ABD-İran arasında tek sayfalık mutabakat
ABD basınına göre, ABD ve İran, savaşı bitirecek tarihi bir mutabakata çok yaklaştı. İran’ın uranyum zenginleştirmeyi durdurması karşılığında ABD yaptırımları kaldıracak ve dondurulmuş varlıkları serbest bırakacak
06.05.2026 12:43:00
Eyüp Kabil
Eyüp Kabil





Orta Doğu'daki gerilimin zirveye çıktığı bir dönemde, ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeye yönelik "tek sayfalık bir mutabakat" taslağı üzerinde önemli ilerleme kaydedildiği bildiriliyor.
Diplomatik kaynaklara göre, anlaşma İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmasını, Washington'un ise kapsamlı yaptırımları kaldırmasını ve dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakmasını öngörüyor. Bu gelişme, aylardır süren dolaylı ve dolaysız görüşmelerin en kritik aşaması olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, Trump'ın "üç dakikada okunabilecek, basit ve net" bir anlaşma istediğini sıkça dile getirdiğini hatırlatıyor. Tek sayfalık taslak, bu vizyonun somut bir yansıması olarak görülüyor. Taslağın ana hatları şu şekilde özetleniyor:
İran, yüksek düzeyde uranyum zenginleştirme programını (özellikle %60 seviyesindeki faaliyetleri) tamamen durduracak ve mevcut stoklarını uluslararası denetime açacak. Karşılığında ABD, İran'a yönelik birincil ve ikincil yaptırımları aşamalı olarak kaldıracak, Katar ve diğer ülkelerde dondurulmuş yaklaşık 6-20 milyar dolarlık varlıkları serbest bırakacak.
Dondurulmuş varlıklar ve Hürmüz Körfezi kilit rolde
Anlaşmanın en kritik unsurlarından biri, İran'ın dondurulmuş varlıklarının salıverilmesi. İranlı üst düzey bir kaynak, bu adımın "ciddiyet göstergesi" olduğunu belirterek, serbest bırakmanın Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş garantisiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulamıştı. ABD tarafı ise resmi olarak bu konuda net bir taahhüt açıklamadı, ancak görüşmelerde bu konunun masada olduğu belirtiliyor. Serbest bırakılacak fonların ilk etapta 6 milyar dolar civarında olabileceği, ilerleyen aşamalarda 20 milyar dolara ulaşabileceği konuşuluyor.
Bu gelişme, özellikle İsrail-İran gerilimi ve Lübnan'daki çatışmaların gölgesinde büyük önem taşıyor. Trump, daha önce İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunu "nükleer toz" olarak nitelendirmiş ve bunun ABD'ye veya üçüncü bir ülkeye transfer edilmesini gündeme getirmişti. İran ise kendi toprağındaki uranyumu "kutsal" gördüğünü ve taşınmasına karşı olduğunu net bir şekilde ifade etmişti.
Tarafların talepleri ve çıkmazlar
Görüşmelerde temel anlaşmazlıklar devam ediyor. ABD, İran'dan nükleer tesislerin bazılarının kapatılmasını veya uzun vadeli zenginleştirme yasağını talep ederken, Tahran "barışçıl amaçlı uranyum zenginleştirme hakkının" tanınmasını ve tüm yaptırımların kaldırılmasını şart koşuyor. İran'ın 10 maddelik karşı teklifi bu talepleri yansıtıyor.
Pakistan'ın arabuluculuğunda İslamabad'da ve İsviçre'de süren dolaylı görüşmelerde ilerleme kaydedildiği belirtilse de, her iki taraf da "maksimalist" tutumlardan şikayetçi. İran Devrim Muhafızları, Trump'a "kötü bir anlaşma ya da imkansız bir askeri operasyon" ikilemi sunduğunu iddia ederken, Beyaz Saray "anlaşma yakın" mesajı veriyor.
Potansiyel bir mutabakat, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyebilir. Hürmüz Boğazı'nın güvenli hale gelmesi petrol fiyatlarını düşürebilirken, yaptırımların kalkması İran ekonomisine nefes aldırabilir. Ancak İsrail ve Körfez ülkelerinin tepkileri belirsizliğini koruyor. Tel Aviv, herhangi bir anlaşmanın İran'ın nükleer kapasitesini kalıcı olarak sınırlamaması halinde "kendi önlemlerini alacağını" belirtiyor.
