Bir haftadır buram buram kokan Anadolu'nun 7 ilini gezdim. İstanbul'un stresinden biraz uzak kalmak beni de rahatlatmıştı. Eski dostlarımla bir araya geldim. Her gittiğim ilde yerel medyayla ile temaslarda bulundum. Arkadaşlarımıza buradan teşekkür etmek istiyorum çok sıcak karşıladılar. Kendileri ile fikir alışverişinde bulunduk.
Medya ile bir araya gelinirde ülke gündemi konuşulmaz mı? Ülke meselelerini masaya yatırdık. Her gittiğim yerde sordukları soru aynı... Ülkeyi bu çıkmazdan nasıl kurtarırız? İzmit'te bir gazetenin yazı işleri müdürünün sözleri beni bayağı etkiledi ; İsmail bey , Türk milleti olarak biz; parasızlığa dayanırız, yeri gelir açlığa da dayanırız. Ama hiçbir zaman onur,gurur ve haysiyetimizle oynanmasına dayanamayız. Türk milletinin içten ve dıştan tahrik ediliyor. Şunu izah edeyim. Bu millet bir sabreder,iki sabreder baktı artık sabredecek bir şey kalmadı ortalığı toz duman eder. İktidarımız sabırla düzelecek diye bekledik, ama her geçen gün daha kötüye gidiyor.
Ekonomi çok iyi diyorlar. Bakıyorsun IMF den borç alıyorlar. Bende ticaret yaptım , kasamda para olursa borç almam , kasamda para olmaz , çok sıkışırım arkadaşımdan borç alırım. Ülkenin durumu(Ekonomi) iyiyse iktidar neden IMF den borç alıyor.Dedi. Peki dedim sizce bu ülkeye nasıl bir model ve lider olmalı ki , kurtulsun? Burada şunu iyi algılamak lazım AB bize ne verecek? Ne alacak? Veya ABD hiçbir zaman iyi olmamızı ister mi? Ben bakıyorum , şu ana kadar hiçbir şey vermedi, hep aldı. Keza ADB de aynı politikayı uyguluyor.
Eeee iyi düşünüp öyle hareket etmemiz lazım. Şu ana kadar bir şey vermeyip , hep alan zihniyet, yarında aynısını uygular. Onun için ülkemizin acilen milli bir duruşu olan , ekonomiyi çok iyi bilen bir lidere ihtiyacı vardır. Yalnız ekonomiyi çok iyi bilmesi de yetmiyor; politikasını milli ekonomi modeli üzerine inşa etmiş olması gerekiyor. Peki bu modelde kimi görüyorsunuz? İnanın bu modelde , tek kelimeyle, Haydar Baş var. Türkiye'nin kalkınmasını istiyorsak, insanlarımızın hak ettiği yere gelmesini istiyorsak onu iktidara getirmemiz gerekmektedir. AKP iktidarı, bizi sonu olmayan uçurumdan aşağıya yuvarlamıştır. Bu uçurumdan da bizi Haydar Baş'tan başkası çıkaramaz.
Medya ile bir araya gelinirde ülke gündemi konuşulmaz mı? Ülke meselelerini masaya yatırdık. Her gittiğim yerde sordukları soru aynı... Ülkeyi bu çıkmazdan nasıl kurtarırız? İzmit'te bir gazetenin yazı işleri müdürünün sözleri beni bayağı etkiledi ; İsmail bey , Türk milleti olarak biz; parasızlığa dayanırız, yeri gelir açlığa da dayanırız. Ama hiçbir zaman onur,gurur ve haysiyetimizle oynanmasına dayanamayız. Türk milletinin içten ve dıştan tahrik ediliyor. Şunu izah edeyim. Bu millet bir sabreder,iki sabreder baktı artık sabredecek bir şey kalmadı ortalığı toz duman eder. İktidarımız sabırla düzelecek diye bekledik, ama her geçen gün daha kötüye gidiyor.
