logo
06 EYLÜL 2026

Allah'ın azameti

İmam Ali (a.s): "Sizlere iyi bir komşu oldum, gücümün yettiğince sizi arkanızda korumaya çalıştım. Sizi zillet bağından kurtarıp zulmü ve haksızlığı yok ettim. Gözün gördüğü ve bedenin şahit olduğu nice kötülüklerinize göz yumuyor, az iyiliğiniz için teşekkürler diyorum

06.09.2026 00:23:00
Haber Merkezi
 
Allah'ın azameti
Allah'ın azameti
İmam Ali (a.s): "Sizlere iyi bir komşu oldum, gücümün yettiğince sizi arkanızda korumaya çalıştım. Sizi zillet bağından kurtarıp zulmü ve haksızlığı yok ettim. Gözün gördüğü ve bedenin şahit olduğu nice kötülüklerinize göz yumuyor, az iyiliğiniz için teşekkürler diyorum.

"O'nun hükmü kesin ve hikmet esasıncadır. O'nun rızası eman ve rahmettir. İlimle hüküm verir, hilimle affeder.

Yarabbi! Aldığın ve verdiğin şeylere hamd olsun. Verdiğin afiyet ve belalara hamd olsun. Seni en güzel şekilde razı edecek, sana en sevimli gelecek, senin katında en makbul olacak hamdla sana hamd ederim.

Yarattığın şeyleri dolduracak, istediğin makama ulaşacak bir hamd! Senden gizli kalmayacak ve katında hiçbir kusur taşımayacak bir hamdla hamd ediyorum.

Sayısı kesilmeyecek, uzunluğu bitmeyecek bir hamdla! Çünkü biz senin azametinin künhünü hakkıyla bilemeliyiz.

Ancak biz, Hayy ve Kayyum olduğunu, uyku ve uyuklamanın seni tutmadığını biliyoruz. Sana hiç bir bakış ulaşamaz. Hiç bir göz seni idrak edemez. Sen bütün gözleri idrak eder, bütün amelleri sayar; "perçem ve ayaklarından"(Alak: 15-16) yakalar, alırsın.







Hakeza sadece senin yarattıklarından gördüğümüz, kudretinden hayrete düştüğümüz, saltanatının büyüklüğünden niteleyebildiğimiz sıfatlarını bilebiliriz. Bizim haberdar olmadığımız, gözlerimizin göremediği, akıllarımızın ulaşamadığı, aramıza perde gerdiğin o gayb âlemi ise çok büyük!

Arşını nasıl diktiğini, mahrukatını nasıl yarattığını, gökleri havaya nasıl astığını, ırmakları ve su dalgalarını yeryüzüne nasıl yaydığını öğrenebilmek için bakışlarını yönelten, fikrini çalıştıran bir kimsenin gözleri yorulur, aklı karışır, şuuru bulanır, fikri hayrete düşer, şaşakalır.

...(Birisi) Allah'a ümit bağladığını iddia ediyor. Allah'ın azametine yemin olsun ki yalan söylüyor. Ümit ediyor da niçin ümidi, ameli ile ortaya çıkmıyor?

Her kim ümit ederse ümidi amelinde ortaya çıkar. Onun ise Allah'a ümitten başka her ümidi amelinde gözükür. Allah'a ümidi ise kusurludur. Allah korkusu hariç her korkusu yerindedir. Al­lah korkusu ise amellerine yansımadığı için gerçek değildir.







Büyük şeyleri Allah'tan umar ve küçük şeyleri ise kul­dan ümit eder. Ama Allah'a vermediği (değeri) kula veri­yor! Niçin kullara verilen değer şanı yüce Allah'a vermiyor? Umudunun yalan çıkacağından mı korkuyorsun? Yoksa O'nu umuda layık mı görmüyorsun?

Aynı zamanda kullarından birinden korkarsa ona, Allah'a göstermediği saygıyı gösterir. Kullardan korkusu peşin, Rabbinden korkusu veresiye iledir. Dünyayı büyük gören, kalbindeki yeri yüce olan, onu Allah'a tercih eden, böylece sadece dünyaya bağlanan, dünyaya dalıp giden ve dünyanın kulu olan Allah'ın Resulü;

Dünyanın çirkinliklerine ve alçaklıklarına, dünyaya düşkünlüğün ayıplığına ve kötülüğüne karşı sana güzel bir örnek bir ve delil olarak yeter. Çünkü dünya etrafıyla Peygamber'den alınmış, bütün yönleriyle başkası için hazırlanmıştır. Peygamber onun sütünden kesilmiş ve süslerinden yüz çevirmiştir.







