logo
09 EKİM 2026

Bir Narsistle İlişkiyi Bitirmek Neden Bu Kadar Zor?

09.10.2026 22:13:00 / Güncelleme: 09.10.2026 22:31:54
Reklam
 
Bir Narsistle İlişkiyi Bitirmek Neden Bu Kadar Zor?
Bir Narsistle İlişkiyi Bitirmek Neden Bu Kadar Zor?
Bir ilişkide sürekli sorun yaşamak normalde insanı uzaklaştıracakmış gibi düşünülebilir. Fakat bazı ilişkilerde tam tersi olur. Kötü dönemlerin ardından gelen ilgi, yakınlık ve sıcaklık, kişinin ilişkiye daha fazla bağlanmasına neden olabilir. Dutton ve Painter'ın (1993) çalışması da özellikle kötü muamele ile sevgi ve ilginin dönüşümlü yaşandığı ilişkilerde güçlü duygusal bağların oluşabileceğini öne sürmektedir.



İlişkideki İniş Çıkışlar Neden Beni Daha Çok Bağlıyor?



Bunun nedenlerinden biri belirsizliktir. İlişkinin kötü gittiği bir dönemin ardından partnerin aniden ilgili ve sıcak davranması büyük bir rahatlama yaratabilir. Kişi de zamanla "Belki yine eskisi gibi olur" düşüncesine tutunabilir. Böylece kötü dönemlere rağmen bir sonraki iyi dönemi beklemek, ilişkiden uzaklaşmayı zorlaştırabilir.

Burada önemli olan yalnızca iyi ve kötü anların yaşanması değildir. Güç dengesizliği ve kötü muamelenin aralıklı olması da bu bağın oluşmasında etkili olabilir. Dutton ve Painter'ın 75 kadınla yaptığı çalışmada, ilişkideki bazı dinamiklerin ayrılık sonrasında devam eden bağlılıkla güçlü biçimde ilişkili olduğu görülmüştür.

Bu durum bazen kişinin neden zarar gördüğü bir ilişkiye hâlâ özlem duyduğunu anlamasını zorlaştırabilir. Çünkü mantıken uzaklaşmak isterken duygusal olarak hâlâ güçlü bir bağ hissedebilir. Özellikle kötü bir dönemin ardından gelen beklenmedik yakınlık, ilişkinin düzelebileceğine dair umudu yeniden güçlendirebilir.

Bu yüzden "Madem bana iyi gelmiyor, neden hâlâ bu kadar bağlı hissediyorum?" sorusunun cevabı her zaman basit değildir. Bazen bağlılığı güçlendiren şey ilişkinin sürekli iyi olması değil, iyi ve kötü dönemlerin belirsiz şekilde birbirini takip etmesi olabilir. Bu örüntüyü fark etmek, kişinin yaşadığı çelişkili duyguları daha iyi anlamasına yardımcı olabilir.



Bu Döngü Aslında Nasıl İşliyor?



Bazı ilişkilerde aynı sorunların tekrar tekrar yaşandığı bir döngü oluşabilir. Bir dönem her şey çok iyi giderken kısa süre sonra eleştiri, soğukluk veya uzaklaşma başlayabilir. Tam ilişki bitecek gibi olduğunda ise yeniden ilgi ve yakınlık ortaya çıkabilir. Ameen ve arkadaşlarının (2025) değerlendirmesinde bu örüntü idealizasyon, değersizleştirme, terk etme ve yeniden yaklaşma aşamaları üzerinden ele alınmaktadır.

İdealizasyon döneminde kişi kendisini son derece özel ve değerli hissedebilir. Yoğun ilgi, yakınlık ve güzel sözler ilişkinin çok güçlü başladığı düşüncesini yaratabilir. Fakat zamanla bu davranışların yerini eleştiri, küçümseme veya mesafe alabilir. Bu dönem ise değersizleştirme olarak tanımlanır.

Ardından partner ilişkiden uzaklaşabilir veya ilişki tamamen bitebilir. Ancak bazı durumlarda bu ayrılık uzun sürmez. Yeniden mesaj atmak, pişmanlık göstermek veya eskisi gibi yoğun ilgi göstermeye başlamak yeniden yaklaşma sürecinin bir parçası olabilir. Kişi de ilişkinin gerçekten değiştiğini düşünerek bir şans daha vermek isteyebilir.

