logo
25 EKİM 2026

Bir AKP rekoru!

30.07.2006 00:00:00
 
Türkiye 100 dolarlık büyüme için 94.3 dolar cari açık veriyor. 2006 yılının ilk 3 ayında ise cari açık rekor kırdı ve milli gelire oranı yüzde 10.5'a yükseldi. Açığın sonu ise kriz Türkiye'nin 100 dolarlık büyüme için 94,3 dolar cari açık verdiğini belirtildi. ATO'dan yapılan açıklamada, Odanın Merkez Bankası Ödemeler Dengesi İstatistikleri ve Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden yararlanarak "Açıklarla Büyüme" başlıklı bir çalışma hazırladığı ifade edildi. Türkiye'nin büyüme trendi ve cari işlemler dengesinin ele alındığı çalışmaya göre, 2006 yılının birinci çeyreğinde yüzde 6,3 büyüyerek 80milyar 309 milyon dolar milli gelir yaratıldı. Bir önceki yılın aynı dönemine göre 8 milyar 999 milyon dolar büyüyen Türkiye, 8 milyar 487 milyon dolar cari açık verdi. Başka bir deyişle Türkiye, 100 dolar büyüyebilmek için 94,3 dolar döviz açığı verdi.Sıcak para tehlikesi Çalışmada, Türkiye'nin yüksek düzeyde cari işlemler açığı vermesinin nedenlerden birinin, sıcak para girişi nedeniyle Türk parasındaki aşırı değerlenme olduğu belirtildi.  Türk parasındaki aşırı değerlenme nedeniyle, özellikle bankalar ve şirketlerin son yıllarda artan miktarlarda yurtdışından borçlanmaya yöneldiği belirtilen çalışmada, cari işlemler hesabının sermaye hareketlerinde yer alan kredilerin bu nedenle artış gösterdiğine dikkat çekildi. Sermaye hareketlerinin alt kalemlerine bakıldığında, hükümetin son üç yılda borçlanmayıp borç ödediğinin görüldüğü, bankalar ve özel sektörün ise borçlanmaya yöneldiği kaydedilen çalışmada, bugün cari işlemler dengesinin daha fazla açık vermesine engel olan bu döviz girişinin, ilerleyen yıllarda Türkiye'yi büyük risklere sürükleyeceği ileri sürüldü. Çalışmaya göre, bu yılın ilk çeyreğinde, hükümetin geri ödemeleriyle birlikte bankaların ve özel sektörün yurtdışından aldığı kredi miktarı 11 milyar 551 milyon dolar olurken, 2005 yılında bu rakam, 20,9 milyar dolar, 2004'de 13,8 milyar dolar, 2003'te 3,0 milyar dolar, 2002'de ise 1,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Cari açık rekor kırdıBu yılın 3 aylık döneminde cari açığın Gayri Safi Milli Hasıla'ya oranının yüzde 10,5'e çıkarak tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığına dikkat çekilen çalışmada, geçen yılın aynı döneminde söz konusu oranın yüzde 8,7 olduğu hatırlatıldı. Dünyada cari açığın milli gelire oranının yüzde 3'ü aşmasının tehlike sinyali olarak kabul edildiği belirtilen çalışmada, Türkiye'nin 1994 ve 2001 krizlerine yüzde 3,6 ve yüzde 4,9'luk cari açık/GSMH oranı ile yakalandığı kaydedildi. Çalışmada, cari açığın milli gelire oranının son yıllarda da yükseliş gösterdiği, bu oranın 2002'de 0,8, 2003'de 3,3, 2004'de 5,2, 2005'de de 6,4 olduğu ifade edildi.Büyüme cari açığa bağımlıTürkiye'nin yıllar itibariyle cari açık-büyüme ilişkisine bakıldığında, cari işlemler açığının, büyümenin sonucu olarak ortaya çıktığı, son yıllarda ise büyümenin cari işlemler açığının nedeni haline geldiği belirtildi. Çalışmaya göre, Türkiye, 2006 yılının ilk çeyreğinde 100 dolarlık büyüme için 94,3 dolar cari açık verirken, 2005 yılında 100 dolarlık büyüme için 37,8 dolar, 2004 yılında 25,90 dolar açık verdi.  Türkiye'nin yaşadığı ekonomik kriz dönemleri dikkate alındığında, kriz nedenleri arasında yer alan cari açığın, kriz öncesi yıllarda büyüme sağladığının görüldüğüne işaret edilen çalışmada, şöyle denildi: "1994 krizi öncesinde 1993 yılında Türkiye 8,1 oranında büyüyüp, GSMH'sını 20,5 milyar dolar arttırarak 178,7 milyar dolara çıkardı. Aynı yıl 6,4 milyar dolar cari açık veren Türkiye, 100 dolar büyüyebilmek için 31,3 dolar cari açık vermiş oldu. Aynı tablo 2001 krizinde de geçerli oldu. Kriz öncesi ekonomideki dengelerin bozulma sinyalleri verdiği 2000 yılında Türkiye 6,3 büyürken, GSMH'sı 14,7 milyar dolar artarak 200 milyar dolara ulaştı. Aynı yıl cari açık 9,8 milyar dolar oldu. Türkiye 2000 yılında 100 dolarlık büyüme için 66 dolar döviz açığı verdi."

