logo
23 HAZİRAN 2026

AVRUPA BİRLİ'İ MACERAMIZI TARİH AFFEDER Mİ?

15.08.2001 00:00:00
Sunuş:

"Türkiye'nin AB üye adaylığına; Yunanistan sevindi, Fener Rum Ortodoks Kilisesi Patriği Bartholomeos sevindi, Kıbrıslı Rumlar sevindi, üye adayı olmamız için Avrupa'da gösteri yapan PKK yanlısı bölücüler sevindi, HADEP sevindi, Apo sevindi... Lütfen; yüksek sesle söyleyin, siz bu işte bir terslik olduğundan şüphe etmiyor musunuz?"1 E. Korgeneral Suat İlhan, AB maceramızı böyle özetliyor. Nedir bu AB sevdası? AB'nin bizden istediği nedir? Tarihsel süreç içerisinde Türk-Avrupa ilişkileri nasıl başladı nasıl gelişti? Avrupalıları birleştiren ortak payda Hıristiyanlık mı? Avrupa kimliğinin oluşumunda Türk-İslam Fobisi nasıl rol oynamıştır? "Müslüman Türkiye'nin AB'ye girmesi kimliğimize gölge düşürür. " diyen Avrupalı politikacılar kimler? Vatikan Türkiye'nin AB üyeliğine niçin karşı? Tuğgeneral Şimşek 'AB için niçin HIRİSTİYAN KULÜBÜ' diyor? Türkiye'nin AB üyeliğine Papalık karşı çıkarken Fener Rum Patrikhanesi niçin savunmaktadır? AB bayrağındaki 12 yıldızın anlamı nedir? Gümrük Birliği ne getirdi ne götürdü? AB'nin azınlıklar politikası Türkiye'nin milli bütünlüğünü nasıl tehdit ediyor? 1997 Lüksemburg zirvesinde Türkiye'ye ikinci kez hayır diyen AB iki yıl sonra Helsinki'de niçin üye adaylığı önerdi? AB üyeliği ile "ulusal egemenliğin" devri ne anlama gelir? Türkiye'nin önünde AB dışındaki alternatifler nelerdir? Avrupalılar, Türkleri nasıl tanıyor, İslam'ı nasıl anlıyor? Soğuk Savaş sonrasında Avrupa Birliği ve Küresel güçler Türkiye'ye karşı niçin Postmodern Sevr Projesini devreye koyuyorlar?

Avrupa Türkiye ilişkilerini bu tür sorular çerçevesinde tarihi derinliği içinde ele alacağız. Ancak tarihin derinliklerine inerken aktüaliteyi kaybetmemek için geçmişten bugüne gelmek yerine bugünden geçmişe gideceğiz.

Birinci aşamanın ilk adımında Türkiye'nin AB Macerası'nın Başlangıcı olan AET'ye katılmak için başvurduğumuz 31 Temmuz 1959 tarihinden başlayıp günümüze kadar geleceğiz. Birinci aşamanın ikinci adımında ise AB'nin oluşum sürecini ve Ankara Anlaşması ile içine girdiğimiz macerayı özetleyeceğiz. Birinci aşamanın üçüncü adımında Egemenliğin devri ve AB'nin geleceğini inceleyeceğiz. Böyle bir yapıda Türkiye'nin yeri olabilir mi sorusuna yanıt arıyoruz. Bu kısımda Avrupa-Türkiye ilişkilerinin aktüalitesi ve geleceğini ele almış olacağız.

İkinci kısımda tarihin derinliklerine ineceğiz ve Türk-Avrupa ilişkisini bugün vurgulanan "Kültür ve Medeniyet Farkı" bağlamında ele alacağız. "Kültür ve Medeniyet Farkı"nın yol açtığı "Kimlik Farklılıklarını" saptayıp geleceğe/bugüne yansımalarını belirleyeceğiz.

