logo
18 AĞUSTOS 2026

Brent petrolün varili 91,71 dolar

Brent petrolün varili uluslararası vadeli piyasalarda 91,71 dolardan işlem görüyor

 

18.08.2026 11:00:00
Anadolu Ajansı
 
Brent petrolün varili 91,71 dolar
Brent petrolün varili 91,71 dolar

Dün 91,21 dolara kadar yükselen Brent petrolün ekim vadeli varil fiyatı, günü 90,87 dolardan tamamladı.

Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.30 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,92 artarak 91,71 dolar oldu.

Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün ekim vadeli varil fiyatı da 84,65 dolar olarak belirlendi.

Fiyatlardaki yükselişte, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın sona erdirilmesine yönelik beklentilerin zayıflaması ve İran'ın saldırı odaklı bir askeri tutum benimseyeceğine ilişkin haber akışı etkili oldu.

ABD Başkanı Donald Trump dün Oval Ofis'te yaptığı açıklamada, süresi dolan 60 günlük çerçeve anlaşmayı uzatmak isteyip istemedikleri sorusuna "Hayır" yanıtını verdi. İran ile nihai bir anlaşmaya varıp varamayacakları yönündeki soru üzerine ise Trump, "Anlaşma yapmak istiyorlar ancak benim gerekli gördüğüm türde bir anlaşma yapmayacaklar." dedi.

ABD basınında dün ayrıca, üst düzey bir İranlı yetkilinin diplomatik çabaların sonuçsuz kalması halinde ülkenin savunma odaklı bir politika yerine saldırı odaklı bir politikaya yönelebileceğini söylediği iddia edildi.

Bu gelişmeler, bölgedeki çatışmanın derinleşerek küresel petrol arzı üzerindeki baskıyı artıracağı endişesini güçlendirdi.

Öte yandan, küresel petrol ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında deniz taşımacılığına ilişkin belirsizlik de fiyatların yukarı yönlü seyrini destekliyor.

Hürmüz Boğazı'nda gemilerin güvenli geçişine ilişkin endişeler artıyor. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) tarafından yapılan yazılı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda bir geminin makine dairesine bilinmeyen bir cismin isabet etmesi sonucu mürettebattan kayıplar yaşandığı belirtildi.

Dün İran medyasında yer alan haberlere göre, Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ait bir şirkete bağlı petrol tankeri Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında İran tarafından alıkonuldu.

Bölgede tansiyon yükselirken, Trump da Fox News'e verdiği röportajda, Hürmüz Boğazı'nda ABD'nin faaliyetlerini engellemesi halinde Umman'ı "bombalayacaklarını" ifade etti.

Kızıldeniz'de ise Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'a ait bir askeri çıkarma gemisi ile ona eşlik eden dört askeri botu balistik füzelerle hedef aldıklarını duyurdu.

Brent petrolde teknik olarak 95,25 doların direnç, 85,65 doların ise destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.

Yeni Parti Burdur İl Başkanı Barış Ayten tutuklandı

Yeni Parti Burdur İl Başkanı Barış Ayten, 3 Temmuz gecesi alkollü araç kullanırken kazaya karışması nedeniyle aldığı 7 ay hapis cezası ve daha önceki mükerrer suç dosyası çerçevesinde tutuklanarak cezaevine gönderildi

18.08.2026 12:09:00
İHA
 
Yeni Parti Burdur İl Başkanı Barış Ayten tutuklandı
Yeni Parti Burdur İl Başkanı Barış Ayten tutuklandı
Edinilen bilgiye göre olay, 3 Temmuz günü gece saatlerinde Burdur'da meydana geldi. Alkollü şekilde araç kullandığı sırada kazaya karışan Ayten, olayın ardından polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Polis ekiplerinin olayla ilgili işlemlerini tamamlamasının ardından Ayten, ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Ayten, savcılıkta verdiği ifadenin ardından serbest bırakıldı. Kazayla ilgili yürütülen adli süreçte Ayten hakkında 7 ay hapis cezası kararı verildi.

Öte yandan Ayten'in daha önce işlediği bir suç nedeniyle hakkında bulunan mükerrer dosya da adli süreçte yeniden gündeme geldi.

Hakkındaki 7 aylık hapis cezası ve mükerrer suç durumu çerçevesinde işlemleri gerçekleştirilen Ayten hakkında tutuklama kararı çıktı.

Ayten, dün akşam saatlerinde tutuklanarak cezaevine gönderildi.

