logo
06 MART 2026


Afrika ve Yurtdışı Kurban Bağışı için Güvenilir Dernek Nasıl Seçilir?

06.03.2026 10:01:00
Reklam
Afrika ve Yurtdışı Kurban Bağışı için Güvenilir Dernek Nasıl Seçilir?
Afrika ve Yurtdışı Kurban Bağışı için Güvenilir Dernek Nasıl Seçilir?


Kurban Bayramı yaklaşırken Kurban bağışı kampanyaları yeniden gündeme geliyor. Bağış yapmak isteyenlerin temel beklentisi net: Emanet edilen bedelin doğru alım sürecinden geçmesi, kesimin usule uygun yapılması ve etin ihtiyaç sahiplerine adil biçimde ulaştırılması.

Okurunun merak ettiği kritik soru ise güvenilir dernek seçiminin hangi ölçütlerle yapılacağı. Saha koşullarının zorluğu, ülkelere göre değişen mevzuat ve lojistik süreçler düşünüldüğünde, kurban organizasyonu sunan kurumları değerlendirmek için somut kriterler öne çıkıyor.

Resmi Kimlik, Şeffaf Evrak ve Hesap Verebilirlik

Güvenilir dernek arayışında ilk kontrol, kurumun resmi statüsünün doğrulanmasıyla başlıyor. Dernekler için Dernekler Bilgi Sistemi kayıtları, vakıflar için ilgili genel müdürlük kaydı, vergi ve banka bilgilerinin kurumsal adla uyumu temel göstergeler arasında yer alıyor.

Kurumun yıllık faaliyet raporu, denetim bilgileri ve mali tabloları erişilebilir olmalı. Bağış sayfasında açık adres, sabit iletişim kanalları ve temsil yetkisi görülebiliyorsa güven zemini güçlenir. Şeffaflık sadece bağış ekranında değil; kampanya dönemleri dışında da sürdürülebilen bir yaklaşım olarak takip edilir.

Bağışın İzlenebilirliği: Makbuz, Takip Kodu, Bilgilendirme

Afrika kurban bağışı kampanyalarında okurların sık sorduğu konu, bağışın hangi ülkede ve hangi aşamada olduğunun nasıl takip edileceği. Güçlü kurumlar bağış makbuzunu anında üretir, bağışçıya takip numarası verir ve süreç ilerledikçe bilgilendirme mesajı paylaşır.

Kurbanlık alımı, kesim günü, paketleme ve dağıtım adımları için zaman çizelgesi açıklanması önem taşır. Kurban bağışı yapan kişinin talep ettiğinde ulaşabileceği çağrı merkezi ya da kurumsal WhatsApp hattı bulunması da sahadaki işleyişin kurumsal disiplinle yönetildiğine işaret eder.
Bilgilendirme metinlerinde belirsiz ifadeler yerine tarih, ülke ve organizasyon modeli gibi ayrıntıların yer alması okur açısından güven artırır.

Saha Kapasitesi ve Yerel Ortaklar

Yurtdışı kurban bağışı organizasyonlarında başarı, yalnızca iyi niyetle değil, sahadaki ağın niteliğiyle ölçülür. Kurumun hangi ülkelerde çalıştığı, yerel ortaklarının kimler olduğu, ekiplerin sahaya kaç gün önce indiği ve operasyon merkezinin nerede kurulduğu şeffaf biçimde paylaşılmalı.

Yerel tedarik zincirinde veteriner kontrolü, kesimhane standartları, soğuk zincir imkânı ve dağıtım noktalarının planı kritik başlıklardır. Kurban organizasyonu yapan dernek, tek seferlik kampanya dili yerine uzun dönemli saha varlığını, düzenli yardım programlarını ve kriz anlarında erişim kapasitesini gösterebiliyorsa tercih edilir.

Dini Usul, Hijyen ve Kalite Standardı

Okurların güvenilir dernek tanımında en hassas alanlardan biri, kesimin dini usule uygunluğudur. Kurbanlık seçimi, vekâlet süreci, kesim şartları ve hisse uygulamaları net şekilde anlatılmalı; uygulama farklılıkları varsa açıkça belirtilmelidir.

Hijyen tarafında ise kesim alanının denetimi, atık yönetimi ve etin muhafazası gibi ayrıntılar önem kazanır. Kurum, veteriner kontrolünü ve uygun şartlarda saklamayı rutin prosedür olarak sunuyorsa, bağışçıların içi daha rahat eder. Kalite standardı konusunda kurum içi yönerge, denetim mekanizması ve saha raporlama yöntemi gibi detaylar, kurban bağışı kararında belirleyici hale gelir.

Bağış Bedeli, Maliyet Kalemleri

Afrika ve yurtdışı kampanyalarında fiyatlar ülkeye, kurbanlık türüne, tedarik ve lojistik koşullarına göre değişir. Güvenilir kurban bağışı yapan dernekler arasında önde gelenlerden Misder, bu konuya örnek göstermemiz yanlış olmaz. Dernek, bağış bedelinin hangi kalemlerden oluştuğunu anlaşılır biçimde açıklar: kurbanlık alımı, kesim organizasyonu, paketleme, dağıtım ve saha operasyon giderleri gibi. Okurun dikkat etmesi gereken nokta, aşırı muğlak kampanya metinleri ve gerçeğe uzak vaatlerdir.