FON SORUŞTURMASI BÜYÜYOR

Tutuklu sayısı 114’e yükseldi. Dosyada şarkıcı Nil Özalp, eski bürokratlar, yatırım şirketlerinin yöneticileri ve tanınmış iş insanları var

25.10.2026 11:00:00
Haber Merkezi
 
FON SORUŞTURMASI BÜYÜYOR
FON SORUŞTURMASI BÜYÜYOR
Tutuklu sayısı 114'e yükseldi. Dosyada şarkıcı Nil Özalp, eski bürokratlar, yatırım şirketlerinin yöneticileri ve tanınmış iş insanları var.

Nusret Altınbaş hakkında daha önce yakalama kararı bulunduğu, 24 Ekim'de ise gözaltına alındığı bildirildi. Yüz binlerce yatırımcının birikimleri içinse en kritik soru hâlâ yanıt bekliyor: Paralar ne zaman geri ödenecek?

Ünlü isimler de tutuklananlar arasında

Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada, farklı operasyonlarda adı geçen ve tutuklandığı bildirilen dikkat çekici isimler şöyle:

- Nil Özalp: Şarkıcı. Soruşturmanın ekim ayındaki operasyonlarından birinde tutuklandığı bildirildi.

- Yasemin Yavuz Koçyiğit ve Gökhan Koçyiğit: Avukat çift. Hisse işlemleri ve yüksek tutarlı kazanç iddialarıyla dosyada yer aldılar.

- Burak Sevindik: Eski Ümit Milli Takım basketbolcusu olduğu belirtilen isim. Soruşturma kapsamında tutuklandı.

- İnan Altınbaş: Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı. 24 Ekim'de tutuklanan isimler arasında yer aldı.

- Taha Çakmak: Eski Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik genel müdürü. Son operasyon kapsamında tutuklandığı bildirildi.

- Ertan Aydın: Eski başbakan danışmanı ve eski AKP milletvekili. Adliyeye sevk edildiği bildirildi; bu bilgi tek başına tutuklandığı anlamına gelmiyor.

Son operasyonlarda tutuklandığı bildirilen diğer isimler arasında Rüstem Karakaya, Burak Poyraz, Ömer Eryılmaz, Neda Soydan, Mustafa Zeki Kayahan, Anıl Tokat, Ali Cesur ve Furkan Açar da bulunuyor.

Kimler aranıyordu, son durum ne?

- Nusret Altınbaş: Hakkında yakalama kararı bulunduğu bildirilen isim, 24 Ekim tarihli haberlerde gözaltına alınanlar arasında yer aldı.

- Diğer firariler: Soruşturmanın önceki aşamalarında firari şüpheliler bulunduğu açıklanmıştı. Ancak güncel, isim isim doğrulanmış bir arananlar listesinin tamamı kamuoyuna net biçimde yansımış değil.

Asıl mağdurlar: Yüz binlerce yatırımcı

Soruşturmanın en ağır boyutu, paralarını geri alamayan yatırımcıların durumu. Tasfiye kararı verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğu açıklandı.

Kriz, bazı fonlarda yatırımcıların para çekme taleplerini karşılamakta yaşanan sorunlarla gündeme geldi. Ardından fonlar tasfiye sürecine girdi. Yatırımcıların paralarına ne zaman ve hangi oranda ulaşabileceği ise hâlâ tartışma konusu.

İade hesabına ilişkin açıklanan verilerde, 9 kişinin toplam 2 milyar 1 milyon 170 bin TL yatırdığı bildirildi. Ancak bu tutar, yüz binlerce yatırımcının mağduriyetinin giderildiği anlamına gelmiyor.

R4 dışişleri bakanları, İstanbul'daki toplantının ardından ortak bildiri yayımladı

Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan (R4 Grubu) dışişleri bakanları, İsrail işgalinin bölge ve ötesindeki istikrarsızlığın temel kaynağını oluşturduğunu ve İsrail politikalarının küresel kamuoyunda derin adaletsizlik hissi yarattığını bildirdi

24.10.2026 07:00:00
AA
 
R4 dışişleri bakanları, İstanbul'daki toplantının ardından ortak bildiri yayımladı
R4 dışişleri bakanları, İstanbul'daki toplantının ardından ortak bildiri yayımladı

R4 dışişleri bakanları, İstanbul'daki toplantının ardından ortak bildiri yayımladı.

Bildiride, Birleşmiş Milletler Şartı'nın ilke ve amaçları doğrultusunda, bölge ve ötesinde barış ve istikrarı teşvik etmeye yönelik ortak çıkar anlayışı çerçevesinde diplomatik çabalara katkıda bulunma taahhüdünde birleşen bakanların, ortak ilgi alanına giren bölgesel konuları ele almak üzere İstanbul'da bir araya geldiği belirtildi.

Ortak bildiride, şu ifadelere yer verildi:

"Bakanlar, İsrail işgalinin bölge ve ötesindeki istikrarsızlığın temel kaynağını oluşturduğunu ve İsrail politikalarının küresel kamuoyunda derin bir adaletsizlik hissi yarattığını vurgulamışlardır. İki devletli çözümün ilgili BM kararları uyarınca bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulunmuşlardır."