‘Çerçeve yasa’ Resmi Gazete'de

7595 sayılı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun", Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasının ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Meclis Genel Kurulu'nda 467 kabul oyuyla yasalaşan tarihi düzenleme, PKK/KCK'nın silah bırakması şartıyla kademeli ceza ertelemelerini ve toplumsal bütünleşme adımlarını içeriyor

18.08.2026 10:40:00 / Güncelleme: 18.08.2026 10:42:13
Haber Merkezi
 
‘Çerçeve yasa’ Resmi Gazete'de
‘Çerçeve yasa’ Resmi Gazete'de
MHP lideri Devlet Bahçeli ve AK Parti'nin öncülüğünü yaptığı "Terörsüz Türkiye" süreci bir aşamayı daha geride bıraktı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un partiler arası mekik diplomasisi yürütmesiyle başlayan süreç, Meclis'te grubu bulunan birçok siyasi partinin katılımıyla Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kurulmasını sağladı. Haftalar boyu süren yoğun mesailerin ardından TBMM Genel Kurulu'nda 467 evet oyuyla kabul edildi ve onaylanmak üzere Cumhurbaşkanlığına gönderildi.

Yasayla birlikte "bundan sonra ne olacak?"

Kanunun yürürlük maddelerine göre, yasal mekanizmaların fiilen işletilebilmesi için iki kritik aşamanın tamamlanması zorunlu tutuluyor.

Birincisi, güvenlik birimleri, terör örgütünün fiili varlığına son verdiğini ve kontrolündeki tüm mühimmatı teslim ettiğini resmi olarak tespit edecek.

İkincisi ise güvenlik kurumlarının yaptığı bu tespit, Millî Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla onaylanacak. Bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte yasa resmen uygulamaya girmiş oldu ve örgüt üyeleri için 6 aylık başvuru süresi başladı.

Ceza ertelemeleri ve istisnalar

Kanun detaylarına göre düzenleme genel bir af niteliği taşımıyor; örgüt faaliyeti kapsamındaki belirli suçlara kademeli ertelemeler getiriyor.

Buna göre üst sınırı 15 yıl veya daha az olan suçlarda soruşturma ve infazlar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası gerektiren ağır suçlarda ise 10 yıl ertelenecek. Cezaevindekiler tahliye edilecek, dışarıdakilerin davaları askıya alınacak.

Erteleme süresi içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı derhal kaldırılacak ve yargılama kaldığı yerden devam edecek.

Kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenmiş müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları kapsam dışı bırakıldı. Bu yasal bariyer nedeniyle terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın yasadan faydalanması tamamen engellendi.

Kanundan faydalanan kişilere yönelik, haklarında verilen karara göre 2 ila 3 yıl arasında değişen siyaset yasağı uygulanacak.

Kurul 24 Ağustos'ta toplanıyor

Yasanın sahada uygulanmasını, takibini ve gözlem raporlarının oluşturulmasını yürütmek üzere üst düzey bürokratlardan oluşan bir kurul yetkilendirildi. Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma bakanları ile MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri'nin yer alacağı bu kurul, ilk toplantısını 24 Ağustos'ta gerçekleştirecek.

Eş zamanlı olarak TBMM Başkanlığı bünyesinde de süreci gözlemleyecek bir İzleme Komisyonu kurulacak. Sürecin başarıyla tamamlanması halinde ilerleyen dönemlerde Siyasi Partiler Yasası ve Terörle Mücadele Kanunu'nda yeni reform adımlarının atılması bekleniyor.

2026-YKS yerleştirme sonuçları açıklandı


 
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy,  üniveriste adaylarının yerleştirme sonuçlarına ÖSYM'nin 'ykssonuc.osym.gov.tr' adresinden erişebileceğini aktardı. Ersoy, "Bir programa kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri 24-28 Ağustos'ta, elektronik kayıtlar ise 24-26 Ağustos'ta yapılabilecek" dedi.

18.08.2026 09:28:00
Haber Merkezi
 
2026-YKS yerleştirme sonuçları açıklandı
2026-YKS yerleştirme sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarının "ykssonuc.osym.gov.tr" adresinden açıklandığını bildirdi.

Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: "Kıymetli adaylar, YKS tercih süreci tamamlandı, hayırlı olsun. Yükseköğretim programına yerleşen adaylarımızı tebrik ediyor, verimli bir eğitim süreci geçirmenizi diliyorum. Herhangi bir programa yerleşemeyen adaylarımız için ek tercih süreci yeni bir imkan olacaktır. Adaylar, yerleştirme sonuçlarına ÖSYM'nin 'ykssonuc.osym.gov.tr' adresinden erişebilecektir.

