logo
27 MART 2026

Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var

28.01.2026 00:00:00 / Güncelleme: 28.01.2026 00:30:47

ABD bugün yine tek kutuplu bir dünyanın hayallerini kuruyor. Ve bu noktada karşısında herhangi bir engel kalsın istemiyor.

Çin'den, Rusya'dan ve onların oluşturduğu BRICS'ten, Şangay İşbirliği Örgütü'nden (ŞİÖ) duyduğu rahatsızlığın temel sebebi de bu.

Dünya ülkeleri, hatta ABD ile sürekli müttefik halde olan Avrupa ülkeleri bile ABD'nin bu hükümranlık mücadelesinden bıkmış vaziyetteler. Avrupa ülkelerinin halkları ABD hegemonyasından kurtulmak istiyor, bundan dolayı bu ülkelerde aşırı sağ yükselişini sürdürüyor.

Tek kutuplu dünya olma yolunda ABD, dört bir taraftan direnç görüyor, işler eskisi gibi gitmiyor.

Trumplı ABD, baktı ki ekonomik yöntemlerle, finansal hareketlerle, mavi boncuk dağıtmayla bu işler olmuyor, bu sefer, baskı, şantaj, adam kaçırma, yaptırım, savaş her türlü çirkin yöntemi kullanıyor.

Güney Kore, ABD ile zorla imzalanan ikili ticaret anlaşmasını devreye koymadı diye, bu ülkeye yönelik gümrük tarifesini yüzde 15'ten, yüzde 25'e çıkardı. Güney Kore deyip geçmeyin, Uzak Doğu'da ABD'ye en yakın müttefiklerden birisi. Hatta Kore Savaşı'nda ABD'nin çıkarları için büyük bedel ödemişti.

Ama ABD, dünkü dostluğa değil, bugünkü çıkarlarına bakıyor, her zaman daha fazlası isteniyor, direnince de yaptırım tokadı geliyor.

Venezuela'nın devlet başkanını uluslararası hukuku ayaklarının altına alarak kaçırdı ABD. Uluslararası hukukun soykırım suçuyla suçladığı, hakkında tutuklama kararı çıkardığı İsrail Başbakanı Netanyahu 'yu ise Beyaz Saray'da ağırladı, Kongre binasında konuşturdu, ayakta alkışlattı.

Bir uluslararası savunma birliği olan NATO'yu ise tam anlamıyla ABD ordusu yapmaya çalışıyor. Sürekli talimatlar veriyor, emrettikleri yapılmayınca da NATO tehdit ediliyor, NATO'dan çıkma şantajı kullanılıyor. Trump, bu noktada, "Bizim NATO'ya ihtiyacımız yok ama NATO'nun bize ihtiyacı var" sözlerini bile sarfetti.

ABD, gerçekten istese, Rusya-Ukrayna savaşını bir anda bitirebilir. Rusya belli şartlar sağlandığı takdirde anlaşmaya her an hazır, bu durumda ABD'nin Ukrayna'ya desteği kesildiğinde barış kaçınılmaz olur. Peki, sorun ne o zaman? Asıl sorun ABD bu savaşın bitmesini istemiyor. Çünkü bu savaşla Rusya'yı angaje tutabiliyor. Böylece Çin'e karşı odaklanabiliyor.

Ve İran. ABD, İran'da rejim değişikliği istiyor. Trump, her ne kadar İran'la anlaşabileceği yönde açıklamalar yapsa da bunlar zaman kazanma ve dikkat dağıtma babından değerlendiriliyor. The Economist'in analizinde, bu sefer savaş ihtimalinin çok yüksek olduğu vurgulanıyor. Sadece askeri bir saldırı değil, İran'ın yönetim kadrosunun hedefleneceği bir saldırı planlandığı ifade ediliyor.

