logo
29 AĞUSTOS 2026

Araç üretimi dünyada arttı, Türkiye'de azaldı

Dünya Otomotiv Sanayicileri Birliği'nin (OICA) raporuna göre; 2012 Ocak-Mart dönemini kapsayan dönemde dünya motorlu araç üretiminde bir önceki yıla göre yüzde 8 oranında artış gerçekleşti. Ülkeler bazında ise Türkiye'de motorlu araç üretimi y

19.07.2012 00:00:00
 
YENİ MESAJ - İSTANBUL
Otomotiv Sanayi Derneği'nin (OSD) aktif üyesi ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu ‘Dünya Otomotiv Sanayicileri Birliği' 2012 yılının ilk 3 aylık dönemine ait dünya motorlu araç üretim verilerini açıkladı. Rapora göre; 2012 Ocak-Şubat-Mart döneminde toplam motorlu araç üretimi, 2011 yılının aynı dönemine göre yüzde 8 oranında artarak 21.8 milyon adet düzeyinde gerçekleşti.
2012 Ocak-Şubat-Mart ayını kapsayan dönemde, otomobil üretimi 2011 yılı aynı dönemine göre yüzde 7.1 oranında artarak 16.2 milyon adet olarak gerçekleşti. Aynı dönemde otomobil, hafif ticari araç ve kamyonda artış gerçekleşmesine rağmen otobüs üretiminde düşüş yaşandı. En yüksek üretim artışı ise kamyonda görüldü. Hafif ticari araç üretimi 2011 yılının ilk 3 ayında 4 milyon adet iken, 2012 yılının ilk 3 ayında yüzde 8.7 oranında artarak 4.5 milyon adede yükseldi. Kamyon üretimi yüzde 19.4 gibi önemli bir oranda artarken, otobüs üretimi ise yüzde 2.9 oranında azaldı.

En yüksek artış Japonya'da
Dünya motorlu araç üretim verileri bölgeler bazında incelendiğinde, 2012 yılı ilk 3 aylık dönemde, NAFTA (Kuzey Amerika) Bölgesinde motorlu araç üretimi yüzde 17.8 oranında artarak 4 milyon adede yükselirken, Güney Amerika'da üretim yüzde 8.6 oranında azaldı. AB ülkelerinde aynı dönemde üretim yüzde 3.1 oranında düşerek 4.5 milyon adet oldu. Japonya'da ise üretim dikkat çekici biçimde yüzde 46 oranında artttı. Diğer taraftan Güney Kore'de üretimdeki artış yüzde 8.7 oranında gerçekleşti.
2012 yılı ilk 3 aylık dönem, 2011 yılı aynı dönem ile kıyaslandığında BRIC Ülkeleri arasında yer alan Brezilya'da üretim adetlerindeki düşüş yüzde 11 iken, Rusya'da yüzde 18.6 oranında artış gerçekleşti. Aynı dönemde, Hindistan'da üretim yüzde 10.2 oranında artarak 1.1 milyon adede yükseldi. Çin'de ise üretim yüzde 1.9 oranında artarak 4.8 milyon adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde Türkiye'deki düşüş ise yüzde 7.6 oranında gerçekleşti ve motorlu araç üretimi 281 bin adede geriledi.

Spor salonlarındaki gizli tehlikelere dikkat!


 
Pek çok kişi hareketsiz yaşam, fast-food ve hazır gıdaların tüketimiyle birlikte fazla kilolarından kurtulmak veya daha fit bir görünüme kavuşmak için spor salonlarının yolunu tutuyor. Ancak uzmanlar, yoğun talep gören bu merkezlerde yeterli hijyen kurallarına uyulmadığı takdirde sağlığın ciddi şekilde tehlikeye girebileceği konusunda uyarıyor.

29.08.2026 00:51:00
Murat Çorbacı
 
Spor salonlarındaki gizli tehlikelere dikkat!
Spor salonlarındaki gizli tehlikelere dikkat!

Altınbaş Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu'ndan Mikrobiyolog Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, spor salonlarının görünmeyen risklerine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: "Spor salonlarında terle birlikte yoğun nemli ortamlar meydana gelmektedir. Özellikle hastalık yapıcı bakteriler ve mantarların da pek çoğu nemli ortamlarda üremektedir. Diğer yandan gün içerisinde pek çok kişinin nemli ve terli vücut yüzeyleri ile temas eden spor aleti yüzeyleri ve tutunma ekipmanları ile spor esnasında kullanılan matlar, muhtemel bulaşıcı hastalıklar konusunda ciddi risk teşkil etmektedir."