İddialı cümleler yerine ölçülebilir bilgi veren kurumlar daha sağlıklı bir izlenim bırakır. Ödeme adımında banka havalesi ve kredi kartı seçeneklerinde alıcı adının kurumsal unvanla örtüşmesi, web sitesinin güvenlik sertifikası ve 3D Secure altyapısı gibi noktalar da kontrol edilir.

Görsel, Video ve Raporlar

Haber okuru çoğu zaman sosyal medyada paylaşılan görüntülerle karar veriyor. Yine de tekil fotoğraf paylaşımları her zaman yeterli değildir.
Sağlam kurumlar, kesim ve dağıtım sürecini mahremiyete saygılı biçimde belgelendirir; ülke, bölge ve organizasyon modeli hakkında açıklama ekler. Kampanya sonrasında yayınlanan faaliyet raporu, kaç bölgede dağıtım yapıldığı, kaç personelin görev aldığı ve lojistik modelin nasıl işletildiği gibi bilgiler içerir. Kurban bağışı sonrası bilgilendirme mesajı, rapor linki ve bağış makbuzunun arşivlenebilmesi, izlenebilirlik zincirini tamamlar.

Güvenilir dernek seçimi yalnızca sahayla sınırlı değildir; bağışçı iletişimi de belirleyicidir. Kurumsal KVKK metni, açık rıza yönetimi, çağrı merkezi hizmet saatleri, iptal ve iade prosedürü gibi başlıklar net olmalı. Bağışçı sorularına kısa sürede dönüş yapan, kampanya döneminde ulaşılabilirliğini sürdüren kurumlar güven açısından öne çıkar.
Şeffaf iletişim, bağış kararını kolaylaştırır; gereksiz ısrarcı pazarlama dili ise okurda ters etki yaratabilir. Afrika kurban bağışı ya da yurtdışı kurban bağışı planlayanlar için temel yaklaşım, duygusal çağrıların ötesine geçip ölçülebilir kriterlere bakmak olmalı.

Resmi kayıt, izlenebilir süreç, saha kapasitesi, usule uygun kesim, mali şeffaflık ve güçlü iletişim standardı bir araya geldiğinde, kurban organizasyonu güven zemininde ilerler. Bu çerçevede değerlendirme yapan okur, emanetini doğru adrese ulaştırma konusunda daha net bir karar verebilir.


Deprem müteahhitleri nerede?

6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti. 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı, sadece 142’si hâlâ tutuklu, 949’u adli kontrolle serbest. Karar verilen 202 kişiye hapis cezası çıktı ama çoğu müteahhit tahliye edildi 

06.03.2026 18:20:00
Eyüp Kabil
Deprem müteahhitleri nerede?
Deprem müteahhitleri nerede?
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. Yıkılan binaların sorumluları arasında müteahhitler başta olmak üzere teknik uygulama sorumluları, yapı denetim firmaları ve kamu görevlileri hakkında açılan soruşturma ve davalar sürüyor.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un Şubat ayındaki açıklamalarına göre resmi rakamlar netleşti. Peki kaç kişi hakkında işlem yapıldı, kaçı tutuklu, kaçı serbest ve kararlar ne durumda?

Toplam soruşturma ve dava sayısı

Adalet Bakanlığı verilerine göre, depremden etkilenen 11 ilde 2 bin 673 kişi hakkında ceza davası açıldı. Bu rakam, müteahhitler, inşaat mühendisleri, fenni mesuller, yapı sahipleri ve bazı kamu görevlilerini kapsıyor. Hâlen 949 kişi hakkında soruşturma aşaması devam ederken, kovuşturma aşamasındaki dosyalar da sürüyor. Başlangıçta 2 bin 380 kişi hakkında soruşturma açıldığı belirtilmişti, süreç ilerledikçe sayı arttı.

Tutuklu ve hükümlü sayısı

Şu anda 142 tutuklu ve 59 hükümlü olmak üzere toplam 201 kişi ceza infaz kurumlarında bulunuyor. Bu rakamlar, deprem soruşturmalarının başlangıcındaki 248 tutukludan önemli ölçüde azalmış durumda. Tutuklular arasında bazı müteahhitler ve teknik sorumlular yer alsa da, genel dağılımda müteahhitlerin oranı zamanla düştü.

Serbest bırakılanlar ve adli kontrol

949 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Halkın Hukuk Bürosu'nun 3. yıl raporu, "deprem davalarında neredeyse hiç tutuklu müteahhit kalmadı, tutuklu olanlar son bir yılda tahliye edildi" tespitini yapıyor. Birçok müteahhit uzun tutukluluk gerekçesiyle veya bilirkişi raporları sonrası adli kontrole geçti. Firari sanıklar ise hâlâ yakalama kararıyla aranıyor.