Eğer istiyorsan, Musa Kelimullah'ın şöyle dediğini ikinci örnek olarak sunabilirim "Ya Rabbi! Bana indireceğin iyiliklere ihtiyacım var."(Kasas: 26)  Allah'a yemin olsun ki o, yiyeceği ekmekten başka bir şey istemedi.

Çünkü yerin bitirdiklerinden yiyordu. Yediği bitkilerin yeşilliği, zayıflığı ve sıskalığı nedeniyle karın derisinin altıdan gözüküyordu.

Eğer istersen, üçüncü olarak Zeburlar sahibi ve cennet ehlinin kârisi (okuyucusu) Davud'u örnek gösterebilirim. Çünkü o kendi eliyle hurma liflerinden örgü örüyordu da arkadaşlarına şöyle diyordu: "Kim bana bunu satar!" Onun satışından elde ettiği parayla arpa ekmeği yiyordu.

İstersen İsa b. Meryem hakkında söz edeyim. O da tası yastık yapıyor, sert şeyler giyiyordu ve katıksız kuru yiyecekler yiyordu. Azığı açlık, gece lambası ay, kışın barınağı yeryüzünün doğusu ve batısıydı. Meyveleri ve sebzeleri, yeryüzünde canlılar için biten şeylerdi.

Ne onu fitneye dü­şürecek bir hanımı, ne hüzünlendirecek bir çocuğu, ne kendisini meşgul edeceği bir malı ve ne de kendisini hor kılacak bir tamahı vardı. Bineği iki ayağı, hizmetçisi de iki eliydi.







Öyleyse tertemiz olan Peygamberine (s.a.a) uy; çünkü onda uyacak kimse için güzel örnekler, yaslanacak kişiye yaslanacak yerler vardır. Allah katında kullarının en sevgilisi, nebisine uyup onun yolunu izleyen kimsedir.

Dünyada ağız dolusu bir lokma yemediği gibi, gözünün ucuyla bile bakmadı ona. Dünya ehlinin, bedeni en zayıf karnı en aç olanıydı, Dünya ona sunuldu, kabul etmedi.

Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah'ın buğzettiği şeyi bildi de buğz etti, hor gördüğünü hor gördü ve küçük gördüğünü de küçük gördü. Hiç bir ayıbımız olmasa bile, yalnız Allah ve Resulünün buğzettiğini sevsek, Allah ve Resulünün küçülttüğünü büyültsek, Allah'a karşı gelmek ve Allah'ın em­rinden çıkmak için yeter bize.

Peygamber (s.a.a) yerde ye­mek yer, kul gibi otururdu. Ayakkabısını kendisi tamir e-der, elbisesini kendisi yamardı. Çıplak merkebe biner, birini de arkasına bindirirdi. Evinin kapısına asılmış olan üzerinde resimler bulunan perdeyi görünce, zevcelerinden bi­rine "Benden gizle, baktıkça dünyayı ve süslerini hatırlıyorum" dedi.







Dünyadan kalbiyle yüz çevirmiş, içinde yâd etmeyi öldürmüştü. Güzel bir elbisesi olmasın, dünyayı sürekli bir yer bilmesin ve onda her zaman kalma ümidini taşımasın diye, ziynetini gözünden uzak tutmayı severdi.

Bu yüzden ruhundan dışarı atmış, gönülden uzaklaştırmış, gözünden gizlemişti. Bir şeyi sevmeyen biri işte böyledir; ne onu görmek ve ne de yanında adının anılmasını ister.

Resulullah'ın bu dünyada dostlarıyla beraber aç ya­şaması ve Allah nezdindeki yüce makamına rağmen dünya süslerini kendisinden esirgemesi bu dünyanın kötülüklerine ve ayıplarına delalet eder. Bakan kimse aklederek baksın; Allah Muhammed"i böyle yaşamakla alçaktı mı, yoksa ikram edip yüceltti mi? 

Alçalttı diyen,   yüce Allah'a andolsun büyük iftira eder, yalan söyler. İkram edip yüceltti diyen de bilsin ki Allah ondan gayrisine dünyayı vermekle alçaltmış, dergâhına en yakın olanlardan da dün­yayı uzak tutmuştur. Peygambere uyan kişinin de onun izini takip etmesi, konduğu yere konması gerekir. Yoksa helak olmaktan kurtulamaz.

Allah Muhammed'i kıyametin yaklaştığına bir nişane; cenneti müjdeleyen, azapla korku­tan bir kimse olarak gönderdi. Dünyadan karnı boş olarak çıktı, ahirete esenlik içinde vardı, taş üstüne taş koymadan rabbinin yolunu tuttu, davetine icabet etti. Rabbimiz onu bize uyulacak, tabi olunacak biri olarak göndermekle ne büyük lütufta bulunmuştur!

