ABD, Suriye konusunda her türlü yalana başvuruyor.
Medya ve basın unsurları kullanılarak yanıltıcı resim ve görüntülerin de yardımıyla dünya kamuoyu Suriye yönetimine karşı kışkırtılmaya çalışılıyor. Bunun birçok örneğini gördük ve görmeye de devam edeceğiz.
Tabi, ABD sadece Suriye ile uğraşmıyor, hedefte olan bu ülkeye yardım eden Rusya ve Çin’i de bir takım yalanlarla uluslar arası arenada zor duruma sokma telaşında…
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın yaptığı son açıklamalarındaki yalanı yine ABD’li bir yetkili açığa çıkardı.
Bakım ve onarım için bazı Suriye helikopterleri Rusya’ya gönderilmişti ve bunu böyle olduğunu gayet iyi bilmesine rağmen Clinton bu helikopterler geri dönüş aşamasındayken bu hadiseyi yeni silah anlaşması olarak ilan etti.
Clinton’ın açıklaması şöyle: “Rus savaş helikopterleri Suriye yolunda, bu durum çatışmayı trajik bir noktaya taşıyacak”.
Bu açıklamadan hemen sonra ABD Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili, Clinton’ın bu açıklamasının Rusya’yı zor durumda bırakmak için bir oyun olduğunu, hedefin Rusya’yı baskı altına almak olduğunu belirtti.
Rusya’dan ABD’ye cevap gecikmedi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “ABD, Suriye’deki muhaliflere silah sağlamaktadır ve bu silahlar yönetim aleyhine kullanılıyor ancak bizim tarafımızdan böyle bir girişim yok” açıklamasını yaptı.
Lavrov’un şu ifadeleri ise ABD’ye tokat gibiydi: “Bazı ülkeler Suriye’yi dağıtmak ve parçalamak istiyor. Bu ülkeler Libya modeli benzerini Suriye için uygulamaya çalışıyor.”
Yaşanan bütün bu ve benzeri gelişmeler ABD’nin Suriye planının çöktüğünü göstermektedir. Neden mi? Çünkü artık Suriye meselesi ABD ve Suriye arasında olan bir mesele değil, ABD ve Rusya arasında, ABD ve Çin arasında bir mesele…
Eğer Suriye’nin yanında sadece İran olmuş olsaydı, Rusya ve Çin’in desteği olmamış olsaydı, ABD ve yandaşları her zaman yaptıkları gibi İran’ı teröre yardım etmekle suçlayacaklardı. Fakat tabiri caizse bu sefer pabuç pahalı…
Suriye’nin yanında öyle iki devlet var ki bunlar aynen ABD gibi Birleşmiş Milletlerin (BM) daimi üyeleri ve tek başlarına veto hakları var. Bunlar onay vermeden BM asla herhangi bir yaptırım uygulayamıyor.
Ve Lavrov’un açıklamalarına bakılırsa Rusya ve Çin Libya’da oynanan tezgahın fakında ve Suriye için böyle bir tezgaha asla müsaade etmeyecekler.
Her şeyden önemlisi, ABD ve diğer işgalciler, Libya’da istediklerini oyunu oynayabildiler, teröristleri halk, Libya yönetimini de zalim olarak yutturabildiler ama Suriye için bu kara propaganda tutmuyor.
Çünkü BM gözlemcisi olarak ABD ve yandaşları nasıl buraya maksatlı adam gönderiyorsa, Rusya ve Çin de tarafsız gözlemci gönderebiliyor. Atılan ve atılacak iftiralar Rus ve Çinli gözlemcilere takılıyor.
Örneğin ateşkesin bizzat isyancılar tarafından bozulduğu, ABD’nin isyancılara ağır silahlar temin ettiği gibi gerçekler bizzat Rus yetkililer tarafından ifade ediliyor.
Rusya’nın alternatif “Suriye’nin dostları” toplantısı ise oldukça önemli…
Görünen o ki, Rusya ABD’nin BOP işgaline önemli bir takoz koydu. Bundan sonra ABD ve yandaşları ellerini kollarını sallayarak İslam ülkelerini talan edemeyecek.
Unutmayalım ki BOP kapsamında Suriye’yi bölmek isteyenler Türkiye için de aynı planları düşünüyorlar. O halde Türkiye bu yaşananları bir fırsat bilmeli ve BOP’u uygulayanların değil, BOP’u bozanların yanında yer almalıdır.
Medya ve basın unsurları kullanılarak yanıltıcı resim ve görüntülerin de yardımıyla dünya kamuoyu Suriye yönetimine karşı kışkırtılmaya çalışılıyor. Bunun birçok örneğini gördük ve görmeye de devam edeceğiz.
