HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

Başbakan mı boşbakan mı?

19.09.2014 00:00:00
Siyaseti, üst üste yaşanan seçim atmosferi ülke gerçeklerinden bir hayli koparmıştı. Önümüzde genel seçimlere bir yıldan az bir süre kaldığından hala bu atmosferin ağırlığı kurşun gibi çökmüş vaziyette.İktidar sadece cumhurbaşkanı ve başbakanlık makamını kendi içinde takas etmekle yepyeni bir Türkiye kurduğuna inandırmaya çalışıyor.İktidarın gündüz gördüğü bu rüyaya 77 milyon Türk'ün de inanmasını bekliyor.Oysa AKP iktidarında eski Türkiye, vebalı hasta gibi pul pul dökülüyor.AKP yolsuzlukları örtebilmek uğruna adaleti derdest ediyor, hukuk yerlerde sürünüyor.Sözde muhafazakâr iktidar döneminde gençlik bonzai gibi duymadığımız uyuşturucularla uyutuluyor. Toplumsal çürüme en korunaklı alan olan dindar kitlenin içinde dahi salgın hastalık gibi yayılıyor.Toplumu çürümeye karşı koruması gereken Diyanet dahi yolsuzluğun canlı kalkanı haline getiriliyor.Ekonomi, bir bakanın kazara ağzından gerçekleri kaçırması halinde yere serileceği sinyalleri veriliyor.Dışişleri Bakanlığı'ndan Başbakanlık koltuğuna oturan Davutoğlu'nun coğrafyada bıraktığı derin enkaz, tutuştukça tutuşuyor. Komşularımızı saran alev ateş yalımı şeklinde ülkemizi vurup vurup geçiyor. Böyle bir vasatta ülkenin kaderine çöken iki ismin Başbakan ve Cumhurbaşkanının enkaz üzerinde dans etmelerine herkesin seyirci kalması bekleniyor.Başbakan Davutoğlu Türkiye'yi etkisiz bir nesne değil, oyun kurucu bir özne yapma hayalleri ile 12 yıldır milleti avuttu. Ancak son İŞİD'le mücadele temasları gösterdi ki Türkiye değil dünyada özne olmak, kendi hayat alanına taalluk eden alanda dahi nesne konumuna düşürüldü.Öyle ki bugün sınırlarımızın ötesinde Peşmerge ve hatta PKK güçleri uluslararası sistem tarafından daha etkili bir muhatap kabul ediliyor.Kaderin cilvesi bu olsa gerek; ülkeyi etkili özne yapma vaadi ile gelip derin çukura yuvarlayan Davutoğlu da bugün siyasette hak ettiği nesne konumuna yerleşmiş bulunuyor. Anayasamız Başbakan'ı özne konumuna yerleştirdiği halde Cumhurbaşkanı yetki gaspı ile özneliğe soyununca Başbakan'a nesne olmak dışında bir şans kalmadı.Şimdi Davutoğlu 'aşağı tükürse Anayasa, yukarı tükürse Çankaya' deyip göreve geldikten beri yutkunmakla yetiniyor.'Muhalefetin muhatabı benim' derken Kılıçdaroğlu haklı olarak 'performansına bakarız, kukla olmazsa elbette ki muhatabımız o olur' diyor.Ama ben acı haberi veriyorum Davutoğlu bu denklemde başbakandan çok boşbakan olmaya mahkûm. Türkiye bu ucube çift başlılıkla daha çok çekecek gibi. Hukuken başbakanın yetkili, fiilen nesne olduğu, hukuken Cumhurbaşkanının yetkisiz ama fiilen etkili olduğu bir rejimde 77 milyon kim vurduya gidiyor. Bu gidişe kim nasıl dur diyebilir? Tartışmaya devam? 
 
İbrahim Berk / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.