ABD'yi bir telaş sardı. Dünyadaki kalelerini bir bir kaybediyor.Rusya, ABD'nin bütün dünyayı saran örümcek ağını darmadağın edecek şifreyi çözdü.Hatta öyle ki, bu gerçeği ABD'li ekonomistler bile artık itiraf ediyorlar.Hatırlarsanız geçtiğimiz haftalarda ABD'li ünlü ekonomist Paul Craig Roberts, Foreign Policy Journal dergisindeki makalesinde Rusya'nın elinde Batı'nın siyasi ve ekonomik yapısını bozmak için yeterince koz olduğunu, Putin'in istediği an NATO'yu ve Batı'nın tüm mali sistemini yıkabileceğini belirtmişti. ABD, Büyük Ortadoğu Projesi'nde, Suriye'deki bilek güreşini kaybederek büyük bir mağlubiyet yaşadıktan sonra, bunun rövanşını almak için Ukrayna'yı kaşımaya başlamıştı.Ukrayna'ya bağlı Kırım ve Sivastopol'un uluslar arası hukuka uygun olarak, kendi istekleriyle Rusya'ya bağlanması ABD'ye büyük bir şok daha yaşattı.Tabi, ABD'nin yaşadığı şoklar ve hayal kırıklıkları sadece siyasi arenada değildi. Hatta asıl mağlubiyetleri ekonomide yaşıyordu. Rusya'nın, Milli Ekonomi Modeli'nin bir projesi olan "milli paralarla ticaret" formülünü her gün yeni bir ülkeyle uygulamaya başlaması, ABD'nin dolar hakimiyetine darbe üstüne darbe vuruyordu.Yunanistan'ın da son seçimlerde ABD ve AB'ye rest çekerek yönünü Rusya'nın başını çektiği Milli Ekonomi Modeli Bloğu'na çevirmesi ABD'yi daha da telaşlandırdı.Çünkü AB'deki bir ülkeyi kaptırması, tüm AB'yi kaptırması anlamına geliyordu.Esasen dünyada Fransa'nın 2017 yılında Cumhurbaşkanı olarak görülen Marine Le Pen'in dediği gibi, dünyada ekonomik modeller savaşı yaşanıyordu; ABD'nin dayattığı kapitalizmle, Rusya'nın uyguladığı "vatansever model" arasında?Ve ABD'nin, Rusya'nın uyguladığı vatansever model olan Milli Ekonomi Modeli'ne karşı üretebildiği, onunla mücadele edebilecek bir argümanı da yoktu; olması da mümkün değil.İktisadi politikaların, siyasi ve askeri politikaları direkt olarak etkilediği günümüzde modeller savaşındaki mağlubiyet elbette ki her sahada da mağlubiyeti beraberinde getiriyordu.Bugünlerde basın ve medya organlarında her ne kadar, "NATO Ukrayna'ya ve civarına askeri yığınak yapıyor", "askeri varlığını 13 binden 30 bine çıkartıyor", "5 bin kişilik öncü birlik oluşturuyor" şeklinde haberler pompalansa da bunlar çaresizlik içinde çırpınan ABD'nin kara propagandalarından öteye geçmiyor.Gerçekleri Batılı liderlerin ve kuruluşların ifadeleriyle aktaralım.Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, Fransa'nın Ukrayna konusunda NATO'nun bir parçası olmasını istemediğini belirterek, "Savaşın bir parçası olmayacağız" dedi.Savaşla mücadele kuruluşu Anti-War Answer Coalition'in başındaki Brian Becker, "ABD, Avrupa'nın kendisinden bağımsız bir yol izlemesinden, diğer bir deyişle kendi ulusal çıkarlarını korumak adına NATO'dan kopacaklarından endişe ediyor" ifadesini kullandı.Biliyorsunuz, AB'nin iki önemli ülkesinin başında bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Hollande ve Almanya Başbakanı Merkel, önceki gün Moskova'ya giderek Ukrayna krizi başta olmak üzere geniş kapsamlı bir gündemle ilgili Putin ile tam 5 saat görüşme gerçekleştirdi.Sonuç daha önce imzalanan ve Rusya'nın uygulanması için bastırdığı Minsk mutabakatının uygulanması kararının çıkması oldu. Neydi Minsk mutabakatı:Ukrayna'nın doğusunda hükümet güçleriyle ayrılıkçıların koşulsuz şartsız ateşkes ilan etmeleri; AGİT gözlemcilerinin ilan edilecek ateşkesi denetlemeye başlaması; Ukrayna anayasasında yapılacak değişiklikle ayrılıkçı Donetsk ve Lugansk bölgelerine öz yönetim hakkı verilmesi; Ukrayna-Rusya sınırının daimi esasta AGİT gözlemcileri tarafından denetim altına alınması; İhtilaflı tarafların tüm esirleri koşulsuz serbest bırakması; Çatışmalara katılmış kişiler hakkında genel af ilan edilmesi; Ukrayna içi yönetim yapısını belirleyecek diyaloğun başlatılması ve Ukrayna doğusunda sivillere insani yardım yapılması koşullarını sağlanması?Yani Hollande'ın ve Merkel'in Putin ile bu konuda mutabık olması, ABD'nin Ukrayna konusunda da tam mağlubiyetinin ilanıdır.Ve bugünlerde Almanya'nın Münih kentinde 51. Münih Güvenlik Konferansı yapılıyor. Konferansın gündemi ise, "Ukrayna krizi" ve "ABD ile Avrupa'nın birbiriyle çatışmaya başlayan yol haritaları"?Evet, dünya içimizden çıkan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ile "barış eksenli" şekillenirken, Türkiye'nin Türk siyasilerinin ve Türk milletinin, kendi içinden çıkan bu eşsiz çözüme ve çözümün sahibine duyarsızlığı maalesef hala devam ediyor.Tüm dünya uyanıyor, tarihe bir dönem damgasını vurmuş Türk milleti ise ne yazık ki hala derin uykuda?İnşallah 7 Haziran seçimleri ülkemiz ve milletimiz için bir uyanış olur.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Borç dağının altında ezilen ipotekli hayatlar ve çıkış yolu / 08.08.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026























