Orta Doğu'da kapsamlı barışın sağlanması amacıyla Filistin halkının meşru haklarına, kendi kaderini tayin etme ile 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen, yaşanabilir ve coğrafi bütünlüğe sahip Filistin Devleti kurma yönündeki devredilemez hakkı da dahil olmak üzere verilen desteğin yinelendiği kaydedildi.

Bildiride bakanlar, "devam eden İsrail şiddeti ile Kudüs'ün hukuki ve tarihi statüsünü değiştirme girişimlerine acilen son verilmesi ve Filistin'deki yıkım ile insani felaketin durdurulması" çağrısında bulundu.

Batı Şeria ve Kudüs'teki geçmiş ve mevcut tüm yerleşim faaliyetlerinin ve Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetinin kınandığı bildiride, Gazze'ye kesintisiz insani yardım akışının sağlanması ve Gazze'nin yeniden imarı yönündeki acil ihtiyacın altını çizildi.

Yemen meselesi

Bildiride, "Yemen konusuna ilişkin bakanlar, insani acıları derinleştiren Husi milislerinin yol açtığı kabul edilemez tırmanmayı, Suudi Arabistan'a yönelik, özellikle sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan, süregelen saldırılarını ve Kızıldeniz ile Babulmendeb'te ticari gemilere yönelik gerçekleştirilen saldırıları en güçlü şekilde kınamışlardır." denildi.

Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduklarını ifade eden bakanlar, İran destekli Husileri tüm askeri eylemlerini, tehditlerini ve saldırılarını derhal durdurmaya ve iyi niyetle siyasi sürece geri dönmeye çağırdı.

"Diyalog ve diplomasi" çağrısı

Bildiride, ABD, İsrail ile İran arasında ve Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan askeri çatışmanın yalnızca diyalog ve diplomasi yoluyla ele alınması, gemilerin, sivillerin ve sivil altyapıların hedef alınmasının önlenmesi yönündeki acil ihtiyaç vurgulandı.

Bakanların, İslamabad Mutabakat Zaptı'na olan desteklerinin ifade edildiği bildiride, gerilimin daha fazla tırmanmasını önlemeye yönelik sürdürülen diplomatik çabaların memnuniyetle karşılandığı ve müzakere yoluyla varılacak kalıcı bir çözüme olan bağlılıklarının yeniden teyit edildiği aktarıldı.

Bildiride, seyrüsefer serbestisinin, kalıcı deniz emniyeti ve güvenliği ile seyrüsefer hak ve özgürlüklerinin korunmasının hayati önemi vurgulandı.

Deniz hatlarının kesintiye uğramasının küresel tedarik zincirlerini, enerji, gübre ve gıda akışını engelleyerek bölge ve ötesindeki kırılgan durumdaki kesimleri olumsuz etkilediği ve herkesin güvenliğini ve refahını tehdit ettiği kaydedilen bildiride, söz konusu zorlukların aşılması için uluslararası toplumun ortak çaba göstermesi gerektiği ifade edildi.

Bildiride, hukuka uygun seyrüseferi engelleyen her türlü tedbir veya kısıtlamanın reddedildiği, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli, emniyetli ve engelsiz geçişin hızlı ve eksiksiz şekilde yeniden başlatılması çağrısı yapıldı.

Ortak bildiride, bakanların belirtilen bu hususlarda yakın istişare ve işbirliğini sürdürme konusunda mutabık kaldığı kaydedildi. 

Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Sumud Filosu'na İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin hakkında yakalama kararı bulunan 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme ara kararında, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da bulunduğu sanıklar hakkındaki yakalama ve kırmızı bülten emrinin devamına karar verdi

24.10.2026 01:00:00
İHA
 
Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar
Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar
Sumud Filosu'na İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin hakkında yakalama kararı bulunan, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail Miras Bakanı Amichai Eliyahu, İsrail Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Arye Sharuz Sharuz Shalicar, İsrail 146. Tümen Komutan-Subayı Beni Aharon, İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcülük Birimi Başkanı Daniile Hagari, İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı David Saar Salama'nın bulunduğu 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada müştekiler beyanda bulundu.


"Kolum kırıldı"



Duruşmada beyanda bulunan Muhammed Mustafa Çakmakçı, "Her türlü insanlık ve hukuk dışı muameleye maruz kaldık. Benim kolum kırıldı. Bu soykırımı gerçekleştirmeye devam eden Netanyahu adalet önünde hesap vermelidir. Şikayetçiyim" dedi.


"Türklere karşı ayrı bir nefretleri vardı"



Sanatçı Fethullah Badem ise, "İsrail askerleri tarafından durdurulduk. Gemimize el koydular. Yolculuk sırasında motorun bozulmasını sağladılar. Çekici ile bizi limana götürdüler. Limana aldıklarında saatlerce bir alanda ters kelepçe ile bekletildik. Türklere karşı ayrı bir nefretleri vardı. Türk pasaportunu görünce İsrailli güvenlik güçlerinin yüzündeki nefreti gördüm" ifadelerini kullandı.

Müşteki beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki çıkarılan yakalama ve kırmızı bülten emrinin devamına ve infazlarının beklenilmesine karar verdi. Mahkeme, şikayetçilerin beyanlarında geçen, Türk vatandaşı olup İsrail'de kendilerine karşı yapılan eylemlerde yer aldıklarını beyan ettikleri şahısların tespiti için suç duyurusunda bulunulmasına da hükmetti. Sanıkların Türkiye'de mal varlıklarının bulunup bulunmadığı konusunda ilgili kurumlardan bilgi istenilmesine ve Adalet Bakanlığı aracılığıyla Gazze'de soykırıma ilişkin Birleşmiş Milletler'e sunulan raporun mahkemeye gönderilmesinin istenilmesine de karar verdi. Duruşma 30 Mart 2026'ya ertelendi.

