ABD'nin, petrol fiyatlarını düşürerek Rusya'ya karşı bir ekonomik savaş başlatması, "Rusya'nın diğer ülkelerle milli paralar üzerinden ticaret yapması"ndan duyduğu rahatsızlığı gözler önüne seriyor.Öyle ya dün başta Rusya olmak üzere BRICS ülkeleri ve bu ticaret alanına giren birçok ülke önceden dolar üzerinden ticaret yapıyor, yaptıkları ihracatta da, ithalatta da asıl kazanan ABD oluyordu. Ve birkaç yıldır artık birçok ülke ticaretlerinde doları devre dışı bırakmış durumda?Rusya Milli Ekonomi Modeli ile yakaladığı ekonomik bağımsızlıkla, ABD'nin ve onun baskılarıyla hareket eden AB'nin bütün yaptırımlarını bertaraf edebiliyor.ABD'nin yönlendirmesiyle geçtiğimiz günlerde Rusya'yı zora sokmak için planlanan petrol fiyatlarındaki ani düşüş hamlesi, Ruble'nin dolar karşısında değer kaybetmesine, 1 doların 80 Ruble'ye, 1 avronun da 100 Ruble'ye çıkmasına neden olmuştu.Tabi, petrol fiyatlarındaki düşüş sadece Ruble'yi etkilemedi, petrol ihraç eden bütün ülkelere zarar verdi. Bunun doğal sonucu olarak petrol fiyatları yeniden 61 dolar seviyesine yükseldi.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de hafta sonu Rusyalı işadamlarıyla bir araya gelerek, destek istedi. Putin, krizin atlatılması için işadamlarından ilk etapta ellerindeki döviz fazlasını piyasaya sürmelerini istedi. Bu kapsamda, yıla kalan 10 gün içinde piyasaya 10 milyar dolar akıtılması hedeflendi.Rusya Merkez Bankası ve Rus hükümetinin aldığı önlemler de buna ilave edildiğinde Ruble yeniden değer kazandı. Dolar 54 Ruble'ye gerilerken, avro da 67 Ruble'ye geriledi.Yani ABD'nin petrol oyunu Rusya için sivrisinek vızıltısı ya da saman alevi gibi oldu.Daha önceki yazılarımızda da ifade ettiğimiz gibi, kendi ürettiği ürünler karşılığında kendi milli parasını talep eden bir ülkenin küresel para oyunlarından darbe yemesi mümkün değildir.Eğer Rusya, Milli Ekonomi Modeli'ni uygulamayıp, hala dolar üzerinden dış ticarete devam etseydi, emin olun ki böyle bir yaptırıma asla cevap veremezdi.Bir MEM projesi olan mili paralarla ticaret Rusya'yı bileği bükülmez hale getirmiştir.Yine bir MEM projesi olarak maden şirketlerinin de içinde bulunduğu 42 sektörün stratejik ilan edilip yabancılara satışının durdurulması, devlet millet ortaklığıyla işletilmeye başlanması da madenlerini özgürce değerlendirebilme gücünü Rusya'ya kazandırmıştır.MEM'in para politikasını uygulamak da Rusya'nın Merkez Bankası'nı millet yararına bağımsız kılmış, Rus Ruble'si doların esaretinden kurtularak özgürlüğüne kavuşmuştur.Rusya ve dünyada Ruble artık ABD dolarının karşılığı, onun tercümesi niteliğinde değil, Rus halkının emeğinin ve üretiminin karşılığıdır.Durum böyle olunca, söyler misiniz MEM'in çağları aşan projeleri karşısında bu tür miadını doldurmuş kısırdöngü kapitalist yaptırımların ne zararı olabilir?Dilerseniz, ABD'yi bir kez daha tanımamız için güncel bir örneği paylaşalım.Rusya Devlet Başkanı Putin, yaptığı açıklamada resmi istatistiklerin ABD ile ticaretin arttığını ve buna çok şaşırdığını ifade etti. Ne kadar ilginç değil mi?ABD, AB ülkelerinin ve kendisinin kuyruğunda olan ülkelerin Rusya'ya ticaret yapmaması, yaptırım uygulaması için baskı üzerine baskı kuruyor ama kendisinin Rusya'ya ticareti artıyor.AB'nin Rusya ile ticareti yüzde 4,3 oranında düştü; buna karşın ABD'nin Rusya ile ticareti ise yüzde 7 oranında büyüdü.Bu bana İran-Irak savaşı sıralarında yaşanan "İrangate Skandalı"nı hatırlattı. ABD tüm dünya ülkelerini İran'a yaptırıma zorlarken kendisi İran'a silah ve baksa ürünlerin satışına tam gaz devam etmiş.ABD, AB ülkelerini üstelik de krizle boğuşurlarken, dağılma aşamasındayken en büyük pazarları olan Rusya'ya ürün satışlarına engel oluyor, kendisi ise ticaretini artırarak devam ediyor. AB ülkelerinin ve halklarının bu işten çok rahatsız olacağı kesin.ABD her zaman olduğu gibi müttefiklerini sırtından hançerlemeye devam ediyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Borç dağının altında ezilen ipotekli hayatlar ve çıkış yolu / 08.08.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026























































