logo
24 HAZİRAN 2026

Atatürk’ün irat ettiği hutbe

7 Şubat 1923 günü öğleyin, Paşa Camii’nde okunan Mevlid’den sonra Zağnos Paşa Camii’ndeki hutbesinde halka şöyle seslenmiştir

02.05.2026 00:36:00
Haber Merkezi
Atatürk’ün irat ettiği hutbe
Atatürk’ün irat ettiği hutbe
7 Şubat 1923 günü öğleyin, Paşa Camii'nde okunan Mevlid'den sonra Zağnos Paşa Camii'ndeki hutbesinde halka şöyle seslenmiştir:

"Ey Millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selameti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun.

Peygamber Efendimiz Hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resûl olmuştur. Temel nizamı hepimizin bildiği Kur'an-ı Azimüşşan'daki açık ve kesin hükümlerdir.

İnsanlara manevî mutluluk vermiş olan dinimiz, son dindir, mükemmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa ve gerçeklere uymamış olsaydı bununla diğer İlahî tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi. Çünkü bütün tabiat kanunlarını yapan Cenab-ı Hak'tır.

Arkadaşlar, Cenab-ı Peygamber çalışmalarında iki yere, iki eve sahipti. Biri kendi evi, diğeri Allah'ın eviydi. Millet işlerini Allah'ın evinde yapardı.







Hazreti Peygamber'in mübarek yollarını takip ederek bu dakikada milletimize ve milletimizin şimdiki ve geleceğine dair konuları görüşmek üzere bu kutsal yerde, Allah'ın huzurunda bulunuyoruz.

Beni bu şerefe kavuşturan, Balıkesir'in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu vesile ile büyük bir sevaba nail olacağımı ümit ediyorum.

Efendiler! Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler, söylenenleri dinleme ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılması lazım geldiğini düşünmek, yani birbirimizin görüş ve düşüncelerini almak için yapılmıştır.

Millet işlerinde her ferdin zihninin başlı başına faaliyette bulunması lazımdır. İşte biz de burada din ve dünya için her şeyden önce hâkimiyetimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım.







İşte bizim burada din ve dünya için; istikbâl ve istiklâlimiz için, bilhassa hâkimiyetimiz için neler düşündüğümüzü ortaya koyalım.

Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Millî emelleri, millî iradeyi yalnız bir şahsın düşüncesinden değil, bütün millet fertlerinin arzularının, emellerinin bilinmesi neticesinden çıkarmak gerektir. Binaenaleyh benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim."

Atatürk, Balıkesir Paşa Camii'ndeki 70 saatlik hitabesini yaptıktan sonra halkın suallerine cevap vereceğini söyleyerek minberden inmiştir.

Gazi'ye halk tarafından 20 ayrı sual sorulmuştur. Bunların hepsini tespit eden Atatürk hutbeler hakkında soruyu şöyle cevaplandırmıştır:







"Hutbeler hakkında sorulan suallerden anlıyorum ki, bugünkü hutbelerin tarzı milletimizin hissiyat-ı fikriye ve lisanıyla, medeni ihtiyaçlarıyla mütenasip görülmemektedir.

Efendiler! Hutbe demek halka hitap etmek yani söz söylemek demektir. Hutbenin mânâsı budur. Hutbe denildiği zaman bundan birtakım mânâlar ve mefhumlar çıkarılmamalıdır.

Hutbeyi irad eden hatiptir. Yani söz söyleyen demektir.

Biliyoruz ki, Hz. Peygamber zaman-ı saadetlerinde hutbeyi kendileri verirlerdi.







Gerek Peygamber Efendimiz, gerekse Hulefa-i Raşidin'in hutbelerini okuyacak olursanız, görürsünüz ki, gerek Peygamberin, gerek Hulefa-i Raşidin'in söylediği şeyler, o günün meseleleridir.

İslam ümmeti çoğalıp, İslam memleketleri genişlemeye başlayınca, Cenab-ı Peygamber ve Hulefa-i Raşidin'in hutbeyi her yerde bizzat kendilerinin irad etmelerine imkân kalmadığından halka söylemek istedikleri şeyleri bildirmeye birtakım zevatı memur etmişlerdir.

Onlar cami-i şerif ve meydanlarda ortaya çıkar, halkı aydınlatmak ve doğru yolu göstermek için ne söylemek gerekiyorsa söylerlerdi. Bu tarzın devam edebilmesi için bir şart lazımdı.

O da milletin reisi olan zatın halka doğruyu söylemesi ve halkı aldatmaması, halkı umumi ahvalden haberdar etmek son derece ehemmiyetlidir…

Ancak millete ait işleri milletten gizli tuttular. Hutbelerin halkın anlamayacağı bir dilde olması ve onların da bugünkü icabat ve ihtiyaçlarımıza temas etmemesi, halife ve padişah namını taşıyan müstebitlerin arkasından köle gibi gitmeye mecbur etmek içindi.







Hutbeden maksat halkın aydınlatılması ve doğru yolun gösterilmesidir.

Yüz, iki yüz hatta bin sene evvelki hutbeleri okumak, insanları cehl ve gaflet içinde bırakmak demektir.

Hutbeyi okuyanın herhalde halkın kullandığı dili kullanması lazımdır.

Geçen sene TBMM'de irad ettiğim bir nutukta demiştim ki, 'Minberler halkın dimağları, vicdanları için bir feyz menbaı, bir nur menbaı olmuştur.'

Böyle olabilmesi için, minberlerde aksedecek sözlerin bilinmesi ve anlaşılması, fennî ve ilmî hakikatlere uygun olması lazımdır.

Hatiplerin siyasî, içtimaî ve medenî ahvali her gün takip etmeleri zaruridir… Binaenaleyh hutbeler tamamen Türkçe ve zamanın icaplarına uygun olmalıdır."







Hutbelerin dili ve konusu hakkında Atatürk'ün son paragrafta belirttiği fikirler herhangi şüphe ve tereddüde yer vermeyecek kadar açık ve kesindir. 

Hutbeler hakkındaki bu düşüncelerinden sonra 1927'de Rıfat Börekçi Hoca'ya camilerde okunacak hutbeleri kaleme aldırmıştır.







Balıkesir'de halka hitaben;

"Arkadaşlar! Cenab-ı Peygamber çalışmasında iki yere, iki eve sahip bulunuyordu. Biri kendi evi, diğer Allah'ın eviydi. Millet işlerini Allah'ın evinde yapardı.

Hz. Peygamber'in mübarek yolunda bulunduğumuz bu dakikada milletimize; milletimizin bu gününe ve geleceğine ait hususları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde Allah'ın huzurunda bulunuyoruz.

Beni buna eriştiren Balıkesir'in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu fırsat ile büyük bir sevap kazanacağımı ümit ediyorum efendiler." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden) 

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi

Samsun merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen organizasyona ağır darbe vuruldu

23.06.2026 19:00:00
İHA
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Yasa dışı bahis çetesine dev darbe: 10 milyarlık vurgun ağı çökertildi
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis suçuna yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.






Yaklaşık 10 milyar TL işlem hacmine sahip olduğu değerlendirilen yasa dışı bahis organizasyonuna yönelik Samsun merkezli İstanbul, Batman, Antalya, Muğla, Aydın, Osmaniye ve Eskişehir'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.








23 Haziran 2026 tarihinde sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda adreste arama, el koyma ve yakalama işlemi yapıldı. Operasyon kapsamında haklarında işlem yapılan 52 şüpheli gözaltına alınarak Samsun Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.








Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, elde edilen delillerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi. Operasyon anları ise polis kamerasınca kaydedildi.








Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiği bildirildi.













Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.