Asıl zorlayıcı olan, bu sürecin birden fazla kez tekrarlanabilmesidir. Her barışma döneminde "Bu sefer farklı olacak" düşüncesi yeniden ortaya çıkabilir. İyi dönemlerin ne zaman başlayıp biteceğinin belli olmaması ise kişinin zamanla kendisini sürekli tetikte hissetmesine yol açabilir.

Benzer ilişki örüntüleri yalnızca romantik ilişkilerde değil, arkadaşlık veya aile ilişkilerinde de görülebilir. Ancak her iniş çıkış yaşayan ilişkiyi bu döngüyle açıklamak ya da karşıdaki kişiyi yalnızca bu davranışlara bakarak "narsist" olarak tanımlamak doğru değildir. Burada daha önemli olan, kişinin etiketinden çok davranışların sürekli tekrarlanıp tekrarlanmadığına ve ilişkinin diğer kişi üzerinde nasıl bir etki bıraktığına bakmaktır.



Empatim Bu Durumu Neden Daha Da Zorlaştırıyor?



Empati, bazı ilişkilerde uzaklaşmayı beklenenden daha zor hale getirebilir. Çünkü karşınızdaki kişinin ne hissettiğini anlamak, davranışlarının arkasındaki nedenleri de sürekli düşünmenize yol açabilir. Effiong, Ibeagha ve Iorfa'nın (2022) 345 kadınla yaptığı araştırmada da empati ile travmatik bağlanma arasında bir ilişki olduğu görülmüştür.

Örneğin karşınızdaki kişinin zor bir çocukluk geçirdiğini veya geçmişte incindiğini bilmek, yaptığı şeylere farklı gözle bakmanıza neden olabilir. "Bunu bana zarar vermek için yapmıyor, kendisi de çok şey yaşamış" düşüncesi ortaya çıkabilir. Bu açıklama doğru olsa bile, zamanla kişinin kendi yaşadığı kırgınlığı geri plana atmasına yol açabilir.

Benzer şekilde duygusal empati güçlü olduğunda, karşı tarafın üzülme ihtimali bile ayrılma kararını zorlaştırabilir. Kişi ilişkinin kendisine zarar verdiğini fark ettiği halde "Onu yalnız bırakırsam ne olur?" veya "Belki biraz daha sabredersem değişir" diye düşünebilir. Böylece kendi ihtiyaçlarından çok karşı tarafın duygularına odaklanmaya başlayabilir.

Burada önemli bir ayrım var: Birinin neden böyle davrandığını anlamak, o davranışı kabul etmek zorunda olduğunuz anlamına gelmez. Geçmişte yaşanan zorluklar bazı davranışların nereden geldiğini açıklayabilir, ancak verilen zararı ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle sorun empatinin kendisi değildir. Asıl mesele, başkasına gösterilen anlayışın kişinin kendi sınırlarının önüne geçmeye başlamasıdır. Empatiyi tamamen bırakmak yerine, aynı anlayışı kendi ihtiyaçlarına ve yaşadığı duygulara da gösterebilmek daha dengeli bir yaklaşım olabilir.



Ayrıldıktan Sonra Bile Bağ Neden Hemen Kopmuyor?



Ayrıldıktan sonra bile bağın hemen kopmamasının nedeni, güçlü bir duygusal bağlanmanın, ilişkinin fiziksel olarak bitmesinden çok daha yavaş bir hızla çözülmesidir. Az önce bahsedilen araştırma, ilişkiden yeni ayrılmış kadınları hem ayrılığın hemen ardından hem de altı ay sonra tekrar değerlendirmiş ve altı ayın sonunda hissedilen bağlanmanın ortalama yalnızca %27 oranında azaldığını bulmuştur (Dutton ve Painter, 1993). Bu da bağın büyük bir kısmının altı ay sonra bile hâlâ varlığını sürdürdüğü anlamına gelir. Araştırmacılar, bu yavaş çözülmenin, kişinin özgüveni ve travma belirtileri üzerinde de benzer bir seyir izlediğini, yani duygusal iyileşmenin tüm boyutlarının paralel bir hızda ilerlediğini bulmuştur.