Spor merkezlerinden bulaşan olası enfeksiyonlar

Spor merkezlerinin özellikle deri yoluyla temas eden pek çok mikroorganizma barındırdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, bu riskleri şu sözlerle özetledi:
"Özellikle ıslak zeminler ile duşlarda sıklıkla karşılaşılan ayak mantarı; nemli cilt, havlu ve matlarla bulaşabilen kasık ve saç derisi mantarları; deri yaralarıyla geçen Stafilokok cinsi bakteriler; kabuklu yaralara temasa bağlı impetigo ve kişisel eşyaların ortak kullanımıyla yayılan İnsan Papilloma Virüsü (HPV), bu risklerin başında geliyor."

Spor salonlarının ve aletleri dezenfekte edilmeli

Kişiden kişiye bulaşabilecek hastalıkların önüne geçilmesi için işletmelere ve sporculara büyük görev düştüğünü vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, "Özellikle yoğun ortak kullanım alanlarından biri olan spor salonları ve spor aletlerinin, kişiden kişiye olası bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için her gün düzenli olarak dezenfekte edilmesi gerekmektedir. Spor yapacak kişilerin mümkünse havlu, mat, terlik vb. gibi kişisel eşyalarını kendileri getirmeleri ve ortak kullanımdan kaçınmaları önem arz etmektedir."

Spor kıyafetleri seçerken bu detaya dikkat!

Olası enfeksiyon risklerine karşı kıyafet seçiminin de kritik bir rol oynadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi İpek Ada, sözlerini şöyle tamamladı: "Ter ve nem, bakteri ile mantar üremesini artırdığından dolayı spordan önce ve sonrasında kişisel hijyene dikkat edilmesi gerekir. Ayrıca spor kıyafetlerini tercih ederken naylon, polyester ya da jarse kıyafetler yerine terletmeyen pamuklu kıyafetler seçilmesi sağlığınız açısından oldukça önemlidir."

Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi

Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi

28.08.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi
 Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi
Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi.
Adalet Bakanı Gürlek, boşanma davalarının kısa sürmesi konusunda düzenlemelerinin bulunduğunu söyledi.

'Boşanma uzayınca şiddet artıyor'
"Hakim tarafları dinleyip bu aşamadan sonra artık tarafların bu evliliği yürütemeyeceğine kanaat getirirse boşanma yönünden karar verecek. Ferileri dediğimiz, nafaka, velayet, diğer onlar konusunda ayıracak. Boşanma davası uzun sürdükçe eşlerin birbirine karşı şiddet eylemleri de oluyor. Özellikle bayanlarımız şiddet görüyor. Bunlar inşallah yaşanmayacak. Biz bu konuda hassasız. 12. Yargı Paketi'nde bir kısmını çözdük. Ekim ayındaki pakette de özellikle boşanma davalarında ağır kusur halini kaldırdığımız zaman ben inanıyorum ki 2-3 ayda boşanma davaları karara bağlanacak."

Süresiz nafaka düzenlemesi değişecek mi?
Süresiz nafakaya ilişkin bir düzenlemenin olup olmadığına ilişkin soruya Gürlek, Anayasa Mahkemesinin süresiz nafakayı iptal ettiğini, 9 ay sonra bu maddenin uygulanmayacağını söyledi.
Ekim ayında yapılacak düzenlemeyle bunun yasalaşacağını kaydeden Akın Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Süresiz nafaka gerçekten hem hakkaniyete hem de vicdanlara aykırı. 1-2 gün evli kalan bir şahsın ömür boyu nafaka ödemesi adaletsiz. Burada özellikle kadınlarımızı üzmeyecek, hakime tamamen takdir hakkı veren bir formül üzerinde çalıştık. Hakim gerekirse tekrardan süresiz nafakaya hükmedebilecek ama hakime en azından durum ve şartlara göre nafakayı sınırlandırabileceği bir düzenleme yaptık. Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek. Bunlar inşallah ekim ayında Meclis'e sunulacak pakette var."

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oluyor

İstanbul'un bazı bölgelerinde gök gürültülü sağanak etkili oluyor

28.08.2026 05:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oluyor
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oluyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kuvvetli yağış etkili olmaya başladı.

