logo
12 EKİM 2026

Borcumuz ne kadar?

29.09.2001 00:00:00
 
Konya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürü Orhan Toksöz, vatandaşların alınacak yangın önlemlerive itfaiye hizmetleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını, dikkatsiz ve ihmalkar davranışların önemli yangınlara neden olduğunu söyledi.

İtfaiye hizmetleri ücretsiz

Yangın olayı ile hiç karşılaşmayan vatandaşların, itfaiye hizmetlerini "ücretli" sandıklarını anlatan Tokgöz, yaşanan ilginç olayları şöyle anlattı: "110 numaralı yangın ihbar telefonunun bilinmemesine alıştık, ama daha garip olaylarla da karşılaşıyoruz. İtfaiye hizmetini ücretli zanneden bazı vatandaşlar, ev ya da işyerlerinde yangın çıktığında bize haber vermek yerine, kendi imkanlarıyla söndürmeye çalışıyorlar. Ancak, çoğu zaman yangının iyice yayılmasına ve önemli zararların oluşmasına neden olabiliyorlar. Ekiplerimiz, yangına müdahale edip söndürdükten sonra bizi arayarak "borcumuz ne kadar?" diyenler oluyor. Kenar mahallede yaşayanların yanı sıra kent merkezinde oturanlardan da, ne kadar ödeyeceklerini soranların çıkması bizi şaşırtıyor. Halbuki, itfaiye hizmetleri ücretsizdir. Bunun bilinmesini istiyoruz."

Baca temizliğine dikkat

Konya'da, bu yıl 8 ayda çıkan 412 yangından 187'sine söndürülmeyen sigara ve kibritin neden olduğuna işaret eden Tokgöz, "Çıkan yangınların sebepleri arasında sigara ve kibrit ilk sırada. Bu yüzden tiryakileri, "içtiğin sigarayı kül tablasında söndür" sloganı ile uyarıyoruz. Dalgın tiryakiler sigaralarını yanar halde bırakıp, başka işlere dalıyor. Daha sonra hem can hem de mal kaybına yol açabilecek yangınlar meydana geliyor" dedi.

Tokgöz, yaklaşan kış mevsimi nedeniyle dolu bacaların da yangına yol açabileceği uyarısında bulunarak, vatandaşların mutlaka baca temizliği yaptırmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

Şoförlerin ifadeleri ortaya çıktı

Manisa'nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin can verdiği, 27 kişinin ise yaralandığı tur otobüsü faciasına ilişkin gözaltına alınan 3 şoförün jandarmadaki ilk ifadeleri ortaya çıktı. Faciaya davetiye çıkaran dehşet anlarını anlatan otobüs sürücüsü, kavşağı kaçırdığı için otoyolda geri manevra yapmaya çalıştığını itiraf etti

12.10.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
Şoförlerin ifadeleri ortaya çıktı
Şoförlerin ifadeleri ortaya çıktı
Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar Gişeleri mevkisinde meydana gelen ve 11 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan feci kazanın ardından başlatılan adli soruşturma derinleşerek devam ediyor.

Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 3 cumhuriyet savcısının titizlikle yürüttüğü soruşturma kapsamında, hastanedeki tedavileri tamamlanan otobüs sürücüsü M.A., yedek şoför M.Y. ve tır (çekici) sürücüsü H.K. gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi.

Güvenlik kameralarına da yansıyan otoyoldaki tehlikeli geri manevra anlarının ardından, şüphelilerin jandarma komutanlığındaki ifadelerinde verdikleri detaylar kan dondurdu.

"Yolcular uyarınca emniyet şeridine girmeye çalıştım"

Bursa'dan Denizli'nin Pamukkale ilçesindeki kaplıcalara gitmek üzere yola çıkan ve direksiyonu Balıkesir'in Susurluk ilçesinde devralan ana şoför M.A., ifadesinde hatasını itiraf etti. Otoyolda sapağı kaçırdığını belirten sürücü, şu sözlerle kendini savundu:

"Seyir halindeyken yolcular dönmemiz gereken kavşağı kaçırdığımızı söyledi. Bunun üzerine panikledim ve yolu uzatmamak adına geri manevra yaparak emniyet şeridine girmeye çalıştım. Tam bu sırada arkadan gelen tır hızla çarptı. Her şey bir anda oldu."