Kayıt işlemleri 24-28 Ağustos 2026 tarihleri arasında, elektronik kayıtlar ise 24-26 Ağustos 2026 tarihleri arasında yapılabilecektir. Sınava hazırlık sürecini özverili çalışmalarıyla geride bırakan adaylarımızı, adaylarımıza katkı sağlayan öğretmenlerimizi ve büyük fedakarlıklar yaparak adeta sınav sürecini adaylarla birlikte yaşayan ailelerimizi tebrik ediyorum."

Elektronik kayıtlar 24-26 Ağustos'ta yapılabilecek

ÖSYM'nin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, sınavın sonuçlarıyla adaylardan alınan tercihler doğrultusunda, 2026-YKS yükseköğretim programlarına merkezi yerleştirme işlemleri tamamlandı. Adaylar, yerleştirme sonuçlarına ÖSYM'nin "ykssonuc.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle erişebilecek. Yerleştirme Sonuç Belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek. 2026-YKS sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri 24-28 Ağustos'ta, elektronik kayıtlar ise 24-26 Ağustos'ta yapılabilecek.

Kayıt için adayların yerleştirildikleri yükseköğretim programının bağlı bulunduğu üniversiteye belirtilen süre içerisinde başvurmaları gerekecek.
Elektronik kayıt yapan adaylar, üniversiteleri tarafından duyurulan belgelere ve tarihe göre işlem yapacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü


 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü. Erdoğan görüşmede, Pakistan ve Suudi Arabistan ile birlikte imzalanan Ortak Savunma Anlaşması'yla bölgesel istikrar ve güvenliğin temini için güçlü bir duruş sergilendiğini ifade etti.
 

18.08.2026 01:40:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdoğan-Trump görüşmesinde, Türkiye-ABD ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ile ABD arasındaki gerilimde diplomasiden azami ölçüde istifade edilmesinin mühim olduğunu, görüşmelerin sürmesini temenni ettiklerini ve Türkiye'nin barış çabalarına destek vermeye devam edeceğini belirtti.

Görüşmede Erdoğan, Pakistan ve Suudi Arabistan ile birlikte imzalanan Ortak Savunma Anlaşması'yla bölgesel istikrar ve güvenliğin temini için güçlü bir duruş sergilediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze barış sürecinde ikinci aşamaya geçilmesinin hedeflendiği bir dönemde İsrail yönetiminin Filistinlileri hedef alan eylemlerinde artış yaşandığını belirterek, Türkiye olarak bölgede kalıcı barışa ve Gazze'nin yeniden imarı için atılacak adımlara destek vermeyi sürdüreceklerini vurguladı.

Üniversite okumanın anlamı kalmadı mı?


 
TÜİK verilerine göre lisans mezunlarının yüzde 43.3’ü öğrenim gördüğü alanın dışında kalan bir meslek grubunda çalışıyor.
 

18.08.2026 01:35:00
Hasan Gündoğdu
 
Üniversite okumanın anlamı kalmadı mı?
Üniversite okumanın anlamı kalmadı mı?

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih dönemi 10 Ağustos'ta sona erdi. Üniversite adayları yerleştirme sonuçlarını beklerken tercih ettikleri bölümlerin staj, mezuniyet sonrası iş olanakları, kariyer gelişimi ve ücret düzeyini de şimdiden değerlendiriyor.

Bir de hayatın gerçekleri var

Ancak TÜİK'in 2025 yılı Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri, alınan eğitim ile yapılan iş arasındaki uyumun sınırlı kaldığını gösteriyor. Buna göre ücretli çalışan (SGK 4/A) lisans mezunlarının yüzde 43.3'ü, ön lisans mezunlarının ise yüzde 49.2'si öğrenim gördükleri alanın dışında bir işte çalışıyor.

Avrupa'da durum farklı

Eurostat'ın açıkladığı 2024 verilerinde ise AB'de yükseköğretim mezunu olan 34 yaş altı grupta bu oran yüzde 31.9 seviyesinde. Öte yandan yine TÜİK verilerine göre diploma-kariyer uyumunun en yüksek olduğu üç alan sağlık (yüzde 80.4); iş, yönetim ve hukuk (yüzde 79.6) ve eğitim yani öğretmenlik (yüzde 64.8) olarak sıralanırken en düşük olduğu alan yüzde 7.8 ile sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon olarak öne çıktı.