Allah'a andolsun, şu yünden dokunmuş gömleğimi o kadar yamattım ki artık yamayandan utanıyorum. Birisi bana, "(Bu kadar yamadan sonra hala bunu mu giyeceksiniz.) Artık bunu atmayacak mısın" dedi. Ona "Benden uzak dur" dedim. Sabah olduğu zaman halk, gece yol alanları över." Nehc'ul Belaga 159-160 Hutbe

Ankara'da uyuşturucu ve fuhuş ağına 3. dalga operasyon: 15 gözaltı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, başkentte gençleri uyuşturucu ve fuhuş bataklığına sürüklediği değerlendirilen kişi, çevre ve mekânlara yönelik yürüttüğü kapsamlı soruşturma kapsamında 3. dalga operasyonu başlattı. Operasyonda 15 şüpheli gözaltına alınırken, 6 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi

05.09.2026 17:01:00
İHA
 
Ankara'da uyuşturucu ve fuhuş ağına 3. dalga operasyon: 15 gözaltı
Ankara'da uyuşturucu ve fuhuş ağına 3. dalga operasyon: 15 gözaltı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturmaları kapsamında 21 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.






Operasyonda S. K., U. H. A., M. A., O. G. D., R. Ç. B., B. Y., B. D., E. B., E. E., E. A. Y., E. G., M. S., E. Y., E. N. A. ve K. Ç. gözaltına alındı. Ç.B.'nin evinde yapılan aramada esrar ve sentetik uyuşturucu; E.E. ile E.G.'nin evlerinde kokain ve K.Ç.'nin evinde kırmızı reçeteli ilaçlar bulundu.

M. D., B. G., S. B. B., M. A. K., M. Ç. ve C. S.'nin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi. Böylece bugün gerçekleştirilen 3. dalga operasyonda 15 şüpheli gözaltına alınırken, 6 şüpheli firari olarak aranıyor.









Soruşturma dalgaları 7 Ağustos'ta başladı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının gençleri uyuşturucu ve fuhuş ortamlarına sürükleyen kişi ve mekânlara yönelik kapsamlı soruşturması 7 Ağustos 2026 tarihinde 14 şüpheliye yönelik başlatıldı. İlk iki dalgada elde edilen ifade, dijital materyal, biyolojik inceleme ve diğer deliller doğrultusunda soruşturmanın yeni isimlere doğru genişletilmesi üzerine yeni dalga operasyonlar gerçekleştirildi.

İlk dalga operasyonda adli işlem yapılan şüphelilerden A.K, E.U., A.Y., T.B., B.B., C.A., İ.H., M.K., D.K., N.K. ve N.G.D. tutuklandı. H.İ.Y. hakkında adli kontrol kararı verilirken, E.F. ile B.R.Y. firari olarak aranmaya başlandı.

İlk dalga kapsamında yapılan ATK test sonuçlarında iletilen raporlar kapsamında 8 şüphelide uyuşturucu madde tespit edildi. A.K.'nin kan, idrar ve saçında kokain ve metamfetamin, M.K.'nın kan, idrar ve saçında kokain ve metamfetamin, T.B.'nin idrar ve saçında esrar, kokain ve sentetik kannabinoid, B.B.'nin idrar ve saçında kokain ve sentetik kannabinoid bulgulandı.

E.U. ve A.Y.'nin saçlarında kokain, D.K.'nın idrarında kokain, N.G.D.'nin saçında ise kokain ve metamfetamin bulundu. Adli kontrol kararı verilen H.İ.Y.'nin kan ve idrarında uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadı.

2. dalgada mekânlar da mercek altına alındı.









Soruşturmanın 16 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen ikinci dalgasında, uyuşturucu ve fuhuş faaliyetleriyle bağlantıları araştırılan kişilerin yanı sıra bazı eğlence ve yeme-içme mekânlarının işletmeci ve ilgilileri de soruşturma kapsamına alındı.

İkinci dalgada A.Ö., B.A., D.Ç., E.D., E.Ç., E.L., F.A., F.Ö., M.E.A., M.D., Ö.Ü., S.Ö., S.G., S.K. ve T.T. tutuklandı.

