HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 03 ARALIK 2021, CUMA

Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu

12.09.2021 00:00:00
'Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu' seslendirme dosyası:

Kirazlıyayla da, sanatoryumun alt kısmındaki İzci kamp alanında, Hayri ağabey ile yaptığımız sporcu kampları sanki dünmüş gibi belleğimde duruyor. 

Uludağ İzcileri Derneği Başkanı Muhsin Kul kardeşim arşivini karıştırırken Yeşil Bursa haftalık spor gazetesinin 18 Temmuz 2001 tarihli nüshasını bulmuş. Fotoğrafını çekip göndermiş. O tarihler İzcilik ve Yelken İl Temsilcisi olarak görev yaptığım yıllar… Bütün il temsilcileri gibi pek çok kişi bu kısa ömürlü gazeteye yazı yazıyor, dert ve sorunlarını anlatıyor. Ben de Kirazlıyayla İzci kamplarında ve Basketbol Temel Eğitim kamplarında bir döneme ismini yazdıran Hayri Koyuncu ile ilgili bir yazı yazmışım. 

Okuyunca hiçbir şeyin değişmediğini; ne yazarsak yazalım bir deyimle imamın bildiğini okuduğunu gördüm. Bugün bu yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Çünkü insanların hayatında önemli başlıkların bulunduğu dönüm noktaları vardır. Bu kamplar benim için bir dönüm noktası olmuştur. Umarım boşuna gözlerinizi yormamış, zamanınızı çalmamış olurum.  

Yazının adı "İÇİMDEKİ BURUK ACI…" Yorumu siz sevgili okur kardeşlerime bırakıyorum:

"Aradan kaç yıl geçti? Beş mi? On mu? Yoksa bir asır mı oldu, Hayri ağabey ile bu kamplara çıkmayalı? Yolum ne zaman Kirazlıyayla'ya düşse, İzci kamp alanında Hayri Koyuncu, namı değer "Hayri Baba" ile yaptığımız Sporcu ve İzci kamplarının anıları yüreğimi burkar, yarım kalmış bir öykünün yollarında gezinmeme ve ağlamama neden olur. 

Hayri ağabey, son yaz kampını (vefat ettiği yıl), bir zamanların Erdem Saker'li DSİ Nilüferspor'da son derece modern şartlarda yapmıştı. 'İşte be oğlum… Kamp böyle olacak' demiş ve Erdem Saker için, 'Bu adam geleceğin spor bakanı olmalı' ifadesini kullanmıştı. (Erdem Saker spor bakanı olamadı ama bir dönem Bursa Büyükşehir Belediye başkanlığı yaptı. Bizde onun döneminde Ürünlü'de Uluslararası İzci Parkını oluşturma imkanını yakaladık) Hayri ağabey, yıldız sporcuların (Basketbolcuların) babasıydı. Evlenmemiş ve hiç çocuğu olmamış olması, basketbola olan hayranlığı onu Mako, Renault, Tofaş, DSİ gibi kulüplerin sporcularına temel oluşturacak çalışmalarda bulunmaya itmişti. (Özellikle Anadolu lisesi, Erkek Lisesi gibi okulların alt yapılarını oluşturmuştu.) 

Onun bu kampları yaparken ne sıkıntılar çektiğini, kendisini anlamakta zorluk çeken bölge müdürleri ve fabrika idarecileri ile nasıl sürtüştüğünü, falanca fabrika verdi diyerek kendi servetinden kamplar için paralar harcadığını yakından bilen birisi olarak yetiştirdiği ve milli takıma verdiği sporculardan hiç birinin Uludağ kamplarını devam ettirmek adına bir şey yapmamalarını esefle karşılıyorum. 

Çetin Karadenizli Hoca Uludağ'ın sporcular için nimetlerinden uzun uzun bahsetmekle kalmamış, karnı burnunda hamile karısını da peşinden sürükleyerek çadır içine çadır kurarak önemli bir fedakarlıkta bulunmuş ve kampların kondisyonerliğini üstlenmişti. 