Yedek şoför: "Kavşağın kaçtığını fark edip ayağa kalktım, ön koltuklara savruldum"

Aynı zamanda tur otobüsünün sahibi de olan yedek şoför M.Y., kaza anında direksiyon başında olmadığını, kazanın tamamen bir anlık dikkatsizlik ve hatalı karar sonucu yaşandığını belirtti:

"Kaza anında arka sıralardaki yolcu koltuklarından birinde oturuyordum. Sürücü arkadaşımın kavşağı kaçırdığını fark ettim ve ne olduğunu sormak için ayağa kalkıp ön tarafa doğru ilerlemeye başladım. Tam o esnada çok büyük bir çarpışma hissettim ve şiddetli darbeyle ön koltukların olduğu bölüme doğru savruldum."

Tır sürücüsü: "Sola manevra yapacak alanım kalmadı"

Otoyolda kendi şeridinde normal seyir hızıyla ilerlediğini iddia eden tır sürücüsü H.K. ise kazadan kaçmasının mümkün olmadığını savundu. Önünde aniden geri gelen devasa bir otobüsle karşılaştığını belirten H.K., ifadesinde şunları söyledi:

"Kendi şeridimde nizami bir şekilde ilerliyordum. Önümdeki tur otobüsünün geri geri geldiğini son anda fark edebildim. Çarpmamak için hemen sola manevra yapmaya çalıştım ancak otoyol trafiğinde ve o mesafe içinde sola kaçacak alanım, manevra yapacak vaktim kalmadı. Kurtaramayarak otobüse arkadan çarptım."

Faciadan kurtulan yolcu ihmali gözler önüne serdi

Kazada 75 yaşındaki eşi Mümine Eryılmaz'ı kaybeden ve kendisi de yaralı olarak Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde tedavi gören 76 yaşındaki Süleyman Eryılmaz, şoförün ifadesini doğrular nitelikte açıklamalarda bulundu. Gözyaşları içinde o dehşet anlarını anlatan Eryılmaz, "Akhisar'a geldiğimizde dönmemiz gereken yolu geçtiğimizi anladık. Şoför, yanındaki diğer görevliye 'yanlış yola gittin' diyerek sitem etti ve aracı sağa çekip geri geri gelmeye başladı. Yol uzamasın diye böyle bir risk aldılar. O sırada arkadan gelen tır büyük bir gürültüyle vurdu, sonrasını hatırlamıyorum" diyerek yaşanan büyük ihmali gözler önüne serdi.

Tur şirketinden "bireysel hata" açıklaması

Kazanın ardından kamuoyunda yükselen tepkiler üzerine My World Turizm şirketinden de yazılı bir savunma geldi. Firma yönetimi, söz konusu otobüsün ve sürücüsünün kaza öncesindeki son 5 gün boyunca istirahatte olduğunu ve herhangi bir taşımacılık faaliyetinde kullanılmadığını iddia ederek şunları kaydetti:

"Araç ve şoförümüz kaza öncesinde beş gün boyunca dinlendirilmiştir. Kazanın maalesef tamamen sürücünün o anki bireysel hatasından kaynaklandığını düşünüyoruz. Konuyla ilgili tüm dijital kayıtlar ve belgeler devletimizin adli birimlerine teslim edilmiştir."

Gözaltındaki 3 şoförün Akhisar Adliyesi'ndeki yargılanma süreçleri devam ederken, hastanede tedavisi süren 13 yaralının durumunun yakından takip edildiği bildirildi.

Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı

Güvenlik kaynakları, terör örgütü PKK/KCK'nın Irak'ın kuzeyindeki Metina'nın Baze bölgesinde bulunan 4 barınma alanını 8 Ekim'de boşalttığını bildirdi

 

12.10.2026 16:10:00
Anadolu Ajansı
 
Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı
Terör örgütü PKK, Irak'ın kuzeyindeki 4 kampı boşalttı

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, bölgedeki istikrarın sağlanması ve Türk-Kürt kardeşliğinin güçlendirilmesi amacıyla başlatılan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" vizyonu, kararlı ve tavizsiz bir şekilde sürdürülüyor.