Karadeniz üzerinden gelen yağış kütlesi, Anadolu Yakası'nda Şile, Sultanbeyli, Maltepe ve Adalar hattında etkili oluyor.

Kuvvetli yağış ve yollarda oluşan su birikintileri sürücülere zor anlar yaşatıyor.'

Manisa'da 3 günlük alarm: Orman yangını riskine karşı tedbirler artırıldı

Manisa'da 28-30 Ağustos tarihleri arasında 'yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgâr' beklenirken, orman yangını riskine karşı tüm kurumlar teyakkuz haline geçirildi. Orman ve kırsal alanlarda denetimlerin artırılacağı, tarımsal faaliyetlerin ise yakından takip edileceği açıklandı

27.08.2026 22:06:00
İHA
 
Manisa'da 3 günlük alarm: Orman yangını riskine karşı tedbirler artırıldı
Manisa'da 3 günlük alarm: Orman yangını riskine karşı tedbirler artırıldı
Meteorolojik değerlendirmelere göre 28-30 Ağustos 2026 tarihlerinde Manisa'nın da içinde bulunduğu Ege Bölgesi'nde yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgâr bekleniyor. Söz konusu hava şartlarının orman yangını riskini artırabileceği değerlendirilirken, Manisa'da yangınlara karşı alınan tedbirler artırıldı. Manisa Valiliği koordinasyonunda ilgili tüm kurum ve kuruluşların 28-30 Ağustos tarihleri boyunca teyakkuz halinde tutulacağı bildirildi. Orman yangınlarının önlenmesi, erken tespit edilmesi ve olabilecek yangınlara hızlı müdahale edilmesi amacıyla kurumlar arasındaki koordinasyon kesintisiz sürdürülecek. Yangın Riskini Azaltma Planı kapsamında mahalle ekipleri de hazır bulundurulacak.

Orman ve kırsal alanlarda denetimler artırılacak

Kolluk kuvvetleri tarafından ormanlık alanlar ile ormanlara bitişik kırsal bölgelerde devriye ve denetimler artırılacak. Anız, bahçe ve sera atıkları başta olmak üzere yangın riski oluşturabilecek faaliyetlere izin verilmeyecek. Ormanlara girişlerin kısıtlandığı bölgelerde denetimler sıklaştırılırken, orman yollarında araçların duraklamasına ve yol kenarlarında piknik yapılmasına müsaade edilmeyecek. Kritik meteorolojik koşullarda izinli mesire alanlarında dahi ateş yakılmasına izin verilmeyecek.

Tarımsal faaliyetler yakından takip edilecek

Yangın riskinin yüksek olduğu tarım alanlarında biçerdöver ve balya makinelerine yönelik denetimler artırılacak. Yangın söndürme ekipmanı ve su tankeri bulunmayan araçların çalışmasına izin verilmeyecek. Gerekli görülmesi halinde yangın riskinin yüksek olduğu saatlerde tarımsal faaliyetlerin geçici olarak durdurulabileceği bildirildi. Sigara izmariti, araç egzozu ve benzeri nedenlerle çıkabilecek yangınlara karşı trafik denetimleri de artırılacak.

Enerji hatları ve tesisler kontrol edilecek

Enerji dağıtım şirketleri tarafından enerji nakil hatları, trafo merkezleri, direkler ve hat altlarında kontroller gerçekleştirilecek. Ziraat ve sera alanlarında bulunan standart dışı enerji tesisleri denetlenerek yangın riski oluşturan hatların kullanımına izin verilmeyecek. Spiral, kaynak makinesi ve benzeri kıvılcım çıkarabilecek ekipmanların kullanımından kaynaklanabilecek yangınlara karşı da gerekli tedbirler alınacak.

Yangın müdahale güzergahları açık tutulacak

Olabilecek yangınlara müdahalenin etkin şekilde yürütülebilmesi amacıyla yangın bölgelerine yetkisiz kişi ve araçların girişine izin verilmeyecek. Müdahale güzergâhlarında araç parkı ve trafik yoğunluğu oluşmasının önüne geçilecek. TOMA'lar ile kamu ve özel kuruluşlara ait su tankerleri göreve hazır tutulacak. Yangın söndürme araçlarının olay yerine hızlı ve güvenli şekilde ulaşabilmesi için gerekli trafik tedbirleri alınacak.

