logo
02 NİSAN 2026

Hedef Çin değil, Türkiye’dir!

05.01.2026 00:00:00
Ne mi anlatmaya çalışıyorum. Sabırla okursanız, sanırım siz de bu istikamette bir kanaate ulaşır veya belli bir fikir sahibi olursunuz.

ABD neden Venezuela'yı işgale kalktı?

Maduro ülkesini kötü yönettiği içinse, bundan sana ne!

Sen dünyanın en güçlü askeri gücü olabilirsin fakat sen aynı zamanda bir terör devletisin! Tıpkı İsrail gibi.

Küresel dünya devleti oluşturma çabası içindeki ABD, gözüne kestirdiği her devleti akşamdan sabaha işgal edebiliyor.

Dünyada buna dur diyebilecek sadece Çin ve Rusya var.

Siz bakmayın Trump'ın Çin'in aleyhine yönelik aldığı ekonomik kararlara.

ABD'nin Çin'e karşı ne bir savaş açması mümkündür ve ne de bu savaşı kazanabilme imkan ve olanağı söz konusudur.

Bugün Çin'in en başarılı olduğu konu, yarı iletkenler ve çip üretimidir.

Bu konuda Çin'in dünya piyasalarındaki payı, yüzde 90'ların üzerine çıkmıştır.

Yani Çin bu ve benzer yarı iletkenler konusunda, dünyanın süper gücü sayılabilir.

Bugün dünyada bu elementler, "21. yüzyılın petrolü" olarak anılıyor.

Çünkü geleceğin teknolojileri, elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji, ileri elektronik, savunma sistemleri çoğunlukla bu metallerin sağladığı manyetik, optik ve katalitik özelliklere dayanıyor.

Petrol ne kadar enerji dünyasını belirlediyse, nadir metaller de teknolojik dünya için benzer bir hammadde hâline geldi.

Çin dünyanın en zengin nadir metal kaynaklarına sahip ve bu hakimiyetini başta ABD olmak üzere dünyaya koz olarak kullanma kararı aldı.

Çin bu metalleri askeri projelerde kullanmak isteyen yabancı şirket ve kurumlara satışını yasaklamıştı.

Peki ya Türkiye…

Hemen hemen 40 yıldır Eskişehir Beylikova'da nadir metaller yatağı olduğu biliniyor. 

Beylikova'da yapılan geniş sondajlar sonucu 694 milyon tonluk nadir toprak element kaynağı olduğu hesaplanmıştı.

Ancak bu rezervin çok daha fazla olduğu konusunda açıklamalar var.

Beylikova'da 17 farklı nadir toprak elementinin varlığı saptanmış.

Burada ayrıca dünyanın en zengin toryum rezerv kaynaklarının olduğu da biliniyor.

Bu arada Hindistan, Toryum madenini nükleer santralinde kullanılmaya başladı.

Türkiye'nin en büyük sorunu, bu metalleri elde edecek ve işleyecek yüksek üretim teknolojilerine sahip olmamasıdır.

Maalesef Türkiye, bu alanda hiçbir zaman büyük bir metal üretici olmadı. Şimdiye kadar böyle bir devlet politikası da olmadı.

Metallerimiz, genellikle büyük ölçüde ham halde dışa satılıyor ki, biz de yabancı şirketlerden çok yüksek katma değerli ürünler olarak bin kat pahalı olduğu halde geri satın alıyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'de görüştüğü Trump'a Beylikova'yı önerdi mi? Çünkü Türkiye dışlandığı F- 35 uçakları projesine yeniden girmek istiyor.

Halkbank soruşturması, F- 16 uçak alımı ve Rusya'dan gaz almayı kesin talimatı hep aynı kapıya çıkıyor.

Türkiye'nin siyaseten ABD'ye tam bağımlı hale gelmiş olması, haliyle konuşulan her meselede taviz verildiği hissini uyandırıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Trump'a bütün bunlar karşılığında Beylikova tesislerini işletmeyi önerdi mi? sorusu, halen yanıtsız duruyor!