Bu yavaş çözülme süreci şu şekillerde deneyimlenebilir:

• Ayrılıktan haftalar sonra bile eski partnerle ilgili yoğun düşünceler yaşamak

• Bir mesaj ya da arama alındığında, aradan geçen zamana rağmen güçlü bir tepki hissetmek

• Kendini artık bitmiş olması gerekirdi diye eleştirmek, oysa bu süreç doğası gereği yavaş ilerler

• Zaman zaman ilişkiyi özlemek ile o ilişkiyi geri istemek arasındaki farkı ayırt etmekte zorlanmak

Bu veriler, ilişkiyi bitirdikten sonra hâlâ bir şeyler hissetmenin başarısızlık ya da zayıflık değil, iyi belgelenmiş ve beklenen bir sürecin parçası olduğunu gösteriyor. Sabır, bu noktada gerçek bir gerekliliktir. Araştırmacılar, bağlanmanın azalma hızının kişiden kişiye değiştiğini, ancak genel eğilimin doğrusal değil kademeli bir çözülme şeklinde ilerlediğini belirtmektedir; bu da bazı günlerin diğerlerinden çok daha zor hissedilmesinin tamamen beklenen bir durum olduğu anlamına gelir.



Yakınlarım Bu İlişkiyi Neden Anlamıyor?



Yakınlarınızın yaşadığınız ilişkiyi anlamakta zorlanması aslında şaşırtıcı değildir. Dışarıdan bakıldığında bazı şeyler çok daha basit görünebilir. Oysa ilişkinin içinde hem güzel hem de zorlayıcı dönemlerin olması, kişinin ne yaşadığını anlamasını ve bunu başkalarına anlatmasını zorlaştırabilir.

Day, Townsend ve Grenyer'ın (2022) narsistik özellikleri yüksek kişilerle yakın ilişkisi olan 436 kişiyle yaptığı araştırmada; kontrol, agresyon ve değersizleştirme gibi olumsuz davranışların yanında idealizasyonun da görülebildiği belirtilmiştir. Yani ilişki baştan sona kötü yaşanmayabilir. Tam tersine, bazı dönemlerde kişi kendisini oldukça değerli, sevilen ve özel hissedebilir.

Dışarıdan bakan biri çoğunlukla yaşanan tartışmaları, kırgınlıkları veya kötü davranışları duyar. Bu nedenle "Madem bu kadar mutsuzsun, neden ayrılmıyorsun?" diye düşünmesi kolaydır. Fakat ilişkinin iyi dönemlerini, aradaki güçlü bağı ve her şeyin düzeleceğine dair oluşan umudu aynı şekilde görmeyebilir.

Üstelik kişi yaşadıklarını çevresine her zaman tamamen anlatmayabilir. Kontrol veya sosyal çevreden uzaklaşma zaman içinde arkadaşlarla ve aileyle iletişimi azaltmış olabilir. Bazen de kişi anlatacaklarının küçümseneceğinden veya kendisine "Sadece ayrıl" denileceğinden çekinebilir.

Araştırmada katılımcılar arasında kaygı, depresif belirtiler ve bedensel yakınmaların da bildirildiği görülmüştür. Bu da böyle bir ilişkinin etkilerinin yalnızca ilişki sırasında yaşanan tartışmalarla sınırlı kalmayabileceğini düşündürmektedir.

Bu yüzden dışarıdan oldukça açık görünen bir durum, ilişkinin içindeki kişi için aynı derecede basit olmayabilir. Bir ilişkiyi yaşamak ile dışarıdan izlemek arasında önemli bir fark vardır. Yakınların çözümü kolay görmesi de çoğu zaman ilişkinin içinde yaşanan bütün süreci ve duygusal karmaşayı görememelerinden kaynaklanabilir.



Bu Bağı Yavaş Yavaş Nasıl Çözebilirim?



Bu bağı çözmek, tek bir kararla değil, küçük ve tekrarlanan adımlarla mümkün olan bir süreçtir. Yukarıdaki araştırmalar, bu sürecin neden zaman aldığını gösteriyor; bu bilgiyi kendinize karşı sabırlı olmak için bir gerekçe olarak kullanabilirsiniz. İyileşme, çoğu zaman doğrusal değil, iniş çıkışlı bir seyir izler; bazı günler diğerlerinden çok daha kolay hissedilebilir ve bu tamamen beklenen bir durumdur. Denenebilecek bazı somut adımlar şunlardır:

• İletişimi tamamen kesmek; bu, döngünün yeniden başlamasını önlemenin en etkili yollarından biridir

• Güvendiğiniz, yargılamayan bir kişiyle ya da bir terapistle düzenli olarak konuşmak

• İlişkideki iyi anları hatırladığınızda, bunun döngünün bir parçası olduğunu kendinize hatırlatmak

• Kendi empatinizi bir zayıflık değil, korunması gereken bir kaynak olarak yeniden çerçevelemek

• Gündelik hayatınızda yeni rutinler ve sosyal bağlantılar kurarak, zihninize alternatif odak noktaları sunmak