Dikkat ederseniz, ABD dünyanın dört bir tarafına ahtapot kollarını uzatmış vaziyette. Bunun temel nedeninin tek kutuplu dünya hayali olduğunu ifade etmiştik ama alt hedeflere de inecek olursak yapılan uzman değerlendirmelerinde şunlar karşımıza çıkıyor:

  • Çin ile eninde sonunda çıkabilecek bir savaşa hazırlık.
  • Böyle bir savaş ihtimaline binaen, ülkelerin yönetimlerinin ABD'yle uyumlu olabilmesini sağlayarak, tabiri caizse, arka cepheyi güçlendirebilmek.
  • Petro-dolar döngüsünü yeniden oluşturabilmek, zayıflamasına izin vermemek.
  • Genel olarak da milli paralarla ticareti engeleyebilmek ve doların gücünü yeniden oluşturabilmek.
  • Başta nadir elementler, petrol, altın gibi değerli madenlerin kontrolünü sağlayabilmek.
  • Dünya genelinde kendisine boyun büken, itaatkar yönetimler oluşturarak, bu ülkelerin rakip olan Rusya ve Çin'e yakınlaşmasını önlemek.

ve daha niceleri...

Zaten insanlık tarihi boyunca savaşların kavgaların nedenleri hep bu "Her şey benim olsun" mantığı, "En güçlü benim" iddiası değil midir?

Dünyayı yaratan Allah (cc) dünyadaki tüm insanların istifade edeceği her türlü nimeti de vermiştir. 

Fakat kapitalist mantık, kaynakların sınırlı, ihtiyaçların da sınırsız olduğu yalanını ortaya atıp, bu çürük temel üzerine bir ekonomik sistem oluşturunca, bu, doğal olarak kavgaları, savaşları da beraberinde getirmiş oldu. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarına bakın, hep güçlü olma hırsı ve zayıf olanların kaynaklarını ve topralarını sömürme mantığını görürsünüz.

Hatta ABD'nin Hiroşima ve Nagasaki'ye atom bombalarını atmasının sebebi de, dünya ülkelerinin Bretton Woods'taki alınan kararları uymaması, yani doları dünya parası olarak görmekte ayak diretmeleridir.

Dünya özellikle son zamanlarda yoğunlaşan gerilim ve çatışmalarla üçüncü bir dünya savaşına doğru hızla ilerlerken, savaşın çözüm olmadığını, böyle bir savaşın kazananının olmayacağını, milyonlarca masum insanın hırs ve güç uğruna öleceğini ifade ediyoruz.

Kaynaklar adil paylaşılırsa, ülkeler birbirlerinin kaynaklarına ve topraklarına göz dikerek değil de, üreterek, diplomasi kurarak, ikili ilişkileri düzelterek, dünyayı daha yaşanabilir hale getirebilirler.

Bugün dünya bu noktada çok şanslı, çünkü barışın yol haritası olarak Prof. Dr. Haydar Baş'ın dünyaca ünlü, hakkında 10 uluslararası kongre yapılmış Milli Ekonomi Modeli var.

Kapitalizm savaşın ekonomik sistemi ise, Milli Ekonomi Modeli barışın ekonomik sistemidir.

Savaş tamtamlarının çaldığı tam da bugünün gerilimli dünyasında, 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresinin Avusturya'da Viyana Üniversitesi'nde yapılması dünya barışı için tarihi bir fırsattır.

İnşallah bu kongre başta ülkemiz olmak üzere tüm dünya ülkelerinde uygulanır ve Ata'mızın hayali olan "Yurtta sulh, cihanda sulh" hedefi gerçekleşmiş olur.

Not: Milli Ekonomi Modeli Kongresi 7-8 Şubat tarihlerinde Viyana'da gerçekleştirilecektir. Bizler de gazeteci olarak kongreyi bizzat takip edeceğiz. Gelme imkanı olmayanlar o gün Meltem TV ekranlarından canlı olarak takip ederek bu tarihi ana tanıklık edebilirler.

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.