logo
20 MART 2026


Aramızdan ayrılanlar…

10.03.2026 00:00:00

Geçtiğimiz hafta bir zamanlar beraber olduğumuz, ayni ideallerin peşinde koştuğumuz, çocuk ve gençlere ulusal değerlerimizi aşılamak için yurdun farklı yerlerinde gönüllü olarak görev yaptığımız arkadaşlarımızı ve güzel günlerimizi konuştuk.  Her ne kadar çoğu bugün aramızda olmasalar da yaşarken yaptıklarını anımsadık. 

Ölüm doğmak ve yaşamak gibi her canlının son evresi… Sonrasında unutulmak veya unutmak insanın kabullenemediği bir şey. Bir arkadaşımız "Oldum olası hastanede, camide cenazede, kabristanda buluşmaktan hiç hoşlanmıyorum" diye yazmış. Ancak bir toplumun üyesi iseniz, kıvançta ve tasada birlikte olmanız, o toplumu değerli kılan insanları zor günlerinde yalnız bırakmamanız, anmanız gerekiyor. 

Yaşımız ilerledikçe geniş bir tanıdık kitlesine sahip olmanın bedelini hastalık ve ölüm haberleri ile ödüyorsunuz. Hatta bazılarını özlediğinizi, son görevinizi yapamadığınızda gitmelerinin acısını yüreğinizde hissediyorsunuz. 

Bir dostunuzun hastalığını haber aldığınızda onu aramanız "geçmiş olsun" demeniz ona moral verir. Yaşama sevincini arttırır. Bunu hastaneden çıktıktan sonra değil, duyduğunuz anda hemen yapmak; en azından bir yakınına ulaşarak yardım edebileceğiniz bir şey olup olmadığını sormak gerekir. Ölümlerde öleni değil, yakınlarını yalnız bırakmamak;  geride kalanlara madden olamıyorsanız manen destek olmamız gerekir. Bunlar İnsan olmanın göstergeleridir.

Günümüz ekonomik koşulları eskilerin deyimi ile "ölümlük-dirimlik" bir para ayırmamızı zorunlu kılıyor. Böylece hastalık veya beklenmedik bir ameliyat durumunda kimseyi rahatsız etmeden başınızın çaresine bakabilirsiniz. 

Bayramlarda yakınlarımızın mezarlarını ziyaret etmek, bakımlarını yapmak, birlikte geçirdiğimiz güzel günleri anarak bizden sonraki kuşaklara örnek olmak ne güzel bir davranış olur değil mi? 

Aramızdan ayrılmış olanları unutmak, "öldü nasıl olsa…" diyerek vurdumduymaz davranmak pek bizim gibi düşünen insanlara mahsus değildir. Hele, hele bir gençlik teşkilatına hizmet etmiş izci arkadaşlarımızı unutmamız, vatanımızı tanıtırken, çocuk ve gençleri yurdun farklı yerlerine götürürken çektikleri eziyeti, yaptıkları hizmetleri hatırlamamak tam bir vefasızlık olur. 

Bu nedenle bir liste yapmaya ve kimin hangi kabristanda defnedildiğini tarihi ile yayınlamaya karar verdik. Bu listeye her gün bir yeni isim eklendi. Kimlerin gelip geçtiğini, zaman içinde ne kadar çok arkadaşımızın göçtüğünü görüyoruz. 

Bu bayram görevimiz kabristan ziyaretlerimizi arttırmak, faydalı işler yapmış olanları anmak; onlarla ilgili birkaç satır yazı yazmak ve yayınlayıp yeni nesillere tanıtmak olmalıdır. Malum, söz uçar ancak yazı kalır… Arkalarında kitap yazacak kadar zengin bir anı yumağı bırakmış, hizmet aşkı ile çalışmış olanları ön plana çıkartmak gerekir ki, yeni nesillerin onları tanımalarına ve geleceğe taşımalarına örnek olsun. 

Ne yazık ki günümüzde insanlar delirmiş olmalı medeniyetin ortasında birbirleri ile kavga etmeye, savaş yolu ile insanlığı ve değerleri yok etmek için yeni silahlar üretmeye çalışıyorlar. Atılan her bomba sadece insanların öldürülmesine değil, zorluklarla yapılmış yuvaların yıkılmasına, yaşanmışlıkların da yok olmasına neden oluyor.  

İnsanlara şifa olan hastanelerin, okuma yazma öğretilen okulların vurulması, yuvada cıvıldaşan kuşlar gibi yüzlerce çocuğun katledilmesi, bütün dünyada eşi benzeri görülmemiş katliamların yaşanması geleceğe olan inancımızı ve insanlığa olan güvenimizi yok ediyor.. 

Ölen çocukların arkasından ana babaların feryat ve figanlarını bir düşünün. Ekilen düşmanlık tohumlarının geleceği nasıl tahrip ettiğini, hele-hele küçük büyük herkesin yüreğinde saklanıp büyüyecek kin ve nefretin vereceği zararları bir düşünün…  

Neyse ki iyi şeyler de oluyor. Türk topraklarında düşürülen füze olayı sonrası, İspanyollar savaşa katılmayacaklarını belirtmiş,  Türkiye da onları desteklemiş. Üsleri kullandırmayıp, savaş karşıtı tavır sergileyen iki ülkenin sosyal medya kullanıcıları arasında kardeşlik yaratmış durumda.  Hatta vize kolaylığı bile sağlanmış… Din kardeşi saydığımız orta doğu ülkelerinin kılları kıpırdamaz iken, İspanyollardan böyle sıcak mesajlar almak doğrusu insanın içini ısıtıyor. 

İnşallah insanlar barışın ne kadar önemli bir değer olduğunu ve insan hayatının korunması gerektiği hakkında bir fikir sahibi olurlar… Yoksa hepimiz aramızdan ayrılanlar sayfasına yeni isimler eklemekten başka bir iş yapamaz duruma düşeriz…

Yaratıcı da bizden bunun hesabını sorar…

 
 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.