HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 15 AĞUSTOS 2022, PAZARTESİ

Boşa giden tesisler

02.07.2022 00:00:00

Bugün size bir memleket gerçeğinden bahsedeceğim.

Bir süredir üzerinde çalıştığım "Türk İzciliğinin Dünya İzciliği Üzerindeki Etkileri" konulu bir yazı var. Yazı olarak başladım, giderek roman oldu. Öyle bir iki sayfaya sığdıramıyorum. 

Türkiye'de gençlik yatırımlarının yapıldığı en önemli yıllar 1967-74 dönemidir. Bu yıllar; dünyada gençlerin bilinçlendirilmesi, gençlik olaylarının incelenerek çözüm önerilerinin tartışıldığı yıllardır. Türkiye'de 1968 yılında çıkartılan Türkiye İzcileri Yönetmeliği ile Türk gençliğine lokomotif görevi yapacak büyük bir gençlik organizasyonunun okul içi ve okul dışı çalışmalarının temeli atılmıştır. 67 vilayette köyden kente bütün okullarda her yaşa hizmet edecek izci gurupları kurulacak ve binlerce çocuk ve genç; yaz aylarında hem ülkeyi tanıyacak şekilde kamp ve beceri kurslarına katılacak, hem de bir aidiyet duygusu geliştirilecektir. Böylece ülkenin geleceğine hizmet edecek iyi insan ve iyi vatandaşlar yetiştirilmesine katkıda bulunulacaktır.

Milli bir teşkilatın oluşabilmesi için okullardaki öğretmenlere yüzlerce kurs açılır. İşleri organize edecek bir Genel Müdürlük oluşturulur. Yaz kampları için ilk başta 17 adet sabit, 35 adet seyyar kamp yeri düzenlenmesi gerçekleşir. Bu amaçla meskun mahal olarak bilinen araziler seçilir. Buralara bütün Avrupa'nın imrendiği gençlik ve izcilik kamp tesisleri yapılır.

Bu yatırımlar ve kararlar Avrupa gençlik örgütlerinde, özellikle de 24 milyon üyeye sahip Dünya İzcilik Bürosunda büyük bir hayret uyandırır. Avrupa da ses getirir. Türkiye'de gençlere verilen önemin göstergesi olur,  itibar sağlar. Uluslararası pek çok gençlik festivali ve izcilik organizasyonlarına Türkiye ev sahipliği yapar. Türkiye'de sadece bir dönemde ve ayni anda 35 bin genç yaz boyunca düzenlenen çalışmalara katılır. Sonunda o yıllarda azımsanmayacak bir sayıya ulaşılır. 150 bine yakın çocuk ve genç teşkilatlara katılır.

Ancak... 

Bu durum maalesef birilerinin hoşuna gitmez. Örneğin; bölücü örgütlerin gençler üzerindeki etkisi azalır. Çünkü yaşı gereği kolay kandırılabilecek, heyecana eğilimli, maceraperest gençleri bulmakta zorlanmaya başlarlar. Nurculukla uğraşan organizasyon ve tarikatlar, yaz aylarında ıssız köylerde yaptıkları kamp ve kuran kurslarına; ormanlarda yaptıkları toplantılara genç eleman bulmakta zorlanırlar. Partilerin alt gençlik gurupları zayıflar. Uyuşturucu tacirleri hedef aldıkları gençler için devletin karşı örgütlenmesini tehlikeli bulurlar. Seks tüccarları yeterince sermaye bulamayacakları endişesine kapılırlar. Porno fotoğraf ve film satışları düşer. 

Vatan ve millet öğeleri ön plana çıkmıştır. Bayrak sevgisi, vatan sevgisi, devlete bağlılık, üniformaya saygı gibi unsurlar değer kazanmıştır. Yaz kampları siyaset ve dini eğitim dışında gençlerin ihtiyaç duydukları aidiyet duygusunu, arkadaş guruplarını, eğlenceyi, macera isteğini karşılar hale gelmiştir. 

Kısacası bu tesislerde yapılan kamp ve kurslarda katılımcılara "Çocukluk ve gençlik anılarını inşa etme" fırsatı verilmiştir. Geleceğe güvenle bakacak, devletin birleştirici güç, milli eğitim temel ilkelerinin vazgeçilmez kurallar olduğunu, başkalarına yardımcı olmanın hazzını, ahlaki değerlerin önemini, milli ve manevi değerlerin neler olduğunu, Atatürk ilke ve inkılâplarını, bayrak sevgisini, gezip gördükleri vatan topraklarının ne kadar değerli olduğunu ve ne kadar güzel bir ülkede yaşadıklarını öğrenme fırsatını bulmuş, onu sevme duygusunu kazanmışlardır. 

Yurdun pek çok güzel köşesinde seyyar ve sabit izcilik ve gençlik tesisleri çoğalmış, organize guruplar, izciler, kampçılar, spor kulüpleri, yelkenciler, sualtıcılar, güreşçiler, atletler, yurt dışından gelen gençlik gurupları, halk oyunları ekipleri, halk eğitim merkezi kursiyerleri, deprem veya sel felaketine uğrayanlar, göçmenler bu tesislerden yararlanmışlardır. 

