logo
31 AĞUSTOS 2026

AB kapıları Türk vatandaşlarına kapanıyor mu?

Eurostat’ın 2025 yılı verileri, Avrupa Birliği’nin göç politikalarındaki sıkılaşmayı ortaya koydu. Ayrılma kararı verilen 491 bin 950 üçüncü ülke vatandaşından 135 bin 460’ı AB dışındaki ülkelere geri gönderildi

31.08.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
AB kapıları Türk vatandaşlarına kapanıyor mu?
AB kapıları Türk vatandaşlarına kapanıyor mu?
Eurostat'ın 2025 yılı verileri, Avrupa Birliği'nin göç politikalarındaki sıkılaşmayı ortaya koydu. Ayrılma kararı verilen 491 bin 950 üçüncü ülke vatandaşından 135 bin 460'ı AB dışındaki ülkelere geri gönderildi. Geri gönderilenler arasında 13 bin 405 kişiyle Türk vatandaşları ilk sırada yer aldı.

Türk vatandaşları ilk sırada

Avrupa Birliği İstatistik Ofisi Eurostat'ın açıkladığı 2025 yılı verilerine göre, AB ülkelerinde hakkında ayrılma kararı verilen ve sonrasında AB dışındaki bir ülkeye geri gönderilen vatandaşlar arasında Türkiye vatandaşları başı çekti.

2025 yılında 13 bin 405 Türk vatandaşı, haklarında verilen ayrılma kararlarının ardından AB dışındaki ülkelere gönderildi. Türkiye'yi 10 bin 475 kişiyle Gürcistan, 8 bin 370 kişiyle Suriye, 8 bin 20 kişiyle Arnavutluk ve 5 bin 725 kişiyle Rusya izledi.

Yaklaşık 492 bin kişiye ayrılma kararı



Eurostat verilerine göre 2025'te AB ülkelerinde toplam 491 bin 950 üçüncü ülke vatandaşına ayrılma kararı verildi. Bu sayı, 2024'teki 464 bin 985'e göre yüzde 5,8 arttı.

Ayrılma kararı verilenler arasında vatandaşlık bazında ilk sırayı 45 bin 725 kişiyle Cezayir, ikinci sırayı 29 bin 30 kişiyle Fas, üçüncü sırayı ise 24 bin 780 kişiyle Türkiye aldı.

135 bin kişi AB dışına gönderildi



Ayrılma kararlarının ardından 2025 yılında 135 bin 460 kişi AB dışındaki ülkelere geri gönderildi. Bu rakam, 2024'teki 112 bin 40 kişiye göre yüzde 20,9'luk artış anlamına geliyor.

AB ülkeleri arasında en fazla geri gönderme işlemi Almanya'da 29 bin 295, Fransa'da 14 bin 940 ve İsveç'te 11 bin 250 kişiyle gerçekleşti.

Her ayrılma kararı sınır dışı anlamına gelmiyor

Eurostat'ın verilerinde önemli bir ayrım da bulunuyor. Bir kişi hakkında AB topraklarını terk etme kararı verilmesi, o kişinin aynı yıl içinde fiilen AB dışına gönderildiği anlamına gelmiyor.

Nitekim 2025'te 491 bin 950 kişiye ayrılma kararı verilirken, bunların ardından AB dışındaki ülkelere fiilen geri gönderilenlerin toplamı 135 bin 460 olarak kaydedildi.

Arap Alevileriyle ilgili sözleri tepki çekmişti

Gazeteci ve eski Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk hakkında, bir televizyon programında Suriye’deki Arap Alevileri (Nusayriler) hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildi

31.08.2026 17:57:00
Haber Merkezi
 
Arap Alevileriyle ilgili sözleri tepki çekmişti
Arap Alevileriyle ilgili sözleri tepki çekmişti
Gazeteci ve eski Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk hakkında, bir televizyon programında Suriye'deki Arap Alevileri (Nusayriler) hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildi.