Ekonomi çok iyi diyorlar. Bakıyorsun IMF den borç alıyorlar. Bende ticaret yaptım , kasamda para olursa borç almam , kasamda para olmaz , çok sıkışırım arkadaşımdan borç alırım. Ülkenin durumu(Ekonomi) iyiyse iktidar neden IMF den borç alıyor.Dedi. Peki dedim sizce bu ülkeye nasıl bir model ve lider olmalı ki , kurtulsun? Burada şunu iyi algılamak lazım AB bize ne verecek? Ne alacak? Veya ABD hiçbir zaman iyi olmamızı ister mi? Ben bakıyorum , şu ana kadar hiçbir şey vermedi, hep aldı. Keza ADB de aynı politikayı uyguluyor.
Eeee iyi düşünüp öyle hareket etmemiz lazım. Şu ana kadar bir şey vermeyip , hep alan zihniyet, yarında aynısını uygular. Onun için ülkemizin acilen milli bir duruşu olan , ekonomiyi çok iyi bilen bir lidere ihtiyacı vardır. Yalnız ekonomiyi çok iyi bilmesi de yetmiyor; politikasını milli ekonomi modeli üzerine inşa etmiş olması gerekiyor. Peki bu modelde kimi görüyorsunuz? İnanın bu modelde , tek kelimeyle, Haydar Baş var. Türkiye'nin kalkınmasını istiyorsak, insanlarımızın hak ettiği yere gelmesini istiyorsak onu iktidara getirmemiz gerekmektedir. AKP iktidarı, bizi sonu olmayan uçurumdan aşağıya yuvarlamıştır. Bu uçurumdan da bizi Haydar Baş'tan başkası çıkaramaz.
İsmail Çetin / diğer yazıları
- Sizce hak hangi taraf? / 31.01.2026
- Dijital tekel kıskacında Türkiye ekonomisi: Emek, kalite ve marka değil, algoritma kazanıyor / 27.01.2026
- Yarını bugünden daha zor yaşamamak: Geçim, aidiyet ve adalet / 25.01.2026
- Türk devlet geleneğinde “Kut” kavramı / 22.01.2026
- Ehli Beş perspektifi: Türkiye’nin Kurtuluş Formülü / 20.01.2026
- Millet-devlet-maneviyat dengesi: İnanç gönülde, hukuk devlette / 19.01.2026
- Haydar Baş: Bektaşilik ve Ahiliği Cumhuriyet senteziyle yeni toplumsal zemine taşımıştır / 14.01.2026
- Birlik harcının çimentosu: Hacı Bektaş-ı Veli / 10.01.2026
- Enerji, göç ve güvenlik üçgeninde Türkiye / 08.01.2026
- Atatürk, etnik kimlik gözetmeden 86 milyonun namus ve onurunu kurtardı / 03.01.2026
- Dijital tekel kıskacında Türkiye ekonomisi: Emek, kalite ve marka değil, algoritma kazanıyor / 27.01.2026
- Yarını bugünden daha zor yaşamamak: Geçim, aidiyet ve adalet / 25.01.2026
- Türk devlet geleneğinde “Kut” kavramı / 22.01.2026
- Ehli Beş perspektifi: Türkiye’nin Kurtuluş Formülü / 20.01.2026
- Millet-devlet-maneviyat dengesi: İnanç gönülde, hukuk devlette / 19.01.2026
- Haydar Baş: Bektaşilik ve Ahiliği Cumhuriyet senteziyle yeni toplumsal zemine taşımıştır / 14.01.2026
- Birlik harcının çimentosu: Hacı Bektaş-ı Veli / 10.01.2026
- Enerji, göç ve güvenlik üçgeninde Türkiye / 08.01.2026
- Atatürk, etnik kimlik gözetmeden 86 milyonun namus ve onurunu kurtardı / 03.01.2026





























