***

Ve bir sabah uyandığımızda Türkiye'deki bütün tesislerin kapatıldığı,  sahipsiz bırakıldığı, izciler dahil pek çok gençlik örgütünün lağvedildiği,  başsız kaldığı görülmüştür. Devlet memuru olan tesis görevlileri merkeze veya başka yerlere taşınmıştır. Merkezde bulunan daire başkanlığı kapatılmış, bazı önemli bilgi ve belgeler kaybolmuş, koskoca bir teşkilat arşivi kağıt fabrikasına gönderilerek yok olmuştur. 

Kimse farkında değil ama şimdi başıboş bırakılan bir kısım izcilik ve gençlik kamp tesisleri yeniden faaliyete geçmesin diye belediyeler eliyle yıkılmaya, yok edilmeye başlandı. Bir kısmını dini vakıflar tarafından kullanılıyor. 

Örneğin uzun yıllar Bursalı çocuk ve gençlere hizmet veren Gemlik Karacaali tesisi Gençlik ve Spor Bakanlığınca Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne verildi. Tesisi kendi anlayışına göre düzenleyen belediye, burayı birkaç senedir cemaat öğrencilerinin hafta sonu ve yaz aylarında tatil mekânı olarak kullandırıyor. 

Hasanağa tesisi ise yıkıldı. Sahil bandı Arap ülkelerine parmak ısırtacak düzeyde etrafı tesettüre sokularak dini bütün kadınlarımız için hanımlar plajı yapıldı. 

İzmir'in Buca ilçesindeki en popüler yerde bulunan Hasanağa bahçesindeki Atatürk İzcilik Eğitim Merkezi önce gençlik merkezi oldu, sonra İlçe Spor Müdürlüğü hizmet binasına çevrildi. Şimdi ise personel lojmanı yapılacak. 

Türkiye'nin ilk izcilik tesisi Bolu Aladağlar'da bulunuyor. Burası da Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından sporcu eğitim merkezine çevrildi. Gözden ırak güreş, halter, boks, yakın dövüşçüler için eğitim kampları yapılıyor. 

Bir zamanlar İsmet İnönü tarafından Genel Kurmayın savaş zamanı kullanması için ayrılmış olan Ankara Çam Koru İzcilik Merkezi ise başıboş bırakıldı. Yakılmayı bekliyor. 

Mersin Silifke Akkum'da, Kapızlı'da, İzmir Çeşme'de, Manisa Kırkağaç'ta, İstanbul Valede Bağı'nda, İskenderun Arsus'ta, Davutlar Kuşadası'nda, Çanakkale İntepe'de çocuk ve gençleri gerek birer doğasever yapacak, gerek deniz ve dağ izciliği eğitimi verilecek tesisler birer birer yok oluyor. 

Pek çok ilde eski köy okullarının İzci evi olarak kullanılması da memlekette izci kalmadığı için sona erdi. Ankara'da terkedilmiş köyün kenarındaki İzcilik okuluna da içindeki malzemeleri ile birlikte ilçe belediyesi el koyup, son izcileri kovaladı.

Gemlik'te ilk deniz izci çalışmalarının yapıldığı Gemlik Kayıkhanesi de yıkıldı, ranta kurban oldu.

30 yıl Uludağ'ın karlarına çocuk ve gençleri taşıyan, milli parkın dostu, yardımcısı ve proje ortağı olan Uludağ İzcilerinin Sarıalan ve Kirazlı yayla maceraları da sona erdi.  Kış aylarında izcilerin, yaz aylarında vatandaşın kullandıkları barakalar geceliği bilmem kaç liradan kiraya verilmek üzere özel bir işletmeye verildi. 

İnsanın gücüne gidiyor. Ne bir bayrak dalgalanıyor buralarda, ne de gençlerin kahkahaları ile çınlayan yerler yok artık. Hepsi birer birer yok olmaya, yıkılmaya, başka başka ellere teslim edilmeye başlandı.

Bir zamanlar devletin kıt imkânları ile inşa edilen ve "Avrupalıların bizi kıskandığı" tesislerimiz de, izcilerimiz de, izci liderlerimiz de yok artık. 

Bunların hesabını kim ve nasıl verecek doğrusu merak ediyorum.  

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Zehir gemisi… / 13.08.2022
- BİR SAĞLIK OCAĞI ÖYKÜSÜ / 09.08.2022
- Güle güle anne / 05.08.2022
- Bir yanıtın düşündürdükleri / 30.07.2022
- Kıbrıs’ın dağlarında… / 27.07.2022
- Geleceğin geçmişe borcu / 23.07.2022
- Edirne sokakları… / 19.07.2022
- Kültür ve özgürlük / 05.07.2022
- Boşa giden tesisler / 02.07.2022
- Hüseyin Baş’ın çilesi… / 01.07.2022
- Yere düşen para… / 29.06.2022
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

02.07.2021, 02.07.2020, 02.07.2019, 02.07.2018, 02.07.2017, 02.07.2016, 02.07.2015, 02.07.2014, 02.07.2013, 02.07.2012, 02.07.2011, 02.07.2010, 02.07.2009, 02.07.2008, 02.07.2007, 02.07.2006, 02.07.2005, 02.07.2004, 02.07.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.