Kültür Medeniyet ve Kimlik kavramlarını vurgulamamızın gerekçesini de belirtmeden geçmeyelim. Soğuk Savaş 2 dönemindeki ideolojik farklılık temeline oturmakta idi uluslararası ilişkiler. Yeni Dünya Düzeninde kültür, medeniyet ve kimlik gibi kavramlar belirleyici bir rol üstlenmiştir. Yahudi kökenli Amerikalı yazar Samuel P. Huntington'un "Medeniyetler Çatışması mı?" başlıklı tezi bu yeni süreci kışkırtıcı bir biçimde tanımlamaktadır. Huntington'un tezi elbette baştan sona düşmanlık doludur. Ancak bu düşmanlığın mucidi Huntington değildir. Japon asıllı Amerikalı yazar Fukuyama'nın "Tarihin Sonu" tezi de farklı bir açıklama modeli gibi gözükse de yine Batı'nın değerlerinin mutlak galibiyetini vurguladığı için bir anlamda tek bir medeniyet öngörmektedir. Huntigton'un 'Medeniyetler Savaşı mı?', Fukuyama'nın 'Tarihin Sonu' tezleri, konumuz bağlamında "Müslüman Türk"e "Müslüman" ve "Türk" kalarak yaşama hakkı tanımamaktadır. Bu nedenle Avrupa Birliği Türkiye ilişkilerini yalnızca siyasal ve ekonomik çerçevede açıklamak mümkün değildir.

Huntington'un "Medeniyetler Çatışması mı?" başlıklı tezinde3 medeniyet kavramının temelinde de "Din" olduğunu belirtmeliyiz. Öyleyse sanılanın aksine XXI. yüzyılda "Din" uluslararası ilişkilerde temel bir faktör olarak yeniden ortaya çıkmaktadır.

Bu dizi Avrupa Birliği'nin ve Küreselleşme'nin Türkiye'ye yönelik postmodern Haçlı Seferine karşı Kuvva-i Milliye hareketini yeniden başlattığı için Prof Dr Haydar Baş'a armağan edilmiştir.

A. Karatepe, İ. Berk, M. Çiçek

Türkiye'nin AB Macerası'nın Başlangıcı: Ankara Anlaşması: Türkiye - AET Ortaklığı 12 Eylül 1963

Altı Batı Avrupa ülkesinin aralarında imzaladıkları Roma Antlaşması'nın 1958 yılında yürürlüğe girmesiyle AET kurulmuştu. (AB'nin oluşum sürecini ileride ayrıca ele alacağız.) 15 Temmuz 1959 tarihinde Batı'nın altın çocuğu Yunanistan AET'na katılmak için başvurmuştur. Yunanistan'ın başvurusundan iki hafta sonra 31 Temmuz 1959 tarihinde de Türkiye alelacele Topluluğa katılmak için müracaat etmiştir.

Türkiye'nin alelacele AET'ye bağlanma isteğinin iki önemli nedeni bulunduğu, zamanın Türk yetkililerince aşağıdaki şekilde açıklanmıştır: "Türkiye, uzun dönemde, Batı Avrupa'da kurulabilecek siyasal bir birliğin dışında kalmak istememektedir. Öte yandan, Türkiye, gümrük birliği içinde Yunanistan'a verilecek ticari tavizlerden de yoksun kalmamak amacındadır".

İki ay sonra başlayan Türkiye ile AET arasındaki görüşmeler dört yıl sürmüştür. 12 Eylül 1963'de Ankara Anlaşması ile AET ile Türkiye arasında "ortaklık" kurulmuştur. Varılan bu sonuç her iki tarafça da büyük bir başarı olarak görülmüştür. 4

AET Komisyonu'nun o zamanki başkanı Walter Hallstein anlaşmanın imzalanması dolayısıyla Türkiye'nin bir Avrupa devleti olduğunu ve "belli bir geçiş döneminden sonra AET'ye tam üye olarak kabul dilmesi gerektiği"ni vurguluyordu."5

Ankara Anlaşması'nın Yürürlüğe Girmesi

Ankara Anlaşması, 12 Şubat 1964 tarihinde GATT'ın onayına sunulmuş; Topluluk üyesi ülkeler ile TBMM'inde de onaylandıktan sonra, 1 Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ankara Anlaşması, Türkiye'nin Topluluğa tam üye sıfatıyla katılabilmesi yolunu açık tutmakta ve yürürlük süresine ilişkin bir hüküm de taşımamaktadır. Bir diğer deyişle, Anlaşma'nın fesih hükmü yoktur. Bu nedenle, Anlaşma, amaçları gerçekleşene kadar yürürlükte kalacaktır.

Ankara Anlaşması'nın Dönemleri

Ankara Anlaşması (1964)'nın 2. Maddesi , ortaklık ilişkisini;

* 5 yıl sürecek bir hazırlık dönemi, uzatmalarla 10 yıla çıkabilecek,

* 12 yıl sürecek bir geçiş dönemi, bazı istisnalarla 22 yıla çıkabilecek,

* Tam üyeliğin şartlarının müzakere edileceği son dönem olmak üzere üç aşamalı bir süreç olarak öngörmektedir.