Karar açıklanan davalar ve cezalar

Bugüne kadar 202 kişi hakkında 1 yıldan 21 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası verildi. Karara bağlanan davalarda müteahhitlere sıklıkla "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ceza verildi. Örneğin Adana Alpargün Apartmanı: Müteahhit Hasan Alpargün'e 62 kez müebbet + 865 yıl verildi. Güvenç Apartmanı müteahhiti Ahmet Kara'ya 17 yıl 6 ay. Diğer davalarda ise cezalar 8-21 yıl arasında değişiyor.

Toplam 3 bin 522 dosyadan yalnızca 149'u karara bağlandı, büyük kısmı istinaf ve Yargıtay aşamasında. Kamu görevlileri hakkında ise soruşturma izinleri sınırlı ilerledi.

Müteahhitlere özel durum

Resmi istatistikler müteahhitleri ayrı bir kategori olarak ayırmasa da, yıkılan binaların sorumluluğunda müteahhitler en büyük grubu oluşturuyor. Erken dönemde 90'lar seviyesinde müteahhit tutuklu iken, bugün bu sayı çok azaldı. Çoğu müteahhit adli kontrolle yargılanıyor veya tahliye edildi. Uzmanlar ve hukuk örgütleri, kamu görevlilerinin dosyalarının ayrılması nedeniyle sürecin yavaşladığını ve adaletin tam sağlanmadığını eleştiriyor.

Adalet Bakanlığı, "bilirkişi raporları doğrultusunda bağımsız yargı karar veriyor" açıklamasını sürdürüyor. Davalar hâlâ devam ederken, depremzedeler "tam adalet" çağrısını yineliyor.

TÜSİAD davasında karar

Eski TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ile TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras’ın konuşmaları nedeniyle yargılandığı davada kararını açıkladı

06.03.2026 14:07:00
Haber Merkezi
TÜSİAD davasında karar
TÜSİAD davasında karar
TÜSİAD eski Başkanı Orhan Turan ile Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras'ın, 13 Şubat'ta derneğin genel kurulunda yaptıkları konuşmalar nedeniyle yargılandıkları davada karar açıklandı. "Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçlamalarıyla açılan davanın dördüncü duruşması, İstanbul 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya, sanıklar Aras, Turan ve avukatları katıldı.

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütaalasında, sanıkların "yargılamayı etkilemeye teşebbüs" ve "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından cezalandırılmasını istedi. Sanık Ömer Aras, esas hakkındaki mütaalaya karşı şunları söyledi:

"Yargılama konusu beyanlarım incelendiğinde suçlamaya konu bir durum olmadığı anlaşılabilir. 20 dakikalık konuşmam bağlamından koparılmıştır. Konuşma bütünüyle incelendiğinde ekonomik kalkınmaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır ve tamamen iyi niyetlidir. Konuşmam güncel meselelere isim kullanmadan değinmektedir. Buradan suç üretilmeye çalışılması anlamsızdır. Savcılığın esas hakkındaki mütalaasında hukukun evrensel ilkelere aykırı bir şekilde değerlendirildiğini gördük. Aynı konuşmanın TÜSİAD internet sitesinde yayımlanması ayrı bir suç olarak görülemez. 72 yıllık yaşamımda hiç mahkemeye çıkmamış bir kişi olarak ülkenin kalkınması için yapılmış konuşmanın suç gibi gösterilmesini kabul etmiyorum."

Mahkeme, Orhan Turan ve Ömer Aras hakkında "yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçundan beraat kararı verdi. Turan ve Aras, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan ise 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

İstanbul'da yeni nesil mafya operasyonu: 10 gözaltı

Yeni nesil suç örgütlerine yönelik İstanbul'da düzenlenen operasyonlarda, tehdit ve iş yerlerine silahlı saldırı da dahil farklı eyleme karıştıkları tespit edilen 10 şüpheli gözaltına alındı

06.03.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da yeni nesil mafya operasyonu: 10 gözaltı
İstanbul'da yeni nesil mafya operasyonu: 10 gözaltı
Yeni nesil suç örgütlerine yönelik İstanbul'da düzenlenen operasyonlarda, tehdit ve iş yerlerine silahlı saldırı da dahil farklı eyleme karıştıkları tespit edilen 10 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yeni nesil suç ağlarının faaliyetlerine yönelik geniş kapsamlı bir çalışma yapıldı.

Savcılıkça yürütülen soruşturma çerçevesinde, İstanbul'un Bağcılar, Bakırköy ve Kartal ilçelerinde farklı tarihlerde esnafa tehdit ve işyerlerine silahlı saldırı düzenlemekle suçlanan şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı.

Çete üyelerinin kimlikleri ve adresleri tek tek belirlendi. Ardından söz konusu zanlıların yakalanması için bu sabah erken saatte operasyon yapıldı. İstanbul'da tespit edilen adreslere yönelik eş zamanlı operasyonda, başka bir soruşturma nedeniyle firari olarak aranan bir kişinin de aralarında bulunduğu 10 şüpheli gözaltına alındı.