Öte yandan STK kuruluşları davaya destek olmak için İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.


"Zalim Netanyahu ve hanesi, siyonist İsrail devleti bu yaptıkları zulmün mutlaka hesabını verecek"



Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, "Hukuk, adalet, insan hakları dünya hegemonik güçleri istediğinde örümcek ağına dönüştürse de, dünyanın vicdan sahibi insanlar güçlerine güvenip, hegemonyalarına güvenip hukuku örümcek ağına dönüştürmesine müsaade etmeyecek. Zalim Netanyahu ve hanesi, Siyonist İsrail Devleti bu yaptıkları zulmün mutlaka hesabını verecek. Biz buna inanıyoruz. Unutmayalım, tarih artık İsrail'den ve siyonizmden yana değildir. Bu dava bize bugün bunu gösteriyor ve bu saydığımız, saymadığımız arkadaşlarımız siyonizm zulmünün sona ermesine İbrahim'in ateşine su taşıyan karınca misali tarihte adlarının yazılacağına ben inanıyorum. Herkes bu zulmün sona erdiği günün kahramanları olarak burada bulunan ve bu sürece destek veren kardeşlerimizi anacaklar. Onun için bu davayı hep beraber ciddiyetle takip edeceğiz. Bundan sonra açılacak davaları da hep beraber ciddiyetle takip edeceğiz. Bu mücadelenin hep beraber yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


İddianameden



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan ve "Sumud Filosu" olarak anılan sivil deniz organizasyonunda yer alan gemilere, uluslararası sularda seyir halinde bulundukları sırada İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulduğu tespit edilmişti.

Müdahalede gemiler zorla durdurularak, sivillere cebir ve şiddet kullanılmış, alıkonulmuş, fiziksel saldırıya uğramış ve insan onuruyla bağdaşmayan muamelelere maruz bırakılmıştı. Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma kapsamında İsrailli bazı bakanlar hakkında yakalama kararı da çıkarılmıştı.

Yürütülen soruşturma sonucu söz konusu eylemlerin planlanması ve icrasında rol aldıkları tespit edilen ve bir kısmı hakkında yakalama kararı bulunan 35 kişi hakkında insanlığa karşı suç, soykırım, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, eziyet, nitelikli yağma, mala zarar verme ve ulaşım araçlarının alıkonulması suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Sağlıklı yaşamın 10 sırrı


 
Sabah yorgun uyanıyor, gün içinde enerjiniz hızla düşüyor, sık hastalanıyor, kilo vermekte zorlanıyor ya da stresle eskisinden daha zor başa çıkıyorsanız, bunları yaşlanmanın doğal sonucu olarak görüyor olabilirsiniz. Oysa bu belirtiler sağlığınıza yeterince yatırım yapmadığınızın sinyalleri olabilir.

24.10.2026 00:30:00
Murat Çorbacı
 
Sağlıklı yaşamın 10 sırrı
Sağlıklı yaşamın 10 sırrı

Uzun yıllar boyunca sağlık, büyük ölçüde "Hasta mıyım, değil miyim?" sorusuyla değerlendirildi. Oysa günümüzde bu yaklaşım tek başına yeterli değil. Çünkü kronik hastalıkların önemli bir bölümü ortaya çıkmadan yıllar önce; uyku kalitesinde bozulma, enerji kaybı, kas gücünde azalma, metabolik esnekliğin kaybı, stres toleransının düşmesi ve bağışıklık sistemindeki değişiklikler gibi erken sinyaller vermeye başlıyor. İnsan sağlığında olumsuz seyreden tabloyu değiştirmek çoğu zaman günlük yaşamda yapılacak küçük ama düzenli değişikliklerle mümkün. Kişisel 'iyi yaşam' yaklaşımının bu noktada önem kazandığına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, "Wellness yani iyi yaşam; kişinin fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal sağlığını her gün bilinçli seçimlerle desteklemesidir" ifadesini kullanarak, sağlıklı yaşamın kaldırım taşı olan günlük hayatta kullanacağınız 10 kişisel wellness rutinini anlattı.

1. Wellness'ın ilk sorusu: Uykumu koruyacak ne yapıyorum?

Uykunun bağışıklık sisteminin, hormon dengesinin, hafızanın, iştah kontrolünün, kan şekeri regülasyonunun ve hücresel tamir süreçlerinin yeniden organize olduğu biyolojik bir dönem olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk, "Kötü uyku yalnızca ertesi gün yorgun hissettirmez. Uzun vadede insülin direncini, iştah artışını, tansiyon problemlerini, inflamasyonu, duygu durum dalgalanmalarını ve bilişsel performans düşüklüğünü tetikleyebilir" diyerek, kaliteli uykunun temel adımlarını paylaştı:

• Sabah saatlerinde gün ışığı almak,
• Her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak,
• Akşam geç saatte ağır yemek yememek,
• Kafeini öğleden sonra sınırlamak,
• Yatak odasını serin, karanlık ve sessiz tutmak,
• Uyumadan önce zihinsel ve dijital uyarıyı azaltmak.