Soruşturmanın mekânlar ayağında ise K.A., H.B.E. ve A.A. tutuklanırken; M.A., H.E., K.V., M.D. ve Ö.Ş. hakkında adli kontrol kararı verildi. M.O. ve Y.T. firari olarak aranırken, soruşturmanın devamında C.T., C.Ö. ve S.A. da tutuklandı. Böylece ikinci dalgada 21 şüpheli tutuklandı, 6 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi, 2 şüpheli ise firari olarak aranmaya başlandı.

İkinci dalga kapsamında şüphelilerden alınan biyolojik örneklerin incelenmesinde 10 şüphelide uyuşturucu madde tespit edildi. B.A. ve E.Ç.'nin idrarında kokain metabolitleri; D.Ç., E.D., F.A. ve S.K.'nin saçlarında kokain tespit edildi.

E.L., M.E.A. ve S.G.'nin kan ve idrarında kokain, A.Ö.'nün kan ve idrarında ise esrar etken maddesi THC-COOH bulundu. Adli kontrol kararı verilen V.T.'nin kan, idrar ve saç örneklerinde uyuşturucu veya uyarıcı madde tespit edilmedi.


Damperi açık kalan tır üst geçide çarptı: Sürücü yaralandı

Tokat'ta seyir halindeyken damperi açılan tır, yaya üst geçidine çarptı. Üst geçide takılan damper araçtan koparken, kontrolden çıkan tır karşı şeride geçerek tarlaya devrildi

05.09.2026 11:53:00
İHA
 
Damperi açık kalan tır üst geçide çarptı: Sürücü yaralandı
Damperi açık kalan tır üst geçide çarptı: Sürücü yaralandı
Kaza, Vali Zekai Gümüşdiş Bulvarı üzerindeki Mehmet Emin Tokadi Öğrenci Yurdu önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Y.A. (65) yönetimindeki 60 BK 928 plakalı tır, yükünü boşalttıktan sonra Turhal istikametinden Tokat yönüne seyir halindeyken aracın damper kısmı henüz bilinmeyen nedenle havaya kalktı.






Açılan damper, bulvar üzerindeki yaya üst geçidine çarparak takılı kaldı. Çarpmanın şiddetiyle damper tırdan koparken, sürücüsünün kontrolünden çıkan araç karşı şeride geçerek yol kenarındaki tarlaya devrildi. 






İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve ilgili ekipler sevk edildi. Kazada hafif şekilde yaralanan tır sürücüsüne sağlık ekipleri müdahale etti. 






Üst geçide sıkışan damperin bulunduğu yerden çıkarılması için ekipler çalışma başlatırken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.






KKTC'deki feribot faciasından kurtulan Adanalı gençler ailelerine kavuştu

KKTC'nin Girne açıklarındaki feribot faciasından kurtulan Adanalı 3 genç memleketlerine döndü. Faciadan kurtulan gençler yaşadıklarını anlattı

03.09.2026 20:59:00
İHA
 
KKTC'deki feribot faciasından kurtulan Adanalı gençler ailelerine kavuştu
KKTC'deki feribot faciasından kurtulan Adanalı gençler ailelerine kavuştu
Girne'deki feribot faciasından kurtulan arkadaşlar Sudenaz Sönmez, Burak Can Keskin ve Burak Arif Kaya, memleketleri Adana'ya havayoluyla döndü. AFAD ekipleri tarafından Çukurova Havalimanı'nda karşılanan gençler, ailelerine kavuştu. KKTC'deki feribottan kurtulan Sudenaz Sönmez'i, Kozan ilçesindeki Şevkiye Mahallesi'ndeki ailesi büyük sevinçle karşıladı. Ablası Gamze Sönmez, 4 gündür hiç uyumadığını, kız kardeşine kavuşmayı beklediğini söyledi.






"Gemi batarken ilk terk eden kaptandı"

Yaşadıklarını anlatan Sudenaz Sönmez, "Kaptanı ilk uyardıklarında Mersin Limanı'na kadar duramayacaklarının söylendiğini ve gemi batarken bile hala 'sakin olun, bir şey yok' dediler. Batarken ilk terk eden kaptan, yedek kaptandı. İnsanlar el uzatırken hepimiz bakıyorduk, hiçbir çalışan yoktu. El ele tutuşarak birbirimizi çıkardık. Ben Kozanlı arkadaşlarımızla limana inince bayıldım. Kayıplarımızın bulunması öncelik. Hukuki süreç devam ediyor. Cumhurbaşkanımızdan, AFAD'dan, Türk Konsolosluğu'ndan destekleri için ve Kozan Belediye Başkanımız Mustafa Atlı'ya çok teşekkür ederim. Annemi görünce o ağladı, eve çıkınca ben de ağladım" diye konuştu.

