Malum yasayı TBMM'den büyük bir destek ile geçirdiler. Hepsi çok mutlu. Öyle ki Sayın Erdoğan mevcut yasalara rağmen, 'Rabbim ömür verdikçe hizmete devam edeceğim' açıklamasını yaptı. Yani 'ben adayım, hem de ölene kadar' dedi.
TBMM Başkanı, AKP, MHP ve sözde Atatürkçüler 'umut' mesajlarına devam ediyor. Özellikle AKP kurmayları ısrarla 'halkın % '70'i sürece destek veriyor' açıklamaları yapıyor.
Ama hafta sonu 4 büyük takım ve diğer maçlarda gördü ki, halk bu sürecin tam karşısında ve bebek katiline, hakkını teslim edecek sloganları hep beraber dile getirdiler.
Çerçeve yasa bir son değil, ilk adımdır
Kandil'in siyasi uzantısı, İmralı canisinin sözcüleri bu yasayı sürecin ilk adımı olarak tabir ettiler.
Ama Kandil, devletten maaşlı temsilcileri kadar sabırlı değildi. Süleyman Soylu'nun şerefi üzerine, 'bin parçaya bölme' sözü verdiği Murat Karayılan tek parça olarak bir video yayınladı ve 'çerçeve yasayı' yetersiz buldu.
İşin ilginci! Bizim hukukçular malum yasanın, mevcut kanunlar ve Anayasa ile çelişkilerini dile getirirken dağdaki Karayılan'da, 'yasanın yapısal eksiklikler taşıdığını ve sorunun özünü görmezden geldiğini, sorunu çözmekten uzak olduğunu' söyledi.
Yani katile tevazu ve iltifat, nasihati hatta kılavuzluğu da peşinden getirdi.
Devlet Bahçeli'nin, 'Öcalan, Meclis'e gelsin, DEM Parti grubunda konuşsun' açıklamasını referans alan Karayılan adeta rest çekercesine:
'Sürecin mimarı zindandaysa bu iş yürümez. Öcalan'ın fiziki özgürlüğü bu sürecin olmazsa olmazıdır. O hapisteyken kimse silah bırakamaz, ancak kendisi devreye girerse bu durum gerçekleşebilir" diyerek devlete hem şart koştu hem de tehdit etti.
Yetinmedi! Türkiye'de kendilerine 'terörist' denilmesinden rahatsız olduklarını ve geçmişle yüzleşmek için 'hakikat komisyonu' kurulmasını talep etti.
Ertesi gün Devlet Bahçeli
Sayın Bahçeli, ilk önce 'kanunun bir af düzenlemesi' olmadığını iddia ederek aksi görüşte olanları 'fitneci, iftiracı' olarak nitelendirip, milletimizi duyarlılığa davet edip: 'Süreci karalamak ve çarpıtmak isteyenlere fırsat vermeyecek, emperyalizmin taşeronlarının kışkırtıcı hamlelerine, onların içerideki sözcülerine imkan tanımayacağız' dedi.
Öcalan'a statü
Ardından Devlet Bahçeli: 'PKK'nın kurucu önderliği olarak yaptığı 'Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı' ile birlikte PKK'nın fesih ve silah bırakma kararında önemli bir fonksiyon ifa eden Abdullah Öcalan'ın, önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerekmektedir.
Türkiye, bu süreci baltalamaya yönelik her türlü kirli oyunu dikkatle değerlendirecek ve bunlara karşı gerekli önlemleri alacaktır' dedi.
Kim, baltalayacak?
PKK terör örgütü ilk eylemini 15 Ağustos 1984 tarihinde saat 21.30 sularında Siirt'in Eruh ve Hakkâri'nin Şemdinli ilçelerinde eş zamanlı olarak düzenledi.
Jandarma Onbaşı Süleyman Aydın saldırıda ağır yaralanan Jandarma Astsubay Çavuş Memiş Arıbaş hastanede ilk şehitlerimiz oldu. Saldırıda 3 sivil ve 9 asker de yaralandı.
Devlet Bahçeli'nin 'önder' dediği Öcalan bu ilk eylemi 'İlk Kurşun' olarak adlandırdı ve bu tarih örgütün silahlı propaganda döneminin başlangıcı kabul edilmiştir.
Yıl 2026
Günlerden 15 Ağustos. Türkiye Cumhuriyeti'nin birçok il ve ilçesinde 'bebek katili' posterleri ve bölücü sloganlar eşliğinde, halaylı kutlamalar yapıldı.