2. Akdeniz tipi beslenme metabolik sağlığı destekliyor

Karmaşık diyetler yerine sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarını öneren Dr. Halil Ertürk, zeytinyağı, sebze, baklagiller, balık, tam tahıllar ve yeterli protein içeren Akdeniz tipi beslenmenin kan şekeri dengesinden bağırsak sağlığına kadar birçok sistemi olumlu etkilediğini belirtiyor. Özellikle 40 yaşından sonra yeterli protein tüketimi kas kütlesini korumak açısından önem taşıyor.

3. Yemekten sonra 10 dakikalık yürüyüş fark yaratıyor

Sağlıklı yaşam için uzun egzersiz programlarına gerek yok. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk'e göre öğle veya akşam yemeğinin ardından yapılacak 10-15 dakikalık tempolu yürüyüş sindirimi destekliyor ve yemek sonrası kan şekeri yükselmelerini dengelemeye yardımcı oluyor.

4. Uzun oturmanın etkilerini azaltın

Kas dokusunun yalnızca hareket etmek için değil, metabolizma, bağışıklık ve sağlıklı yaşlanma için de önemli olduğunu vurgulayan Dr. Ertürk, "Wellness yaklaşımında hareket yalnızca kalori yakmak için yapılmaz. Hareket; kası, kalbi, damarları, beyni, eklemleri ve metabolizmayı canlı tutan temel biyolojik uyarıdır" diyerek, günlük wellness için iki hedefi paylaştı:
• Daha az oturmak.
• Düzenli kas uyarısı vermek.
• Pahalı ekipman olmaksızın yapılan tempolu yürüyüş, merdiven çıkma, squat (çömelme), duvara şınav, plank, esneme hareketleri ve vücut ağırlığıyla yapılan basit egzersizler güçlü bir başlangıç sağlıyor. Her 45-60 dakikada bir ayağa kalkmak, kısa bir yürüyüş yapmak veya birkaç esneme hareketi bile uzun oturmanın olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı oluyor.

5. Amaç stresi yok etmek değil, toparlanabilmek

Stresin yaşamın doğal bir parçası olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, asıl önemli olanın stres sonrası bedenin yeniden dengeye dönebilmesi olduğunu söylüyor. Yavaş nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, dijital molalar vermek ve sosyal ilişkileri güçlendirmek sinir sisteminin toparlanmasına katkı sağlayabiliyor.

6. Hormetik stres: Dozunda zorlanma, daha güçlü beden

Bedenimizin her zaman konfor alanında kalmaya değil, zaman zaman kontrollü şekilde zorlanmaya da ihtiyacı var. Bilim dünyası buna "hormetik stres" adını veriyor. Sağlıklı bir bedenin zaman zaman kontrollü uyaranlara da ihtiyacı olduğunu ve burada "hormetik stres" kavramının devreye girdiğini belirten Dr. Halil Ertürk, "Hormetik stres; düşük dozda, kısa süreli ve kontrollü bir stresin vücutta adaptasyon yanıtı oluşturmasıdır. Yani bedene küçük bir zorlanma verilir; vücut buna yanıt olarak savunma, onarım ve dayanıklılık mekanizmalarını aktive eder. Egzersiz bunun en bilinen örneğidir. Kısa süreli soğuk veya sıcak maruziyeti, açlık penceresi, nefes egzersizleri ve doğa yürüyüşleri de doğru kişide, doğru dozda kullanıldığında benzer adaptif sinyaller oluşturabilir" dedi.

7. Buz banyosuna gerek yok, her duşun sonuna ekleyin

Soğuk duş veya duşun sonunda kısa süreli serin su uygulaması, evde yapılabilecek basit hormetik pratiklerden biri. Başlangıç için uzun buz banyolarına gerek olmaksızın duşun sonunda 20-30 saniye daha serin suyla bitirmek bile kontrollü bir uyaran olabilir. Buradaki amaç dayanıklılık geliştirmek ve bedene kısa süreli bir adaptasyon sinyali vermektir. Kalp hastalığı, ritim bozukluğu, kontrolsüz hipertansiyon, Raynaud sendromu, panik atak eğilimi veya ciddi kronik hastalığı olan kişiler bu tür uygulamalarda dikkatli olmalı.

8. Gece atıştırmalarını bırakmak iyi bir başlangıç olabilir

Aralıklı oruç, FMD benzeri beslenme protokolleri ve uzun açlık uygulamaları wellness dünyasında sık konuşuluyor. Çoğu kişi için ilk adımın akşam yemeğinden sonra atıştırmayı bırakmak ve doğal bir gece açlığı oluşturmak olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk, "Yaklaşık 12 saatlik bu doğal gece açlığı metabolik ritmi desteklemeye yardımcı olur. Diyabet ilacı veya insülin kullananlar, hipoglisemi eğilimi olanlar, gebeler, emzirenler, yeme bozukluğu öyküsü olanlar, ileri yaşta kırılgan bireyler ve ciddi kronik hastalığı olanlar bu uygulamadan önce kişisel değerlendirme yapmalı" diyor.

