logo
15 EKİM 2026

Boğazda tanker protestosu

17.09.2001 00:00:00
 
Doğa Savaşçıları Çevre Örgütü üyeleri, tehlikeli madde taşıyan tankerlerin boğazlardan geçişini protesto etti.

Beşiktaş İskelesi'nde toplanan çevreciler, "Boğazlarda tehlikeli yük ve nükleer atık taşıyan gemileri istemiyoruz" yazılı bir pankart açarak, sloganlar attı. Başlarında kask bulunan grup adına bir basın açıklaması yapan DoğaSavaşçıları Çevre Örgütü Başkanı Zafer Murat Çetintaş, Mısır Çarşısı'nda "LPG tüpünün patlaması sonucu 7 kişinin hayatını kaybettiğini" belirterek, "Yaklaşık 1 milyon sıkıştırılmış tüp taşıyan LPG yüklü bir geminin infilak etmesi halinde 25 kilometrelik alanda canlı kalmayacaktır" dedi. ABD'deki olayların ardından herhangi bir saldırı durumunda, bu gemilerin infilak etme ihtimalinin de düşünülmesi gerektiğini ifade eden Çetintaş, şunları söyledi:

"Bu nedenle, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Anayasa'nın 56. maddesi ve UNESCO kararlarına dayanarak, Türk boğazlarından LPG, petrol ve nükleer atık taşıyan gemilerin geçmesini istemiyoruz. Düşünebilen her insanı uyanmaya davet ediyoruz."

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de CICA Zirvesi'ne katılan Lavrov ve Fidan, ikili görüşme gerçekleştirdi

15.10.2026 14:05:00
Haber Merkezi
 
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de CICA Zirvesi'ne katılan Lavrov ve Fidan, ikili görüşme gerçekleştirdi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de düzenlenen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi marjında görüştü.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Lavrov ve Fidan arasındaki görüşmeden bir kare paylaştı.

İstanbul'daki barajların doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 arttı

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi

 

15.10.2026 10:50:00 / Güncelleme: 15.10.2026 10:51:12
Anadolu Ajansı
 
İstanbul'daki barajların doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 arttı
İstanbul'daki barajların doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 arttı

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentte önceki gün akşam saatlerinde başlayan ve dün etkisini artıran yağış barajlarda su seviyesinin yükselmesine neden oldu.

Kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 artarken, bugün itibarıyla ortalama doluluk oranı yüzde 45,22 olarak kaydedildi.

Su miktarı Istrancalar'da yüzde 84,2, Terkos'ta yüzde 34,64, Sazlıdere'de yüzde 27,47, Alibey'de yüzde 68,13, Büyükçekmece'de yüzde 29,02, Ömerli'de yüzde 62,17, Darlık'ta yüzde 67,74, Elmalı'da yüzde 100, Pabuçdere'de yüzde 3,41 ve Kazandere'de yüzde 8,28 olarak ölçüldü.

Melen'den 447,81 milyon, Yeşilçay'dan da 120,06 milyon metreküp olmak üzere bu yıl toplam 567,87 milyon metreküp su alındı.

İçme suyu arıtma tesislerinden bu yıl kente verilen su miktarı ise 908 milyon 6 bin metreküp olarak hesaplandı.

Barajlara bu yıl düşen yağış miktarı metrekare başına 837,7 kilogram oldu.

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken, su miktarı bugün itibarıyla 392,45 milyon metreküp olarak kaydedildi.

İstanbul'da günlük su tüketimi, dün itibarıyla 2 milyon 93 bin metreküp olarak ölçüldü.

Barajların son 10 yıldaki su seviyeleri

İSKİ istatistiklerine göre, 15 Ekim tarihli baraj doluluk oranları 2016'da yüzde 41,88, 2017'de yüzde 53,17, 2018'de yüzde 53,95, 2019'da yüzde 45,86, 2020'de yüzde 33,21, 2021'de yüzde 47,7, 2022'de yüzde 44,56, 2023'te yüzde 21,69, 2024'te yüzde 34,74, 2025'te yüzde 24,96 iken, bugünkü oran yüzde 45,22 olarak kayıtlara geçti. 

Adana'da okulda bıçaklı saldırı

Adana'da ortaokula giden bir kız öğrenci, "Sen benim dedikodumu yaptın" diyerek arkadaşını evden getirdiği ekmek bıçağıyla yaraladı

14.10.2026 18:15:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'da okulda bıçaklı saldırı
Adana'da okulda bıçaklı saldırı
Olay, merkez Seyhan ilçesine bağlı Gürselpaşa Mahallesi Aliye İzzet Begoviç Ortaokulu'nda meydana geldi. İddiaya göre, 6. sınıfa giden ismi öğrenilmeyen kız öğrenci ile aynı sınıfa giden ismi öğrenilemeyen kız arkadaşı arasında dedikodu tartışması çıktı.