Şüphesiz Beylikova'yı satın alması söz konusu olmasa bile, işletmesi tamamen Amerikan şirketine verilebilir ve ABD'nin özellikle askeri amaçlar başta olmak üzere yüksek teknolojik ürünlerde nadir metal kullanımı ihtiyacını karşılayabilir.

Böylesi bir durum Türkiye'nin intiharı olur!

Nadir toprak elementleri mesela F-35 savaş uçaklarından tutun, birçok bilgisayar çipinin üretimi için şarttır.

Düşünün, bu çipler akıllı telefonlardan yapay zeka sistemlerine kadar her şeyde kullanılmak zorundadır.

Eğer dünyanın bir nolu yüksek çip teknoloji üreten şirketi Nvidia ve bir nolu Amerikan şirketi Apple gibi dünyanın en büyük şirketlerinden bazıları, bu metallere yeterince erişemezse, hem üretimleri azalır hem de tedarik zincirleri kopar.

Bu şirketler ihtiyaçları olan nadir metalleri genellikle, en büyük üretici olan Çin'den alıyordu.

Çin bu metaller üzerinde tam kontrolünü sıkılaştırınca, Amerikan yüksek teknoloji kullanan üreticiler büyük sıkıntıya girmiş durumda.

İşte bugün ABD'nin sağa-sola saldırıyor olmasının asıl nedeni de budur.

Çin yüksek teknoloji üretimine bu kararlarıyla dünya çapında hakimiyet kurma koşullarını yaratıyor.

Çin ile ABD arasında zaten bir yüksek teknoloji üretim savaşı var.

Çin her alanda, askeri yüksek teknoloji dahil, bir meydan okuyucu pozisyonunda.

Nadir toprak elementleri ayrıca, insanlı insansız hava araçları, savaş araçları, fabrika robotları ve açık deniz rüzgar türbinlerindeki elektrik motorlarına güç veren mıknatısların yanı sıra otomobillerdeki frenler, koltuklar ve diğer sistemlerin üretiminde de kullanılmakta.

Ayrıca unutulmaması gereken belki de en önemli husus şudur.

BRICS ülkeleri kendi aralarında uygulamaya koyduğu "Milli Paralarla Ticaret" uygulamasından kaynaklı olarak, ABD dolarını doğrudan hedef almıştır.

ABD'nin asla hayal edemediği bu şok gelişme, 27 Şubat 2013 tarihinde Rus Duma'sında, Haydar Baş bey tarafından kaleme alınan Milli Ekonomi Modeli tezinin bir parçası olarak deklare edilmişti.

Bu sistem ABD'nin dünya hegemonyasına son verecek formülleri barındırmakla birlikte, aynı zamanda tezin uygulandığı ülkeleri de dünyanın en kalkınmış ülkeleri seviyesine çıkartmaya adaydır.

Şayet bir gece yarısı ABD askerleri tarafından yatak odanızdan alınıp, apar topar bir yerlere götürülmek gibi rezil bir durumla karşılaşılmak istenilmiyorsa, Türkiye'nin tek çaresi olan bu sistemin hayata geçirilmesi ve bu sayede her alanda tam bağımsızlığımızın taçlandırılması şarttır.

Bu konuda gerek iktidar ve muhalefetin atacağı adımlar, çalacakları kapı ve gelmeleri gereken adres, kendileri tarafından çok iyi bilinmektedir.

Bence zaman birlik zamanıdır.

Türkiye bir Venezuela değildir elbette ki fakat bugün içinde bulunduğumuz durum ve koşulların farkında olunması gerekir.

Artık bunca uyarılar yapıldıktan sonra yaşanan olaylardan dersler çıkarılmayacaksa, kendi düşen ağlamaz deriz!
 
Hacı Gaydan / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.