Ortadoğu'da dört kritik ülkede büyükelçiler değişti


 
 
Türkiye'nin "haydut, cani ve vahşi devletler ABD/İsrail" ikilisinin İran'a yönelik saldırılarında ön cephe rolü biçilen Ürdün, Katar ve Kuveyt büyükelçileri değişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Tahran Büyükelçisi'ni de değiştirdi. 

18.08.2026 01:28:00
Haber Merkezi/AA
 
Ortadoğu'da dört kritik ülkede büyükelçiler değişti
Ortadoğu'da dört kritik ülkede büyükelçiler değişti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yapılan büyükelçi atamalarına ilişkin kararlar, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre, Türkiye'nin Doha Büyükelçiliğine, Türkiye'nin Amman Büyükelçisi Yakup Caymazoğlu, Türkiye'nin Amman Büyükelçiliğine İkili İlişkiler (Orta Doğu) Genel Müdür Yardımcısı Hakan Karaçay, Türkiye'nin Kuveyt Büyükelçiliğine Doğu Avrupa Genel Müdür Yardımcısı Can Oğuz, Türkiye'nin Kişinev (Moldova) Büyükelçiliğine İkili İlişkiler (Suriye) Genel Müdür Yardımcısı Nazmiye Başaran atandı.

Afrika'da da değişiklikler var

Ayrıca, Türkiye'nin Cibuti Büyükelçiliğine Dış Politika Danışma Kurulu Üyesi Hüseyin Özdemir, Türkiye'nin Tallin (Estonya) Büyükelçiliğine Havva Yonca Gündüz Özçeri, Türkiye'nin Kinşasa (Demokratik Kongo Cumhuriyeti) Büyükelçiliğine Batı Afrika Genel Müdür Yardımcısı Senem Güzel, Tahran (İran) Büyükelçiliğine TBMM Dış İlişkiler ve Protokol Başkanı Ahmet Aydın Doğan, Türkiye'nin Gaborone (Botsvana) Büyükelçiliğine Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Silahların Kontrolü ve Silahsızlanma Genel Müdür Yardımcısı Vesime Ela Beşkardeş Karagöl getirildi.

Öte yandan, Türkiye'nin Cibuti Büyükelçisi Erdal Sabri Ergen ile Türkiye'nin Montevideo (Uruguay) Büyükelçisi Tunca Özçuhadar merkeze alındı.

"Yeni nesil" suç örgütü soruşturmalarında şüphelilerin gayrimenkullerine el koyma kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 4 ayrı "yeni nesil" suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturmalarda, 4 örgüt elebaşı, 20 örgüt yöneticisi ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu toplam 818 şüphelinin menkul ve gayrimenkulleri ile şirket ortaklık paylarına, hak ve alacaklarına da el koyulması kararı verildi

18.08.2026 00:46:00
AA
 
"Yeni nesil" suç örgütü soruşturmalarında şüphelilerin gayrimenkullerine el koyma kararı
"Yeni nesil" suç örgütü soruşturmalarında şüphelilerin gayrimenkullerine el koyma kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Daltonlar, Barış Boyun, Gündoğmuşlar ve Şapkalılar suç örgütlerine yönelik yürütülen mali soruşturmalar devam ediyor.

Soruşturma kapsamında, bu örgütlerle bağlantılı olduğu değerlendirilen şüphelilerin tüm banka hesaplarına, kiralık kasalarına ve kripto varlıklarına el koyulmasının ardından yeni bir karar daha alındı.

Bu kapsamda tüm şüphelilerin menkul ve gayrimenkulleri ile şirket ortaklık paylarına, hak ve alacaklarına da el koyulduğu kaydedildi.

Böylece Daltonlar suç örgütüne yönelik soruşturmada, örgüt elebaşı Beratcan Gökdemir, yöneticiler Batın Can Gökdemir, Bünyamin Yıkar, Murat Küçükyavuz, Sinan Memi, Mustafa Aktürk, Ahmet Mustafa Timo ve Murat Özavşar ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 399 şüphelinin menkul ve gayrimenkulleri ile şirket ortaklık paylarına, hak ve alacaklarına el koyulmasına karar verildi.

Barış Boyun suç örgütüne ilişkin soruşturmada, örgüt elebaşı Barış Boyun, yöneticiler Tolga Gültepe, Taha Kutay Karasoy, Gurur İşinçelik, Efe Kantık ve Batuhan Karaca ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 281 şüpheli için de aynı karar alındı.