Valilikten vatandaşlara uyarı

Manisa Valiliği, 28-30 Ağustos tarihleri arasında etkili olması beklenen yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgar nedeniyle vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Vatandaşların özellikle ormanlık ve kırsal alanlarda ateş yakmaması, yangına neden olabilecek faaliyetlerden kaçınması ve herhangi bir yangın veya duman görülmesi halinde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bilgi vermeleri istendi.

Manisa Valiliği koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşların 28-30 Ağustos boyunca çalışmalarını koordineli şekilde sürdüreceği, olabilecek yangınlara karşı tüm müdahale kapasitesinin hazır tutulacağı bildirildi.

Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi

Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi

27.08.2026 14:00:00
AA
 
Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi
Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi
Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi.

Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre Güran ailesi, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına başvurarak, cinayetin "faili meçhul" olarak ele alınmasını talep etti.

Bakanlıkça yapılan değerlendirme sonucu, Narin Güran cinayetinin "faili meçhul" olduğunu ortaya koyan veya dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kapsamında yeniden ele alınmasını gerektirecek yeni ve somut herhangi bir olguya ulaşılamadığı gerekçesiyle başvuru kabul edilmedi.

Değerlendirmede, cinayetin "failin bilinmemesi" ile "cinayetin bütün ayrıntılarının bilinmemesi" hususlarının birbirinden farklı hukuki ve maddi durumlar olduğu belirtildi.

Ayrıca söz konusu cinayete ilişkin yargı süreci yürütülerek, bazı sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi ve mahkumiyet hükümlerinin Yargıtay tarafından onanmış olması, başvurunun ret gerekçeleri arasında yer aldı.

Olayın geçmişi
Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinin kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan Narin Güran'ın 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılmıştı.

Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin davada, anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, temyiz incelemesi sonucu anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran hakkındaki mahkumiyeti onamış, sanık Bahtiyar hakkındaki hükmü ise eylemin "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerekçesiyle bozmuştu. Yerel mahkeme, yaptığı yeniden yargılama sonucu bu sanığa 17 yıl hapis cezası vermişti.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi

CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi. Yavaş cephesinden yapılan resmi açıklamada, herhangi bir görüşme gerçekleşmediği belirtildi

27.08.2026 13:21:00
Haber Merkezi
 
 CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi
 CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi
CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın dün yaptığı "Mansur Bey, CHP'nin siyaseti içinde, siyasal kimliğinin ve kurumsal kimliğinin içinde siyaset yapmaya karar vermiş durumdadır. Dolayısıyla ondan başka bir açıklama duymadıkça bunu böyle kabul etmek gerekir. Biz kendisiyle görüşüyoruz" yönündeki açıklamalarının ardından, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş cephesinden net bir yalanlama geldi.

Kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yayımlanan resmi basın açıklamasında, Müslim Sarı'nın iddiaları şu sözlerle net bir şekilde tekzip edildi: "Sayın Mansur Yavaş ile Sayın Müslim Sarı arasında, Yavaş'ın siyasi geleceğine veya herhangi bir siyasi kararına ilişkin bir görüşme gerçekleşmemiştir."

Açıklamada, Yavaş'ın şu aşamadaki tek önceliğinin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki dengeler ve başkente sunulan hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesi olduğu ifade edildi. Önümüzdeki günlerde Belediye Meclisi'nde boşalan görevler için yapılacak seçimler öncesinde ortak iradenin korunmasının ve birlik içinde hareket edilmesinin önemine dikkat çekildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Özellikle son günlerde Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik bir operasyon yapılacağı ve Belediye Meclisi'ndeki dengelerin değiştirilerek belediye yönetiminin AK Parti'ye geçeceği yönünde birtakım çevrelerce açıkça iddialar dile getirilirken; henüz ortada başlamış bir seçim süreci dahi yokken Sayın Yavaş'ın siyasi geleceğinin tartışmaların içine çekilmesini doğru bulmuyoruz."

"Sayın Yavaş bu konudaki tutumunu daha önce de birçok kez açıkça ifade etmiş, 'Gerekli gördüğümde açıklamayı bizzat benden duyarsınız' demiştir. Bugün de aynı noktadadır" denilen açıklamada "Sayın Yavaş'ın kendi ağzından yapılmamış hiçbir açıklama, kendisi adına verilmiş bir karar veya alınmış bir tutum olarak değerlendirilmemelidir" ifadelerine yer verildi.