Tartışma yaratan sözler

Öztürk, NTV ekranlarında Suriye'deki gelişmeleri değerlendirirken Arap Alevileri hakkında, "Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor" şeklinde ifadeler kullanmıştı. Söz konusu açıklamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Alevi kurumları ve bazı siyasi çevrelerden Öztürk hakkında soruşturma başlatılması yönünde çağrılar gelmişti.

Soruşturma Samandağ'da yürütülüyor

Tepkilerin ardından Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında müşteki beyanlarının alındığı ve Öztürk hakkında gözaltı kararı verildiği bildirildi.

Öztürk'ün İstanbul'da gözaltına alınarak, 1 Eylül 2026 tarihinde SEGBİS üzerinden Samandağ'daki soruşturma kapsamında hazır edilmesi için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına talimat yazıldığı aktarıldı.

Sözler tartışmayı büyüttü

Öztürk'ün açıklamalarının ardından DEM Parti de yaptığı açıklamayla sözleri sert biçimde eleştirmiş ve soruşturma çağrısında bulunmuştu. Partinin açıklamasında, Arap Alevilerin kimlik ve inançları üzerinden hedef gösterilmesinin toplumsal barış açısından tehlikeli olduğu savunulmuştu.

Gözaltı kararının ardından gözler soruşturmanın bundan sonraki aşamasına çevrildi. Öztürk hakkında yürütülen adli sürecin, tartışmalı televizyon açıklamalarının hukuki boyutuna ilişkin nasıl sonuçlanacağı merak konusu oldu.

Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Girne'den, Mersin'e hareket eden yolcu feribotunun kazası sonrası kaybolan 18 kişiyi arama kurtarma çalışmalarına gece saatlerinde yapılırken, acılı ailelerin umut dolu bekleyişi Girne'de liman önünde sürdü

31.08.2026 05:54:00 / Güncelleme: 31.08.2026 06:35:43
İHA
 
Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti
Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti
Olay, bugün öğlen saatlerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Girne kentinden Türkiye Mersin'e doğru hareket eden yolcu feribotunda yaşanmıştı. Henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı feribot içerisindeki 267 kişiyle birlikte alabora olmuş 8 kişi hayatını kaybetmiş 18 kişi ise kaybolmuştu. Kaybolan yolcuları arama kurtarma çalışmaları gece de devam etti. Girne'de liman önünde ise yolcuların yakınları gece boyunca bekledi.

Mahmut ve Mustafa Demir isimli 2 yakınını beklediğini ifade eden Naif Ezer, "Sadece 1 arkadaşımız çıktı burada kimse yardım etmedi dedi. Yüzebilen yüzdü geldi yüzemeyen mahsur kaldı. Burada insanlar perişan halde. Bekliyoruz" dedi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert yanıt

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert yanıt. Açıklama "Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan yalan ve iftiralar Netanyahu başta olmak üzere İsrail hükümetinde görev yapan suçluların içinde bulunduğu korkak ve çürümüş zihniyeti yansıtmaktadır" denildi

30.08.2026 16:30:00
AA
 
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert yanıt
Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrail'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına sert yanıt
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamasına sert şekilde yanıt verdi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan yalan ve iftiralar, Netanyahu başta olmak üzere İsrail hükümetinde görev yapan suçluların içinde bulunduğu korkak ve çürümüş zihniyeti yansıtmaktadır.

Gazze'de soykırım işleyerek tüm İsrail halkına tarihi bir utanç yaşatan, ayrıca modern Orta Doğu tarihinde görülmemiş bir yayılmacılık sergileyerek bölgesel ve küresel istikrarsızlığın başlıca sorumlusu olan Netanyahu ve suç şebekesinin sahip olduğu dokunulmazlıklar hem hukuki hem de siyasi bakımdan ortadan kalkmaktadır.

Goebbels'in propaganda makinesine benzer biçimde çalışan İsrail kurumlarının çabaları artık yeterli olmamakta, uluslararası toplum Netanyahu hükümetinin yalanlarına inanmamaktadır.

Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Netanyahu döneminde işlenen suçların karşısında dürüst ve kararlı bir duruş sergilemiştir.

Bundan sonra da gerçekleri savunmaya ve dile getirmeye devam edeceğiz."

BURHANETTİN DURAN'DAN İSRAİL'E SERT TEPKİ
İletişim Başkanı Burhanettin Duran da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına tepki gösterdi.

Duran, İsrail tarafının gerçeklerle yüzleşmek yerine "iftira ve propaganda" yolunu tercih ettiğini belirterek, İsrail hükümetinin Gazze'deki politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu.

İletişim Başkanı Duran paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklaması, gerçeklerle yüzleşmek yerine iftira ve propaganda yoluna başvuran anlayışın ibretlik bir örneğidir. Her zaman yaptıkları gibi 'antisemitizm' kavramının arkasına saklanarak saldırganlığını, işledikleri soykırımı, savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları perdelemeye çalışıyorlar.

Oysa İsrail hükûmetinin Gazze'de işlediği suçlara, Filistin halkına yönelik katliamlarına ve bölgeyi istikrarsızlaştıran politikalarına karşı çıkmak insani ve vicdani bir sorumluluktur. Türkiye'nin itirazı, işgale, zulme, katliama ve uluslararası hukuku hiçe sayan politikalara yöneliktir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Filistin halkının haklı davasını savunmaya, Gazze'deki mazlumların sesi olmaya ve bölgesel istikrarı desteklemeye devam edecektir"

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk komite toplantısı yarın İstanbul'da düzenlenecek

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı yarın İstanbul'da yapılacak

30.08.2026 16:00:00
AA
 
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk komite toplantısı yarın İstanbul'da düzenlenecek
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk komite toplantısı yarın İstanbul'da düzenlenecek
Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı yarın İstanbul'da yapılacak.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Pakistan Federal Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili'nin katılması öngörülüyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında yürütülecek faaliyetlere stratejik yön vermek amacıyla kurulması öngörülen, üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısı, yarın Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenecek.

Toplantıda, uluslararası güvenlik konularının gündemde yer alması, ayrıca savunma kapasitelerinin geliştirilmesi, bu bağlamda üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirliğin artırılmasının teşvik edilmesi, ortak üretim ile araştırma ve geliştirme dahil savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin derinleştirilmesi ve terörle mücadelede müşterek çabaların güçlendirilmesi gibi başlıkların değerlendirilmesi planlanıyor.

Ayrıca, toplantıda Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin belirleyeceği ortak faaliyet alanlarındaki çalışmaları yönlendirecek Sekretarya ile diğer ilgili mekanizmaların çerçevesinin çizilmesi ve ilerleyen dönemde atılacak adımlara ilişkin yol haritasının belirlenmesi öngörülüyor.

Toplantının, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgede güvenlik, barış ve istikrarın pekiştirilmesini hedefleyen, meselelere işbirliğine dayalı güvenlik anlayışıyla yaklaşan ve çatışma yerine huzur ve refahı önceliklendiren tüm ülkelere önemli fırsatlar sunduğunun bir kez daha vurgulanmasına imkan tanıması bekleniyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos'ta Mekke'de "Ortak Savunma Anlaşması"na imza atmıştı.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın, bölgelerinde ve uluslararası alanda artan istikrarsızlıklar karşısında ortak sorumluluk ve bölgesel sahiplenme anlayışıyla imzaladıkları Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgede ve küresel ölçekte güvenlik, barış, istikrar ve refahın teşvik edilmesini ve ortak caydırıcılığın arttırılmasını hedefliyor.

Söz konusu anlaşma, taraf devletlerden herhangi birine gerçekleştirilecek bir saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağına hükmediyor.

