Hz. Resûlullah (s.a.a) ve onun mutahhar Ehl-i Beyt'ine salavat getirmenin dünyevi ve uhrevi birçok faydaları vardır.
Hz. Peygamber'e (s.a.a) salat ve selam etmek, Allah'ın; "Ey iman edenler! Siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin" şeklindeki emrine itaattir.
Hz. Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Cebrail yanıma gelerek, Allah Teâlâ'nın şöyle buyurduğunu müjdeledi: "Kim sana salat ederse, ben ona salat ederim; kim sana selam verirse, ben ona selam veririm." Ben de buna karşılık şükür secdesi yaptım."
İmam Hasan Askerî (a.s) buyurdu:
"Allah Teâlâ, Hz. İbrahim'i, Muhammed ve Âl-i Muhammed'e çok salavat getirdiğinden dolayı kendine dost kıldı."
Resûlullah (s.a.a) buyurdu:
"Sizin bana salat etmeniz, hacetlerinizin kabul olmasına sebep olur, Allah'ı sizden razı eder ve amellerinizin temiz olmasını sağlar."
"Kıyamet günü bana daha yakın olan, dünya hayatında bana daha çok salat eden kimsedir."
"Kim bana salat ederse, şefaatim onu bulur."
İmam Ali Rıza (a.s) buyurdu:
"Günahlarının kefaretlerini ödemeye gücü yetmeyen kimse, Muhammed ve Âl-i Muhammed'e çok salat etsin. Çünkü onlara salat etmek, günahları tamamen temizler.
İmam Cafer Sadık (a.s) buyurdu:
"Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salavat getirilmedikçe duanın icabete erişmesi engellenir."
Resûlullah (s.a.a) buyurdu:
"Bana salavat getirdiğinizde sesinizi yükseltin. Çünkü salavat getirirken sesi yükseltmek, nifakı giderir."
"Kim bana bir defa salavat getirirse, Allah Teâlâ esenlik kapısını onun yüzüne açar."
Emir'ül-Müminin Ali (a.s), Resûlullah (s.a.a) şehit olduktan sonra okuduğu hutbede şöyle buyurdular:
"Şahadeteyni söylemekle cennete girersiniz; Resûlullah (s.a.a)'e salavat getirmekle rahmete erişirsiniz. Öyleyse Peygamberinize çok salavat getirin; şüphesiz Allah ve melekleri ona salat etmekteler; ey iman edenler, siz de ona salat ve selam edin."
Resûlullah (s.a.a) buyurdu:
"Allah'ı çok anmak ve bana salavat getirmek, fakirliği giderir."
"Bir şeyi unuttuğunuzda bana salavat getirin. Zira bana salavat getirmek, onu hatırlamanıza sebep olur."
İmam Cafer Sadık (a.s) buyurdu:
"Kıyamet günü teraziye bırakılan en ağır şey, Peygamber (s.a.a.)'e ve O'nun Ehl-i Beyt'ine salavat getirmektir."
Resûlullah (s.a.a) buyurdu:
"Bana çok salavat getirin. Çünkü bana salavat getirmek kabirde, sırat köprüsünde ve cennette nurdur."
Hz. Peygamber'e (s.a.a) salat ve selam etmek, Allah'ın; "Ey iman edenler! Siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin" şeklindeki emrine itaattir.
Hz. Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Cebrail yanıma gelerek, Allah Teâlâ'nın şöyle buyurduğunu müjdeledi: "Kim sana salat ederse, ben ona salat ederim; kim sana selam verirse, ben ona selam veririm." Ben de buna karşılık şükür secdesi yaptım."
İmam Hasan Askerî (a.s) buyurdu:
"Allah Teâlâ, Hz. İbrahim'i, Muhammed ve Âl-i Muhammed'e çok salavat getirdiğinden dolayı kendine dost kıldı."
Resûlullah (s.a.a) buyurdu:
"Sizin bana salat etmeniz, hacetlerinizin kabul olmasına sebep olur, Allah'ı sizden razı eder ve amellerinizin temiz olmasını sağlar."
"Kıyamet günü bana daha yakın olan, dünya hayatında bana daha çok salat eden kimsedir."
"Kim bana salat ederse, şefaatim onu bulur."
İmam Ali Rıza (a.s) buyurdu:
"Günahlarının kefaretlerini ödemeye gücü yetmeyen kimse, Muhammed ve Âl-i Muhammed'e çok salat etsin. Çünkü onlara salat etmek, günahları tamamen temizler.
İmam Cafer Sadık (a.s) buyurdu:
"Muhammed ve Âl-i Muhammed'e salavat getirilmedikçe duanın icabete erişmesi engellenir."
Resûlullah (s.a.a) buyurdu:
"Bana salavat getirdiğinizde sesinizi yükseltin. Çünkü salavat getirirken sesi yükseltmek, nifakı giderir."
"Kim bana bir defa salavat getirirse, Allah Teâlâ esenlik kapısını onun yüzüne açar."
Emir'ül-Müminin Ali (a.s), Resûlullah (s.a.a) şehit olduktan sonra okuduğu hutbede şöyle buyurdular:
"Şahadeteyni söylemekle cennete girersiniz; Resûlullah (s.a.a)'e salavat getirmekle rahmete erişirsiniz. Öyleyse Peygamberinize çok salavat getirin; şüphesiz Allah ve melekleri ona salat etmekteler; ey iman edenler, siz de ona salat ve selam edin."
Resûlullah (s.a.a) buyurdu:
"Allah'ı çok anmak ve bana salavat getirmek, fakirliği giderir."
"Bir şeyi unuttuğunuzda bana salavat getirin. Zira bana salavat getirmek, onu hatırlamanıza sebep olur."
İmam Cafer Sadık (a.s) buyurdu:
"Kıyamet günü teraziye bırakılan en ağır şey, Peygamber (s.a.a.)'e ve O'nun Ehl-i Beyt'ine salavat getirmektir."
Resûlullah (s.a.a) buyurdu:
"Bana çok salavat getirin. Çünkü bana salavat getirmek kabirde, sırat köprüsünde ve cennette nurdur."
Adem Birinci / diğer yazıları
- Salavatın önemi / 15.08.2026
- Zekâtını vermeyenin namazı kabul olmaz / 10.08.2026
- Dünyanın en büyük iman yürüyüşü: Erbain / 07.08.2026
- Ehl-İ Beyt hakikati / 02.08.2026
- İmam Ali’nin sırrı, Ehl-i Beyt’in gülü: Abdülkadir Geylânî / 07.07.2026
- Adım adım Kerbela -8- / 05.07.2026
- Adım adım Kerbela -7- / 04.07.2026
- Adım adım Kerbela -6- / 03.07.2026
- Kerbela’ya adım adım -5- / 01.07.2026
- Adım adım Kerbela -4- / 29.06.2026
- Zekâtını vermeyenin namazı kabul olmaz / 10.08.2026
- Dünyanın en büyük iman yürüyüşü: Erbain / 07.08.2026
- Ehl-İ Beyt hakikati / 02.08.2026
- İmam Ali’nin sırrı, Ehl-i Beyt’in gülü: Abdülkadir Geylânî / 07.07.2026
- Adım adım Kerbela -8- / 05.07.2026
- Adım adım Kerbela -7- / 04.07.2026
- Adım adım Kerbela -6- / 03.07.2026
- Kerbela’ya adım adım -5- / 01.07.2026
- Adım adım Kerbela -4- / 29.06.2026





























