Teneffüste arkadaşının yanına giden öğrenci, "Sen benim dedikodumu yaptın" diyerek evden çantasına koyup okula getirdiği ekmek bıçağıyla arkadaşını kolundan yaraladı. Diğer öğrencilerin durumu öğretmenlerine bildirmesi üzerine okula polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kolundan hafif yaralanan öğrenci, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı. Saldırgan öğrenci ise polis ekiplerince Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Olay nedeniyle okulda eğitim-öğretime 1 günlüğüne ara verildi.

Şarkıcı Alpay vefat etti

"Eylülde Gel", "Fabrika Kızı", "Kara Tren" ve "Ayrılık Rüzgarı" şarkılarıyla tanınan Türk pop ve romantik folk müziğinin usta isimlerinden, şarkıcı ve besteci Alpay, 91 yaşında vefat etti

14.10.2026 17:49:00 / Güncelleme: 14.10.2026 17:56:34
AA
 
Şarkıcı Alpay vefat etti
Şarkıcı Alpay vefat etti
"Eylülde Gel", "Fabrika Kızı" ve "Kara Tren" adlı eserleriyle hafızalarda yer edinen Alpay, 91 yaşında hayatını kaybetti.

Şarkıcı Bora Gencer, sosyal medya hesabından yaptığı "Alpay abime Allah'tan rahmet, sevenlerine ve ailesine sabırlar dilerim." paylaşımıyla sanatçının vefatını duyurdu.

Yarım asrı aşan sanat yaşamında romantik ezgileri, Türkçe aranjmanları ve kendine özgü yorumuyla Türk müziğinin önemli isimlerinden olan usta sanatçı, arkasında onlarca albüm ve unutulmaz eserler bıraktı.

Ahmet Alpay Nazikioğlu, 17 Temmuz 1935'te Ankara'da dünyaya geldi.

Babası TCDD'de bürokrat, annesi ise parti başkatibesi olarak görev yapan Alpay, ilk ve ortaöğrenimini Ankara'da tamamladıktan sonra Ankara Atatürk Lisesinden mezun oldu.

Gençlik yıllarında spora duyduğu merakla futbol dünyasına adım atan Alpay, Ankara Demirspor ve Gençlerbirliği kulüplerinde forma giydi.

Başarılı performansıyla Genç Milli Futbol Takımı'na kadar yükselen sanatçı, yükseköğrenimini ise Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamladı.

Hukuk eğitiminin ardından müzik tutkusunun peşinden giden Alpay, profesyonel müzik kariyerine 1960'lı yılların başında adım attı.



Unutulmaz ve özgün albümlere imza attı

Alpay, 1964'te kendi orkestrasını kurarak müzik çalışmalarını hızlandırdı. Kariyerinin ilk döneminde Fransız Chansonlarının ve İtalyan Napolitenlerinin Türkçe aranjmanlarını seslendiren sanatçı, İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca eserleri de yorumladı.

Romantik folk, rock ve Anadolu pop türlerinde deneysel çalışmalara imza atan sanatçı, dönemin yenilikçi gruplarından Üç Hürel ile ortak projelere imza attı.

Fecri Ebcioğlu gibi dönemin önemli müzik adamlarıyla yakın dostluklar kuran Alpay, 1964'te yayımladığı "Girl in My Town"ın ardından "Kirpiklerini Ok Ok Eyle", "Cennet Yolu", "7 Dilde Alpay", "Güven Parkı" ve "Aşk"ın da aralarında olduğu 25'i aşkın albümle müzikseverlerle buluştu.

Toplumsal olaylara duyarsız kalmayan sanatçı, eserlerinde aşk, ayrılık ve insan hikayelerini odağına aldı.

Türk pop müziğinin gelişim sürecinde köprü rolü üstlenen Alpay, "Eylülde Gel", "Fabrika Kızı", "Kara Tren", "Gitme" ve "Ayrılık Rüzgarı" şarkılarını farklı kuşaklara sevdirdi.

Sanatçı, Antalya'da tedavi gördüğü hastanede hayata veda etti.