Gözaltına alınan zanlılar sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Müdürlüğü'ne götürüldü. Yakalanan şahıslar hakkında yürütülen işlemler sürerken, çete üyelerinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıların güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı

Çankırı'da teröristler tarafından dönemin Çankırı Valisi Ayhan Çevik'e yönelik bombalı saldırıda şehit olanlar, anıt önünde düzenlenen törenle anıldı

05.03.2026 13:06:00 / Güncelleme: 05.03.2026 13:09:25
İHA
26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı
26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı
Çankırı'da, 1999 yılında teröristler tarafından dönemin Çankırı Valisi Ayhan Çevik'e yönelik bombalı saldırıda şehit olan polis memuru Nurettin Cinsoy, öğrenci Emrah Ersoy ve Fatma Dönmez ile esnaf Alpay Evirgen için anma programı düzenlendi.



Cumhuriyet Mahallesi'nde olayın yaşandığı sokakta düzenlenen anma programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlandı. Programda şehir düşenler dualarla anıldı.



Programa, Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Muğla'da yangın sezonu öncesi hazırlık

Yangına en hassas iller arasında yer alan Muğla'da, yangın sezonu öncesi ormanlık alanlarda önleyici çalışmalar hız kesmeden sürüyor. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, muhtemel yangın riskine karşı kara yolları kenarında ağaç budama ve temizlik çalışmaları gerçekleştiriyor

05.03.2026 13:03:00 / Güncelleme: 05.03.2026 13:05:49
İHA
Muğla'da yangın sezonu öncesi hazırlık
Muğla'da yangın sezonu öncesi hazırlık
Bu kapsamda, 9 kilometrelik Sakar Geçidi'nde yol kenarındaki ağaçların yola sarkan dalları Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından temizleniyor. Gökova Körfezi'ne hakim konumda bulunan ve tamamen çam ormanlarıyla kaplı Sakar Geçidi, aynı zamanda Türkiye'nin en tehlikeli yollarından biri olarak biliniyor. Ekipler, hem sürüş güvenliğini artırmak, hem de muhtemel yangın riskini azaltmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nün sorumluluk alanında bulunan Aydın ve Muğla illerinde 2025 yılında toplam 800 kilometrelik yol kenarı temizlik çalışması yapıldı. 2026 yılı için ise bu rakamın bin kilometreye çıkarılması planlanıyor. Yangın sezonu öncesinde gerçekleştirilen bu çalışmaların, hem orman yangınlarının önlenmesine katkı sağlaması, hem de kara yolu güvenliğini artırması hedefleniyor.



Yangınlar ile mücadele önleyici tedbir olarak ağaçlar budanıyor

Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür, Sakar rampasının orman yangınları açısından son derece önemli olduğunu belirterek, "Muğla Orman Bölge Müdürü olarak orman yangınlarıyla mücadele kapsamında önleyici tedbirler içerisinde yol kenarı temizlik çalışmalarımız ve bakım faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz. Aralıksız bir şekilde bakım faaliyetlerinin yanında orman köylülerimize de eğitimleri, orman yangınlarıyla mücadele eğitimlerini aralıksız devam ediyoruz. Bugün burada Sakar Geçidi dediğimiz noktada bulunmaktayız. Burası sıfırdan 700 rakıma yükselen blok ormanlık sahalarla kaplı yangınlar açısından son derece kritik öneme sahip bir noktadayız. Kara yolumuza yakın kenardaki ağaçlardaki budama faaliyetlerimizi yine ağaçlarımızın sağlıklı bir şekilde yapıya kavuşması için ağaçlarımıza bakım faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz" dedi.



"Bin kilometre temizlik çalışması planlanıyor"

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü olarak sorumluluk alanı Aydın ve Muğla illerinde 2025 yılında 800 kilometre yol kenarı temizlik çalışması yaptıklarını açıklayan Muğla Orman Bölge Müdürü Ülküdür, 2026 yılında bin kilometre temizlik planladıklarını açıklayarak, "Bulunduğumuz nokta yaz aylarında özellikle yoğun araç trafiğinin yaşandığı nokta. Burada 2025 yılında yaşadığımız birkaç araç arızasından kaynaklı yangınlar gerçekleşti. Son anda ormana sirayet etmesi engellendi. Yaptığımız bu çalışmalar sonucunda yangınlara karşı bir tedbir olarak burada temizlik çalışmasını gerçekleştiriyoruz. Bölge Müdürlüğümüzün sorumluluk alanında Aydın ve Muğla illerinde yangın sezonu öncesinde yol kenarı temizlik çalışmalarını tamamlıyoruz. 2025 yılında 800 kilometrede bu çalışmalarımızı gerçekleştirdik. 2026 yılında bin kilometre olacak şekilde planlamamızı yaptık ve bugün burada bu çalışmalarımıza start verdik. Yaklaşan yangın sezonu öncesinde buradan tüm vatandaşlarımızdan orman yangınlarına karşı dikkatli olmalarını istiyoruz. Gördükleri en küçük alevi 112 ihbar hattımıza bildirmelerini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü

Kamu-akademi iş birliğini güçlendirecek protokol kapsamında; eğitim ve staj programlarından ortak araştırma projelerine, bilimsel etkinliklerden uygulamalı çalışmalara kadar geniş bir alanda ortak adımlar atılacak

05.03.2026 11:20:00 / Güncelleme: 05.03.2026 11:20:36
Haber Merkezi
Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü
Basın İlan Kurumu ile İstanbul Üniversitesi arasında iş birliği protokolü
Türk basınının desteklenmesine ve gelişimine yönelik faaliyetlerini sürdüren Basın İlan Kurumu, Türkiye'nin köklü yükseköğretim kurumlarından İstanbul Üniversitesi ile iş birliği protokolü imzaladı. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünde imzalanan protokolle iki kurum arasında eğitim, araştırma ve uygulama odaklı çok boyutlu bir iş birliği süreci başlatılmış oldu.

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ile İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar'ın imza attığı protokol çerçevesinde taraflar; sertifika programları, eğitim programları, seminer, çalıştay, konferans, uygulamalı eğitim, araştırma projeleri gibi somut akademik ve mesleki iş birliği çalışmaları gerçekleştirecek.

Eğitim materyallerinin geliştirilmesi, karşılıklı uzman desteği sağlanması ve ihtiyaçlar doğrultusunda özel eğitim programlarının tasarlanmasının yanı sıra öğrencilerin, akademisyenlerin ve kurum personelinin yer alacağı eğitim, araştırma ve sosyal sorumluluk projeleri yürütülmesi de protokol kapsamında yer alıyor.

Ayrıca, Basın İlan Kurumu'nun Üniversite bünyesinde düzenleyeceği etkinlik ve projelerde duyuru, katılım ve mekân desteği İstanbul Üniversitesi tarafından sağlanacak. Kurumun öğrenci ve akademisyenlere açık programlarının ilgili kitlelere ulaştırılması konusunda da Üniversite destek verecek.

Staj ve uygulamalı eğitim imkânı

İstanbul Üniversitesi öğrencileri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda Basın İlan Kurumu bünyesinde uygulamalı eğitim ve staj imkânından yararlanabilecek. Staj programları, akademik takvimle sınırlı ve eğitim amaçlı olarak yürütülecek.

Protokol ile iki köklü kurum arasında bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılması, öğrencilerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve akademi-kamu iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.



İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığı, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirdi

 

04.03.2026 15:09:00 / Güncelleme: 04.03.2026 15:14:18
AA
İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir.

Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir.

Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir.

Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz.

Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz." 

23 yaşındaki Hakan'ın bıçaklanarak hayatını kaybetmesine ilişkin davada mütalaa açıklandı

Ankara'da 23 yaşındaki gencin bıçaklı kavgada hayatını kaybetmesine ilişkin 2'si çocuk 8 sanığın yargılandığı davada savcı esas hakkında mütalaasını açıkladı. Savcı, tutuklu baba ve oğlu ile onun arkadaşı hakkında 'kasten öldürme' suçundan müebbet, 2 kişiyi 'öldürmeye teşebbüs' suçundan ise 45'er yıla kadar hapis cezası talep etti. Yaşı küçük 2 çocuk hakkında 41 yıl ve 26 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep eden savcı, ölen gencin ailesinden 3 kişi hakkında ise 'basit yaralama' suçundan beraat talep etti

04.03.2026 14:20:00 / Güncelleme: 04.03.2026 14:25:00
İHA
23 yaşındaki Hakan'ın bıçaklanarak hayatını kaybetmesine ilişkin davada mütalaa açıklandı
23 yaşındaki Hakan'ın bıçaklanarak hayatını kaybetmesine ilişkin davada mütalaa açıklandı
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma suça sürüklenen çocukların da yargılanması nedeniyle kapalı olarak yapıldı ve salona izleyici ve basın mensupları alınmadı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Cemal Zeynal, çocukları Ahmet Emir Zeynal, B.S.Z. ve T.Y.Z., tutuksuz sanık Umut Kılınç, aynı dosyada sanık olarak yer alan maktul Hakan Çakır'ın (23) babası Şahin Çakır, ağabeyi Hakkı Can Çakır ve akrabası Eyyüp Demir ile taraf avukatları katıldı.

Söz alan cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı, Ankara'da çiğ köfte dükkanı işleten Hakan Çakır'ın bıçaklanarak hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada sanıklar Cemal Zeynal, Ahmet Emir Zeynal ve Umut Kılınç'ın 'kasten öldürme' suçundan müebbet, 2 kişiye yönelik 'öldürmeye teşebbüs' suçundan ise 45'er yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Savcı, suça sürüklenen çocuklar B.S.Z. hakkında 41 yıla, T.Y.Z. hakkında ise 26 yıl 6 aya kadar hapis cezası verilmesini istedi. Mütalaada aynı dosyada 'basit yaralama' suçundan haklarında 5'er yıla kadar hapis talebiyle dava açılan Hakan Çakır'ın babası Şahin Çakır, ağabeyi Hakkı Can Çakır ve akrabası Eyyüp Demir hakkında ise isnat edilen suçun sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi talep edildi. Beyanların ardından ara kararını veren mahkeme, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmederek, duruşmayı 8 Nisan'a erteledi.