Gündoğmuşlar suç örgütüne yönelik soruşturmada, örgüt elebaşı Uğurcan Gündoğmuş, yöneticiler Şeyhmus Ergün, Murat Kuzucu, Furkan Kalıma, Ozan Cem Aksoy ve Umur Balkan Şit ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 69 şüpheli için menkul ve gayrimenkulleri ile şirket ortaklık paylarına, hak ve alacaklarına el koyulması kararı çıktı.

Aynı karar, Şapkalılar suç örgütü elebaşı Volkan Ramazan Ayhan, yönetici ve koordine edici konumda oldukları belirtilen Ataberk Taşkıran, Emre Kılıçkaya ve Diyar Altunkaynak ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 69 şüpheli için de verildi.

Bakan Gürlek, şüphelilerin banka hesapları ve kripto varlıklarına el koyulduğunu açıklamıştı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmaya ilişkin NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, milletin güvenliğini ve huzurunu hedef alan organize suç örgütleriyle mücadeleyi, yalnızca sahadaki unsurlarıyla değil, bu yapıları ayakta tutan finansal kaynaklarıyla da kararlılıkla sürdürdüklerini belirtmişti.

Bu kapsamda 22 Haziran'da tüm illerdeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına "Organize Suç Örgütleri ile Mücadele" konulu genelge gönderildiğini aktaran Gürlek, genelgeyle ortaya konulan "topyekun mücadele" anlayışında önemli bir adım daha atıldığını ifade etmişti.

Bakan Gürlek, açıklamasında şunları kaydetmişti:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, 4 ayrı yeni nesil suç örgütüne yönelik yürütülen mali soruşturmalar kapsamında 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulmuştur. Genelgemizde açıkça ortaya koyduğumuz üzere, örgütlerin suçtan elde ettikleri gelirleri kripto varlıklar, yasa dışı bahis, kumar ve benzeri yöntemlerle gizleme veya aklama girişimleri mali soruşturmalarla titizlikle takip edilmektedir. Suç örgütlerinin yalnızca insan kaynağını değil, finansal damarlarını da keseceğiz. Sokaktaki tetikçiden örgüt yöneticisine, azmettiriciden finansörüne, banka hesabından kripto varlığına kadar suç örgütlerinin tüm yapısını hedef almaya devam edeceğiz. Çocuklarımızı ve gençlerimizi suçun karanlık ağına çekmeye, esnafımızı ve vatandaşlarımızı tehdit etmeye, suçtan elde ettikleri gelirlerle güç devşirmeye çalışan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz." 

Avukatlar, çerçeve yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine taşınmasını istedi

Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu, YENİ Parti'yi, çerçeve yasayı iptali için Anayasa Mahkemesine taşımaya davet etti. Yayımlanan yazılı basın açıklamasında, "YENİ PARTİ grubunda bu kanuna 54 milletvekili "ret" oyu vermiştir. Dolayısıyla ortada hukuken kullanılabilecek somut ve son derece açık bir yol vardır. 54 milletvekili bu kanunun Anayasa'ya aykırı olduğunu düşünüyorsa bir araya gelerek grup kararı alması ve kanunu Anayasa Mahkemesine taşıması mümkündür" denildi  

17.08.2026 13:03:00 / Güncelleme: 17.08.2026 13:07:21
Haber Merkezi
 
Avukatlar, çerçeve yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine taşınmasını istedi
Avukatlar, çerçeve yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine taşınmasını istedi
Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu, yayımladıkları yazılı basın açılamasında çerçeve yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulması gerektiğini vurguladı. Avukatlar bunun için de YENİ Parti'ye çağrıda bulundular.

Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu Basın Açıklaması şöyle:

"Değerli Basın Mensupları, Türk Hukukçusu değerli meslektaşlarımız ve Büyük Türk Milleti. 

PKK'lı teröristleri affetme yasasına karşı tarihsel sorumluluklarının farkına varmaları, bir ulus devlet olan laik, sosyal ve hukuk devletimize karşı "etnik azınlık ırkçılığı" düşüncelerinin önünü açan bu çerçeve yasaya karşı Türk Milletinin yanında yer almaları gerektiği konusunda Ankara Barosu'nu ve Türkiye Barolar Birliği'ni 5 Ağustos tarihinde uyarmıştık. Ancak Anayasaya açıkça aykırılıklar taşıdığı kabul oyu veren milletvekillerince dahi sabit görülen bu kanuna karşı tek laf etmeyen bu iki kurum Avukatlık Kanunu'nun kendilerine yüklediği vazifeleri ihmal etmiş, bugün burada Türk Milliyetçisi Avukatlar olarak bu basın açıklamasını yapmamıza neden olmuşlardır. 