Kocaeli'de 4 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde kolon ve kirişlerinden ses geldiği bildirilen 4 katlı bina, tedbiren boşaltıldı

27.08.2026 06:06:00 / Güncelleme: 27.08.2026 06:08:46
AA
 
Kocaeli'de 4 katlı bina tedbiren boşaltıldı
Kocaeli'de 4 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Yenişehir Mahallesi Karanfilli Sokak'ta 4 katlı binada oturan bazı kişiler, kolon ve kirişlerinden ses geldiği yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulundu.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve zabıta ekipleri sevk edildi.

Tedbiren boşaltılan binada ekiplerin yaptığı ilk değerlendirmenin ardından, AFAD ekiplerine bilgi verildi.

Ekiplerin binada ve bitişiğinde temeli açılan inşaat alanındaki incelemesi sürüyor.

 

Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı

AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Şirvan-Pervari fay hattının bazı kollarının 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi

26.08.2026 22:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı
Deprem Kayseri'de kendini hatırlattı
AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Şirvan-Pervari fay hattının bazı kollarının 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve MTA Genel Müdürlüğü'nce yürütülen "Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Projesi" kapsamında, 25 Nisan'da başlayan saha çalışmalarının ilk etabı 2 Mayıs'ta tamamlandı. Çalışmalar, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinin katkılarıyla, farklı üniversitelerden akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi.



AFAD Başkanlığı Deprem Bilim Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir başkanlığındaki 6 kişilik araştırma ekibi, Şirvan ve Pervari ilçelerinin kırsalında fay hattı üzerinde incelemelerde bulundu. Ekipte Fırat Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Aksoy, Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağlar Özkaymak, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Volkan Karabacak, Dokuz Eylül Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özkan Cevdet Özdağ ve doktora öğrencisi Büşra Yerli yer aldı. İncekaya ve Köprüçay köyleri kırsalında açılan hendeklerde fayın geçmişteki hareketleri incelenirken, bölgede meydana gelen depremlerin zamanlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, açılan hendeklerde fayın geçmişte yüzeye kadar ulaşarak yıkıcı deprem ürettiğine ilişkin bulgular gözlemlediklerini belirtti. Fay hattının yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda olduğunu ifade eden Sözbilir, farklı segmentlerden oluşan fayın bazı kollarının 7 büyüklüğüne kadar deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Sözbilir, fayın yeniden hareket etmesi halinde Siirt, Şirvan, Pervari ve Şırnak çevresindeki yerleşimlerin önemli ölçüde etkilenebileceğini belirterek, fayın son ne zaman kırıldığının ve deprem tekrarlama periyodunun ortaya çıkarılmasının önemine dikkat çekti.



Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağlar Özkaymak ise çalışmaların, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından başlatılan geniş kapsamlı proje kapsamında yürütüldüğünü ifade etti. Özkaymak, fayın en son ne zaman kırıldığını ve deprem tekrarlama periyodunu belirlemeye çalıştıklarını belirterek, elde edilecek sonuçların bölgedeki deprem riskinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını kaydetti.

Araştırmacılar, fay hattının farklı kollarında ilerleyen süreçte yeni hendek çalışmalarının yapılacağını ve tarihlendirme çalışmalarının ardından elde edilen sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu

İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı

26.08.2026 19:41:00
Haber Merkezi
 
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı.

Resmi açıklamada bu adımın "provokasyonu, dezenformasyonu ve terör propagandasını engellemek" amacıyla atıldığı belirtilse de, operasyonun kapsamı ve zamanlaması kamuoyunda ciddi soru işaretlerine ve eleştirilere yol açtı.

Eleştirmenler, bu tür geniş tabanlı dijital denetimlerin, iktidarın belirlediği siyasi söylemlere yönelik her türlü muhalif sesi bastırma aracına dönüşmesinden endişe ediyor.

İktidarın söylemine katılmamak suç mu?



Haberde geçen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme sürecini provoke eden içerikler" ifadesi, hukuki netlikten uzak olduğu gerekçesiyle hukukçular ve hak savunucuları tarafından eleştiriliyor.

Bir politikanın yöntemini, zamanlamasını veya arka planını eleştirmenin "provokasyon" olarak etiketlenmesi, ifade özgürlüğünün sınırlarını daraltıyor. Vatandaşlar ve analistler şu kritik soruyu yöneltiyor: Devletin veya iktidarın yürüttüğü bir sürece destek vermek, o süreci hiç eleştirmeden kabul etmek bir vatandaşlık görevi midir?