9. En güçlü biyohack, alışkanlıklarınızdır

'Biyohacking'in (Vücudu ve yaşam tarzını optimize etmek) en temel halinin biyolojiyi anlayarak günlük davranışları doğru sıraya koymak olduğunu söyleyen Dr. Halil Ertürk, sabah gün ışığı almak, düzenli hareket etmek, yeterli protein tüketmek, nefes egzersizleri yapmak ve zamanında uyumanın biyolojik açıdan en etkili uygulamalar arasında yer aldığını söylüyor ve ekliyor: "Bazen en iyi biyohack, akşam telefonu kapatıp zamanında uyumaktır."

10. Mükemmel değil, sürdürülebilir bir rutin oluşturun

Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk 'e göre sağlıklı yaşamın sırrı kusursuz bir program uygulamak değil; her gün sürdürülebilecek küçük alışkanlıklar geliştirmek. Gün ışığıyla güne başlamak, gün içinde hareket etmek, öğünlerden sonra kısa yürüyüşler yapmak, ekran kullanımını azaltmak ve düzenli uyku saatleri oluşturmak uzun vadede büyük fark yaratabiliyor.

Pankreas kanserinin 6 belirtisine dikkat!


 
Erken dönemde belirti vermeden ilerleyebilen pankreas kanseri çoğunlukla başka bir hastalık için doktora gidildiğinde ortaya çıkıyor. Genetik faktörler, ileri yaş ve sigara kullanımı kişide risk faktörünü artırabiliyor. En önemli belirtileri arasında sarılık, açıklanamayan kilo kaybı, karın ve sırt ağrısı bulunan pankreas tümörlerinde erken tanı tedavide önemli katkı sağlıyor. 
 

23.10.2026 20:36:00
Murat Çorbacı
 
Pankreas kanserinin 6 belirtisine dikkat!
Pankreas kanserinin 6 belirtisine dikkat!

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Emin Köse, pankreas tümörlerinin türleri, belirtileri, risk faktörleri ve güncel tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi: Midenin arkasında, karın boşluğunun üst bölümünde yer alan pankreas, sindirim sisteminin ve hormon dengesinin önemli organlarından biri... Pankreasın dış salgı işleviyle üretilen enzimler, besinlerin özellikle yağ, protein ve karbonhidratların sindirilmesine yardımcı olmakta. İç salgı işleviyle üretilen insülin ve glukagon gibi hormonlar ise kan şekeri düzeyinin düzenlenmesinde rol oynamakta. Pankreasta gelişen tümörler, hücrelerin kökenine ve özelliklerine göre farklı gruplara ayrılmakta.


Belirti vermiyor

Pankreasın karın boşluğunun derininde yer alması ve erken evrede belirgin şikâyetlere yol açmaması, hastalığın tanısını güçleştirebilmekte. Belirtiler tümörün pankreasın baş, gövde veya kuyruk bölümünde yerleşmesine, büyüklüğüne ve çevre dokularla ilişkisine göre değişmekte. Pankreas tümörlerinde dikkat edilmesi gereken başlıca belirtiler şunlar:

Sarılık: Ciltte ve göz aklarında sararma, idrar renginde koyulaşma, dışkı renginde açılma ve kaşıntı görülebilmekte. Özellikle pankreasın baş kısmındaki tümörler safra kanalına baskı yaparak sarılığa neden olabilmekte.

Karın ve sırt ağrısı: Üst karın bölgesinde başlayan ve sırta yayılabilen, devamlılık gösteren veya giderek artan ağrılar ortaya çıkabilmekte.

İstem dışı kilo kaybı: Beslenme düzeninde belirgin bir değişiklik olmaksızın kilo kaybı ve iştahsızlık gelişebilmekte.

Sindirim sorunları: Şişkinlik, bulantı, hazımsızlık ve dışkılama alışkanlıklarında değişiklik görülebilmekte.

Halsizlik ve yorgunluk: Hastalığa eşlik eden metabolik değişiklikler ve beslenme sorunları kişinin günlük yaşamını etkileyebilmekte.

Kan şekeri değişiklikleri: Daha önce diyabet tanısı bulunmayan kişilerde yeni başlayan diyabet veya mevcut diyabette kan şekeri kontrolünün bozulması, özellikle başka belirtilerle birlikte ortaya çıktığında değerlendirilmesi gereken bir durumdur.

Sigara kullanımı ve ileri yaş pankreas kanseri riskini artırıyor

Genetik faktörler, ileri yaş, yaşam tarzı ve sigara kullanımı kişide pankreas tümörü riskini artırmakta. Ayrıca kronik pankreatit, obezite ve diyabet de riski yükseltiyor. Pankreas tümörlerinin tanı ve tedavi planlaması, hastanın şikâyetlerine ve tıbbi öyküsüne göre planlanıyor. Fizik muayene ve kan testlerinin ardından, klinik gereklilik doğrultusunda bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve endoskopik ultrasonografi gibi yöntemlerden yararlanılıyor. Kan testleri, karaciğer ve safra yollarının durumunu değerlendirmeye yardımcı olurken bazı hastalarda CA 19-9 gibi tümör belirteçleri de incelenmeli. Ancak bu belirteçler tek başına kanser tanısı koymak için yeterli değil. Gerekli görülen durumlarda endoskopik ultrasonografi eşliğinde biyopsi yapılarak dokudan örnek alınabilmekte. Tanı aşamasında yalnızca tümörün varlığının belirlenmesi değil, türünün, büyüklüğünün, çevre damarlarla ilişkisinin ve uzak organlara yayılımının değerlendirilmesi de önem taşıyor.
Tedavide ise tümörün yerine göre farklı cerrahi yöntemler uygulanıyor. Hastaya özel uygulanan robotik cerrahi tedavi konforunu artırıyor.