Yaşadığınız ilişki dinamiğinin altında yatan kişilik örüntüsünü daha yakından tanımak isterseniz, daha fazla bilgi almak için 1001Terapist sitesindeki Narsist Ne Demek? başlıklı yazıya bakabilirsiniz; bu bilgi, yaşadıklarınızı isimlendirmenize ve kendinize karşı daha şefkatli olmanıza yardımcı olabilir. Bu süreç yalnız yürünmesi gereken bir yol değildir; profesyonel destek, iyileşmeyi önemli ölçüde hızlandırabilir. Kendinize karşı sabırlı olmak, bu iyileşme sürecinin belki de en önemli ve en çok ihmal edilen parçasıdır; bağın çözülmesi zaman aldığı gibi, bu zamana saygı duymak da iyileşmenin bir parçasıdır.



Sıkça Sorulan Sorular



Narsistik bir ilişkiden ayrılmak neden bu kadar uzun sürüyor?
Araştırmalar, güçlü duygusal bağların aralıklı kötü muamele ile sıcaklık dönemlerinin dönüşümlü yaşandığı ilişkilerde oluştuğunu gösteriyor. Bu bağlar, sürekli tutarlı davranış sergilenen ilişkilerdekinden daha güçlü olabilir. Ayrılık sonrası bile bu bağın tamamen çözülmesi aylar alabilir; bu tamamen normal ve beklenen bir süreçtir.

Hâlâ eski partnerimi özlemem, onu hâlâ sevdiğim anlamına mı gelir?
Mutlaka değil. Araştırmalar, ayrılık sonrası hissedilen bağlanmanın altı ayda ortalama sadece %27 azaldığını gösteriyor; bu, güçlü bir duygusal alışkanlığın ve travmatik bağın devam ettiği anlamına gelebilir, mutlaka gerçek bir aşkın sürdüğü anlamına gelmez ve zamanla giderek daha da azalır, kaybolur.

Empatili olmam bu ilişkide beni daha mı savunmasız yaptı?
Araştırmalar, yüksek empatinin travmatik bağı güçlendirebileceğini gösteriyor; çünkü karşı tarafın acısını gerçek hissetmek, ayrılma kararını duygusal olarak zorlaştırır. Bu bir zayıflık değildir; empatinizin, belirli bir dinamik içinde istismar edilmiş olabileceği anlamına gelir, hiç utanılacak ya da kendinizi suçlayacak bir durum değildir.

Neden bu ilişkiye geri dönme isteği duyuyorum?
Bu, idealizasyon-değersizleştirme-terk etme-yeniden yaklaşma döngüsünün doğal bir sonucu olabilir. İyi anıların hatırlanması, kötü dönemlerin etkisini geçici olarak azaltabilir. Bu isteği fark etmek ve döngünün bir parçası olduğunu anlamak, ona zamanla direnmeyi kolaylaştırabilir ve gücünü giderek belirgin şekilde azaltıp yok edebilir.

Ne zaman profesyonel destek almalıyım?
Ayrılık sonrası düşünceler haftalar sonra da yoğun şekilde sürüyor, günlük yaşamı ciddi şekilde etkiliyor ya da ilişkiye geri dönme isteği çok güçlüyse, bir terapistle çalışmak faydalı olabilir. Erken destek, bu bağın çözülme sürecini önemli ölçüde hızlandırabilir ve süreci çok daha az acı verici hale getirebilir.



Kaynakça


Dutton, D. G., & Painter, S. (1993). Emotional attachments in abusive relationships: A test of traumatic bonding theory. Violence and Victims, 8(2), 105–120. https://doi.org/10.1891/0886-6708.8.2.105

Day, N. J. S., Townsend, M. L., & Grenyer, B. F. S. (2022). Pathological narcissism: An analysis of interpersonal dysfunction within intimate relationships. Personality and Mental Health, 16(3), 204–216. https://doi.org/10.1002/pmh.1532

Ameen, S., Chandran, S., Chatterjee, R., Chatterjee, S., & Sarkhel, S. (2025). Narcissistic abuse cycle deserves clinical and research attention. Indian Journal of Psychological Medicine. https://doi.org/10.1177/02537176251406477

Effiong, J. E., Ibeagha, P. N., & Iorfa, S. K. (2022). Traumatic bonding in victims of intimate partner violence is intensified via empathy. Journal of Social and Personal Relationships, 39(12), 3619–3637. https://doi.org/10.1177/02654075221106237

Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklanırken, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında adli kontrol kararı verildi

09.10.2026 22:00:00
İHA
 
Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı
Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında gazeteciler hakkında yürütülen adli işlemler tamamlandı.

Soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklanırken, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi

Mersin'de yaşadığı apartmanın 14. katından düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Atilla Taş'ın 34 yaşındaki kızı Sezen Taş, düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi

09.10.2026 17:33:00
AA
 
Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi
Atilla Taş'ın kızı toprağa verildi
Mersin'de bir sitedeki apartmanın 14. katından düşmesi sonucu hayatını kaybeden şarkıcı Atilla Taş'ın kızının cenazesi toprağa verildi.

Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgundaki işlemleri tamamlanan 34 yaşındaki Sezen Taş'ın naaşı, cenaze nakil aracıyla Mezitli Mezarlığı'na getirildi.

Taş'ın naaşı, öğle namazına müteakip kılınan namazın ardından mezarlıkta defnedildi.

Cenaze törenine Taş'ın babası Atilla Taş, annesi İlkay Sarıköse ve aile yakınlar ile vatandaşlar katıldı.

Erdemli ilçesi Çeşmeli Mahallesi'ndeki sitede yaşayan 2 çocuk annesi Sezen Taş, dün ikamet ettiği apartmanın 14. katındaki daireden düşmesi sonucu hayatını kaybetmişti.

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı

09.10.2026 14:15:00
AA
 
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı.

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen AKINCI TİHA, yerli ve milli alt sistemler ile mühimmatların entegrasyonu sayesinde kabiliyetlerini geliştirmeye devam ediyor.

Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ'da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden kalkış yapan AKINCI'da, ASELSAN tarafından tamamen yerli bileşenlerle geliştirilen MGK ile ROKETSAN ve STM'nin ortak geliştirdiği Alpagut mühimmatları yer aldı. Saros Körfezi'nde gerçekleştirilen atış testinde belirlenen hedef, MGK ile tam isabetle imha edildi. AKINCI, testin başarıyla tamamlanmasının ardından Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'ne sorunsuz şekilde geri döndü.

Yüksek hassasiyet ve uzun menzil
ASELSAN'ın özgün mühendislik gücüyle geliştirdiği MORFOZ Kanatlı Güdüm Kiti, bombayı güdümlü mühimmata dönüştürerek kritik hedeflerin yüksek hassasiyetle vurulmasını sağlıyor.

Açılır kanat yardımı ile uzun menzil yeteneğine sahip olan kit, her türlü hava şartında görev yapabilme, GNSS karıştırmasına karşı dayanıklılık ve seçilebilir vuruş açısı ve bütünleşik ANS/KKS tabanlı olma özellikleriyle öne çıkıyor.

Milli mühimmat çeşitliliği stratejik güç katıyor
Geliştirme ve entegrasyon faaliyetleri kapsamında bugüne kadar AKINCI TİHA'ya MAM-L, MAM-T, TOLUN, TEBER, ÇAKIR, SUNGUR ve LAÇİN gibi pek çok milli mühimmat başarıyla entegre edildi. Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip olan mühimmat yelpazesi, AKINCI'ya çeşitli hedef türlerine karşı etkin bir taarruz kabiliyeti kazandırıyor.

Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış

İstanbul'da uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 95 şüpheliden 62'si adliyeye sevk edildi

09.10.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış
Uluslararası şebeke İstanbul’u dolandırıcılık üssü yapmış
İstanbul'da uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 95 şüpheliden 62'si adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 32'sinin sınır dışı edildiği, bir kişinin ise serbest bırakıldığı öğrenildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uluslararası yatırım dolandırıcılığı yapan suç şebekelerine yönelik geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından, şebeke üyelerinin dolandırıcılık faaliyetlerini organize etmek amacıyla Beyoğlu ve Şişli ilçelerinde iki ayrı çağrı merkezi kurduğu belirlendi.

Eş zamanlı baskında 95 gözaltı



Suç faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve delillerin eksiksiz toplanması amacıyla düğmeye basan siber polisi, tespit edilen her iki adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonda, şebeke üyesi olduğu değerlendirilen 95 şüpheli şahıs kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler adliyeye sevk edildi



Gözaltına alınan şüphelilerden 62'si, sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne getirildi. Sağlık kontrollerinin tamamlanmasının ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. Diğer şüphelilerden 32'sinin sınır dışı edildiği, bir kişinin ise serbest bırakıldığı öğrenildi.

Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi

Gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı, fon soruşturması kapsamında "kamuoyunu yanıltıcı" açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınmalarının ardından adliyeye sevk edildi

09.10.2026 11:56:00
İHA
 
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç adliyeye sevk edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç, soruşturmaya ilişkin kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalarda bulundukları gerekçesiyle şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı.

Soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Gözaltına alınan Sevinç ve Balcı, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı hayatını kaybetti. Ayrancı'nın yaşamına son verdiği öğrenilirken olayla ilgili soruşturma başlatıldı

09.10.2026 11:20:00 / Güncelleme: 09.10.2026 11:47:27
Haber Merkezi
 
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı ölü bulundu
Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı'nın Gecek Termal Tesisleri'nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma sürerken olayın yaşandığı saatlere dair yeni iddialar gündeme geldi.

İhsan Ayrancı, Valiliğe tahsisli olduğu öne sürülen villaya İl Özel İdaresi'ne ait resmi araçla gitti. Bir süre sonra tesise gelen eşiyle aralarında tartışma yaşandığı ileri sürüldü. Ayrancı'nın tartışmanın ardından resmi araca giderek kendisine ait silahla yaşamına son verdiği iddia edildi.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA
Afyonkarahisar Valiliği, Ayrancı'nın vefatının ardından sosyal medya hesabından başsağlığı mesajı yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Vali Yardımcımız ve İl Özel İdaresi Genel Sekreterimiz Sayın İhsan Ayrancı, bu akşam saatlerinde vefat etmiştir. Merhum Vali Yardımcımız Sayın İhsan Ayrancı'ya Allah'tan rahmet; başta kıymetli ailesi ve yakınları olmak üzere çalışma arkadaşlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Konuyla ilgili adli ve idari tahkikat devam etmektedir"

Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen İhsan Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan adli ve idari soruşturma sürüyor.

VİLLA VE ARAÇTA İNCELEME
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ayrancı'nın cenazesi otopsi için Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş ve emniyet yetkilileri hastaneye giderken savcılık gözetiminde villa ve araçta inceleme yapıldı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma devam ediyor.

CENAZESİ AMASYA'YA GÖNDERİLECEK
İhsan Ayrancı için 9 Ekim Cuma günü Afyonkarahisar Valiliği önünde resmi tören düzenlenecek. Ardından cenazesi memleketi Amasya'ya gönderilecek. Ayrancı, 10 Ekim Cumartesi günü düzenlenecek cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlanacak.

İHSAN AYRANCI KİMDİR?
28 Temmuz 1980'de Amasya'nın Suluova ilçesinde doğdu. İlkokul öğrenimine Belçika'nın Antwerpen kentinde başladıktan sonra Tokat'ın Erbaa ilçesindeki Fevzi Çakmak İlköğretim Okulunda tamamladı. Ortaokulu Erbaa İmam Hatip Ortaokulunda, lise eğitimini ise Ankara'da bitirdi. Yükseköğrenimini 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olarak tamamladı.

2010 yılında Çorum Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare Amirliği Mesleğine adım attı, Şırnak Silopi'de Kaymakam refikliği, Kırşehir'de Mülkiye Teftiş stajını tamamladı. Çorum-Uğurludağ ilçesinde 6 ay süreyle Kaymakam Vekilliği yaptı. 1 yıl süreyle Almanya'nın Hamburg şehrinde Goethe Institut'te yabancı dil eğitimi aldı ve Alman Kamu Kurum ve kuruluşlarında Alman idari sistemi üzerine çalışmalar yaparak yurt dışı stajını tamamladı. Yurt dışı dönüşünde Edirne'nin Enez ilçesinde 4 ay süreyle Kaymakam Vekilliği, 2014-2016 yılları arasında Denizli Kale 2016-2018 yılları Çaykara Kaymakamlığı ve 2018-2021 yılları arasında Erzincan Vali Yardımcılığı görevini yaptı.

Adıyaman Gölbaşı Kaymakamlığı, Mut Kaymakamlığı görevlerinin ardından 2 Kasım 2024 itibaren Afyonkarahisar'da görev yapıyordu.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor

09.10.2026 11:04:00
Haber Merkezi
 
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bugün yapacağı kritik toplantıda önemli maddeleri oylamaya sunacak. Toplantıda hakemler dosyası, MHK'nin belirlenmesi ve Montella'nın geleceğinin masaya yatırılması bekleniyor.
'Hakemler dosyası" soruşturmasında Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında tutuklama kararı verilirken, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında ayrıca Süper Lig hakemi Yasin Kol ile yardımcı hakem Göktuğ Hazar Erel de tutuklanırken; bu gelişmelerin ardından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Yönetim Kurulu, olağanüstü seçim gündemiyle toplanma kararı almıştı.