Tabi, ABD sadece Suriye ile uğraşmıyor, hedefte olan bu ülkeye yardım eden Rusya ve Çin’i de bir takım yalanlarla uluslar arası arenada zor duruma sokma telaşında…
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın yaptığı son açıklamalarındaki yalanı yine ABD’li bir yetkili açığa çıkardı.
Bakım ve onarım için bazı Suriye helikopterleri Rusya’ya gönderilmişti ve bunu böyle olduğunu gayet iyi bilmesine rağmen Clinton bu helikopterler geri dönüş aşamasındayken bu hadiseyi yeni silah anlaşması olarak ilan etti.
Clinton’ın açıklaması şöyle: “Rus savaş helikopterleri Suriye yolunda, bu durum çatışmayı trajik bir noktaya taşıyacak”.
Bu açıklamadan hemen sonra ABD Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili, Clinton’ın bu açıklamasının Rusya’yı zor durumda bırakmak için bir oyun olduğunu, hedefin Rusya’yı baskı altına almak olduğunu belirtti.
Rusya’dan ABD’ye cevap gecikmedi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “ABD, Suriye’deki muhaliflere silah sağlamaktadır ve bu silahlar yönetim aleyhine kullanılıyor ancak bizim tarafımızdan böyle bir girişim yok” açıklamasını yaptı.
Lavrov’un şu ifadeleri ise ABD’ye tokat gibiydi: “Bazı ülkeler Suriye’yi dağıtmak ve parçalamak istiyor. Bu ülkeler Libya modeli benzerini Suriye için uygulamaya çalışıyor.”
Yaşanan bütün bu ve benzeri gelişmeler ABD’nin Suriye planının çöktüğünü göstermektedir. Neden mi? Çünkü artık Suriye meselesi ABD ve Suriye arasında olan bir mesele değil, ABD ve Rusya arasında, ABD ve Çin arasında bir mesele…
Eğer Suriye’nin yanında sadece İran olmuş olsaydı, Rusya ve Çin’in desteği olmamış olsaydı, ABD ve yandaşları her zaman yaptıkları gibi İran’ı teröre yardım etmekle suçlayacaklardı. Fakat tabiri caizse bu sefer pabuç pahalı…
Suriye’nin yanında öyle iki devlet var ki bunlar aynen ABD gibi Birleşmiş Milletlerin (BM) daimi üyeleri ve tek başlarına veto hakları var. Bunlar onay vermeden BM asla herhangi bir yaptırım uygulayamıyor.
Ve Lavrov’un açıklamalarına bakılırsa Rusya ve Çin Libya’da oynanan tezgahın fakında ve Suriye için böyle bir tezgaha asla müsaade etmeyecekler.
Her şeyden önemlisi, ABD ve diğer işgalciler, Libya’da istediklerini oyunu oynayabildiler, teröristleri halk, Libya yönetimini de zalim olarak yutturabildiler ama Suriye için bu kara propaganda tutmuyor.
Çünkü BM gözlemcisi olarak ABD ve yandaşları nasıl buraya maksatlı adam gönderiyorsa, Rusya ve Çin de tarafsız gözlemci gönderebiliyor. Atılan ve atılacak iftiralar Rus ve Çinli gözlemcilere takılıyor.
Örneğin ateşkesin bizzat isyancılar tarafından bozulduğu, ABD’nin isyancılara ağır silahlar temin ettiği gibi gerçekler bizzat Rus yetkililer tarafından ifade ediliyor.
Rusya’nın alternatif “Suriye’nin dostları” toplantısı ise oldukça önemli…
Görünen o ki, Rusya ABD’nin BOP işgaline önemli bir takoz koydu. Bundan sonra ABD ve yandaşları ellerini kollarını sallayarak İslam ülkelerini talan edemeyecek.
Unutmayalım ki BOP kapsamında Suriye’yi bölmek isteyenler Türkiye için de aynı planları düşünüyorlar. O halde Türkiye bu yaşananları bir fırsat bilmeli ve BOP’u uygulayanların değil, BOP’u bozanların yanında yer almalıdır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- 11. MEM Kongresi bu hafta sonu Viyana’da / 04.02.2026
- ABD-İran geriliminde Türkiye arabulucu olmalı mı? / 03.02.2026
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ABD-İran geriliminde Türkiye arabulucu olmalı mı? / 03.02.2026
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026





















































