Yürütülen bu çok boyutlu süreç, Türkiye'nin geleceği adına tarihi bir dönüm noktası teşkil ediyor.

PKK/KCK, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi'nin parçası olarak, Türkiye'nin güvenliği açısından çatışma riski bulunan barınma alanlarının boşaltılmasına yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında Irak'ın kuzeyinde Metina'nın Baze bölgesinde bulunan Hebat, Yajk, Sabri ve Sason barınma alanlarını 8 Ekim'de boşalttı.

Yaşanan bu gelişme, sürecin kararlılıkla devam ettiğinin bir göstergesi oldu.

PKK/KCK'nın tüm alanlardaki faaliyetlerinin sonlandırılması akabinde sürecin ilerleyen aşamalarında yasadan yararlanarak Türkiye'ye geri dönecek örgüt mensupları ile toplumsal uzlaşı sağlanması bekleniyor.

Eğitim, ekonomi gibi pek çok alanda yürütülecek bütünleşik programlarla PKK/KCK mensuplarının toplumla entegrasyonunun sağlanması hedefleniyor.

Söz konusu gelişmelerle Türkiye'nin iç barışının kalıcı olarak tesis edilmesinin sürdürüleceği belirtiliyor.

Güvenlik kaynakları, sürecin başarıya ulaşmasıyla Türk-Kürt kardeşliği temelinde toplumun tüm kesimlerinin el ele vererek, birlikte barış ve huzur içinde Türkiye'nin her köşesinde yaşamasının amaçlandığını belirtti.

Kaynaklar, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi ve bölgedeki istikrarın güçlendirilmesi misyonu çerçevesinde atılan her adımın milletin hak ettiği huzur dolu yarınların müjdecisi olacağını vurguladı. 

Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi

Çanakkale'de geçirdiği kalp krizi sonucu anjiyo olan ünlü komedyen Cem Yılmaz, ÇOMÜ hastanesine kontrole geldi

12.10.2026 14:13:00 / Güncelleme: 12.10.2026 14:16:11
İHA
 
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy köyündeki yazlık evinde 29 Ağustos Pazar günü kalp krizi geçirdi. Ayvacık Devlet Hastanesi'ndeki ilk müdahalesinin ardından Cem Yılmaz, ÇOMÜ Hastanesi'ne sevk edilerek burada anjiyo oldu.

Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından Cem Yılmaz'a el bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemi yapıldı. Operasyon sonrası sağlık durumu iyi olan Cem Yılmaz, 2 günlük takip süresini doldurdu.

Durumu stabil olan Cem Yılmaz, şikayeti olmadığı için ilaçları yazılarak 31 Ağustos günü saat 19.30 sıralarında taburcu oldu.



Cem Yılmaz Çanakkale'ye kontrole geldi

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, kontrol için ÇOMÜ hastaneye geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden hastane önünde çektiği fotoğrafı paylaşan Cem Yılmaz, hastane ve doktoru Prof. Dr. Ercan Akşit'i etiketledi.

Beylikdüzü'nde tır garajı kundaklandı: 4 araç küle döndü

İstanbul Beylikdüzü'ndeki bir tır garajı, kimliği belirsiz 3 şahıs tarafından kundaklandı. Olayda 4 araç küle dönerken şahısların araçlara yanıcı madde dökerek ateşe verdiği anlar kameraya yansıdı

12.10.2026 13:43:00 / Güncelleme: 12.10.2026 13:45:44
İHA
 
Beylikdüzü'nde tır garajı kundaklandı: 4 araç küle döndü
Beylikdüzü'nde tır garajı kundaklandı: 4 araç küle döndü
Olay, sabah saatlerinde Beylikdüzü Marmara Mahallesi'ndeki bir tır garajında yaşandı. Çok sayıda tırın alev alev yandığını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Servis ekiplerine bildirdi.

Gökyüzüne yükselen dumanlar çevre ilçelerden de görülürken, adrese gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında 4 tır kullanılamaz hale geldi.

Olayın ardından inceleme başlatan polis ekipleri yangının kundaklama dolayısıyla çıktığını tespit etti.



Tır garajına araçla gelen 3 şahsın, yanlarında getirdikleri yanıcı maddeyi araçlara dökerek ateşe verdiği öğrenildi.