Anne Selcan Sönmez, kızına gözyaşları içinde sarılarak, "Kızıma kavuştuğum için çok mutluyum. Ailesini kaybedenlere başsağlığı diliyorum. Biz çok kötüydük, onları düşünemiyorum bile" diye konuştu.








"Camı kırarak çıktım çok dalga vardı"

Arkadaşlarının yanına ziyarete giden ve feribotta birlikte dönerken faciayı yaşayan Burak Can Keskin ise, "Allah bir daha göstermesin. Biz gittiğimizde yerler ıslaktı. Herkes kaptana bildirmiş ama 'ben burada yıllardır kaptanım' demiş. Camı kırarak çıktım. Çok dalga vardı, o can havliyle bilsen de kurtulamazdın. Herkes kendi canının derdine düştü. Zaten durdu ve geminin batması ile durması bir oldu" diye konuştu.

Feribot faciasından kurtulan Burak Can Keskin'in annesi Gülfidan Keskin de, "Oğlum aradı. 'Anne, biz ölüyoruz. Hakkını helal et anne' diye feryat etti. Oğlumun sesi ve diğerlerinin sesi. 'Anne seni seviyorum, hakkını helal et' demesi ile ben bittim. O kaptanlar da aynı acıyı tatsın. Bir de 'Haklarını helal etsin' diyorlar mı' Asla hakkımızı helal etmiyoruz" dedi.
Baba Cem Keskin ise, oğlunun şaka yaptığını düşündüğünü belirterek, "'Baba, gemi batıyor' demesi ile 'Yelek, bot yok mu'' dedim. 'Helal olsun oğlum' dedim. Limana varınca haber verdi, büyük sevinç yaşadık" diye konuştu.








"8 aylık hamile kadını pencereden ayaklarından çıkardım"

7 kişiyi camı kırarak kurtardığını söyleyen Burak Arif Kaya ise, "Gemiye bindik. İlk bastığımızda su vardı. Kaptana sordum, 'cıvatalardan su alıyor' dedi. 'Emin misin, batmadan gideceğimize'' dedim. Bana, 'sen 5 yıllık okul okuyorsun, ben 10 yıllık okul okuyorum' dedi bana. Gemiden çıktım, 'kalkıyoruz' dediler, gemiye geri bindim. 8-9 kilometre gittik gitmedik. Yardımcı kaptan, 'Sakin olun, bir şey yok' dedi. 2 dakika geçti, geminin içi su dolmaya başladı. Yanımda ufak çocuk, 'gemi batacak' dedi. İlerledik, ses gelince gemi her yerden su alıyor, kapılar kilitli. 'Benim de annem babam var' diyerek elde imkan varken kurtardım. 8 aylık hamile kadını pencereden ayaklarından çıkardım. Kolumla vura vura çıkardım. 3 çocuk ve yaşlı bir amcayı çıkarmaya çalıştık. Mazotlu su, kayıyordu. Cumhurbaşkanımızdan ve belediye başkanımızdan Allah razı olsun" şeklinde konuştu.




















Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Başakşehir'de inşaat alanında yaşanan göçükte toprak altında kalan işçinin hayatını kaybettiği belirlendi. İşçinin cenazesi itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. Olayla ilgili 4 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

03.09.2026 13:53:00
İHA
 
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir Şamlar Mahallesi Zerafet Konakları inşaatında yaşanan istinat duvarı çalışması sırasında göçük yaşanmış, 2 işçi toprak altında kalmıştı. Bölgeye sevk edilen AFAD ve itfaiye ekipleri, toprak altında kalan işçilerin kurtarılması için çalışma başlattı.






Göçük altında kalan Tolga Yahşi, toprak altından çıkartılarak sağlık ekiplerince hastaneye sevk edilirken, Ferdi Yahşi'nin (27) hayatını kaybettiği belirlendi. Yahşi'nin cansız bedeni, ekiplerin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. 






Yahşi'nin cenazesi Cumhuriyet Savcısı'nın incelemesinin ardından Adil Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Olay yerine gelen Ferdi Yahşi'nin yakınları sinir krizleri geçirdi.








4 kişi hakkında gözaltı kararı

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Soruşturma kapsamında müteahhit, şantiye şefi, iş güvenliği uzmanı ve kepçe operatörü hakkında gözaltı kararı verildi.

Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?

Elektrikli araçlarda kullanılan lityum iyon bataryalar, geleneksel yakıt depolarına kıyasla istatistiksel olarak daha az yangın riski taşısa da meydana gelen yangınlar kontrol edilmesi oldukça zor kimyasal süreçlere dayanır

02.09.2026 13:03:00
Hasan Gündoğdu
 
Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?
Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?
Batarya yangınlarının temel sebebi termal kaçak (thermal runaway) adı verilen zincirleme reaksiyondur. Lityum iyon hücreleri içerisindeki anot ve katot katmanları son derece ince bir seperatör (ayırıcı) zar ile ayrılır.