Bölgede yeni işbirliği kültürünün geliştirilmesini hedefleyen anlaşma, uluslararası hukuka saygı duyan ve barışçı işbirliği vizyonunu paylaşan tüm aktörlerin katılımını mümkün kılıyor.

Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni

30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla Taksim Meydanı'nda bulunan Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu

30.08.2026 12:00:00
İHA
 
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
Taksim Meydanı'nda 30 Ağustos Zafer Bayramı töreni
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında İstanbul Valiliği, 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk sunuldu.

Törene İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan, 1. Ordu Komutanı ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, askeri personel ve vatandaşlar katıldı.

Tören, İstanbul Valisi Davut Gül'ün Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmasıyla başladı. Ardından 1. Ordu Komutanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından anıta çelenk sunuldu.

Çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kutlama mesajının okunmasının ardından tören sona erdi.

Baş Hocamızın son 30 Ağustos mesajı

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımlayan Prof. Dr. Haydar Baş, “30 Ağustos Zaferi, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanıdır. Bu mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte, Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin mücadelesidir” dedi

30.08.2026 11:56:00
Haber Merkezi
 
Baş Hocamızın son 30 Ağustos mesajı
Baş Hocamızın son 30 Ağustos mesajı
30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımlayan Prof. Dr. Haydar Baş, "30 Ağustos Zaferi, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanıdır. Bu mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte, Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin mücadelesidir" dedi

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yazılı bir mesaj yayımlayan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Türk milletinin kanları ve canlarını ortaya koyarak kazandıkları 30 Ağustos Zaferi'nin, tarihte eşine az rastlanır bir kahramanlık destanı olduğunu söyledi.

Mesajında; "Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı tebrik ediyor, bu bayramı ve Cumhuriyet mirasını bizlere bırakan Gazi Mustafa Kemal'in şahsında tüm gazilerimize ve aziz şehitlerimize rahmetler diliyorum" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Baş, milli mücadele ve Büyük Taarruz günlerinin, Türk milletinin büyüklüğünün göstergesi olduğuna dikkat çekti.

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yayımladığı mesajında BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş mesajında şunları kaydetti: "Tarih boyunca Türk milletine karşı oynanan oyunlar başka hiçbir millete karşı oynanmamıştır. Hiçbir millet de işgallere karşı Türk milleti gibi büyük bir Kurtuluş Savaşı verememiştir.

Bu kahramanca mücadele milletimizin büyüklüğünün göstergelerinden bir tanesidir. 30 Ağustos, ekonomik, politik ve askeri olarak sömürgeleştirilerek bağımsızlığı elinden alınmak istenen Türk milletinin varlık-yokluk mücadelesi zaferi ve bayramıdır.

İki medeniyet mücadele etti

Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz zaferleriyle bezenmiş 1921 ve 1922 Ağustos ayları, Türk Milletinin iradesi, imanı, kültürü ve siyasetinin Mustafa Kemal adı etrafında ortaya çıktığı günlerdir.

26 Ağustos'ta Başkumandan Mustafa Kemal riyasetinde şahlanan milli irade; 9 Eylül'de Haçlı ordularını İzmir'de denize döktü. Bu büyük mücadele iki ordu arasında gerçekleşmiş olsa da gerçekte iki medeniyetin çarpışmasıdır. Tevhit medeniyetiyle Teslis medeniyetinin mücadelesidir.

Dün Türk milletini esaret altına almak isteyen güçler, maalesef bugün de vatanımıza ve milletimize yönelik benzer planlar kurmaktadır. Bugün Türkiye'yi hedef alan planları, geçmişte olduğu gibi yine milletimizin azmi ve kararlılığı boşa çıkaracaktır. Bu bağlamda sivil–asker ve devlet-millet bütünlüğü, bu güçlü milli iradenin en önemli teminatıdır.

Şuna inancımız tamdır ki, yüce milletimizin bu azim ve kararlılığı, uluslararası kongrelerde bilim adamları tarafından baş tacı edilen Sosyal Devlet–Milli Devlet projesi ve Milli Ekonomi Modeli tezimizle bütünleştiği takdirde, ülkemizin önünde aşılamayacak engel, milletimizin ulaşamayacağı zafer yoktur."

Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı

Sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması tepki çekti

30.08.2026 11:14:00
Haber Merkezi
 
Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı
Diyarbakır’da sokaklara PKK’lı teröristlerin fotoğrafları asıldı
Sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması tepki çekti. Kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirildiği öne sürülen olay, "Terörle mücadelede yeni dönem ne anlama geliyor?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Diyarbakır'da sokaklara PKK mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğrafların asılması kamuoyunda tartışma yarattı. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla birlikte "Bu görüntülere nasıl gelindi?" ve "Devletin terörle mücadele politikasında yeni dönemin sınırları nereye kadar uzanıyor?" soruları gündeme geldi.

Buradaki asıl mesele yalnızca birkaç fotoğrafın bir yere asılması değildir. Asıl mesele, Türkiye'nin onlarca yıl boyunca ağır bedeller ödediği terör meselesinde sembollerin, algının ve kamu düzeninin nasıl yönetileceğidir.

On yılların bedeli unutulmamalı



PKK'nın Türkiye'deki silahlı faaliyetleri, binlerce insanın hayatını kaybetmesine, şehirlerin güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kalmasına ve toplumda derin yaraların oluşmasına neden oldu. PKK, Türkiye'nin yanı sıra birçok ülke ve uluslararası kuruluş tarafından terör örgütü olarak kabul ediliyor.

Bu nedenle terör örgütü mensuplarının fotoğraflarının kamusal alanda görünür hale gelmesi, özellikle şehit aileleri ve terörle mücadelede yakınlarını kaybeden vatandaşlar açısından sıradan bir görüntü olarak değerlendirilemez.

"Süreç"in sınırları nerede?

Türkiye son yıllarda terör meselesinde yeni bir siyasi dönemin kapısını aralayan gelişmelere sahne oldu. PKK'nın 2025 yılında fesih ve silahlı faaliyetleri durdurma yönünde açıklama yapması da bu sürecin önemli başlıklarından biri oldu.

Ancak silahların susması ile terörün sembollerinin normalleşmesi aynı şey değildir.

Türkiye'nin önündeki en kritik sınavlardan biri de burada ortaya çıkıyor:

Terörle mücadelede yeni bir sayfa açılırken, devlet otoritesi ve toplumun ortak hafızası nasıl korunacak?

Çünkü toplumsal barış; geçmişi unutturmak, yaşananları önemsizleştirmek veya terör örgütünün sembollerini sıradanlaştırmak anlamına gelmemelidir.

Devlet otoritesi zayıflarsa simgeler güçlenir

Sokakların, meydanların ve kamuya açık alanların hangi sembollerin görünür olacağı konusunda devletin hukuk çerçevesinde belirleyici olması gerekir.

Kimliği belirsiz kişilerin kamuya açık alanlara siyasi veya örgütsel anlam taşıyan fotoğraflar asabilmesi iddiası doğruysa, burada cevaplanması gereken soru açıktır:

Bunları kim astı, hangi amaçla astı ve kamu otoritesi neden buna izin verdi ya da zamanında müdahale etmedi?

Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor

Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın anjiyosunun iyi geçtiği ve tedavisinin sürdüğü bildirildi

30.08.2026 01:23:00 / Güncelleme: 30.08.2026 04:52:13
AA
 
Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor
Çanakkale'de rahatsızlanan komedyen Cem Yılmaz'ın hastanedeki tedavisi sürüyor

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit, Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy'deki evinde rahatsızlanan ve ambulansla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesine kaldırılan Yılmaz'ın, hastaneye kalbin ön yüzünü ilgilendiren kalp kriziyle başvurduğunu söyledi.