Olayın ardından araçla kaçan şahısları ise yakalamak için polis ekipleri çalışma başlattı.

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması için DEM Parti’nin oylarına ihtiyaç duyması halinde, eşit vatandaşlık ve ana dilde eğitimin önünü açacak anayasal düzenlemeler için verilecek söze göre “duruma bakılabileceğini” söyledi

11.10.2026 19:07:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'ın adaylık sürecinde DEM Parti'nin oylarına ihtiyaç duyması halinde nasıl bir tavır alacakları sorulan Çandar, yeni anayasa kapsamında eşit vatandaşlık ve ana dilde eğitim konularında verilecek sözlerin belirleyici olabileceğini ifade etti.

Çandar, DEM Parti açısından Anayasa'nın 42. ve 66. maddelerinin önem taşıdığını belirterek, ana dilde eğitimin önündeki engelleri kaldıracak bir anayasa değişikliği sözü verilmesi halinde konunun değerlendirilebileceğini söyledi. Çandar, "Ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse dediğim gibi 42. ve 66. maddeler o zaman bakılır duruma" ifadelerini kullandı.

ÖCALAN'IN STATÜSÜ İÇİN SOMUT ADIM ÇAĞRISI
Çandar, Abdullah Öcalan'ın statüsüne ilişkin tartışmaların da somutlaşması gerektiğini belirtti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Öcalan'ın bir statüyle rol üstlenmesi gerektiğine yönelik açıklamalarını hatırlatan Çandar, bu konunun sürecin ilerleyişi açısından önem taşıdığını söyledi. Öcalan'ın süreçte üstleneceği rolün belirginleşmesi gerektiğini savunan Çandar, silah bırakma ve demokratik siyasete geçiş başlıklarının hayata geçirilmesi için yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Çandar'a göre, sürecin ilerlemesi kapsamında eski PKK mensuplarının Türkiye'ye dönüşü ve örgüt üyeliği nedeniyle cezaevinde bulunanların yasal düzenlemelerden yararlanması gibi konuların da ele alınması gerekiyor.

ERDOĞAN'IN ADAYLIĞINDA 42. VE 66. MADDE VURGUSU
Erdoğan'ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması için Meclis'te bir oylama yapılması ihtimalinde DEM Parti'nin destek verip vermeyeceği sorusunu yanıtlayan Çandar, öncelikle Erdoğan'ın adaylık ve seçim sürecinde DEM Parti oylarına ihtiyaç duyup duymayacağının netleşmesi gerektiğini söyledi.
Çandar, Erdoğan'ın hem adaylık sürecinde hem de seçimi kazanmak için DEM Parti'nin desteğine ihtiyaç duyması halinde yeni anayasa başlığının önem kazanacağını belirtti. DEM Parti açısından vatandaşlık tanımı ile ana dilde eğitim konularının temel başlıklar olduğunu kaydetti.

Çandar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Yani hiç o noktaya geldiği zaman iki şeyin cevabını bulmamız lazım. Bir, Erdoğan aritmetik olarak DEM Parti'ye ihtiyaç duyacak mı? Duymayacaksa sorun yok. O zaman zaten o aritmetikle seçim kararı alınabilir. Ama seçilmesi için Kürt oyuna ihtiyaç duyacak. Yine DEM Parti'ye ihtiyacı var demektir. Aritmetik için de DEM Parti'ye ihtiyaç duyar, seçim için de DEM Parti'ye ihtiyaç duyarsa, Erdoğan'ın en kuvvetle vurguladığı meclise açış konuşmasına bir hafta önce de iki şey çok ön plana çıktı konuşmasına. Bir süreç, "terörist Türkiye" diyor bundan dönüş yok, çok önemsiyor. İki, yeni anayasa diyor. Yeni anayasada bizim için, DEM Parti için 42. ve 66. maddeler, vatandaşlık tanımı, Kürtleri tamamıyla dışlayan ve Kürtlerin eşit vatandaşlığını yok eden bir anlamda vatandaşlık tanımı ve Kürtçeye ana dilde eğitim yani Kürtçe yazması gerekmiyor. Ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse dediğim gibi 42. ve 66. maddeler o zaman bakılır duruma"

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor. Çocuk hesaplarında bağımlılığa yol açan sonsuz kaydırma ve art arta gösterim olmayacak

11.10.2026 18:05:00 / Güncelleme: 11.10.2026 18:40:23
Haber Merkezi
 
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
Sosyal ağlarda çocukların korunmasına yönelik devrim niteliğindeki düzenleme yürürlüğe giriyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan "Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak ilan edildi.