O kamplardan birinde gece ani bir yağmur bastırmış ve bizi deyimi yerinde ise fanilamızın alt takımına kadar ıslatmıştı. Sonra yağmur yağdığı gibi dinmiş ancak taşan derenin kenarındaki Hayri Babanın çadırını su basmıştı. El feneri ile çocukların (sporcuların) kaldığı yerleri denetlemiş, en son onun çadırına gelmiştim. Lüküsünü yakmış, çaydanlığı ocağa oturtmuş, yerde ıslanacak ayakkabıları yükseğe kaldırmış, kaderine razı olmuş bir halde yatağının üstüne tünemiş bir halde bize çay demlemekle meşguldü. 

Gülümsemiş, "Gelin şekerim gelin… Islandınız mı? Size çay yapıyorum… Hem de ithal çay" diyerek şakalaşmıştı.  Hayatım boyunca o geceyi unutmam mümkün değil. Uludağ'da en lezzetli çayı içmiştim. Hem de bir gece yarısı… Necmi Ton, Nizamettin Çakır gibi spor adamları bu kampların ayrılmaz birer elemanıydı. (Sonradan  Sedat Çerkezler ve Reha Pekünlü gibi isimleri yazmayı unuttuğumu, Tofaş'ın spora inanmış personel müdürü Yalçın İpbüken'i, Tophane Meslek Lisesi Müdürü Orhan Savaşeri'ni, Milli Parkta görev yapan Şemsettin Sarıgöl, Davut Ermiş, Erdoğan Sivas, Muhlis bey gibi ormancı dostlarımızı anmadığımı fark ettim. Bu da benim ayıbım) 

İlk sporcu eğitim kampını yine Hayri baba ile Tofaş'ta 1976 yazında Yılanlı Kaya'da çadırlı olarak yapmıştık. Şimdi otel beğenmeyen ve Milli takıma bile seçilemeyen sporculara bakıp o yıllarda çadırdan yetişen Millileri düşünüyorum da… Bana sorarsanız, o günlerin güzelliklerini yaşayan arkadaşlarımızın ve sporcuların bir araya gelip mutlaka Uludağ Hayri Koyuncu kamplarını, Çetin Karadenizlinin İzcilerle bulduğu ve DSİ'nin ölümsüzleştirdiği pınarın başında (Hayri Koyuncu Pınarı adını vermiştik) yapmaya devam etmeliyiz. 

Bir zamanlar izciler için kamp sahası olarak ayrılan Uludağ Kirazlıyayla'nın (Gölet Mevkiinin) yeniden gençlerin sesleri ile çınlayacağı günlerin özlemini duyuyoruz. Milli Park ve Orman Başmüdürlüğü'nün buraya bir takım otelciler sahip çıkmadan yapacakları basit tuvalet, duş ve mutfak tesisi ile yine çadırların kurulacağı, gençlerin izci ve sporcu kamplarının başlayacağı günleri bekliyoruz. 

Hiç olmazsa Bursa Basketboluna spor adamı olarak adını yazdıran Hayri Baba'nın ardından hiçbir şey yapmamış olmanın açısını biraz hafifletir, bizlerde ölüp gitmeden içimizdeki özlemleri gidermiş oluruz."

* * *

İşte böyle…

O günlere emek verenlerin çoğu bu dünyada ki görevlerini tamamlayıp çekip gittiler. Çocuk ve gençlere hizmet etmiş olmanın huzuru ile rahat uyusunlar. 

Onlara karşı görevlerini yapmamış, yerine getirmemiş olanlar düşünsün…

Ben anca yazabiliyorum. 

Cümlesine rahmet diliyorum.

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

12.09.2020, 12.09.2019, 12.09.2018, 12.09.2017, 12.09.2016, 12.09.2015, 12.09.2014, 12.09.2013, 12.09.2012, 12.09.2011, 12.09.2010, 12.09.2009, 12.09.2008, 12.09.2007, 12.09.2006, 12.09.2005, 12.09.2004, 12.09.2003, 12.09.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.