TMSF kayyum atadı, suçlamalar ağır

Türkiye, medya dünyasını sarsan şok bir operasyonla güne uyandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen mali soruşturma kapsamında Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına şafak baskını düzenlendi. Şirket yönetimine TMSF kayyum olarak atanırken, kanalın canlı yayını kesilerek durduruldu. Soruşturma kapsamında aralarında kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu’nun da bulunduğu 17 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, 11 şüpheli yakalandı

14.10.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
TMSF kayyum atadı, suçlamalar ağır
TMSF kayyum atadı, suçlamalar ağır
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekipleri, 14 Ekim 2026 sabahı saat 05.30 sıralarında, Halk TV'nin Zeytinburnu'nda bulunan merkez binasına operasyon başlattı.

Çevik kuvvet ekiplerinin bina çevresinde yoğun güvenlik önlemleri aldığı ve binayı abluka altına aldığı operasyonda, çalışanların içeri girmesine izin verilmedi. Polis aramalarının ardından, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) heyeti yönetimi devraldı ve kanalın canlı yayın akışı kesilerek bant yayınına geçildi.


Suçlamalar ağır: Rüşvet, ihaleye fesat ve kara para aklama


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamada, soruşturmanın odağında Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'nun şirketleri ve finansal hareketleri yer alıyor. Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından işlem yapıldığı bildirildi.

Soruşturma dosyasında, Mahiroğlu'nun belediye ihaleleri üzerinden 14,4 milyon liralık rüşvet ağı kurduğu, şirketlerinin 30 milyar lirayı aşan işlem hacmine sahip olduğu ve gelir-servet uyumsuzluğu bulunduğu iddia edildi. Ayrıca yurt dışı döviz transferleri ve İBB dosyası kapsamında aranma kaydı bulunduğu belirtildi. 17 kişilik listeden 11 şüpheli (Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı, Süleyman Özen) gözaltına alınırken, Mahiroğlu dahil 4 kişinin yurt dışında olduğu kaydedildi.

İngiltere'den tepki gösteren Mahiroğlu, kanalı geri alacaklarını ifade etti. Özgür Özel, DEM Parti, TİP ve TGS gibi siyasi ve mesleki örgütler ise operasyonu ve kayyum kararını kınayarak basın özgürlüğüne vurgu yaptı. Polis incelemelerinin ardından personel binaya kısmen alınmaya başlandı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi

14.10.2026 10:40:00
Haber Merkezi
 
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi
Milli Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanan Piyade Uzman Çavuş Mustafa Aslan'ın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olduğunu duyurdu.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in şehit asker için yayımladığı taziye mesajına da yer verildi. Güler, mesajında şu ifadeleri kullandı:

"Pençe-Kilit operasyon bölgesinde görevli kahraman silah arkadaşımız, meydana gelen silah kazasında yaralanmış, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Kahraman şehidimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim."

Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı

Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı

14.10.2026 10:32:00
AA
 
 Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı
 Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı
Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği aktarıldı.

Bu kapsamda yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak Bustech Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin kurulmasını sağladığı kaydedilen açıklamada, Caferoğlu'nun şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşıldığı ifade edildi.

Açıklamada, dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait veya şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi.

MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruş olduğu belirtilen açıklamada, şüphelinin şahsi banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin 33 bin 88 kuruş para çıkışı gerçekleştiği belirlendiği bildirildi.

Ayrıca Mahiroğlu'nun yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferlerinin de incelemeye alındığı, ilgili finansal hareketlere ilişkin yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edildiği aktarılan açıklamada, Mahiroğlu'nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu, malvarlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğunun anlaşıldığı ifade edildi.

Açıklamada, diğer taraftan Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" suçundan aranma kaydının bulunduğu ve 10 Mart 2025'te yurt dışına çıkış yaptığına ilişkin tespitler de olduğu belirtildi.

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon neticesinde 11 şüphelinin gözaltına alındığı bildirilen açıklamada, yapılan araştırmalarda şüphelilerden 4'ünün yurt dışında bulunduğu, 1'inin ceza infaz kurumunda olduğunun tespit edildiği, 1 şüphelinin ise yakalama çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.

Açıklamada, şüpheli Mahiroğlu'nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulduğu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atanmasına karar verildiği aktarıldı.

Soruşturma kapsamında, şüpheliler Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı ve Süleyman Özen'in gözaltına alındığı öğrenildi.

Şüpheliler Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan, Mehmet Necati Yağcı ve Sevim Kul'un yurt dışında olduğu bilgisine ulaşılan soruşturmada, şüpheli Doruk Bulut'un ise başka suçtan cezaevinde, şüpheli Fatih Yadoğlu'nun ise firari olduğu belirlendi.

Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu

Halk TV’nin İstanbul’daki binasına sabah saatlerinde polis ekipleri girdi. Kanalın yayınını durdurduğu açıklanırken, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu kanala kayyım atandığını duyurdu

14.10.2026 09:30:00
Haber Merkezi
 
Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu
Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu
Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu, yayın yönetmeni Suat Toktaş'ın kayyım heyeti başkanıyla yaptığı görüşmenin sonuçsuz kaldığını açıkladı.
 
Özgür Özel'den tepki
 
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV'ye yönelik polis baskını ve kayyım atandığı yönündeki açıklamaya tepki gösterdi. Özel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ekonomik kriz, geçim sıkıntısı ve adaletsizliklerin gündemde olduğu bir dönemde baskının gerçekleştiğini belirten Özel, açıklamasında fon krizine ve Türkiye'nin en büyük siyasi davalarından birinde savunmaların başlayacağı güne de dikkat çekti.
 
Özel, belediyelere kayyım atanmasını da hatırlatarak, milyonlarca kişinin izlediği Halk TV'nin de kayyım uygulamasıyla karşı karşıya bırakıldığını savundu.

Kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı: Saat 09.00'dan sonraya dikkat

İBB Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı AKOM Meteoroloji birimi, İstanbul genelinde şiddetli fırtına ve sağanak uyarısında bulundu

14.10.2026 08:30:00
Haber Merkezi
 
Kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı: Saat 09.00'dan sonraya dikkat
Kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı: Saat 09.00'dan sonraya dikkat
Dün gece saat 23.00'ten itibaren yağışlar etkisini artırdı, bugün ise sabah 09.00'dan itibaren kuvvetli fırtına ile birlikte sağanak geçişlerinin yaşanacağı öngörülüyor.
 
İstanbul başta olmak üzere ülkemizin tamamına yakın bölümünde Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava ve Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı sistemlerin etkili olması bekleniyor.
 

ŞİDDETLİ FIRTINA DA ETKİLİ OLACAK

 
Bugün sabah 09.00'dan itibaren aralıklı hamleler ile saatte 50-80 kilometre aralığında kuvvetli fırtına ile birlikte sağanak yağmur geçişlerinin yaşanacağı öngörülüyor.
 

METREKAREYE 40-70 KİLOGRAM ARASI YAĞIŞ

 
Perşembe öğle saatlerine (13.00) kadar fırtına ile birlikte görülmesi beklenen kuvvetli yağışlar nedeniyle Avrupa Yakası'nın kuzey ve orta ilçeleri (Çatalca, Arnavutköy, Eyüpsultan, Sarıyer, Başakşehir, Esenyurt, Büyükçekmece) ile Anadolu Yakası'nın doğu ilçelerinde (Maltepe, Kartal, Sultanbeyli, Pendik, Tuzla ve Şile) metrekareye 40-70 kilogram; diğer yerlerde ise 20-40 kilogram aralığında yağışların gözlemlenebileceği tahmin ediliyor.

ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?

Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi

13.10.2026 20:48:00
Haber Merkezi
 
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi.

Cumhuriyet'in ilanından 16 gün önce alınan bu karar, yalnızca bir yönetim merkezinin değiştirilmesi değil, Millî Mücadele'nin merkezinde şekillenen yeni devletin yönünün belirlenmesiydi. Peki, Mustafa Kemal Atatürk neden İstanbul yerine Ankara'yı tercih etti? Bu tarihî karar nasıl alındı?

Ankara'nın başkent oluşunun bugün 103'üncü yıl dönümü. Millî Mücadele yıllarında Anadolu'nun ortasında bir direniş merkezi olarak öne çıkan kent, 13 Ekim 1923'te resmen Türkiye'nin başkenti oldu. Karar, Cumhuriyet'in ilanına giden sürecin en önemli adımlarından biri olarak tarihe geçti.

MİLLÎ MÜCADELE'NİN MERKEZİ ANKARA OLDU

Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi. İstanbul'un işgal altındaki konumu ve Anadolu'daki bağımsızlık mücadelesinin yönetilmesi ihtiyacı, Ankara'yı öne çıkaran başlıca etkenler arasındaydı.

Anadolu'nun iç kesimlerinde bulunan Ankara, Batı Cephesi'ne ulaşım ve askerî gelişmelerin yönetimi bakımından stratejik bir konuma sahipti. Demir yolu bağlantısı da kentin önemini artırıyordu.