"8 Nisan'da inşallah gerçekler ortaya çıkacak"

Duruşmanın ardından Ankara Adliyesi önünde açıklama yapan baba Şahin Çakır, "Mahkememiz 8 Nisan'a ertelendi. Karar duruşması olacak. En küçük çocuğa yıkmaya çalıştılar suçu, diğer üç kişiden almak istediler. Yani tek sadece onlar. Biz de tabii ki buna karşılık sayın avukatımız sağ olsun karşılıklarını verdi. Yani öyle bir şey olmayacağını anlattı. Elimizdeki dosyalarla ve eski verdiği ifadelerden kaynaklı. Yani her verdikleri ifade farklı farklı. Üç tane ifade verdiler, üçü de değişik, birbirine tutmayan, anlamsız ifadeler çıktı. Bunda da geldiler farklı bir senaryoyla karşımıza çıktılar. Kızım o yüzden içeride sinirlendi, sinir krizi geçirdi. Yani baktılar işin içinden sıyrılamayacaklar. Üçü de en küçüklerine, yaşı küçük olduğu için sadece ona yıkmaya çalıştılar. Bakıp göreceğiz. 8 Nisan'da inşallah gerçekler ortaya çıkacak avukatımız sayesinde" dedi.

Maktul Çakır'ın kardeşi Melisa Çakır ise, "Suçu yaşı en küçük, yani en az cezayı alacak kişinin üstüne yıkmaya çalıştılar. 14 yaşındaydı kendisi. En en üst sınırdan 24 yıl alıyor, yarısını yatıyor. Yarısı açık, yarısı kapalı şeklinde. 24 yılın tamamında yatmıyor. Ve suçu kendisi kabul etti. Ağabeyimi nasıl katlettiğini anlatmaya çalıştı. Yani biz inanmadık ama yine de bunu duymak çok ağır geliyor insana. Ama savcının mütaalasını biz beğendik. Emsal bir karar olacağını düşünüyoruz. Umarım buradan devam eder. Babamın dediği gibi de üç kere ifade değiştirdiler. Yani yalan oynuyorlar. Umarım mahkememiz daha uzun sürmez. Çünkü geç gelen adalet tamamen adalet değildir. Çünkü biz hala yas tutamıyoruz" diye konuştu.

"Sonraki celse karar celsesi olacak"

Avukat Umur Yıldırım, dosyadaki bütün delillerin toplandığını ifade ederek, "Savcılık esas hakkında mütaalasını verdi. Bir sonraki celse karar celsesi olacak. Bunun soruşturma aşaması ve ilk celsede karşı taraf hep şunu söylüyordu; 'Biz yapmadık.' Hani nasıl olduğunu bilmiyoruz, görmedik, duymadık dediler. Bugün aslında ilk defa aralarından en küçük olanı seçip, bütün suçu yani yapılan bütün eylemleri en küçük çocuğun yaptığını söylediler" dedi.

Olayın geçmişi

10 Ağustos'ta çiğ köfte dükkanı işleten Hakan Çakır'ın (23) annesi S.Ö. ve kız kardeşi Melisa Nur Çakır (15), dükkandan eve dönerken sokak arasındaki merdivende oturan Ahmet Emir Zeynal (19) ve arkadaşı Umut Kılınç (19) ile yol verme meselesinden tartıştı. Melisa Nur Çakır'ın haber vermesiyle olay yerine gelen Hakan Çakır ile Zeynal ve Kılınç arasında kavga çıktı. İki ailenin diğer yakınlarının da dahil olmasıyla büyüyen olayda Hakan Çakır, bıçaklanarak hayatını kaybetti. Olaya karışan Cemal Zeynal (45) ile çocukları Ahmet Emir Zeynal, B.S.Z. (17), T.Y.Z. (14) tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar Cemal Zeynal, oğlu Ahmet Emir Zeynal, onun arkadaşı Umut Kılınç hakkında 'kasten öldürme' suçundan müebbet, 2 kişiyi 'öldürmeye teşebbüs' suçundan ise 45'er yıla kadar hapis cezası talep edildi. Cemal Zeynal'ın yaşı küçük çocukları B.S.Z. hakkında 41 yıl, T.Y.Z. hakkında 26 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Aynı dosyada Hakan Çakır'ın babası Şahin Çakır (53), ağabeyi Hakkı Can Çakır (27) ve akrabası Eyyüp Demir (44) hakkında da 'basit yaralama' suçundan 5'er yıl hapis talep edildi.