Ülkemizde 40 yılı aşkın süredir bölücü terör örgütlerinin saldırıları sonucunda binlerce vatandaşımız şehit olmuş, gazilerimiz çok ciddi bedensel zararlar görmüşlerdir. Kahraman gazilerimiz bugün hainler affedilmeye çalışılırken, dün yapılanlar bugün yokmuş gibi sayılırken Ankara Güvenpark'ta hak ettikleri konumu ve saygınlığı kazanmak için günlerdir nöbette beklemektedir.

Devletin birinci vazifesi terörü yok etmektir. Devlet terörle müzakere etmez. Devlet terör unsurlarıyla görüşmez. Devlet terör unsurlarını ancak teslim alır. Terör kahraman güvenlik güçlerimiz eliyle ezilip sindirilerek teslim alındıktan sonra, terör örgütüyle ilişkili kişilerin durumuyla ilgili düzenleme yapar. Böyle bir düzenlemenin temel amacı, olmazsa olmaz şartı "Türkiye Cumhuriyeti Devletinde ve Türk Ulusu varlığında bütünleşmedir". Böyle bir bütünleşmede olması gereken irade "Federasyon ve özerklik taleplerimizden vazgeçiyoruz, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve Türk Ulus Kimliğinin bir parçası olmayı kabul ediyoruz." olmalıdır. 

Yine böyle bir düzenlemede Türk ulus kimliği dışında etnik azınlık ırkçılığı fikriyle siyaset yapan bütün partiler yasaklanıp kapatılmalı, yine aynı amaçlarla faaliyet gösteren bütün sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerine son verilmeli ve yasaklanmalıdır. Terör örgütü teslim olmadan güya olacağı varsayımıyla bugüne kadar olanları yok sayıp bu eli kanlı katil teröristlerin affını istemek toplumsal barış ve uzlaşı duygusundan değil, ancak ihanete ortak olmaktan doğan aşağılık bir davranıştır. 

Diğer taraftan ihanet karşısında sessiz durmakta ihanete ortak olmaktır. Ankara Barosu ve Türkiye Barolar Birliği!ni sessiz kalmamaya çağırıyoruz. Çünkü; Devlet, kendi otoritesiyle mücadeleye girişen terör örgütlerini birbirinden ayırmaz, içlerinden birini ayırıp onunla ilgili özel düzenlemeler yapmaz, diğer terör örgütlerinin amaçlarına ulaşmak için eylemlerini artırma konusunda onları teşvik eden görüşmeler ve yasal düzenlemeler yapmaz. 



Bu çerçeve yasa koşullu özel af mahiyeti taşımaktadır. "1 Haziran 2005 tarihinden günümüze kadar terör faaliyetleri kapsamında suç işleyenler teklif hükümlerinden yararlanabilecek." demek suretiyle bebek katili terörist başının da bu tarihten sonraki suçları örtülü olarak af kapsamına alınmıştır. Zira İmralı'daki hücresinde avukatları ve kendisine gelen heyetler marifetiyle terör örgütüne verdiği talimatlarla işlenen suçlar, bu kapsam dışında bırakılmıştır. Her ne kadar kasten öldürme suçu teklif kapsamı dışında tutulmuş ise de, teklif hükümlerine göre; Kamu görevlisi, asker, öğretmen, mühendis, çocuk, genç, yaşlı, kadın ayırt etmeksizin binlerce insanın katledildiği terör suçlarının işlendiği süreçte örgütü yöneten kişiler haklarında hiçbir soruşturma işlemi olmadan serbest bırakılabileceklerdir. Terör örgütü yöneticilerinin haklarında soruşturma başlatılmış olsa bile, bunlar kasten öldürme suçlarının işlenişine herhangi bir şekilde iştirak edip etmedikleri araştırılmadan soruşturmaları Cumhuriyet Savcısının kararıyla ertelenebilecektir. Bu karara karşı sulh ceza hakimleri kararı inceleyip karara bağlayacaktır. Dolayısıyla kişilerin ağır suretle yaralanmaları ve sürekli engelli kalmaları sonucunu doğuran saldırıları gerçekleştiren örgüt mensupları haklarında soruşturma işlemi yapılmadan tamamen serbest bırakılacaklardır. 

