logo
16 MART 2026


Bu ülkede ‘TÜRK’ sorunu vardır

04.02.2026 00:00:00
Cahile fazla tevazu nasihate, haine iltifat ise ihanete yol açar. 'Kürt sorunu varmış, Kürt sorunu inkar edilemezmiş, çözeceklermiş. Kürtlerin yakasında düşecekmişiz, Kürtler olmasaymış bu coğrafyada medeniyet olmazmış, eşit yurttaşlık verilmeliymiş, eşit temsil hakkı tanınmalıymış' gibi nice ahmakça sözler duyuyoruz.

Bu sözler yeni değil. 100-150 yıldır dillendiriliyordu.

Bu sözlerin asıl sahipleri o ekranlarda, meydanlarda gördüğünüz şahıslarda değil. Onlar yapay zekalı mahluklar. İngilizlerin, ABD'nin, Yunan'ın, İsrail'in beyinlerine yükledikleri cümleleri çıkarıyorlar.

Fazla uzatmaya da gerek yok. Bu ülkede Kürt sorunu yoktur. Türk ile Tük Milleti ile sorunu olanlar vardır ve bu sorun bin yıldan fazla bir geçmişe sahiptir.

İlla bir başlık konulacaksa bu ülkede 'Türk' sorunu vardır. Yazayım mı sorunları?

1- Her geçen gün artan fiyatlar yüzünden insanımız temel ihtiyaçları bile karşılayamıyor.

2- Nüfusun büyük bölümü (bazı araştırmalara göre her 100 kişiden 86'sı) açlık-yoksulluk sınırı altında yaşam mücadelesi veriyor.

3- Asgari ücret, açlık sınırının altında kalırken milyonlarca kişi temel gıda ve barınma ihtiyacını bile karşılayamıyor.

4- En düşük emekli maaşı erimeye devam ederken birçok emekli faturaları ödeyemiyor, market alışverişini sınırlamak zorunda kalıyor.

5- Kiralar, maaşların büyük kısmını yutarken ev sahibi olmak neredeyse imkânsızlaştı.

6- Resmi işsizlik düşük gösterilse de geniş tanımlı işsizlik, %29-32 bandında seyrediyor, özellikle genç işsizliği çok yüksek. Bu tablo gençleri umutsuzluğa sürüklüyor.

7- Market raflarında her hafta zamlanan gıda fiyatları nedeniyle sağlıklı beslenme lüks haline geldi.

8- Eğitimde fırsat eşitsizliği derinleşiyor. Devlet okullarındaki kalite eksikliği, özel okul ücretlerindeki fahiş fiyatlar, sınavlara mahkum edilen çocuklar ve diğer masraflar dayanılmaz boyuta ulaştı.

9- Hastanelerde randevu bulamama, ameliyat bekleme sürelerinin uzaması ve ilaç/tedavi masraflarının artması, özel hastanelerin kar kurumu haline gelmesi kısaca gelirine göre sağlık sistemi vatandaşı hasta ediyor.

10- Milyonlarca icra dosyası ve 5 trilyonu aşan kredi ve kredi kartı borçları nedeniyle haciz korkusu ile yaşayan aile sayısı hızla artıyor.

11- Elektrik, doğalgaz ve su faturalarındaki zamlar, toplu taşıma ve özel araç masrafları bütçeleri zorlarken trafik sorunu da günlük hayatı çekilmez kılıyor.

12- Aileler, çocukların beslenme ve giyim ihtiyaçları karşılanamıyor. Üniversite mezunları iş bulamıyor. Emekliler maaşlarıyla ay sonunu getiremiyor.

13- Kamu hizmetlerinde kalite düşüyor, kuyruklar uzuyor.

14- İş güvencesi yok, insanlar sürekli işten çıkarılma korkusu yaşıyor. Çalışma koşulları ağır, mesai saatleri uzun.

15- Küçük esnaf yüksek maliyetlerle kepenk kapatıyor.

16- Tarım üreticisi girdi maliyetleriyle baş edemiyor. Ürünleri para etmiyor.

17- Kültürel ve sosyal etkinliklere katılım ekonomik nedenlerle azaldı.

18- Psikolojik sorunlar ekonomik baskılarla artıyor.

Türkiye'de 2014 yılında 39 milyon kutu antidepresan kullanımı gerçekleşirken bu sayı 2025 sonu itibarı ile 71.5 milyon kutuya çıkmış durumda. Antidepresan kullanımındaki hızlı yükseliş, ekonomik ve sosyal sorunların ruh sağlığı üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor.

19- Siyasete, Diyanete, adalete güven dip yaptı.

20- Yolsuzluklar, mafya, organize suç örgütleri, şehirlerde gün ortada sokak çatışmaları, cinayet, gasp, dolandırıcılık, fuhuş, kumar, alkol vs. Artık can, mal, namus güvenliğinin tartışıldığı bir ortamda haliyle toplumun güven ve huzur duygusu zayıfladı.

İnsanımız aldatıldı

Bu gibi daha nice insana ait, insani sorunları çözemeyenler, çözmekten aciz olanlar, çözmek için plan, projeleri olmayanlar sanki el birliği, dil birliği etmişçesine 'Kürt sorunu var, Kürt sorununu çözeceğiz' başlığını attılar ortaya.

Arkadaşım! Sadece yukarıdaki 20 başlığı çöz ve bak, o zaman bu ülkede Kürt sorunu var mı yok mu, diye!

Devlet Bahçeli

MHP lideri Bahçeli gurup toplantısında:

"PKK'nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Madem maksat hasıl oldu o halde bize düşen de PKK'nın kurucu önderliğine, DEM Parti'den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir…

Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararınız nettir…

'Koyun beni hak aşkına yanayım. Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan. Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım? Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan"

Ozan Arif

Benim davam açık Allah davası

Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

İlay-ı Kelimetullah davası

Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan…

 

Bu dava vatandır, dindir, millettir,

Bu dava devlet-i ebet müddettir,

Bendeki sevdası ilelebettir

Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan…

 

Ama geçen varmış varsa yazıktır,

Gaflettense döner; zaten eziktir

Gafletten değilse kanı bozuktur

Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

 

Kan bozuk olmazsa mazi satılmaz,

Takım tutar gibi dava tutulmaz,

Moda da değildir her yıl atılmaz

Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

 

Bu Ozan Arif'i bey yapsanız bey

Diyecektir size 'Bu beylik de ney? '

Davama kölelik daha güzel şey

Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan."

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.