Girne'deki gemi faciasının kara kutu kayıtları ortaya çıktı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne kenti açıklarında 27 kişinin hayatını kaybettiği "Filo Jet" isimli gemi faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada, geminin kara kutusu (VDR) kayıtları kan donduran ihmalleri gözler önüne serdi. Mürettebatın geminin batma riskini ve teknik arızaları önceden bildiği, su almasına rağmen seyre devam edildiği ortaya çıktı. Mahkeme, aralarında kaptan ve şirket direktörünün de bulunduğu 9 şüphelinin tutukluluk süresini 7 gün daha uzattı

23.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Girne'deki gemi faciasının kara kutu kayıtları ortaya çıktı
Girne'deki gemi faciasının kara kutu kayıtları ortaya çıktı
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) sularında 30 Ağustos 2026 tarihinde meydana gelen, 27 kişinin yaşamını yitirdiği ve 3 yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu'nun kaybolduğu Filo Jet gemi kazası soruşturmasında çok kritik bir gelişme yaşandı. Geminin kara kutusu olarak bilinen Seyir Veri Kayıt Cihazı (VDR) incelemelerinden elde edilen diyaloglar, felaketin adeta "geliyorum" dediğini ortaya koydu.


68 günlük kaydın 32 günü incelendi


Girne Kaza Mahkemesi'ne sunulan tahkikat raporuna göre, cihazda yer alan 68 günlük ses kaydının 32 günlük bölümünün incelenmesi tamamlandı. Ortaya çıkan kayıtlarda, gemi mürettebatının dümen sistemi, radar, kameralar ve sancak tarafında yaşanan ciddi teknik arızaları kendi aralarında defalarca tartıştığı belirlendi.

Kayıtlarda personelin, şirketin gemiye yeterli yatırım yapmamasından şikayetçi olduğu ve mevcut teknik kusurların yakın zamanda geminin batmasına yol açabileceği yönünde açıkça endişe belirttikleri saptandı.


İkinci makinistin isyanı


Kara kutu çözümlerinde en dikkat çeken unsurlardan biri ise geminin ikinci makinistine ait olan ifadeler oldu. İkinci makinistin, geminin durumunu özetlerken, "Gemide tek biz sağlamız, geriye kalan her şey yarım" diyerek isyan ettiği kayıtlara geçti.

Daha da vahimi, kayıtlarda geminin su aldığına dair açık konuşmalar ve uyarılar bulunmasına rağmen, kaptanın tehlikeye göz yumarak seyre devam etme kararı aldığı anlaşıldı.


9 şüphelinin tutukluluğu uzatıldı


Gelişmelerin ardından Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarılan, aralarında şirket direktörü, kaptanlar, makinistler ve mürettebatın da yer aldığı 9 şüphelinin tutukluluk süresi, soruşturmanın selameti açısından 7 gün daha uzatıldı. Polis, yürütülen geniş çaplı tahkikat kapsamında dosyaya 1 kişinin daha eklenmesiyle birlikte aranan şüpheli sayısının 6'ya yükseldiğini bildirdi.


Türkiye'den uzman heyet gidecek


Kazanın teknik geçmişini ve hasarlı parçaları incelemek üzere Türkiye'den uzman bir heyetin KKTC'ye gideceği ve üniversitelerden görevlendirilecek bilirkişilerle birlikte kapsamlı bir rapor hazırlayacağı duyuruldu.

Duruşma esnasında, kazada sevdiklerini ve yakınlarını kaybeden acılı ailelerin mahkeme salonundaki şüphelilere yoğun tepki göstermesi üzerine kısa süreli bir gerginlik yaşandı. Yaşanan büyük ihmaller zincirine dair adli inceleme çok yönlü olarak devam ediyor.

Maden ocağındaki patlamada ölü sayısı yükseldi

Zonguldak'ın Kilimli ilçesi Gelik beldesinde maden ocağında meydana gelen patlamada mahsur kalan son işçinin de cansız bedenine ulaşıldı. Böylece olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 3'e çıktı

23.10.2026 15:00:00
İHA
 
Maden ocağındaki patlamada ölü sayısı yükseldi
Maden ocağındaki patlamada ölü sayısı yükseldi
Zonguldak'taki maden faciasında ölü sayısı 3'e yükseldi.

Olay, saat 10.00 sıralarında Gelik beldesinde faaliyet gösteren Demir Madencilik'e ait maden ocağında meydana geldi. Metan gazı sıkışması sonrası yaşanan grizu patlamasında maden ocağındaki 8 işçiden 7'si çıkarılarak ambulanslarla hastanelere sevk edildi. Yaralı olarak çıkarılan işçilerden Murat Bölükbaşı ve Recep Çolakoğlu yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamazken, durumu ağır olan Cemal Arslan (45) ve Okan Dinçer (45) ilk tedavilerinin ardından Ankara'ya sevk edildi. Vücudunda yanıklar bulunan Ercan Akdal (40) ve kafa travması bulunan Soner Dinçer (34) Atatürk Devlet Hastanesi'nde, iki ayağında da kırıklar bulunan Kurtuluş Elmas (38) ise Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesinde tedavi altına alındı.