Bu yapı bozulduğunda şu süreç işler:

İç Kısa Devre: Fiziksel darbe, imalat hatası veya aşırı ısınma nedeniyle ayrıştırıcı zar erir veya delinir. Anot ve katot doğrudan temas ederek kısa devre oluşturur.

Isı Artışı ve Gaz Çıkışı: Kısa devre hızlı bir sıcaklık artışına yol açar. Batarya içerisindeki sıvı elektrolit bozulmaya başlar ve yanıcı gazlar salgılar.

Kendi Kendini Besleyen Reaksiyon: Sıcaklık 150 derece ila 200 derece eşiğini aştığında, batarya hücreleri dışarıdan oksijen almadan bile kendi oksijenini üreterek yanmaya devam eder. Bir hücredeki yangın yanındaki hücreleri tetikler ve tüm batarya paketine yayılır.






Gerçek Yaşamdan 2 Örnek

Güney Kore Incheon Kapalı Otopark Yangını: Şarjda olmayan park halindeki bir elektrikli aracın batarya paketinde meydana gelen iç kısa devre, kapalı otoparkta termal kaçağı tetikledi. Yangının saatlerce sürmesinin ve onlarca araca sıçramasının ana nedeni, bataryanın kendi yapısındaki oksijenle yanmaya devam etmesiydi.

Kaza Sonrası Alt Gövde Hasarı Yangınları: Yüksek hızla seyreden bir elektrikli aracın yol üzerindeki sert bir cismin üzerinden geçmesi sonucu aracın alt tabanında bulunan batarya muhafazası delindi. Hücrelerin fiziksel deformasyona uğramasıyla ani iç kısa devre oluştu ve kaza anından birkaç dakika sonra araç alev aldı.






Nelere Dikkat Edilmesi Lazım?

Elektrikli araç kullanımında batarya sağlığını korumak ve yangın riskini en aza indirmek için dikkat edilmesi gereken kritik noktalar:

Fiziksel Darbelerden Sonra Kontrol Yapın: Aracın altı sert bir zemine, kaldırıma veya yoldaki bir nesneye çarptıysa batarya muhafazası zarar görmüş olabilir. Vakit kaybetmeden yetkili serviste alt gövde kontrolü yaptırılmalıdır.

DC Hızlı Şarj Kullanımını Dengeleyin: Aracı sürekli maksimum güçte DC (Fast Charger) istasyonlarında şarj etmek hücrelerde aşırı ısınmaya ve zamanla lityum dendriti (kristalleşme) oluşumuna yol açar. Bu kristaller ayrıştırıcı zarı delebilir.

Orijinal ve Standartlara Uygun Şarj Donanımı Kullanın: Evde şarj yaparken onaylanmamış kablolar, yetersiz kesitli uzatma kabloları veya standart dışı duvar üniteleri (Wallbox) kullanılmamalıdır.






Aşırı Şarj ve Derin Deşarjdan Kaçının: Bataryayı uzun süre %0 seviyesinde bırakmak veya sürekli %100 seviyesinde tutmak kimyasal stresi artırır. Günlük kullanımda %20-%80 aralığını korumak güvenlik marjını yükseltir.

Yazılım Güncellemelerini Aksatmayın: Üreticilerin yayınladığı Batarya Yönetim Sistemi (BMS) güncellemeleri, sıcaklık takibi ve hücre dengeleme algoritmalarını optimize ederek olası riskleri önceden engeller.

Yurt dışı çıkış yasağı olan Arif Kocabıyık Bulgaristan'a kaçarken yakalandı

Kapıkule Sınır Kapısı'nda tır dorsesinin altında yakalanan ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu belirlenen Arif Kocabıyık, hastane kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Kocabıyık, adliyeye götürüldüğü sırada gazetecilerin sorusu üzerine "Anamur'a gideceğim" dedi

01.09.2026 13:00:00
İHA
 
Yurt dışı çıkış yasağı olan Arif Kocabıyık Bulgaristan'a kaçarken yakalandı
Yurt dışı çıkış yasağı olan Arif Kocabıyık Bulgaristan'a kaçarken yakalandı
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde, Bulgaristan'a çıkış yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen tırda yapılan kontrollerde dorsenin altında gizlenmiş iki kişi tespit edildi. Bu kişilerin Arif Kocabıyık ile İran vatandaşı Shayan Peiman Samadi olduğu belirlendi.






Hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu tespit edilen Kocabıyık ile tır sürücüsü Muhterem Altıntaş gözaltına alındı. Muhafazadaki işlemlerinin ardından hastanede sağlık kontrolünden geçirilen Kocabıyık ve Altıntaş, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi.








Arif Kocabıyık, adliyeye sevk edildiği sırada basın mensuplarının yönelttiği soruya "Anamur'a gideceğim" şeklinde yanıt verdi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Aşırı sıcaklar powerbankleri tehlikeye dönüştürüyor

Kırklareli'nde elektrik-elektronik sektöründe 31 yıldır faaliyet gösteren Vecdi Yüce, taşınabilir şarj cihazlarının (powerbank) aşırı sıcak ve güneş altında bırakılması halinde şişme ve patlama riski taşıyabileceğini belirterek, vatandaşlara dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulundu

01.09.2026 12:53:00
İHA
 
Aşırı sıcaklar powerbankleri tehlikeye dönüştürüyor
Aşırı sıcaklar powerbankleri tehlikeye dönüştürüyor
Kırklareli'nde 1995 yılından bu yana elektrik-elektronik sektöründe faaliyet gösterdiğini belirten Vecdi Yüce, taşınabilir şarj cihazlarının cep telefonu kullanıcıları için oldukça faydalı olduğunu ifade etti.

Taşınabilir şarj cihazlarının kullanımı ve muhafazasında dikkat edilmesi gereken önemli noktaları belirten Yüce, bilinçsiz kullanımın bu cihazlarda bomba etkisi riski taşıyabileceğini söyleyerek, "1995 yılından bu yana elektrik elektronik sektöründe bulunmaktayım. Yaklaşık 31 yıldır bu sektörde faaliyet göstermekteyiz. Taşına bilir şarj aletleri aslında çok güzel bir cihaz. Çağımızın insanlığa en faydalı cihazlardan birisi. Herkes şuan iletişim halinde ve cep telefonu kullanıyor. Vatandaşların çoğu cep telefonlarının şarjının tamamen dolu olmasını bekliyor ve istiyor. Bu yönde üretilmiş cihazlar oldukça faydalı. Bu cihazı kullanırken dikkat etmemiz gereken çok önemli şeyler var. Taşına bilir şarj cihazlarını aşırı sıcağa ve güneş altında bulundurmaktan kaçınmamız gerekiyor. Bu tarz cihazlar aşırı sıcaklara maruz kaldığında şişme yapabilir, hatta patlayabilir. O yüzden bu tarz cihazları daha çok gölgede muhafaza etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.






"Çok faydalı cihazlar ama kullanırken çok dikkat etmemiz gerekiyor"

Taşınabilir şarj cihazlarının çağımızın en faydalı araçlarından birisi olduğunu söyleyen Yüce, ayrıca kullanırken de çok dikkatli edilmesi gerektiği gerektiğini vurguladı. Yüce, "Özellikle, arabaların ön camın bulunduğu aracın göğüs kısmına koymamamız gerekli. Şarj ederken ise dolduğunda hemen çekmemiz gerekli, şarjda fazla tutulmamız gerekiyor. En fazla 1 gün şarjda tutun aksi takdirde şişme ve patlama yapma ihtimali yüksek. Bu cihazlar çok kullanışlı ve çağımızın en faydalı cihazlarından birisi diye biliriz ama kullanırken çok dikkat etmemiz gerekiyor. Şarj cihazlarını aşırı sıcaktan ve uzun süre şarjda etmekten kaçınmamız gerekiyor, yoksa bomba etkisi yapabilir" şeklinde konuştu.






Hastanede çöpte bebek bulundu: Anne 16 yaşında

Mersin'in Erdemli ilçesindeki devlet hastanesi tuvaletinde dünyaya gelen ve çöpe atılan bebek sağ olarak temizlik görevlisi tarafından bulunarak tedavi altına alındı. Yapılan çalışmada bebeğin annesinin 16 yaşındaki H.E.Y. olduğu tespit edildi. H.E.Y., tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

31.08.2026 12:24:00
İHA
 
Hastanede çöpte bebek bulundu: Anne 16 yaşında
Hastanede çöpte bebek bulundu: Anne 16 yaşında
Olay, 27 Ağustos'ta Erdemli Devlet Hastanesi'ndeki bir tuvalette yaşandı. İddiaya göre, 16 yaşındaki H.E.Y., rahatsızlanarak annesi R.H. ile birlikte hastaneye geldi. Hastanede kanaması başlayan H.E.Y., tuvalete giderek doğum yaptı.






