HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 MAYIS 2022, PAZAR

Başlıksız

14.12.2021 00:00:00

Bazen kendinizi bir başkasının hakkını savunurken buluverirsiniz.

Oysa haklarını korumak ve savunmak bireysel bir karardır. Üyesi olduğu toplum içerisinde; toplumu ilgilendiren, kazanılmış ve ihlal edilmiş bir hakkı korumak ise toplum önderlerinin görevidir. 

Bireysele indirdiğiniz zaman taraftar olmak, kayırmak gibi damgalar yersiniz. 

Ancak gördüğünüz bir yanlış uygulama karşısında sessiz kalmak; sağır ve dilsiz rolü oynamak; hakkı savunanın yanında olmamak; başını çevirip başka yere bakan ya da gözlerini kaçıranlardan olmak bazı insanlara göre değildir.

Ölümün mutlak son olduğu bu dünyada haklı olanın yanında yer almak, onu desteklemek ve sevmek birincil görevimizdir. 

Bazen bütün toplumu ilgilendiren bir konuda konuşur veya yazarsınız ancak kimse bunun üzerinde durmaz, ilgilenmez, konuşmaz. Desteklemeyi bırakın "Keşke yazmasaydın, keşke söylemeseydin…" gibi ifadelerle bile muhatap olursunuz. 

Belli bir gücü ele geçirmiş olanlardan korkanlar, kendi güçlerinin farkında olmayanlardır. Suskun kalarak, yanlış bir olaya tepki göstermeyerek başını öteye çevirenler o güce katkı sağlamış olurlar. Oysa yanlışa direnmek, gerçeği korumak ileride koruduğunuz değerlerin sizi de koruyacağının bir ifadesidir. 

* * *

Biliyoruz ki, dünya; masa başında önlerine gelen birkaç evrak ve 2-3 yalancının beyanı ile yanlış karar vermek zorunda kalan, yalanlardan gerçeği sıyıracak zamana sahip olmayan hâkim ve savcıların mahkûm ettiği masumların mazlum olarak mertebe aldığı; Allahın adaletine sığındığı insanlarla doludur. 

Yeterince inceleme ve araştırma imkânı olmayan, yazılı kurallara ve kanunlara bakarak kararların alındığı, ihtisas gerektiren konularda bilirkişi diye başvurulanların kanaatlerine güvenilen bir sistem ile davaları hızlı bir şekilde sonuçlandırma çabası içinde olanlar büyük bir vicdani sorumluluk taşırlar. 

İnsanoğlunun her geçen gün adalete olan inancının azalması sonucu çoğalan suç oranları tüm ülkelerin sıkıntısı haline gelmiştir. Adalet arayışı toplumsal olmaktan çok bireysel olmaya başlamış, her adaletsizlik bireysel olarak çözülmeye çalışılan bir kan davasına dönüşmüştür. 

Bu nedenle Adalet sistemi içinde yer alanların görev ve sorumlulukları daha da ağırlaşmış, aldıkları komik ücretlerle sesini çıkaramayan, hakları korunması gereken kitleler çoğalmıştır. 

* * *

Toplumların hakkını korumak veya adaleti tesis etmek Süpermen filmlerinde ki gibi bireysel bir görev değildir. 

Aksine toplumları temsil eden liderlerin ve meclislerin görevidir. 

Asıl seçilme amaçlarını unutan, iş takipçiliği yapan, siyasi taraftar toplamaya çalışan, seçim meydanlarında nutuk atanların; ziyafet sofralarında ağırlanan, bando mızıka karşılananların görevi ülkede kalıcı huzur ve barışı sağlamak, adalet kurumundaki eksikleri giderecek tedbirler için yasalar çıkartmak, uygulanmasını sağlamaktır. 

Bir ülkenin huzur ve refahı sessiz kitlelerin yüksek sesle konuşmasına bağlıdır. Sessizlik, fırtına öncesinin dinginliğidir. Hem kısa sürer, hem de ortalığı yıkıp geçecek bir haykırışı ifade eder.

Siz, siz olun kendinizin veya başkasının uğradığı bir haksızlığa sakın seyirci kalmayın. 

Gerçeği koruyun ki, gerçekte günü gelince sizi korusun…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

14.12.2020, 14.12.2019, 14.12.2018, 14.12.2017, 14.12.2016, 14.12.2015, 14.12.2014, 14.12.2013, 14.12.2012, 14.12.2011, 14.12.2010, 14.12.2009, 14.12.2008, 14.12.2007, 14.12.2006, 14.12.2005, 14.12.2004, 14.12.2003, 14.12.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.