HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 EKİM 2021, CUMARTESİ

Baş ucumda iki bardak durur…

14.09.2021 00:00:00
'Baş ucumda iki bardak durur…' seslendirme dosyası:

'Baş ucumda iki bardak durur,

Biri ölüm, biri dirim içindir…

Biri senin, biri benim içindir…

Yaşam ne dünde'dir, ne yarında…

Yaşam bugün içindir…'

* * *

Gün soluyor… Günle beraber mevsimde son bahara döndü… Ağaçlar yapraklarını sarartıp hızla dökülmeye başladılar. Geceleri serin artık… Balkonda otururken sırtıma bir hırka alma ihtiyacını duyuyorum. 

Hoş, Lev Nikolayeviç Tolstoy'un çok bilinen bir sözü var. 'İnsan kendini kolladığı için değil, içinde sevgi olduğu için hayatta kalır' demiş. Sevgiyi kaybetmemek, ondan uzaklaşmamak lazım. İçinde nefret ve haset barındıran, herkese bir kulp takan; etrafındakilerin kıymetini bilmeyenler hiç de öyle uzun süre yaşamıyorlar… En azından bedenleri yaşasa da ruhları ölüyor. 

Sevginin dili nefret dili değildir. Sevginin dili sevginin bizzat kendisidir. Var olduğunuz, yaşadığınız sürece önce yaratıcıyı, sonra ana-babayı ve kardeşi, daha sonra da kendinizi ve eşinizi sevmeyi öğrenmelisiniz. Bunlar size uzun bir hayatın kapılarını açacaktır. 

Bütün dünyayı ve insanları sevmek ise sıradan insanların işi değildir. Bu biraz ilahi bir meziyettir ve herkese nasip olmaz. Eğer öyle olsaydı herkes kolaylıkla mertebe alır; gönüller sultanı olurdu.

* * *

Nasıl Ehlibeyti sevmek, Ali'nin, İmam Hüseyin'in, İmamı Cafer'in ve nicelerinin izinden gitmek mümkünse; Haydar Hoca'nın bırakmış olduğu emanetleri anlamak ve öğütlerine kulak vermek için onu da anlayıp sevmek gerekir. Ben böyle söyleyince "Ne o? Sen de mi dinci oldun?" diyen bazı tanışlar var. Ne söylemeye çalıştığımı anlamaktan oldukça uzak olmaları; bilmediğini bilmenin ariflik olduğunu fark edemediklerini görüp, onlar adına üzülüyorum. Oysa yaşam sadece yiyip-içip-gezmekten, sadece çalışıp-yorulup, uyuyup-uyanmaktan ibaret değil ki?

Yaşam; farkına varanlar için bir mana evreni, her anı düşünce zenginliği ve söz ziyafetine dönüşen mükemmel bir süreçtir. Dinci olmak ne demek? Yaşamış ve yaşamını değerli kılmış bir insanı anlamak, onun düşüncelerini sevmek başka şeydir, softa olmak başka şey… 

Bu mana sofrasının tadına varanlar bu tür yaşanmışlıklardan ders alanlar onlardan feyz alanlar bu akıl ziyafeti sofrasından vazgeçemezler. Eğer vazgeçilecek bir şey olsaydı sözleri ile topluma yön veren, ilham kaynağı olan, malından mülkünden sıyrılan Anadolu'nun milli kimliğini elde etmesi için çalışan Mevlana'sı, Yunus'u, Hacı Bektaş-ı Veli'si bunu yapar; çileli bir yola girmeden geri dönerlerdi. 

Sadece onlar mı?

Hayır elbette… Sazının telleri ile bir kamıştan üflediği nağmeleri ile hikmetli sözleri ile kendilerine şairliği yakıştıramayan, canımızı dirilten, acılarımızı dillendiren bize hayatı anlatan ne kadar çok aşığımız var! Onlar gönüllerin sigortası, koruyucusu ve kollayıcısı olmaya çalışırken bir de bu güzel yurda göz dikenler ile kavgası olanlar var ki sormayın gitsin. 

Bugün Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının bütün yokluk ve yoksulluklar içinde, nasıl olupta Anadolu'yu ikinci kez ciddi bir badireden kurtarıp, yeniden yurt yaptıklarını merak ediyorsanız çok uzağa gitmeyin. Onların canları pahasına yurt sevgisini, insan sevgisini sergileyen çabalarını yabana atmayın. Yedisinden yetmişine kadar bu coğrafyada yaşayan ve bulunduğu yeri, dağdaki çiçeği, böceği, suyu, kerpiç evini, ormanını, pınarını, karlı dağını, kayayı özlemle anan; toprağı ekerken ana sevgisi ile yoğuran, kendini Türk hisseden dedeleri, nineleri, babaları, anaları, çocukları hafife almayın. Şehit düşen ya da cephede gazi olan yiğitler için kaygı duymuş, gözyaşı dökmüş, kimi zaman bağrına taş basarak sevgi pınarının acı suyunu içmiş olanları da unutmayın. Bu sevgi, bizim yüreğimizde her zaman var olmuştur, millet olmamıza sebep olmuştur.

* * *

Gün ağarırken erken kalkıp özgürce içtiğimiz bir bardak suda onların hakkı ve sevgisi vardır. 

Son nefesinde dudaklarını ıslatmak için yaşlıya, hastaya uzattığımız bir bardağı tutan elde de sevginin vazgeçilmez izleri vardır.

Saksıdaki çiçeğe su döken elde de sevgi vardır. 

Sokakta yaşayan bir köpeğin suluğuna konulan bir yudum suda da yürekteki sevgi vardır. 

Bugün yaşıyorsak o kadar çok şeye şükretmeliyiz ki, saymakla bitmez. O nedenle siz; siz olun başucunuzda iki bardak bulundurun. 

Biri kendiniz, biri başkası için.

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

14.09.2020, 14.09.2019, 14.09.2018, 14.09.2017, 14.09.2016, 14.09.2015, 14.09.2014, 14.09.2013, 14.09.2012, 14.09.2011, 14.09.2010, 14.09.2009, 14.09.2008, 14.09.2007, 14.09.2006, 14.09.2005, 14.09.2004, 14.09.2003, 14.09.2002
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.