Doğum sonrası bebeği çöp kutusuna atan H.E.Y., hastanede tedavi altına alındı. Bu sırada tuvalete giden bir temizlik görevlisi, çöp kutusundaki sağ olan bebeği fark etti. Görevlinin dikkati sayesinde bebek tedavi altına alındı. Durumun bildirilmesi üzerine Mersin ve Erdemli Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatıyla polis çalışma yaptı. 






Çalışmada çocuk anne tespit edilerek hastanede gözaltına alındı. 2 gün süren tedavi sonrası H.E.Y. ile onu hastaneye getiren annesi R.H. adliyeye sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüpheli H.E.Y. 'Kasten Öldürmeye Teşebbüs' suçundan tutuklandı, R.H. ise adli kontrol şartı ile serbest kaldı.

Bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu ve tedavisinin sürdüğü, olayla ilgili babanın da belirlendiği soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı

Bakırköy'de bir güzellik merkezinde kadınların haberi olmadan mahrem görüntülerinin kaydedilerek dijital platformlarda ücret karşılığında yayımlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında 1 şüpheli daha yakalandı. Soruşturma kapsamında daha önce yakalanan 2 şüpheli ise tutuklandı

30.08.2026 11:55:00 / Güncelleme: 30.08.2026 12:00:16
İHA
 
Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı
Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce, bir iş yerinde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesine yönelik yürütülen çalışmalarda, 28 Ağustos tarihinde müracaatta bulunan 4 kadın şahsın, daha önce hizmet aldıkları Bakırköy ilçesi Zuhuratbaba Mahallesi'nde bulunan bir güzellik merkezinde kendilerinden habersiz şekilde mahrem görüntülerinin kaydedildiği ve söz konusu görüntülerin dijital platformlar üzerinden ücret karşılığında yayımlandığı yönündeki beyanları üzerine inceleme başlatıldı.






Yapılan incelemeler kapsamında söz konusu iş yerinde gerçekleştirilen aramalarda, gizli kamera düzeneği bulunan aktif 1 cihaz, daha önce iş yerinden söküldüğü belirlenen 6 cihaz ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Konu kapsamında iş yeri yetkilisi F.Ö. isimli kadın şüpheli bahse konu iş yerinde, kamera ve güvenlik sistemlerinin kurulumunu gerçekleştirdiği belirlenen E.S.C. isimli şüpheli ise Kağıthane ilçesindeki ikametinde yakalandı.








Çalışmaların devamında, görüntülerin dijital platformlar üzerinden yayımlanmasıyla bağlantılı olduğu tespit edilen A.Ç. (30) isimli şüpheli de 29 Ağustos tarihinde Küçükçekmece ilçesindeki ikametinde yakalandı. Yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyallere el konuldu.








F.Ö. ve E.S.C., "Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Verilmesi veya Ele Geçirilmesi" ve "Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali" suçlarından 29 Ağustos tarihinde sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi.

A.Ç.'nin de aynı suçlardan 30 Ağustos 2026 tarihinde adli makamlara sevk edileceği öğrenildi.

Sağanak altında 30 Ağustos çelenk töreni

Samsun'da 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla sağanak yağmur altında Atatürk Anıtı'nda çelenk töreni düzenlendi

30.08.2026 11:47:00
İHA
 
Sağanak altında 30 Ağustos çelenk töreni
Sağanak altında 30 Ağustos çelenk töreni
Samsun'da 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla Samsun Valisi Orhan Tavlı, Garnizon Komutanı Tümgeneral Fethi Oltulu ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu.






Sağanak yağış altında düzenlenen törene Samsun Valisi Orhan Tavlı, Garnizon Komutanı Tümgeneral Fethi Oltulu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan'ın yanı sıra emniyet mensupları, askeri erkan, ilçe belediye başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, gaziler ve şehit yakınları ile vatandaşlar katıldı.








Samsun Valisi Orhan Tavlı, anıt şeref defterini imzaladıktan sonra yaptığı konuşmada, "Aziz Türk milletinin istiklal ve istikbaline kast edildiğinde, esaret ve hürriyet arasında bir tercihe zorlandığında neleri başarabileceğinin en açık ispatı olan 30 Ağustos ruhu son olarak 15 Temmuz 2016'da bir kez daha ortaya çıkmış. O gece tam anlamıyla tek yürek olan aziz milletimiz, Büyük Taarruz'a ilham veren sarsılmaz iradesinin kalplerde hâlâ canlı olduğunu birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde tekrar bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir" dedi.






















logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.