Mahsur kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı


Patlama sonrası ocakta mahsur kalan Murat Kaya'ya ulaşmak için ekipler seferber oldu. Yaklaşık 1.5 saat süren çalışma sonucu ekipler Murat Kaya'nın cansız bedenine ulaştı. Kaya'nın cenazesi bulunduğu yerden çıkararak Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Böylece olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 3'e çıktı.

3 işçinin hayatını kaybettiği, 5 işçinin ise yaralandığı maden ocağındaki patlama ile ilgili olarak ise Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme başlatıldı.

Öte yandan, acı haberi alan aileler ise hastane morgu önüne gelerek feryat etti.


"Maalesef hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 3'e yükselmiştir"  


Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Zonguldak'ta maden ocağında meydana gelen patlamaya ilişkin, "Maalesef hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 3'e yükselmiştir. Olayda yaralanan 5 vatandaşımızın tedavilerine hastanelerimizde devam edilmektedir" dedi.  

Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Zonguldak'ta maden ocağında meydana gelen olayla ilgili sürecin yakından takip edildiğini belirterek, "Maalesef hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 3'e yükselmiştir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına sabır diliyorum. Olayda yaralanan 5 vatandaşımızın tedavilerine hastanelerimizde devam edilmektedir. Yaralanan 1 vatandaşımızın durumu ağırdır. Ekiplerimiz tüm imkanlarıyla teyakkuz hâlindedir. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum" dedi.

Şanlıurfa'da yaprak sarması 12 öğrenciyi hastanelik etti

Şanlıurfa'da bir ortaokulda yaprak sarması yiyen 12 öğrenci zehirlenerek hastaneye kaldırıldı

23.10.2026 14:06:00
İHA
 
Şanlıurfa'da yaprak sarması 12 öğrenciyi hastanelik etti
Şanlıurfa'da yaprak sarması 12 öğrenciyi hastanelik etti
Edinilen bilgiye göre olay, Eyyübiye ilçesine bağlı Süleymanşah Mahallesi'nde bulunan Mustafa Vedat Mutlu Ortaokulu'nda meydana geldi. İddiaya göre, bir velinin okula getirdiği yaprak sarmasını yiyen 12 öğrenci, bir süre sonra rahatsızlandı.

Durumun bildirilmesi üzerine okula sağlık ekipleri sevk edildi. Zehirlenme şüphesi bulunan 12 öğrenci, sağlık ekipleri tarafından ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Öğrencilerin kent merkezindeki hastanelerde tedavisi sürüyor.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Zonguldak'ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı

Zonguldak'ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı

23.10.2026 12:01:00
AA
 
 Zonguldak'ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı
 Zonguldak'ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı
Zonguldak'ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.

Gelik beldesi Dereiçi mevkisindeki özel kömür madeni ocağında grizu patlaması meydana geldi.

İhbar üzerine bölgeye AFAD, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Ocaktan çıkarılan 2 kişinin hayatını kaybettiği belirlendi, 5 yaralı hastaneye kaldırıldı.

Yarın İstanbul'da bazı yollar trafiğe kapatılacak

İstanbul Valiliği, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ve provası kapsamında 24 ve 29 Ekim tarihlerinde trafiğe kapatılacak yolları ve alternatif güzergahları duyurdu

 

23.10.2026 11:06:00
Anadolu Ajansı
 
Yarın İstanbul'da bazı yollar trafiğe kapatılacak
Yarın İstanbul'da bazı yollar trafiğe kapatılacak

İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü, İstanbul'da düzenlenecek törenlerle coşkuyla kutlanacak.

Vatan Caddesi'nde 29 Ekim Perşembe günü gerçekleştirilecek resmi geçit töreninin provası, 25 Ekim Pazar günü düzenlenecek Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) nedeniyle 24 Ekim Cumartesi günü yapılacak.

Alınacak trafik tedbirlerinde 58 noktada 22 ekip, 28 MEDAR Mobil Hız Tespit Sistemi (MTS) unsuru, 36 yaya personel ve 3 çekici ile toplam 111 personel görevlendirilecek.

Bu kapsamda provanın yapılacağı 24 Ekim Cumartesi ve törenin gerçekleştirileceği 29 Ekim Perşembe günleri saat 05.45 itibarıyla program bitimine kadar trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergahlar belirlendi.

Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi) gidiş ve gelişler ile D-100 kuzey ve güney istikametinden, Edirnekapı'dan, 10. Yıl, Oğuzhan, Sofular, Halıcılar, Akdeniz, Akşemsettin ve Ordu caddelerinden, Atatürk Bulvarı, Keçeci Meydan Sokak ve Hal Yolu güney istikametinde Adnan Menderes Bulvarı girişleri trafiğe kapatılacak.

Adnan Menderes Bulvarı'na çıkan tüm cadde ve sokaklar ile Tatlıpınar, Kaleboyu ve Sulukule caddelerinden bulvara katılım da sağlanamayacak.

Kapatılacak yollara alternatif olarak Turgut Özal Millet ve Fevzipaşa caddeleri ile Atatürk Bulvarı, D-100 kara yolu ve O-3 Hal Yolu kullanılabilecek. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.