iş sözleşmesinde yılda 270 saate kadar olan fazla çalışmanın zamlı karşılığının ücrete dâhil olduğunu, davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istedi.

İş Mahkemesi, davacının stajyer M.K.'ya ve diğer çalışanlara sinkaflı sözlerde bulunması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği savunulmuş ise de; dosyaya hiçbir somut belgenin ve ayrıca fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu gösteren iş sözleşmesinin sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi itirazları geri çevirdi. İşletmeci kararı temyiz edince yıllar süren davada son sözü Yargıtay 9. Hukuk Dairesi söyledi.

Kararda; işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hâle gelmişse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğduğuna vurgu yapıldı. İşverene tanınan derhal fesih hakkının temelini işyerindeki disiplin ve düzeni sağlama amacı oluşturduğu hatırlatıldı. Somut olayda, iş sözleşmesi davacının işverenin başka bir işçisine sataşması, küfür etmesi, işyerinde olumsuzluklara sebebiyet vermesi, çalışma huzurunu bozması, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması ve iş disiplinine uymaması gibi nedenlerle haklı nedenle feshedildiğine dikkat çekildi.

Yargıtay kararında; "Dosya kapsamının incelenmesinde, feshe konu olayda davacının işyerinde stajyer olarak çalışan M.K'ya bezlerin pis koktuğu gerekçesiyle bağırmaya başladığı, sinkaflı küfürler ettiği ve şiddet içerikli sözler söylediği ortadadır. Çalışanın göz ameliyatı olduğu, doktorunun çalışmaması gerektiğini davacıya ilettiği, davacının herkesin içinde kendisini rencide ettiği, 'öküz, mal, salak, işe yaramazsın, ne halin varsa gör' dediği anlaşılmıştır. 

Dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında, davacının işverenin gözetmekle yükümlü olduğu stajyere sataştığı, küfürlü sözler sarf ettiği ve işyerindeki diğer çalışanlara karşı da agresif tavırları ve sinkaflı küfürleriyle ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlar sergilediği ve böylece işyerindeki çalışma barışı ile düzen ve disiplini bozduğu sabittir. Davacının sabit olan bu davranışları karşısında iş ilişkisinde güven temelinin çöktüğü kabul edilmelidir. Bu bakımdan işverence sözleşmenin 4857 sayılı Kanun'un 25'nci maddesinin (II) numaralı bendi uyarınca ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık sebebiyle feshi yerindedir. İşverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin taleplerinin reddi gerektiği hâlde yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir" denildi.

Tartıştığı eşinin başına çekiçle vurup boğazından bıçakladı

Adana'da yabancı uyruklu 43 yaşındaki D.G., tartıştığı 38 yaşındaki eşi K.C.'yi apartman girişinde başına defalarca çekiçle vurup boğazından bıçaklayarak ağır yaraladı. Kanlar içinde yere yığılan kadın hastaneye kaldırılırken, olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı

12.07.2026 15:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tartıştığı eşinin başına çekiçle vurup boğazından bıçakladı
Tartıştığı eşinin başına çekiçle vurup boğazından bıçakladı
Olay, Çukurova ilçesine bağlı Mahfesığmaz Mahallesi'nde bulunan bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, yabancı uyruklu D.G. (43) ile eşi K.C. (38) arasında apartmanın 4'üncü katındaki dairelerinde henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine kadın evden çıkarak apartmandan aşağıya kaçtı. Bunun üzerine eline çekiç ve bıçak alan D.G., eşinin peşinden indi.

Apartmanın giriş kapısında kadını yakalayan D.G., eşi K.C.'nin başına defalarca çekiçle vurduktan sonra boğazından bıçakladı. Ağır yaralanan K.C. kanlar içinde yere yığılırken, şüpheli olay yerinden kaçarak izini kaybettirdi.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı ağır yaralı K.C., ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan kadının hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Öte yandan, olay sırasında evde bulunan çiftin iki çocuğu, polis ekiplerince güvenli bölgeye götürüldü.

Polis ekipleri, firari şüpheli D.G.'nin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.

Emekli maaşı Meclis gündeminde

En düşük emekli aylığını 23 bin 552 liraya yükseltecek kanun teklifi, salı günü Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanıyor. Milyonların gözü kulağı Meclis'e çevrilirken, 12. Yargı Paketi ve öğrenci affı da bu hafta yasalaşma yolunda
 

12.07.2026 14:40:00
Haber Merkezi
 
Emekli maaşı Meclis gündeminde
Emekli maaşı Meclis gündeminde
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren devrim niteliğindeki yasa teklifleri için bu hafta yoğun bir mesaiye başlıyor.

Meclis gündeminin en sıcak başlığını, emeklilerin gelirini artıracak olan yeni ekonomik düzenlemeler oluşturuyor. Hükümet tarafından hazırlanan ve kamuoyunda uzun süredir beklenen ekonomik düzenleme paketi, salı günü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda masaya yatırılacak.

Teklifin en dikkat çeken maddesi ise en düşük emekli aylığına yapılacak artış oldu. Yeni düzenlemeyle birlikte en düşük emekli maaşının 23 bin 552 liraya çıkarılması öngörülüyor. Komisyondaki görüşmelerin ardından teklifin hızla Genel Kurul'a gelmesi ve yasalaşması bekleniyor.

12. Yargı Paketi ve öğrenci affı

Meclis'in bir diğer önemli maddesi ise hukuk sisteminde önemli değişiklikler öngören 12. Yargı Paketi olacak. Yargı süreçlerini hızlandırmayı, hak mahrumiyetlerinin önüne geçmeyi ve ceza adalet sistemini güçlendirmeyi hedefleyen paket, Meclis Genel Kurulu'nda milletvekillerinin onayına sunulacak.

Yükseköğrenimini yarıda bırakmak zorunda kalan binlerce gence müjdeli haber de bu hafta Meclis'ten gelecek. Çeşitli nedenlerle üniversitelerle ilişiği kesilen öğrencilere geri dönüş yolu açan "Öğrenci Affı" düzenlemesi de yasalaşma sürecine giriyor. Düzenleme, eğitim hakkından mahrum kalan öğrencilere üniversitelerine dönerek eğitimlerini tamamlama fırsatı tanıyacak.

Meclis ihtisas komisyonları ve Genel Kurul, bu üç kritik düzenlemeyi yasalaştırmak için hafta boyunca kesintisiz mesai yapacak. Vatandaşların gözü, salı gününden itibaren Meclis'ten gelecek resmi açıklamalara kilitlenmiş durumda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.