Hastaneye geldiğinde Yılmaz'ın bilincinin açık olduğunu aktaran Akşit, şöyle konuştu: "Hemen anjiyo laboratuvarına aldık. El bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemini tamamladık. Kendisi yoğun bakımda. Şu an durumu stabil. Takibini burada 2 gün boyunca sürdürmeyi planlıyoruz. Umarım sağlıcakla yakında ailesine kavuşur. Anjiyosu çok güzel geçti. Kalp krizini ilgilendiren damara balon ve stent işlemleri uyguladık. Şu anda yatağında istirahat ediyor."

Damar açıldı


53 yaşındaki Cem Yılmaz'ın 2 gün sonra taburcu edilebileceğini ve durumunun stabil olduğunu ifade eden Akşit, şunları kaydetti: "Şu anda tek damar, bir ufak yan damarı için ileride gerekir mi diye sonra bakıyoruz. Şu an kalp krizini ilgilendiren damarı açıyoruz. Diğer yan damar için de ayrıntılı bakacağız. Belki ona hiç işlem yapmaya gerek kalmayacak. Orası ilaçla idare eder. Bizim kalp krizi türlerimiz var. Bir insanın geçirebileceği kalp krizlerinden biriyle geldi. Sağ olsun Ayvacık Devlet Hastanesindeki arkadaşlar çok güzel müdahale etmişler. 112 Acil Çağrı Merkezi, ambulansı çok hızlı yönlendirmiş. Herkes, Ayvacık'tan itibaren göğüs ağrısı başladığı andan beri Cem Bey'e güzel müdahale etmiş."

Açıklama sırasında Yılmaz'ın ağabeyi 57 yaşındaki Can Yılmaz, İl Sağlık Müdürü Hakan Görgülü, ÇOMÜ Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. İbrahim Eren Pek ve ÇOMÜ Genel Sekreteri Oğuz Ünal da yer aldı. 
 

Sağlık Bakanı'ndan açıklama
 
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Değerli sanatçımız Cem Yılmaz'ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum" dedi. 

Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor

Muğla'nın Seydikemer ilçesinde başladıktan sonra rüzgarın etkisiyle Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan orman yangını büyük ölçüde kontrol altına alındı

30.08.2026 00:30:00
AA
 
Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor
Muğla'dan Antalya'ya sıçrayan yangına müdahale sürüyor

Seydikemer Korubükü köyü yakınlarında tarım alanında yangın çıktı. Yangın şiddetli rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı.

Saklıkent Kanyonu'na yakın bir noktada çıkan yangın, kuzeyden esen şiddetli rüzgarla birlikte kanyondan gelen dereyi aşarak Antalya'nın Kaş sınırlarında kalan ormanlık alana geçti.

Yangın nedeniyle Palamut Mahallesi'ndeki bazı evlerde hasar oluştu.

Bölgedeki şiddetli rüzgarın etkisiyle alevler yayılarak Çavdır Mahallesi merkezine ulaştı.

Tahliye edilen mahalledeki bazı ev ve seralar yandı.

Ekipler, yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahalelerini sürdürüyor.

"Güneyden kuzeye esmeye başlayan rüzgar biraz avantaj sağladı"

Kaş'taki çalışmaları yerinde takip eden Antalya Valisi Hulusi Şahin, Çavdır Mahallesi'nde oluşturulan merkezde gazetecilere yaptığı açıklamada, yangının saat 10.40 sıralarında Muğla'nın Seydikemer ilçesi Eşen Çayı hattından rüzgarın etkisiyle Kaş ilçesine ulaştığını söyledi.

Alevlerin Kaş'ın eskiden belde olan Palamut ve Çavdır mahallelerine sıçradığını dile getiren Şahin, mahallede evlerin ormanla iç içe olmasının çalışmaları zorlaştırdığını vurguladı.