23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Ankara'da açılmasıyla kent, Millî Mücadele'nin siyasi ve idari merkezi hâline geldi. Kurtuluş Savaşı'nın sevk ve idaresine ilişkin önemli kararlar burada alındı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz'la zafere uzanan süreçte Ankara, yeni devletin yönetim merkezi olarak fiilen öne çıktı.

ATATÜRK NEDEN İSTANBUL'U DEĞİL ANKARA'YI SEÇTİ?



Ankara'nın başkent seçilmesinde coğrafi konumu, askerî güvenliği ve Millî Mücadele'de üstlendiği rol belirleyici oldu.

İstanbul, Osmanlı Devleti'nin yüzyıllardır yönetim merkeziydi. Ancak işgal yıllarında Boğazlar üzerindeki konumu ve dış müdahalelere açıklığı, yeni devletin yönetim merkezinin Anadolu'da kurulması düşüncesini güçlendirdi.

Ankara ise Anadolu'nun iç kesimlerinde yer alıyor, Batı Cephesi'ndeki gelişmelerin yönetilmesine imkân sağlıyor ve Millî Mücadele'nin siyasi merkezini temsil ediyordu. Böylece başkent tercihi, eski imparatorluğun merkezinden bağımsızlık mücadelesinin yürütüldüğü Anadolu'ya yönelişin simgesi oldu.

Atatürk, Nutuk'ta başkent seçimini anlatırken coğrafi durum ve askerî stratejinin önemini özellikle vurguladı. Başkentin belirlenmesiyle ülke içinde ve dışında süren belirsizliklerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Bütün düşünceler, yeni Türkiye Devleti'nin başkentinin Anadolu'da ve Ankara kenti olması gerektiğinde toplanıyordu. Devletin başkentini bir an önce saptayarak iç ve dış kararsızlıklara son vermek çok gerekli idi.'

ANKARA'NIN BAŞKENT OLMASI TARTIŞILDI

Ankara'nın başkent olması konusunda herkes aynı görüşte değildi. İstanbul'un tarihî ve ekonomik konumu nedeniyle başkent olarak kalmasını savunanlar vardı. Ankara'nın iklimi, ulaşım imkânları, mevcut tesisleri ve gelişme kapasitesi de tartışma konusu yapılıyordu.

İzmit'te 16-17 Ocak 1923'te gazetecilerle yaptığı görüşmede Atatürk, Ankara'nın başkent olması fikrini gündeme getirdi. Başkentlik tartışmaları 1923 boyunca basında ve siyasi çevrelerde devam etti.

Lozan Barış Antlaşması'nın ardından Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası alanda kabul görmesi ve işgal kuvvetlerinin İstanbul'dan çekilme sürecinin tamamlanmasıyla yeni devletin başkentinin hukuken belirlenmesi gündeme geldi.

9 EKİM'DE TEKLİF EDİLDİ, 13 EKİM'DE KABUL EDİLDİ

Ankara'nın başkent ilan edilmesine ilişkin kanun teklifi, dönemin Dışişleri Bakanı İsmet Paşa ve 14 milletvekili tarafından 9 Ekim 1923'te TBMM'ye sunuldu.

Teklif, 13 Ekim 1923'te Meclis'te kabul edildi. Kanunun tek maddesinde şu hüküm yer aldı:

"Türkiye Devleti'nin makarr-ı idaresi Ankara şehridir."

Bu ifadeyle Ankara, Türkiye devletinin resmî yönetim merkezi oldu. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesine daha 16 gün vardı.

KÜÇÜK BİR ANADOLU KENTİNDEN CUMHURİYET'İN BAŞKENTİNE

Ankara, başkent seçildiği dönemde bugünkü görünümünden oldukça uzaktı. Kentin imkânları sınırlı, yapılaşması yetersizdi. Buna rağmen Millî Mücadele'nin karargâhı olması ve yeni devletin siyasi merkezini temsil etmesi, Ankara'yı diğer şehirlerden ayırdı.

20 Nisan 1924'te kabul edilen Anayasa'da da başkentin Ankara olduğu hükme bağlandı. Cumhuriyet döneminde kent, yeni yönetim kurumlarının kurulması ve şehir planlamasıyla giderek büyüdü.

13 Ekim 1923'te alınan karar, Ankara'nın yalnızca başkent olmasını değil, Millî Mücadele'nin merkezinde doğan yeni devletin yönetim anlayışının da simgeleşmesini sağladı. Ankara, 103 yıldır Türkiye'nin başkenti olmayı sürdürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.