Neyi kutladıklarını ise DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez'in paylaşımıda açıkladı:
"Bi şîara "Bi gaveke berxwedanê ber bi hezar gavên azadiyê ve îşev li Cizîra Botan Şahiya roja vejînê hat pîroz kirin"
'Direnişin bir adımıyla, özgürlüğün bin adımına doğru" şiarıyla (sloganıyla) bu gece Cizîra Botan'da (Cizre'de) diriliş günü şenliği kutlandı'.
Yani PKK'nın ilk kez bir askerimizi şehit ettiği gün olan 15 Ağustos'u kutladılar.
Sayın Bahçeli'den, Erdoğan'dan, Bay Kemal'den, Özel'den tepki var mı? Yok. Neden?
Dikkatinize!
2023 seçimlerinden sonra 'sevsinler Anayasanızı, paramparça edeceğiz' sözlerini sahibi malum yasa geçtikten sonra: 'Süreç yasası tamam. Yeni bir devrin kapısı açıldı. Şimdi sıra yeni devrin anayasasında' dedi.
Ama durmadı! 'Diyorlar ki, 'Hükümet teröristleri affediyor.' Ne yapalım, dağdan inenleri sınırda makineli tüfekle mi tarayalım? Dağdan inenleri hapishanelere mi dolduralım?
"PKK'nın silahlı silahsız bütün unsurları Türkiye'nin gücüne dönüştürülecek. Bu büyük bir entegrasyon, büyük bir barış ve büyük bir bütünleşme sürecidir'.
Bu sözlerin sahibi 3 dönem AKP vekilliği yapmış ve Yeni Şafak yazarı Mehmet Metiner.
TBMM Başkanı, AKP, MHP ve sözde Atatürkçüler 'umut' mesajlarına devam ediyor. Özellikle AKP kurmayları ısrarla 'halkın % '70'i sürece destek veriyor' açıklamaları yapıyor.
Ama hafta sonu 4 büyük takım ve diğer maçlarda gördü ki, halk bu sürecin tam karşısında ve bebek katiline, hakkını teslim edecek sloganları hep beraber dile getirdiler.
Çerçeve yasa bir son değil, ilk adımdır
Kandil'in siyasi uzantısı, İmralı canisinin sözcüleri bu yasayı sürecin ilk adımı olarak tabir ettiler.
Ama Kandil, devletten maaşlı temsilcileri kadar sabırlı değildi. Süleyman Soylu'nun şerefi üzerine, 'bin parçaya bölme' sözü verdiği Murat Karayılan tek parça olarak bir video yayınladı ve 'çerçeve yasayı' yetersiz buldu.
İşin ilginci! Bizim hukukçular malum yasanın, mevcut kanunlar ve Anayasa ile çelişkilerini dile getirirken dağdaki Karayılan'da, 'yasanın yapısal eksiklikler taşıdığını ve sorunun özünü görmezden geldiğini, sorunu çözmekten uzak olduğunu' söyledi.
Yani katile tevazu ve iltifat, nasihati hatta kılavuzluğu da peşinden getirdi.
Devlet Bahçeli'nin, 'Öcalan, Meclis'e gelsin, DEM Parti grubunda konuşsun' açıklamasını referans alan Karayılan adeta rest çekercesine:
'Sürecin mimarı zindandaysa bu iş yürümez. Öcalan'ın fiziki özgürlüğü bu sürecin olmazsa olmazıdır. O hapisteyken kimse silah bırakamaz, ancak kendisi devreye girerse bu durum gerçekleşebilir" diyerek devlete hem şart koştu hem de tehdit etti.
Yetinmedi! Türkiye'de kendilerine 'terörist' denilmesinden rahatsız olduklarını ve geçmişle yüzleşmek için 'hakikat komisyonu' kurulmasını talep etti.
Ertesi gün Devlet Bahçeli
Sayın Bahçeli, ilk önce 'kanunun bir af düzenlemesi' olmadığını iddia ederek aksi görüşte olanları 'fitneci, iftiracı' olarak nitelendirip, milletimizi duyarlılığa davet edip: 'Süreci karalamak ve çarpıtmak isteyenlere fırsat vermeyecek, emperyalizmin taşeronlarının kışkırtıcı hamlelerine, onların içerideki sözcülerine imkan tanımayacağız' dedi.
Öcalan'a statü
Ardından Devlet Bahçeli: 'PKK'nın kurucu önderliği olarak yaptığı 'Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı' ile birlikte PKK'nın fesih ve silah bırakma kararında önemli bir fonksiyon ifa eden Abdullah Öcalan'ın, önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerekmektedir.
Türkiye, bu süreci baltalamaya yönelik her türlü kirli oyunu dikkatle değerlendirecek ve bunlara karşı gerekli önlemleri alacaktır' dedi.
