Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi "Kürtlerin Kültürel Durumu" adlı raporu oyladı ve 1'e karşı 61 oyla rapor kabul edildi.Konseyin kabul ettiği raporun içeriğinde çok tehlikeli maddeler var. Raporu genel hatlarıyla irdelemeye çalışalım.Söz konusu rapor, Türk ordusunun PKK'yla mücadelesini "de facto (fiili) iç savaş" olarak tanımlama cüretinde bulunuyor. Rapora göre PKK'nın 1984'te Türk ordusuyla mücadeleye girmesiyle bölgedeki durum daha da kötüleşmiştir. 46 üye ülkenin parlamenterlerinden oluşan ve 315 asil, 315 yedek üyesi bulunan AKPM, üyeleri arasında Türkiye'den de 12 asil, 12 yedek üye Milletvekili bulunmasına rağmen Türkiye'yi bir iç savaş ortamında gösterebilmektedir. ABD'nin Atlantik ötesinden gelerek Irak ve Afganistan'ı terörle mücadele(!) adı altında işgal etmesine seyirci kalınan bir dünyada Türkiye'nin her gün şehit vermesine sebep olan bölücü terörle mücadelesi iç savaş olarak değerlendirilebilmesi Türkiye'nin sk sık karşılaştığı çifte standartlardan biri ile yine yüzleştiğimizi göstermektedir. Meselenin başka bir üzüntü veren yönü hükümetten 12 vekilin asil olarak Türkiye'yi temsil ettiği bu konsey, Türkiye'yi iç savaşta gösteren bir karar rahatlıkla alabilmektedir. Türkiye'nin PKK'yla mücadelede hatalı politikalar izlemekte olduğu ima edilmekte. AKPM'nin bahsettiği hatalı yöntem, terörle silahlı olarak mücadele edilmesidir. Terör örgütüne en etkili darbe ne af çıkararak ne de siyasi olarak bugüne kadar vurulamamıştır. Askeri tedbirler olmasaydı PKK terörü şimdikinden çok daha palazlanmış olurdu. İşte konseyin rahatsızlığı Türk askerinin terörle bu şekilde etkili mücadele etmesidir. Kürtlerin kültürel varlığının tehdit değil zenginlik olarak algılanması isteniyor. Türkiye'yi Kürtlere karşı dışlayıcı tavır takınmakla suçlayan rapor, bu tavrın da Kürtlere, Türklere ve tüm ülkeye çok pahalıya mal olduğu yorumuna yer veriyor.Geçmişte Kürt Cumhurbaşkanı tarafından yönetilmiş bir Türkiye'nin Kürtleri tehdit olarak algıladığı iddiası bir iftira değil midir? Türkiye Kürt vatandaşlarını değil bölücü terör örgütü PKK'yı tehdit olarak algılamaktadır. Kürtlerin, dünyanın devletsiz en büyük uluslarından birini oluşturduğu raporda dile getiriliyor.Kürtler devletsiz bir ulus değildir. Türkiye kökeni ne olursa olsun bütün vatandaşlarının devletidir. Az önce de belirttiğim gibi Türk, Kürt, Laz ve Gürcü olduklarına bakılmaksızın en yüksek mevkilere bile gelebilecekleri ve güven içinde yaşayabilecekleri devlet Türkiye Cumhuriyetidir. AKPM'nin kabul ettiği raporda PKK'dan terör örgütü olarak bahsedilmiyor. Raporu bütünsel olarak incelediğinizde PKK'nın Türkiye'de yaşayan Kürt vatandaşlarımızın haklarını sözde savunan bir örgüt olarak değerlendirildiği anlaşılıyor. Son yıllarda AKP hükümetinin izlediği yaklaşımları beğenen Konsey AKP hükümetinin başlattığı değişim sürecinin korunmasının altını çizdi. Bu bağlamda Avrupa'dan, değişim sürecinin korunmasını ve hızlanmasını sağlamak amacıyla Türk hükümeti üzerinde baskı kurmayı sürdürmesi talep edildi.PKK yandaşı raporu oylayıp kabul eden AKPM, Türkiye'nin AKP hükümetiyle takip ettiği aynen raporun ifadesiyle "değişim sürecini" destekliyor. Devam etmesi için de Avrupa'nın baskılarının sürekli olmasını öneriyor. Gelecek nüfus sayımında Kürtlerin sayısının tam olarak belirlenmesi talebinde de bulunan Konsey, daha sonra bu talebi metinden çıkardı. Fakat bu talebi Türkiye'nin bir sonraki seçimlerde gerçekleştirilmesi istendi. AKPM'nin bu raporu Avrupa'nın terör örgütünün taleplerini Türkiye'ye dayatan anlayışını bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye siyaseti takmış olduğu at gözlüğünü çıkarıp Avrupa'nın gerçek yüzüyle bir an önce yüzleşmeli ve bölücü Avrupa uğruna ülkemizden taviz vermeye artık son vermelidir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024


























































