Hem seraların tutuştuğunu hem de seralardan çıkan zehirli gazın personele zor anlar yaşattığını anlatan Şahin, "Hem de vatandaşlarımız evlerini ve seralarını kurtarmaya çalıştılar. Onların tahliyesi de bizim açımızdan zor oldu. Rüzgar da bizi çok zorladı. Fakat bazı kayıplarımıza rağmen büyük oranda hem vatandaşlarımızın can emniyetini sağladık hem de evlerin büyük çoğunluğunu koruduk. Yangın devam ediyor, fakat rüzgar hafifledi. Güneyden kuzeye başlayan rüzgar biraz avantaj sağladı." diye konuştu.

Emniyet, jandarma, AFAD ve tüm ekiplerin sahada çalıştığını belirten Şahin, "4 uçak ve 16 helikopter, 938 personel ve 170 araç, 37 tanker durmaksızın çalışıyor. Yangın henüz kontrol altına alınmaktan uzak ancak personelimizin birinci önceliği olan meskun mahallelerin etrafının çevrilme sürecini büyük oranda tamamladık. Çalışmalar devam ediyor." ifadelerini kullandı.

Yangının 10 kilometrelik alanı etkilediğini bildiren Şahin, sıcaklık 30 derecenin üzerinde, nem yüzde 30'un altında ve rüzgarın hızının saatte 30 kilometrenin üzerinde olduğu dönemlerde çok dikkatli olmak gerektiğini söyledi.

"Şükürler olsun can kaybımız yok"

Rüzgarın hızının gün içinde 40-50 hatta 60 kilometreyi bulduğuna dikkati çeken Şahin, şunları kaydetti:

"Bir kıvılcım bile körük etkisiyle beraber geri dönüşü olmayan bir yola bizi sokabiliyor. Bu hususta vatandaşlarımıza özellikle istirham ediyoruz. Biz alarm veriyoruz. Acil koduyla tüm uyarıları yapıyoruz. Hatta WhatsApp gruplarımız var. Antalya Valiliği olarak özel bir proje yürütüyoruz. Bu projede imamlardan jandarma teşkilatına, orman teşkilatından tarım teşkilatına, sulama kooperatiflerine kadar herkesin olduğu bir mekanizma kurduk. Epey mesafe katettiğimizi söyleyebilirim. Bir yangın bile dev bir zayiat karşı karşıya bırakabiliyor. O yüzden hiç yangın çıkmamalı. Çıkan yangını da kısa zamanda söndürebilmeliyiz."

Vali Şahin, "Şükürler olsun can kaybımız yok. Olabilirdi çünkü bu bölgede çok büyük nüfus var. Evlerinden ayrılmak istemiyor vatandaşlar çünkü evleri ve seraları var. Epey bir mücadele verdik. Şu an itibarıyla can kaybı yok. Bir yaralanma da ihbar edilmedi. Henüz duman ortadan kalkmadı. Dolayısıyla nerelerde nasıl zararlarımız var söyleyemeyiz. Çok miktarda seranın yandığını, ve yanan evler olduğunu söyleyebilirim." dedi.

Yangının enerjisi düşürüldü

Orman Genel Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, "Muğla'nın Seydikemer ilçesinde orman dışı alanda başlayarak, Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan yangının enerjisini düşürdük. Yangını tamamen kontrol altına almak için havadan ve karadan mücadelemiz devam ediyor." bilgisi yer aldı.

Genel Müdürlükten yapılan başka bir paylaşımında ise "Muğla'nın Seydikemer ilçesindeki orman dışı alanda başlayarak Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan yangın, ekiplerimizin havadan ve karadan yoğun müdahalesi sonucunda büyük ölçüde kontrol altına alındı. Yangını tamamen kontrol altına almak için mücadelemiz sürüyor." ifadelerine yer verildi. 

Melih Gökçek hakkında soruşturma başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında resen soruşturma başlatıldığını açıkladı

30.08.2026 00:10:00
İHA
 
Melih Gökçek hakkında soruşturma başlatıldı
Melih Gökçek hakkında soruşturma başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, "Bazı basın ve yayın organlarında, İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde öne sürülen iddialara ilişkin olarak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır" ifadeleri kullanıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.