Bu dönem Türkiye ile AET arasındaki Gümrük Birliğine dayanır. Bu dönemde, tarafların ekonomi politikaları arasındaki eşgüdümün güçlendirilmesi sağlanacaktır. Ankara Anlaşması, son dönem için bir süre saptamamış, bunu madde 28 ile taraflara bırakmıştır:

"Anlaşma'nın işleyişi, Topluluğu kuran Antlaşma'dan doğan yükümlülüklerin tümünün Türkiye tarafından üstlenilebileceğini gösterdiğinde, Akit Taraflar, Türkiye'nin Topluluğa katılma olanağını inceleyeceklerdir".6

Avrupalılaşma Tarihimizin Kırılma Anı: Avrupa'dan Birinci Red (Aralık 1987)

Dönemin Turgut Özal hükümeti, Nisan 1987'de Avrupa Birliğine tam üyelik için başvuruda bulunmuştu. Otuz aylık bir çalışmadan sonra, Avrupa Birliği Aralık 1989'da dört sebep belirterek Türkiye'nin başvurusunu geri çevirdi:

* Ekonomik gerekçe: Türk ekonomisi kötü durumdaydı.

* Demografik gerekçe: Türkiye'nin artan nüfusu AB'nin içine alınamazdı.

* Siyasi gerekçe: Demokratik ve sivil haklar düzgün işlememekteydi.

* Kültürel gerekçe, ya da medeniyet farkı: Son olarak, Türkiye ve AB arasındaki kültürel farklar büyüktü.7

AB'nin kararında ilk üç sebebin çok büyük önemi olsa da, sonuncu unsur diğer üçü için zihniyet temeli oluşturduğu muhakkaktır. Başka deyişle Avrupa "Medeniyet ve Kültür Farkını" bizim sandığımızdan çok daha fazla önemsiyor hatta ilişkilerinin temeline yerleştiriyordu. Berlin Duvarı'nın yıkılması ve Demirperde'nin çökmesinden sonra "Medeniyet ve Kültür Farkı"nın uluslararası ilişkilerde daha fazla vurgulandığını da hatırlamalıyız.

Türkiye'nin üyelik başvurusunun reddi, Avrupacıların yüzüne tokat gibi patladı ve Avrupacılar için yüz kızartıcı bir durum oluştu.

Bu ilk başvuruda Türkiye'nin, Avrupa'ya uyum çabaları yetersiz görülmüştü. Daha doğrusu Avrupalılar Türkleri, "Doğulu ve Müslüman" olarak algılamaya devam etmekteydi. Avrupa ve Türkiye arasındaki ilişkilerinin tarihi, savaşlarla doluydu. Tarihi hesaba katmadan bugünü ve yarını anlamak mümkün değildir. Avrupa'nın Türkleri "düşman ve yabancı" bundan da öte barbar ve kesinlikle Avrupa'ya ait olmayan bir unsur olarak görmesinin kaynakları tarihten "Medeniyet ve Kültür Farkı"ndan gelmektedir. İleriki bölümlerde bunları ele alacağız.

AVRUPA BİRLİ?İ'NİN KURUMLARI

Avrupa Birliği 15 Üye Devlet'den oluşur. Birliğin içinde ortak kurumları bulunan üç Topluluk yer alır. Bunların içinde ilk kurulanı (1951 tarihli Paris Antlaşması'yla) Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) olmuştu. Daha sonra (1957 tarihli Roma Antlaşması'yla) Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu kuruldu. Topluluklar bu sürecin sonunda Üye Devletler arasındaki bütün iç sınırları kaldırarak tek bir pazar kurdular. 1992'de Maastrich'te imzalanan Avrupa Birliği Antlaşması ile ekonomik ve parasal birlik doğrultusunda ilerleyen ve belirli alanlarda hükümetler arası işbirliğini içeren bir Avrupa Birliği kuruldu.