Bebeğine şiddet uygulayan anneye 6 yıl hapis cezası verildi

Antalya'da 1 yaşındaki bebeğine şiddet uyguladığı iddiasıyla yargılanan anne 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı

 

04.03.2026 11:12:00
Anadolu Ajansı
Bebeğine şiddet uygulayan anneye 6 yıl hapis cezası verildi
Bebeğine şiddet uygulayan anneye 6 yıl hapis cezası verildi

Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, yabancı uyruklu tutuklu sanık İ.M, çocuğun babası müşteki Osman Vesek ve taraf avukatları katıldı.

Duruşmada son savunmasını yapan sanık İ.M. pişman olduğunu dile getirerek, beraatini talep etti.

Mahkeme heyeti sanık anneyi "alt soya karşı eziyet" suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, cezada indirim uygulamadı.

"Çocuğumun öldürülme kastının olduğunu düşünüyorum"

Müşteki Osman Vesek, duruşmanın ardından gazetecilere, yapılan eylemin ve çocuğa karşı işlenen suçların ortada olduğunu söyledi. Vesek, "Bazı taleplerimiz yine reddedildi. Bu konularda itirazlarımız olacak. Yaşanan olaylarda çocuğumun öldürülme kastının olduğunu düşünüyorum. Bunun da vicdanen göz önünde bulundurulmasını istiyorum." dedi.

Müşteki avukatı Onurcan Eroğlu ise mahkemenin, sanığın gerçekleştirdiği şiddet eylemlerinin öldürmeye elverişli olup olmadığına ilişkin rapor istemediğini öne sürerek, şöyle konuştu:

"Sanığa üst sınırdan ceza uygulamadı. Oysa kendi çocuğuna birden fazla kez ve öldürmeye elverişli olacak şekilde şiddet uygulayan bir kişi hakkında en üst sınırdan ceza verilmeyecekse, kime verileceği konusu kamuoyunun takdirine bırakılmış bir husustur. Bu karara itiraz edeceğiz."

Olay

Çevresinden gelen uyarılar ve kızının vücudundaki morluklar nedeniyle endişe duyan Osman Vesek, evine gizli kamera yerleştirmiş, kameranın kaydettiği görüntüleri izleyen Vesek, kızının Fas uyruklu annesi İ.M'nin şiddetine maruz kaldığını tespit etmişti.

Vesek'in şikayeti sonrası gözaltına alınan İ.M. 2 Ocak'ta tutuklanmıştı. 

Fidan'dan önemli açıklama


 
Katıldığı canlı yayında gündemi değerlendiren Dışişleri Bakanı Fidan, "27 Ocak'ta yaptığı telefon görüşmesinde (Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın) Sayın Trump'a teklif ettiği 'Siz, biz ve Pezeşkiyan görüşelim' teklifi eğer İran tarafında da kabul görseydi bir oyun değiştirici alan olacaktı" dedi.

04.03.2026 01:21:00 / Güncelleme: 04.03.2026 01:31:29
AA
Fidan'dan önemli açıklama
Fidan'dan önemli açıklama

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "27 Ocak'ta yaptığı telefon görüşmesinde (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın) Sayın (ABD Başkanı Donald) Trump'a teklif ettiği 'Siz, biz ve (İran Cumhurbaşkanı Mesud) Pezeşkiyan görüşelim' teklifi eğer İran tarafında da kabul görseydi bir oyun değiştirici alan olacaktı. Türkiye'nin, Cumhurbaşkanımızın, bizlerin yaptığı müdahaleler bu yönde oldu. Savaşı bir müddet ertelettirmeyi başardık ama bir noktadan sonra taraflar istediklerini alamadılar" dedi.

Rejim değişikliği çok zor

Bazı aktörlerle yaptıkları görüşmelerde oluşan birtakım fikirlerin bir zeminde bir araya getirilebileceğini aktaran Fidan, ABD ve İsrail tarafının önünde iki senaryo olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi: "Birisinde İran'a ait askeri imkanların yok edilmesi, diğerinde rejim değişikliği. Bu hedeften hangisini tercih edeceğinize göre harekatın süresi değişecek ve çapı da değişecek. Oluşturacağı artçı riskler de değişecek. Umalım ki Amerikalıları birincisinde sabit tutalım çünkü diğerine gitmek demek daha farklı senaryoların ve risklerin bölge açısından işin içine dahil olması demek." Fidan, müzakerenin en azından buradan başlatılabileceğine işaret ederek, "Belki İran'daki yeni liderlik bu noktada daha esnek bir tavır ortaya koyabilir. Ben yeni liderliğin de açıkçası savaşı durdurmak için bir fırsat olabileceğini değerlendiriyorum" dedi.
İran'ın, ülkede yeni lider seçilene kadar geçici üçlü heyet tarafından yönetileceğini anımsatan Fidan, "Burada bir fırsat penceresi olabilir diye düşünüyorum, iyi değerlendirilirse. Tabii İranlıların hani çok aşağılanmayacağı ama başkalarının da endişelerinin bir noktada karşılanacağı bir denkleme gidilmesi lazım. Yoksa savaşın kendisinin bizatihi uzaması, her türlü vereceğiniz tavizden çok daha kötü bir sonucu getiriyor" ifadelerini kullandı.