Olağanüstü seçim kararı çıkacak mı?
Türk futbolu adına kritik önem taşıyan toplantı bugün saat 14.00'te başlayacak. TFF'nin Riva'daki genel merkezinde gerçekleştirilecek toplantıda TFF Yönetim Kurulu'nun 'olağanüstü seçim' kararı alabileceği öğrenildi.
TFF'nin gündeminde 3 kritik başlık olacak. Bu maddelerin oylaması sonrasında olağanüstü seçim ve Montella'nın geleceği de netleşecek.

Seçim gündemi. Olağanüstü seçim kararı
MHK: Başkan Ferhat Gündoğdu ile birlikte 5 ismin tutuklanmasının ardından yeni MHK belirlenecek
Vincenzo Montella: İtalyan teknik adamla yola devam edilip edilmeyeceği yönetimde oylamaya sunulacak.

Yönetimde istifalar yaşandı
Hakemlere yönelik soruşturma ve tutuklanmaların ardından Türkiye Futbol Federasyonu'nda üst üste istifalar yaşandı. Amatör Futbol, Kadın Futbolu ve Engelli Futbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ural Aküzüm, Stratejik Planlama ve Gelişimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan ve son olarak TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yeğeni, TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz istifa etti.
Tutuklanmasının ardından MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu da Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı görevinden istifa etmişti. Öte yandan MHK VAR Koordinatörü olarak görev yapan Yaşar Kemal Uğurlu da istifa kararı almıştı.

'Arap Emrah' suç örgütüne operasyon: 34 gözaltı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kamuoyunda "Arap Emrah" lakabıyla bilinen Emrah Sever'in liderliğindeki silahlı suç örgütüne yönelik 8 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 34 şüpheli gözaltına alındı

09.10.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
'Arap Emrah' suç örgütüne operasyon: 34 gözaltı
'Arap Emrah' suç örgütüne operasyon: 34 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kamuoyunda "Arap Emrah" lakabıyla bilinen Emrah Sever'in liderliğindeki silahlı suç örgütüne yönelik 8 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 34 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 3 ruhsatsız tabanca, 1 pompalı tüfek, çok sayıda fişek ve 272 bin lira nakit para ele geçirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, Emrah Sever Çıkar Amaçlı, Silahlı ve Organize Suç Örgütü'ne yönelik çalışma başlatıldı. Başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucunda, örgütle bağlantılı olduğu tespit edilen toplam 52 şüpheliden 47'sinin yakalanması için harekete geçildi. Şüphelilerden 1'inin ceza infaz kurumunda, 4'ünün ise yurt dışında bulunduğu belirtildi.

8 ilde eş zamanlı operasyon



İstanbul, Ankara, Çanakkale, Kocaeli, Mardin, Muş, Tekirdağ ve Trabzon'da bugün düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 34 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda 3 ruhsatsız tabanca, 1 pompalı tüfek, farklı çaplarda çok sayıda fişek ve 272 bin lira nakit para ele geçirildi. Öte yandan suç örgütüne ait olduğu belirtilen 38 farklı sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmesi talep edildi. Soruşturmanın tüm yönleriyle sürdüğü bildirildi.

DİYARBAKIR’DA 2 TON 200 KİLO ESRAR YAKALANDI!

Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde düzenlenen operasyonda 2 ton 200 kilogram esrar ele geçirildi, 3 şüpheli tutuklandı

09.10.2026 10:20:00
Haber Merkezi
 
DİYARBAKIR’DA 2 TON 200 KİLO ESRAR YAKALANDI!
DİYARBAKIR’DA 2 TON 200 KİLO ESRAR YAKALANDI!
Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde düzenlenen operasyonda 2 ton 200 kilogram esrar ele geçirildi, 3 şüpheli tutuklandı. Bakanlık, şüphelilerin uyuşturucu imalatı ve ticareti yaptığını açıkladı. Ancak uyuşturucunun nerede üretildiği, hangi pazara gönderileceği ve arkasındaki organizasyonun ne kadar geniş olduğu soruları yanıt bekliyor.

Türkiye'de uyuşturucuyla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonlara bir yenisi daha eklendi. Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği operasyonda 2 ton 200 kilogram esrar ele geçirildi. Uyuşturucu madde imalatı ve ticareti yaptıkları belirtilen 3 şüpheli tutuklandı. Operasyon, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda gerçekleştirildi.