Birliği yöneten kurumlar şunlardır: Demokratik yollarla seçilen Parlamento, Üye Devletleri temsil eden ve Bakanlar'dan oluşan Konsey, Avrupa Devlet ve Hükümet Başkanları Doruğu, Antlaşmalar'ın koruyucusu olan Komisyon, Topluluk hukukuna uyulmasını sağlayan Adalet Divanı ve Birliğin Mali yönetimini izleyen Sayıştay. Ayrıca ekonomik, sosyal ve bölgesel çıkar gruplarını temsil eden çeşitli danışma kurulları vardır. Birliğin dengeli gelişimine katkıda bulunan projelerin finansmanını kolaylaştırmak amacıyla kurulmuş olan bir Avrupa Yatırım Bankası bulunmaktadır. Bkz., http://www.deltur.cec.eu.int/ab-ab.html

AVRUPA BİRLİ?İ BAYRA?I'NIN SEMBOLİK ANLAMI

AB Bayrağı sembolik olarak şöyle tanımlanıyor:

"Gök mavisi zemin üzerinde, oniki altın yıldız, Avrupa halklarının birliğini temsil edecek şekilde, bir daire oluşturur. Yıldızların sayısı değişmez. Oniki sayısı, mükemmelliğin ve bütünselliğin sembolüdür." Bkz., http://www.deltur.cec.eu.int/ab-bayrak.html

Ancak AB bayrağını Batı sembolizmi açısından biraz daha derinlemesini irdeleyince karşımıza Yunan, Roma ve Hıristiyanlık çıkmakta. Eski Yunan'daki yarı insan yarı tanrı olark görülen Herkül'ün 12 sınavı, Roma'nın 12 temel yasası ve Hıristiyanlığın 12 havarisi. 12 rakamının Hıristiyan sembolizminde daha pek çok anlamı vardır. Örneğin 12 sayısı 3x4'ten oluşur diyor Annemarie Schimmel. Bunun da anlamının "Teslis'in dünyanın dört bir tarafında hükümran olması" olduğunu ifade ediyor.

İSTİKLAL MARŞI MI AVRUPA MARŞI MI?

Ludwig van Beethoven'in Dokuzuncu Senfonisinin son bölümünden müzik

Müzikal düzenleme: Herbert von Karajan

André Reichling yönetiminde

Orchestre D'harmonıe Des Jeunes De L'unıon Européenne

(Avrupa Birliği Gençler Uyum Orkestrası)

Nefesli Çalgılar Orkestrası için kısa versiyon

Teatro da Trindade-Lizbon'da kaydedilmiştir - 1994

Tam kayıt, 60 saniye, format WAV, 661.556 bit

Parça, 8.18 saniye, format WAV, 80.316 bit

Yapımcı: Avrupa Konseyi ile işbirliği içinde Avrupa Komisyonu

Beethoven'in 9ncu Senfonisi'nin son bölümünden uyarlanan Avrupa Marşı, 1972 yılında Avrupa Konseyi tarafından kabul edilmiştir. Avrupa Birliği tarafından da kullanılır.

TÜRKİYE'DE AVRUPA BİRLİ?İ BAYRA?I ÇEKENLER

Bayrağımız Allah'a şükür hala ayyıldızlı ancak alternatif bayrak kullananlar da var. Hasan Pulur, 24.05.2001 tarihli Milliyet'teki. "AB" bayrağı çekmek ve ağaç kesmek" başlıklı yazısında buna dikkat çekiyor: "DİKKAT ederseniz, bazı binalarda mavi bir bayrak var, Avrupa Birliği bayrağı... Bazıları, şimdiden Avrupa bayrağını çektiler.

Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği (USİAD) "Bu bayrağı çekenlere sormak gerekir" diyor:

"Yönetiminde bulunmadığımız, söz ve karar hakkımızın da bulunmadığı bir devletin (Avrupa Birliği)nin bayrağını kuruluşlara dikmek, onu ulusal bayrağımızla eş tutmak, en hafif deyimiyle mazoşizmdir.

AB bayrağı asanlara sormak gerekir; bu birlik içinde yokuz, söz hakkımız yok, karar hakkımız yok, veto hakkımız yok... Bunlar yetmiyormuş gibi, bayrağını astığınız bu birlik, 1987'de sözde Ermeni soykırımı yasa tasarısını ortak parlamentosunda kabul etti. Türkiye'nin Güneydoğu sınırını farklı çiziyor, Kıbrıs'ta ödün istiyor, Ege'de Yunan tezini savunuyor...

Siz bunlardan zevk mi alıyorsunuz?"

Yok canım, zevk aldıklarını sanmayız, heves ediyorlar, bu da onların fantezisi! "

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.