Kim, baltalayacak?
PKK terör örgütü ilk eylemini 15 Ağustos 1984 tarihinde saat 21.30 sularında Siirt'in Eruh ve Hakkâri'nin Şemdinli ilçelerinde eş zamanlı olarak düzenledi.
Jandarma Onbaşı Süleyman Aydın saldırıda ağır yaralanan Jandarma Astsubay Çavuş Memiş Arıbaş hastanede ilk şehitlerimiz oldu. Saldırıda 3 sivil ve 9 asker de yaralandı.
Devlet Bahçeli'nin 'önder' dediği Öcalan bu ilk eylemi 'İlk Kurşun' olarak adlandırdı ve bu tarih örgütün silahlı propaganda döneminin başlangıcı kabul edilmiştir.
Yıl 2026
Günlerden 15 Ağustos. Türkiye Cumhuriyeti'nin birçok il ve ilçesinde 'bebek katili' posterleri ve bölücü sloganlar eşliğinde, halaylı kutlamalar yapıldı.
Neyi kutladıklarını ise DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez'in paylaşımıda açıkladı:
"Bi şîara "Bi gaveke berxwedanê ber bi hezar gavên azadiyê ve îşev li Cizîra Botan Şahiya roja vejînê hat pîroz kirin"
'Direnişin bir adımıyla, özgürlüğün bin adımına doğru" şiarıyla (sloganıyla) bu gece Cizîra Botan'da (Cizre'de) diriliş günü şenliği kutlandı'.
Yani PKK'nın ilk kez bir askerimizi şehit ettiği gün olan 15 Ağustos'u kutladılar.
Sayın Bahçeli'den, Erdoğan'dan, Bay Kemal'den, Özel'den tepki var mı? Yok. Neden?
Dikkatinize!
2023 seçimlerinden sonra 'sevsinler Anayasanızı, paramparça edeceğiz' sözlerini sahibi malum yasa geçtikten sonra: 'Süreç yasası tamam. Yeni bir devrin kapısı açıldı. Şimdi sıra yeni devrin anayasasında' dedi.
Ama durmadı! 'Diyorlar ki, 'Hükümet teröristleri affediyor.' Ne yapalım, dağdan inenleri sınırda makineli tüfekle mi tarayalım? Dağdan inenleri hapishanelere mi dolduralım?
"PKK'nın silahlı silahsız bütün unsurları Türkiye'nin gücüne dönüştürülecek. Bu büyük bir entegrasyon, büyük bir barış ve büyük bir bütünleşme sürecidir'.
Bu sözlerin sahibi 3 dönem AKP vekilliği yapmış ve Yeni Şafak yazarı Mehmet Metiner.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Devlet Bahçeli ve Murat Karayılan aynı dili konuşuyor / 18.08.2026
- AKP’nin 25’ci yılında anlatılmayanlar / 17.08.2026
- Artık darbeler tanklarla değil tokmaklarla yapılıyor / 16.08.2026
- Zifiri karanlıkta koltuk hesabı / 14.08.2026
- Siyasette sert olmak mı, köşeli olmak mı yoksa yuvarlak olmak mı? / 13.08.2026
- Mekke, Kandil rotasını kim çizdi? / 11.08.2026
- AKP ne kadar İslamcı ise CHP-Y’de o kadar Atatürkçüdür / 10.08.2026
- Cumhur ittifakı ve CHP neye imza attı? -2- / 09.08.2026
- Cumhur ittifakı ve CHP neye imza attı? -1- / 08.08.2026
- Türkiye’yi çerçeveleyecekler / 07.08.2026
- AKP’nin 25’ci yılında anlatılmayanlar / 17.08.2026
- Artık darbeler tanklarla değil tokmaklarla yapılıyor / 16.08.2026
- Zifiri karanlıkta koltuk hesabı / 14.08.2026
- Siyasette sert olmak mı, köşeli olmak mı yoksa yuvarlak olmak mı? / 13.08.2026
- Mekke, Kandil rotasını kim çizdi? / 11.08.2026
- AKP ne kadar İslamcı ise CHP-Y’de o kadar Atatürkçüdür / 10.08.2026
- Cumhur ittifakı ve CHP neye imza attı? -2- / 09.08.2026
- Cumhur ittifakı ve CHP neye imza attı? -1- / 08.08.2026
- Türkiye’yi çerçeveleyecekler / 07.08.2026


























