Yönetmelikle birlikte sosyal ağ sağlayıcılarının sunduğu hizmetlere erişimde yaş doğrulaması, 15 yaşını doldurmuş çocuklara yönelik özel hizmet modelleri ve ebeveyn denetim mekanizmalarına ilişkin esaslar netleşti.

Yeni düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunamayacak. Hesap açılış talepleri sırasında yaş doğrulaması yapılacak ve 15 yaşın altında kaldığı tespit edilen çocukların üyelik talepleri doğrudan reddedilecek.

DOĞRULAMA E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILACAK
Sosyal ağlarda yaş beyanındaki manipülasyonların önüne geçmek amacıyla yaş doğrulama süreçleri e-Devlet Kapısı entegrasyonuyla yürütülecek. Kullanıcılar hesap oluştururken e-Devlet üzerinden üretilecek "yaş doğrulama belirteci" ile yaşlarını kanıtlayacak. Kimlik tespiti yerine yalnızca yaş eşiğinin doğrulanmasını sağlayacak bu yöntemde kişisel verilerin korunması esas alınacak.

15-18 YAŞ ARASINA "KORUMALI HESAP" DÖNEMİ
15 yaşını doldurmuş çocuk kullanıcılar için ise "ayrıştırılmış hizmet" modeli uygulanacak. Çocukların zihinsel ve duygusal gelişimlerini korumayı hedefleyen bu model kapsamında şu tedbirler varsayılan olarak devreye girecek:

Gizli profil: Çocuklara ait hesaplar varsayılan olarak gizli tutulacak.

Kısıtlı iletişim: Çocuklar yalnızca takip ettikleri hesaplardan doğrudan mesaj alabilecek.

Canlı yayın ve reklam yasağı: Çocuk hesaplarından canlı yayın açılmasına ve kişiselleştirilmiş reklam gösterilmesine izin verilmeyecek.

Listeler gizlenecek: Diğer kullanıcılar, çocuk hesaplarının takipçi ve takip edilen listelerini göremeyecek.

EBEVEYNLERE TAM KONTROL YETKİSİ
Yönetmelik, sosyal platformlara ebeveyn denetim araçları sunma zorunluluğu da getiriyor. Anne ve babalar, çocuklarının hesap ayarlarını uzaktan kontrol edebilecek, günlük kullanım sürelerine sınır koyabilecek ve uygulama içi ücretli işlemleri onaya bağlayabilecek.

MEVCUT HESAPLAR İÇİN 31 MART 2027 SON TARİH
1 Kasım itibarıyla yürürlüğe girecek olan yönetmelik kapsamında platformlara uyum süreci tanındı. Sosyal ağ sağlayıcılarının, mevcut kullanıcıların yaş doğrulama işlemlerini 31 Mart 2027 tarihine kadar tamamlaması gerekecek. Bu tarihe kadar yaşının 15'in altında olduğu belirlenen ya da doğrulama yapmayan kullanıcıların hesapları tamamen kapatılacak.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?

Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22’si tutuklandı

11.10.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı. Ev ve iş yerlerinde dijital materyaller, yasaklı yayınlar, ruhsatsız silahlar ve mühimmat ele geçirildi. Türkiye'nin yıllardır mücadele ettiği DEAŞ yapılanması, sınır güvenliği ve örgütün ülke içindeki bağlantılarıyla ilgili soruları yeniden gündeme getirdi.

