logo
10 AĞUSTOS 2026

Terörsüz Türkiye'yi anlamak -II- Asıl tartışma silahlar mı, sonrası mı?

10.08.2026 00:00:00
 
İlk yazımızda "Terörsüz Türkiye" sürecinin neden daha ilk günden "devlet politikası" olarak sunulduğunu sorgulamıştık. Bugün ise farklı bir soruya cevap arayalım. Gerçekten konuştuğumuz mesele yalnızca PKK'nın silah bırakması mıdır?

Dikkatle bakıldığında bugün tartışılan konu silahların susmasından çok, silahlar sustuktan sonra başlayacak yeni dönemin nasıl şekilleneceğidir. Bunu bana düşündüren sadece hükümetin açıklamaları değildir. PKK'nın... Abdullah Öcalan'ın... DEM Parti yöneticilerinin... Sürece ilişkin kullandıkları dil de aynı noktaya işaret etmektedir.

Bugüne kadar yapılan açıklamalarda dikkat çeken önemli bir husus var. PKK hiçbir zaman; "Yanlış yaptık." demedi. "Devlete karşı suç işledik." demedi. "Milletimizden af diliyoruz." demedi. Tam tersine, yürüttüğü mücadeleyi kendi açısından meşru gördüğünü ifade etti. Bu sebeple "af" kavramını da kabul etmedi. İşte tam burada durup düşünmek gerekiyor. Çünkü bugün kamuoyuna "çerçeve yasa" adıyla anlatılan düzenleme, bana göre yalnızca teknik bir hukuk metni değildir.

Adına ister "çerçeve yasa" densin... İster "uyum yasası"... İster başka bir isim... Eğer bir hukuk düzenlemesi silahlı örgüt mensuplarının cezai statüsünü değiştiriyor, cezalarının infazını ortadan kaldırıyor veya farklı bir hukuki statü oluşturuyorsa, bunun fiilen bir af niteliği taşıdığı yönündeki değerlendirmeler ciddiyetle ele alınmalıdır.

Ancak asıl düşündüren konu bunun da ötesindedir. Bu, yeni bir dönemin ilk adımıdır. Neden mi? Çünkü bugün yalnızca silah bırakılması konuşulmuyor. Öcalan'ın açıklamalarında "yeni siyaset", "hukuki zemin" ve "demokratik dönüşüm" kavramları öne çıkıyor. DEM Parti yöneticileri ise silah bırakmanın tek başına yeterli olmadığını; bunun ardından demokratikleşme, yeni hukuki düzenlemeler ve Meclis merkezli yeni bir sürecin başlaması gerektiğini ifade ediyor.

Bu açıklamalar şunu gösteriyor: Asıl tartışma henüz başlamadı. Silah bırakılması belki bir eşiktir. Fakat eşikten sonra hangi taleplerin geleceği, hangi hukuki düzenlemelerin yapılacağı ve hangi anayasal tartışmaların başlayacağı sorusu bugün yeterince konuşulmuyor. İşte benim endişem de burada başlıyor. Kırk yılı aşkın süredir bu ülkenin ödediği bedelleri düşündüğümüzde, silahların susmasını kim istemez? Şehit haberlerinin son bulmasını kim arzu etmez? Fakat terörün sona ermesini istemek ile sonrasında izlenecek yolu sorgulamak birbirinden tamamen farklı iki meseledir. Devlet adına atılan büyük adımların millet tarafından bilinmesi gerekir.

Toplumun hangi hukuki düzenlemelerin yapılacağını bilmesi gerekir. Meclis'in bütün siyasi görüşlerin katılımıyla açık bir tartışma yürütmesi gerekir. Çünkü şeffaflık, güçlü devletlerin zafiyeti değil; en önemli güvencesidir. Tarih bize şunu göstermektedir. Büyük dönüşümler çoğu zaman tek bir kanunla gerçekleşmez.

Önce küçük bir düzenleme yapılır. Ardından yeni talepler gündeme gelir. Sonra hukuk değişir. Daha sonra siyaset değişir. En sonunda ise toplum, farkına varmadan bambaşka bir döneme girmiş olur. Bu sebeple ben bugün tartışılan çerçeve yasayı yalnızca bugünün şartları içinde değerlendirmiyorum. Asıl dikkat edilmesi gereken, bu düzenlemenin hangi yeni tartışmaların kapısını aralayabileceğidir.

Çünkü asıl soru artık şudur: Bu süreçle Türkiye nasıl bir siyasi istikamete yönlendirilecektir? Bu sorunun cevabı yalnızca bugünü değil, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılını da şekillendirecektir.

(Devam edecek...)

 
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.