Çerçeve yasasının 7. maddesinin 4. fıkrasının hukuk devletiyle bağdaşan hiçbir yönü bulunmamaktadır. Çünkü haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılanlarla ilgili olarak verilen erteleme kararı üzerine başlatılan denetim sürecinde terör örgütü mensupları hiçbir kısıtlamaya tabi tutulmadan seçilme veya atama yoluyla kamu görevi üstlenebileceklerdir. Çerçeve yasası kapsamında kurulacak kurullara yargı organı konumu verilmekte ve 10. madde ile bu kurullarda görev yapan kamu görevlilerine yaptıkları işlerle ilgili hukuki, idari ve cezai sorumluluğun doğmayacağına ilişkin güvence sağlanmaktadır. Millet için yapılan bir hizmetle ilgili hukuki sorumluluktan kaçmak, cezai sorumluluktan korkmak, her şeyden önce yaptığı işin doğru olmadığını peşinen kabul etmektir. Yine çerçeve yasa kapsamında bir yürütme organı olan Milli Güvenlik Kuruluna yargı organı konumu verilmektedir. Terör örgütü üyesi teröristlerle ilgili bir karar verirken yargı organlarını Milli Güvenlik Kurulunun yapacağı tespitler bağlamaktadır. Bağımsız mahkemelerin kararları Milli Güvenlik Kurulu'nun tespitlerinin vesayeti altına alınmıştır. 

Çerçeve yasasının gerekçesinde "Milli egemenlik ilkesi ve ortak vatandaşlık bilinci etrafında şekillenen…" ifadesindeki ortak vatandaşlık bilinci bu çerçeve yasasından sonra gündeme getirilecek olan yeni anaysa çalışmalarındaki devletin kurucu unsurları adı altında Türk ulusunun egemenliğine ortak koşma çalışmalarının bir işaretidir. Gelinen noktada Türk Ulusu'nun bu hukuksuzluğa karşı haklarının korunması için önümüzde çok açık bir Anayasal denetim yolu bulunmaktadır. 

Anayasa'nın 150. maddesi, kanunların Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla doğrudan Anayasa Mahkemesine götürülmesini üç ayrı yoldan mümkün kılmaktadır:

* Cumhurbaşkanı, 
* Türkiye Büyük Millet Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu ve
* TBMM üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki milletvekilleri. 

Cumhurbaşkanının ve iktidar partisinin bu kanunu Anayasa Mahkemesine götürmeyeceği siyasi irade olarak ortaya çıkmıştır. 120 milletvekilinin imzasını toplamak da mevcut Meclis aritmetiği içerisinde son derece güç görünmektedir. Zira kanuna karşı çıkan milletvekillerinin sayısı dahi 120'ye ulaşmamaktadır. Ancak burada kamuoyunun bilmediği, son derece önemli bir anayasal imkan daha vardır: Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinde 91 milletvekili bulunan YENİ PARTİ, en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubundan biridir. 91 milletvekilinin salt çoğunluğu olan 46 milletvekilinin grup kararı yeterlidir. Ve bildiğimiz üzere YENİ PARTİ grubunda bu kanuna 54 milletvekili "ret" oyu vermiştir. Dolayısıyla ortada hukuken kullanılabilecek somut ve son derece açık bir yol vardır. 54 milletvekili bu kanunun Anayasa'ya aykırı olduğunu düşünüyorsa bir araya gelerek grup kararı alması ve kanunu Anayasa Mahkemesine taşıması mümkündür. 

Başlığıyla içeriği dahi birbirini tutmayan, terör örgütü PKK'lılar lehine infaz düzenlemeleri içeren kanunun Anayasa'ya uygun olup olmadığının Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenmesi gerekmektedir. 

Biz Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu olarak Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu'nun yapmadığı çağrıyı YENİ PARTİ milletvekillerine yapıyoruz. Milletvekillerinin görevi yalnızca kanunlara oy vermek değildir. Anayasa'nın üstünlüğünü ve hukuk devletini korumak da milletvekilliğinin asli sorumluluklarındandır. Sadece seçim bölgesindeki seçmen hassasiyetini gözeterek oy vermekten öte, gerçekten bahsettiğimiz milli kaygılarla hayır oyu verdiyseniz bir araya gelerek alacağınız grup kararıyla bu yasanın iptali için Anayasa mahkemesine başvurmalısınız. 