Demokratik toplumlarda terörle mücadele ve toplumsal barış gibi hayati konular, yalnızca iktidar blokunun tekelinde yürütülemez. Farklı partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve bireylerin bu süreçlerin şeffaflığı, adaleti ve yöntemi hakkında şüphelerini dile getirmesi en temel anayasal haktır.

Her eleştirinin "dezenformasyon" veya "manüpilasyon" torbasına atılması, toplumda otosansürü artırmakta ve yapıcı kamusal tartışmaları tamamen imkansız hale getirmektedir.

Muğlak kavramlar ve hukuki belirsizlik



İnceleme kapsamında hangi içeriklerin "gerçek dışı" veya "kin ve düşmanlığı körükleyen" olarak tanımlanacağı konusundaki kriterlerin belirsizliği, yargının siyasi kararlara araç edilmesi riskini doğurmaktadır. Terör propagandası ile hükümet politikalarına yönelik sert muhalefet arasındaki çizgi kasıtlı olarak silikleştirildiğinde, sosyal medya platformları adeta birer "gözetim kulesine" dönüşmektedir.

Sonuç olarak, terörle ve suçla mücadele kılıfı altında yürütülen bu geniş çaplı dijital operasyonlar, Türkiye'de çok sesliliğe ve farklı fikirlerin var olma hakkına indirilmiş yeni bir darbe olarak yorumlanmaktadır. Toplumsal bütünleşme, zoraki bir sessizlik ve tek tip düşünce dayatmasıyla değil; ancak özgür bir tartışma ortamında ve her kesimin sesini duyurabilmesiyle mümkündür.

Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Kayseri’deki deprem sonrası, 'Ardından gelecek depremler izlenmeli' uyarısında bulundu

Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde saat 09.53’te 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD, depremin 7 kilometre derinlikte gerçekleştiğini bildirdi. Bazı evlerde hasar oluşurken Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki depremlerin sayısı, derinliği ve fay doğrultusundaki dağılımının izlenmesi gerektiğini belirtti

26.08.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Kayseri’deki deprem sonrası, 'Ardından gelecek depremler izlenmeli' uyarısında bulundu
Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Kayseri’deki deprem sonrası, 'Ardından gelecek depremler izlenmeli' uyarısında bulundu
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde saat 09.53'te 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) verilerine göre, merkez üssü Pınarbaşı olan depremin 7 kilometre derinlikte gerçekleştiği belirlendi.
Deprem nedeniyle ilçeye bağlı Yukarıborandere Mahallesi'nde bir evin duvarında yıkıntı, bazı evlerin duvarlarında ise hafif çatlaklar meydana geldiği öğrenildi.

AFAD depremin büyüklüğünü 4,1 olarak açıkladı
AFAD'ın internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Kayseri Pınarbaşı merkezli deprem saat 09.53'te kaydedildi.
Sarsıntının büyüklüğü 4,1, derinliği ise 7 kilometre olarak açıklandı.

Bazı evlerin duvarlarında hasar oluştu
Depremin ardından bölgede bazı yapılarda hasar meydana geldi. Pınarbaşı ilçesine bağlı Yukarıborandere Mahallesi'ndeki bir evin duvarında yıkıntı oluştuğu öğrenildi.
Mahalledeki bazı evlerin duvarlarında ise hafif çatlaklar meydana geldi.

Prof. Dr. Osman Bektaş'tan Pınarbaşı depremi açıklaması
Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Pınarbaşı'ndaki depremin ardından bölgedeki sismik hareketliliğin izlenmesi gerektiğini belirtti.
Bektaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "26 Ağustos'ta Pınarbaşı'nda Mw 4,1 büyüklüğünde, 7 km derinlikte bir deprem oldu. 6 Şubat depremleri Doğu Anadolu'daki sol yanal fay sisteminde büyük bir deformasyon ve gerilme değişimi yarattı. Bu nedenle Mw 4,1'i tek başına yorumlamak yerine ardından gelecek depremlerin sayısı, derinliği ve fay doğrultusundaki dağılımı izlenmeli. Özellikle aynı bölgede M4+ depremler tekrarlanırsa, konu daha önemli hale gelir."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.