UYUŞTURUCU TÜRKİYE'DE Mİ ÜRETİLDİ?

Operasyonun ardından kamuoyunun yanıtını beklediği en önemli sorulardan biri, ele geçirilen 2 ton 200 kilogram esrarın nerede üretildiği oldu.

Bakanlığın açıklamasında şüphelilerin uyuşturucu madde imalatı ve ticareti yaptığının tespit edildiği bildirildi. Ancak açıklanan bilgiler, ele geçirilen maddenin tamamının Diyarbakır'da üretildiğini veya yurt dışından Türkiye'ye getirildiğini kesin olarak ortaya koymuyor.

Uyuşturucunun üretim yeri, ham maddenin kaynağı, depolama ve dağıtım ağı ile bağlantılı kişiler soruşturmanın aydınlatılması gereken başlıkları arasında bulunuyor.

TÜRKİYE TÜKETİM PAZARI MI, TRANSİT GÜZERGÂH MI?

Bir diğer önemli soru da ele geçirilen uyuşturucunun Türkiye'de satılmak üzere mi hazırlandığı, yoksa başka ülkelere gönderilmek üzere mi depolandığı.

Bu konuda henüz kamuoyuna açıklanmış kesin bir bilgi bulunmuyor. Soruşturmanın, uyuşturucunun hedef pazarını ve varsa uluslararası bağlantılarını ortaya çıkarması gerekiyor.

Çünkü uyuşturucu ticaretiyle mücadele yalnızca sokak satıcılarının yakalanmasıyla sınırlı kalamaz. Üretim, finansman, depolama, nakliye ve dağıtım zincirinin tamamının açığa çıkarılması büyük önem taşıyor.

OPERASYONLAR VAR, PEKİ SORUN NEDEN BÜYÜYOR?

Güvenlik güçlerinin tonlarca uyuşturucu ele geçirmesi ve şüphelilerin tutuklanması önemli sonuçlar. Ancak her büyük operasyon, uyuşturucu sorununun boyutları ve mücadele yöntemlerinin etkinliği konusunda yeni soruları da beraberinde getiriyor.

Uyuşturucu maddeler hangi kanallardan piyasaya sürülüyor? Bu ticareti finanse edenler kimler? Gençleri uyuşturucuya yönelten sosyal ve ekonomik koşullarla nasıl mücadele ediliyor? Bağımlıların tedaviye erişimi yeterli mi? Suç gelirlerine ve organizasyonların mali kaynaklarına yönelik takip ne ölçüde etkili?

Bu soruların yanıtları, mücadelenin yalnızca yakalama ve tutuklama rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor.

ASIL HEDEF ORGANİZASYONUN TAMAMI OLMALI

Uyuşturucuyla mücadelede kalıcı başarı için üretim ve dağıtım ağlarının ortaya çıkarılması, suç gelirlerinin izlenmesi, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, önleyici eğitim çalışmalarının yaygınlaştırılması ve bağımlılık tedavisinin erişilebilir olması gerekiyor.

Diyarbakır'da ele geçirilen 2 ton 200 kilogram esrar, önemli bir operasyonun sonucu. Ancak kamuoyunun beklentisi, yalnızca ele geçirilen miktarın açıklanması değil; uyuşturucunun kaynağının, hedefinin ve ticaret ağının da ortaya çıkarılması.

Türkiye'nin yanıt bekleyen sorusu şu: Tonlarca uyuşturucu yakalanırken bu ticareti besleyen üretim ve dağıtım ağları nasıl çalışıyor ve bu ağların tamamını ortadan kaldırmak için hangi sonuçlar alınıyor?

Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü

Mersin'de apartmanın 14. katından düşen kadın öldü. Hayatını kaybeden Sezen Taş'ın, şarkıcı Atilla Taş'ın kızı olduğu belirtildi

08.10.2026 20:50:00 / Güncelleme: 08.10.2026 20:52:59
AA
 
Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü
Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü
Mersin'de bir sitedeki apartmanın 14. katından düşen kadın yaşamını yitirdi.

Erdemli ilçesi Çeşmeli Mahallesi'ndeki bir sitede bulunan apartmanın 14. katından bir kadın düştü.

İhbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde Sezen Taş'ın hayatını kaybettiğini belirledi.

Sezen Taş'ın cenazesi, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı.

Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.

Sezen Taş'ın şarkıcı Atilla Taş'ın kızı olduğu belirtildi.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.