Diplomatik çevreler, taslağın önümüzdeki günlerde netleşebileceğini, ancak nihai imzaya varmanın aylar alabileceğini öngörüyor.
Diplomatik kaynaklara göre, anlaşma İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmasını, Washington'un ise kapsamlı yaptırımları kaldırmasını ve dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakmasını öngörüyor. Bu gelişme, aylardır süren dolaylı ve dolaysız görüşmelerin en kritik aşaması olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, Trump'ın "üç dakikada okunabilecek, basit ve net" bir anlaşma istediğini sıkça dile getirdiğini hatırlatıyor. Tek sayfalık taslak, bu vizyonun somut bir yansıması olarak görülüyor. Taslağın ana hatları şu şekilde özetleniyor:
İran, yüksek düzeyde uranyum zenginleştirme programını (özellikle %60 seviyesindeki faaliyetleri) tamamen durduracak ve mevcut stoklarını uluslararası denetime açacak. Karşılığında ABD, İran'a yönelik birincil ve ikincil yaptırımları aşamalı olarak kaldıracak, Katar ve diğer ülkelerde dondurulmuş yaklaşık 6-20 milyar dolarlık varlıkları serbest bırakacak.
Dondurulmuş varlıklar ve Hürmüz Körfezi kilit rolde
Anlaşmanın en kritik unsurlarından biri, İran'ın dondurulmuş varlıklarının salıverilmesi. İranlı üst düzey bir kaynak, bu adımın "ciddiyet göstergesi" olduğunu belirterek, serbest bırakmanın Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş garantisiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulamıştı. ABD tarafı ise resmi olarak bu konuda net bir taahhüt açıklamadı, ancak görüşmelerde bu konunun masada olduğu belirtiliyor. Serbest bırakılacak fonların ilk etapta 6 milyar dolar civarında olabileceği, ilerleyen aşamalarda 20 milyar dolara ulaşabileceği konuşuluyor.
Bu gelişme, özellikle İsrail-İran gerilimi ve Lübnan'daki çatışmaların gölgesinde büyük önem taşıyor. Trump, daha önce İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunu "nükleer toz" olarak nitelendirmiş ve bunun ABD'ye veya üçüncü bir ülkeye transfer edilmesini gündeme getirmişti. İran ise kendi toprağındaki uranyumu "kutsal" gördüğünü ve taşınmasına karşı olduğunu net bir şekilde ifade etmişti.
Tarafların talepleri ve çıkmazlar
Görüşmelerde temel anlaşmazlıklar devam ediyor. ABD, İran'dan nükleer tesislerin bazılarının kapatılmasını veya uzun vadeli zenginleştirme yasağını talep ederken, Tahran "barışçıl amaçlı uranyum zenginleştirme hakkının" tanınmasını ve tüm yaptırımların kaldırılmasını şart koşuyor. İran'ın 10 maddelik karşı teklifi bu talepleri yansıtıyor.
Pakistan'ın arabuluculuğunda İslamabad'da ve İsviçre'de süren dolaylı görüşmelerde ilerleme kaydedildiği belirtilse de, her iki taraf da "maksimalist" tutumlardan şikayetçi. İran Devrim Muhafızları, Trump'a "kötü bir anlaşma ya da imkansız bir askeri operasyon" ikilemi sunduğunu iddia ederken, Beyaz Saray "anlaşma yakın" mesajı veriyor.
Potansiyel bir mutabakat, küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyebilir. Hürmüz Boğazı'nın güvenli hale gelmesi petrol fiyatlarını düşürebilirken, yaptırımların kalkması İran ekonomisine nefes aldırabilir. Ancak İsrail ve Körfez ülkelerinin tepkileri belirsizliğini koruyor. Tel Aviv, herhangi bir anlaşmanın İran'ın nükleer kapasitesini kalıcı olarak sınırlamaması halinde "kendi önlemlerini alacağını" belirtiyor.
Diplomatik çevreler, taslağın önümüzdeki günlerde netleşebileceğini, ancak nihai imzaya varmanın aylar alabileceğini öngörüyor.

































































