İstihbarat ve savunma kapasitesi

Fidan, İran'ın yıllardır bir savaş psikolojisi ve savaş ortamında olduğunu ancak Irak-İran Savaşı'ndan beri kendi evinde bu türden bir saldırıya hiç uğramadığını ve vekil unsurlar üzerinden bir yerlerde bulunduğunu belirterek, ülkenin son bir yıldır büyük taarruz altında olduğunu ve son 6-7 yıldır İranlı nükleer bilim adamlarına yönelik suikastlar düzenlendiğini anımsattı.
"Bunları önlemede başarısız olunması ayrı bir konudur ama faillerin bulunması da en azından beklenir istihbari çalışmalarda. Bunların failleriyle ilgili epey çalışmaları da oldu ama o kadar yoğun bir faaliyet yoğunluğuyla karşı karşıya ki... Sadece İsrail değil, başka ülkelerin de İran'a yönelik çok ciddi istihbari faaliyetleri var, örtülü faaliyetleri var" diyen Fidan, bütün bunlara karşı tedbir alınmasının İran'ın kendi meselesi olduğunu ve nelerin atlandığı konusunda spekülasyona girmek istemediğini kaydetti. Fidan, Türkiye'nin uzun yıllardır istihbari yeteneklerin geliştirilmesine önem atfettiğini anlatarak, savaşa istihbarat, güvenlik, askeri operasyonlar, harekat kararları ve zamanlama gibi konular üzerinden baktığını söyledi. Bakan Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Siber istihbarat, sinyal istihbaratı, elektronik istihbarat, önleyici istihbarat, hava izinlerinin bulunması, görüntü istihbaratı uzaydan... Bir defa bu noktalarda sen ev ödevini yapıp yeteneklerini geliştirmediysen İsrail'le, Amerika'yla ağız dalaşına bile, orada şey yapmaman lazım. Buralarda kusursuz bir durumda olması lazım bir gücün, eğer gerçekten böyle bir mücadeleye kendisini hazırlıyorsa. Onun dışında hava savunma sistemleri, radar sistemleri, karıştırıcı sistemler konusunda da çok etkili olması lazım ki bir ülke kendi gökyüzünü koruyabilsin. Şimdi senin liderliğin veya diğer insanlar... nerede olduğunu diyelim telefonları hacklediler, buldular. Bu bir yetenek. Ama gelip onu havadan vurması, senin hava sahana girmesiyle mümkün."

Irak ve Suriye'nin hava sahaları işgal altında

Körfez bölgesine seyahat, tatil veya iş amacıyla kısa dönemli giden Türk vatandaşlarının dönüşünde hava sahasının kapalı olması nedeniyle sıkıntılar yaşandığını belirten Fidan, "Günde 3-4 defa İsrail-Amerikan uçakları, Irak ve Suriye hava sahasını geçerek İran'a gidiyorlar, bombalıyorlar, sonra tekrar dönüyorlar üslerine. Çok yoğun bir hava trafiği var" dedi. İran'ın Körfez ülkelerinin tamamına gönderdiği balistik füzeler ve onlara kıyasla daha yavaş giden dronlar olduğuna dikkati çeken Fidan, balistik füze en uzak mesafeye 8-9 dakikada giderken dronların hedefe 3-5 saatte gidebildiğini söyledi.

Fidan, hava sahasının silahlı insansız hava aracı ve uçaklarla kaplı olması nedeniyle bölgede sivil trafiğinin işleme şansının bulunmadığının altını çizerek, operasyonel yoğunluğun azalması veya durması sonrasında hava trafiğinin açılacağını kaydetti.

Olası göç dalgasına yönelik hazırlıklar

"534 kilometrelik bir sınırımız var İran'la. Eğer bu işler uzarsa bir göç dalgası olabileceğine dair iddialar da var. Bununla ilgili hazırlıklarımız var mı?" sorusunu cevaplayan Fidan, şöyle konuştu: "Biz ilgili kurumlarımızla bir araya gelerek koordinasyon toplantılarında bütün senaryoları çalışıyoruz. Bunlarla da ilgili tabii ki hazırlıklarımız var. En kötü senaryo durumunda böyle bir göç dalgası olabilir diye görüyoruz. Bunun karşılanması önemli. Burada ilgili kurumlarımızla konuşuyoruz." Fidan, Türkiye'nin sınır güvenliğinin çok iyi olduğunu dile getirerek, "Özellikle Suriye'de olan olaylardan ders alınarak İran sınırı boyunca da duvarlar örüldü geçtiğimiz yıllar içerisinde. İran da bunu birkaç defa protesto etti, 'Niye buraya duvar örüyorsunuz?' diye. Öyle serzenişleri olmuştu" şeklinde konuştu.

Fidan, ayrıca "İran'ın hiçbir ayrım yapmadan bütün buraları (Körfez ülkeleri) bombalaması inanılmaz derecede yanlış bir strateji" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.