Türk süngüsü ve coşkun ırmaklar gibi akan Türk kanıyla elde edilen bağımsızlık ve ulusal egemenliğimiz, kimseye verilemez, kimseyle ortak koşulamaz.

Egemenliğimize zarar verecek her türlü terör örgütüyle müzakere ve yasal düzenlemelere karşı tek başımıza kalsak dahi mücadeleye devam edeceğiz. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bizlere emanet ettiği laik, sosyal, hukuk devleti olan Türk Cumhuriyeti Devletini ve ulus kimliğimiz Türklüğü savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Ankara Barosu'ndaki Türk hukukçularının rehberi Ulu Gazi'nin yalnızca Gençliğe Hitabesi değil, her an yüreğimizde kor ateşiyle duran Bursa Nutku da olacaktır. Herkes sussa da Ankara Barosu'nda Türk Hukukçuları susmayacaktır.

Ne Mutlu Türk'üm Diyene!"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye'nin devlet politikası olduğunu vurgulayarak "Şehit ve gaziler ile ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir." dedi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye'nin devlet politikası olduğunu vurgulayarak "Şehit ve gaziler ile ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir." dedi

17.08.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye'nin devlet politikası olduğunu vurgulayarak "Şehit ve gaziler ile ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir." dedi
 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye'nin devlet politikası olduğunu vurgulayarak "Şehit ve gaziler ile ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir." dedi
MHP lideri Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye"nin bir devlet politikası olduğunu, TBMM'de kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" ile önemli bir aşamaya geçildiğini söyledi.
Bahçeli, "Kanunun 467 milletvekilinin oyu ile kabul edilmiş olması 'Terörsüz Türkiye'ye, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye yönelik güçlü iradeyi ve kapsamlı mutabakatı göstermektedir" dedi.
"Milletimizin kahir ekseriyeti Terörsüz Türkiye'nin yanında duruyor" diyen Bahçeli, "Süreçte vatan, millet, bayrak ve tüm mukaddes değerler uğruna toprağa düşmüş aziz şehit ve gazilerimiz ile onların muhterem ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir. Vurgulamak isterim ki bu aşamaya onlar sayesinde, onların kutlu mücadelelerinin sonucunda gelinmiştir. Bununla beraber Gazi ordumuzun ve fedakâr milletimizin dünden bugüne terörle mücadele hafızası, azmi ve iradesi bütün aşamalarıyla sahiplenilmiştir. Gizli kapaklı herhangi bir pazarlık, vatandaşlarımızın bilgisi dışında bir yol söz konusu olmamıştır. Sürecin hassasiyetine uygun bir üslupla, sabırla, akılla, vatan, millet sevgisiyle ve kardeşliğin kavileştirilmesine olan güçlü inanç ve iradeyle hareket edilmiştir" diye konuştu.

'Süreci karalamak isteyene fırsat yok'
Süreci karalamak isteyenlere karşı uyarılarda bulunan Bahçeli şu ifadeleri kullandı;
"Şüphesiz fitne fesat çıkarmak, iftira ile gelişmeleri enfekte etmek isteyen dahili ve harici karanlık odaklar olacaktır. Provokasyonlara karşı aziz milletimizi duyarlı olmaya davet ediyorum. Süreci karalamak ve çarpıtmak isteyenlere fırsat vermeyecek, emperyalizmin taşeronlarının kışkırtıcı hamlelerine, onların içerideki sözcülerine imkan tanımayacağız."

'Kanun bir af düzenlemesi değil'
Çıkarılan kanunun bir af düzenlemesi olmadığını hatırlatan Devlet Bahçeli, "Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını koruyacak, suçun vasfına, mahkûmiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Bu yönüyle Kanun, hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır." dedi.

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında soruşturma başlatıldı

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında sosyal medyada paylaşılan video içeriğindeki ifadeleri nedeniyle soruşturma başlatıldı

 

17.08.2026 11:48:00
Haber Merkezi
 
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında soruşturma başlatıldı
Emekli Tuğamiral Türker Ertürk hakkında soruşturma başlatıldı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bir sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan video içeriklerinde geçen ifadeleri nedeniyle Türker Ertürk hakkında resen soruşturma başlattı.

Soruşturmaya, Ertürk'ün videoda dile getirdiği "Bakın artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli... Yüksek Seçim Kurulu'nun vicdanlarına ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece..." şeklindeki açıklamaları neden oldu.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.