Türkiye'de terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonlar sürüyor. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 6 Ekim'de Kahramanmaraş merkezli olarak İstanbul, Ankara, Konya, Zonguldak, Adana, Hatay ve Gaziantep'te eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı, 17'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

EV VE İŞ YERLERİNDEN SİLAH VE DOKÜMAN ÇIKTI



Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 117 dijital materyal, 117 yasaklı yayın ve doküman, 2 kurusıkı tabanca, 3 ruhsatsız tabanca, 9 av tüfeği, 6 tabanca şarjörü, 317 fişek, 78 kurusıkı tabanca fişeği, 201 av tüfeği fişeği ve 6 kesici alet ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin örgütle bağlantılarının ve faaliyetlerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Ancak ele geçirilen materyallerin niteliği ve şüphelilere yöneltilen suçlamaların ayrıntıları, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netleşecek.

BUGÜNE KADAR KAÇ DEAŞ ŞÜPHELİSİ YAKALANDI?



Türkiye'de DEAŞ'la mücadele kapsamında yıllardır çok sayıda operasyon düzenleniyor. Ancak bugüne kadar yakalanan bütün şüphelileri kapsayan, güncel ve tek bir resmî toplam sayı kamuya açık kaynaklarda doğrulanamıyor.

Bununla birlikte, açıklanan operasyon rakamları mücadelenin boyutunu ortaya koyuyor. İçişleri Bakanlığı, 13 Nisan 2026'da 56 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 525 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Bakanlığa göre şüphelilerin bir bölümünün geçmişte DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttüğü, bir bölümünün de örgüte finansal destek sağladığı tespit edildi. Yakalananlardan 88'i geri gönderme merkezlerine teslim edildi.

Bu rakamlar, yalnızca tek bir operasyon dalgasına ait. Dolayısıyla farklı tarihlerdeki operasyonların sonuçlarıyla birleştirilmeden, Türkiye'de bugüne kadar yakalanan toplam DEAŞ mensubu sayısı olarak sunulmamalı.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE'YE NASIL GİRDİ?

DEAŞ'ın Türkiye'deki varlığı, Suriye'de iç savaşın derinleştiği ve örgütün Irak ile Suriye'de geniş alanları kontrol ettiği yıllarda sınır aşan bir güvenlik sorununa dönüştü. Yabancı terörist savaşçılar, çatışma bölgelerine ulaşmak için farklı ülkelerden seyahat ederken Türkiye'yi bir geçiş güzergâhı olarak kullanmaya çalıştı. Türkiye'den bazı kişilerin de Suriye'ye geçerek örgüte katıldığı güvenlik soruşturmalarına yansıdı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, yabancı terörist savaşçıların ülkeye girişini önlemek amacıyla giriş yasakları uygulandığını, havalimanları ve otobüs terminallerinde risk analiz birimleri kurulduğunu ve yasa dışı yollarla ülkeye giren, terör örgütleriyle bağlantılı olduğundan şüphelenilen yabancıların tespit edilerek sınır dışı edildiğini bildiriyor. Bakanlık, 2011'den bu yana on binlerce kişiye giriş yasağı konulduğunu belirtiyor.

Sınır güvenliğinin yanı sıra örgütün insan devşirme, propaganda, finansman ve ülke içindeki bağlantıları da mücadelenin önemli başlıkları arasında bulunuyor. İnternet ve sosyal medya üzerinden propaganda, kişiler arası bağlantılar ve yasa dışı finansal ağlar, güvenlik birimlerinin takip ettiği alanlar arasında yer alıyor.

Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama

Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı

11.10.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı.

Suç ve suçlularla mücadele kapsamında, çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve örgüt mensuplarının yakalanması amacıyla Adana merkezli 11 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



Operasyon kapsamında 106 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 73'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 33 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi

Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi

11.10.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi.

Yunanistan'dan Türkiye'ye giriş yaparak İpsala Gümrük Sahası'na gelen bir minibüste Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan incelemede 65 kilo 112 gram skunk esrar cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'un dört ilçesinde uyuşturucu ticaretine yönelik düzenlenen operasyonda 57 kilo 300 gram skunk ele geçirildi, 4 şüpheli yakalandı

10.10.2026 12:29:00
İHA
 
İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında 9 Ekim'de Büyükçekmece, Başakşehir, Fatih ve Beylikdüzü ilçelerinde belirlenen 2 ikamet ve 2 araca operasyon düzenledi.

Adreslerde yapılan aramalarda 57 kilo 300 gram skunk ele geçirilirken, 4 şüpheli gözaltına alındı.

Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.