logo
18 AĞUSTOS 2026

Yeni Parti Burdur İl Başkanı Barış Ayten tutuklandı

Yeni Parti Burdur İl Başkanı Barış Ayten, 3 Temmuz gecesi alkollü araç kullanırken kazaya karışması nedeniyle aldığı 7 ay hapis cezası ve daha önceki mükerrer suç dosyası çerçevesinde tutuklanarak cezaevine gönderildi

18.08.2026 12:09:00
İHA
 
Yeni Parti Burdur İl Başkanı Barış Ayten tutuklandı
Yeni Parti Burdur İl Başkanı Barış Ayten tutuklandı
Edinilen bilgiye göre olay, 3 Temmuz günü gece saatlerinde Burdur'da meydana geldi. Alkollü şekilde araç kullandığı sırada kazaya karışan Ayten, olayın ardından polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Polis ekiplerinin olayla ilgili işlemlerini tamamlamasının ardından Ayten, ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Ayten, savcılıkta verdiği ifadenin ardından serbest bırakıldı. Kazayla ilgili yürütülen adli süreçte Ayten hakkında 7 ay hapis cezası kararı verildi.

Öte yandan Ayten'in daha önce işlediği bir suç nedeniyle hakkında bulunan mükerrer dosya da adli süreçte yeniden gündeme geldi.

Hakkındaki 7 aylık hapis cezası ve mükerrer suç durumu çerçevesinde işlemleri gerçekleştirilen Ayten hakkında tutuklama kararı çıktı.

Ayten, dün akşam saatlerinde tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Devlet üniversitelerinin doluluk oranı yüzde 99,5'e ulaştı

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarına göre, devlet üniversitelerindeki kontenjanlarda yüzde 99,52 doluluk oranına ulaşıldı

 

18.08.2026 11:10:00
Anadolu Ajansı
 
Devlet üniversitelerinin doluluk oranı yüzde 99,5'e ulaştı
Devlet üniversitelerinin doluluk oranı yüzde 99,5'e ulaştı

Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, devlet üniversitelerinin örgün programlarındaki 481 bin 684 kontenjanın 479 bin 392'sine yerleştirme yapıldı.

Yalnızca 2 bin 292 kontenjan boş kaldı. Geçen yıl 5 bin 503 olan boş kontenjan sayısı yüzde 58,3 azaldı.

Devlet üniversitelerinde lisans programlarının doluluk oranı yüzde 99,15, ön lisans programlarının doluluk oranı yüzde 99,98, toplam doluluk oranı ise yüzde 99,52 olarak gerçekleşti. Ön lisans programlarında yalnızca 37 kontenjan boş kaldı.

Başarı sırası barajı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarının, devlet üniversitelerinin yurt içi kampüslerindeki genel kontenjanlarının tamamı doldu.

Mühendislik programlarında doluluk yüzde 98'i aştı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, işletme ve ekonomi programlarının devlet üniversitelerindeki genel kontenjanlarında da boşluk kalmadı.

Vakıf yükseköğretim kurumlarındaki genel kontenjanların doluluk oranı ise yüzde 79,7 olarak gerçekleşti.

Yapay zeka tabanlı programlar yüzde 100 doluluğa ulaştı

Bu yıl ilk kez açılan İşletme ve Yapay Zeka, Paramedik, Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği, İlaç Üretim Teknolojisi, Laboratuvar Hayvanları, Mobil Güvenlik Teknolojileri, Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler Teknikerliği ve Balıkçılık Teknolojisi programlarının kontenjanlarının tamamı doldu.

Yapay zeka tabanlı lisans ve ön lisans programları da yüzde 100 doluluğa ulaştı. Yapay Zeka Mühendisliği, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği, Robotik ve Yapay Zeka, Yapay Zeka Destekli Kodlama ile Yapay Zeka Operatörlüğü programlarında boş kontenjan kalmadı.

Devlet üniversitelerindeki öğretmenlik programlarının önemli bölümünde de kontenjanların tamamı doldu. Almanca, Coğrafya, Fransızca, Japonca, Matematik, Okul Öncesi, Özel Eğitim, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Sınıf, Sosyal Bilgiler, Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı ile Türkçe öğretmenliği programları yüzde 100 doluluğa ulaştı.

Açıköğretim ve uzaktan öğretimde kontenjanlar doldu

Devlet üniversitelerindeki açıköğretim programları için ayrılan 89 bin 396 kontenjanın tamamına yerleştirme yapıldı. Uzaktan öğretim programlarındaki 8 bin 298 kişilik kontenjan da tamamen doldu.

Vakıf üniversitelerinin uzaktan öğretim programlarına ayrılan bin 210 kişilik kontenjanın doluluk oranı yüzde 97,2 oldu. Başarı sırası barajı olan ve olmayan programlarındaki doluluk oranı ise yüzde 79 olarak gerçekleşti.

1 milyon 279 bin aday tercih yaptı

2026-YKS'ye giren 2 milyon 255 bin 76 adaydan, 2 milyon 187 bin 747'sinin yerleştirme puanı hesaplandı. Bu adaylardan 1 milyon 279 bin 439'u tercihte bulundu.

Bu yıl Özel Yetenek Sınavı (ÖZYES) ve KKTC uyruklulara ayrılan kontenjanlar dahil yaklaşık 807 bin kontenjan bulunurken, ÖZYES'e ve KKTC uyruklu adaylara ayrılanlar hariç 766 bin kontenjan için tercih yapıldı.

Örgün, açık ve uzaktan öğretim programlarının tamamı dikkate alındığında tercihte bulunan adaylardan 730 bin 854'ü bir yükseköğretim kurumuna yerleşme hakkı kazandı.

Yurt içindeki devlet ve vakıf üniversitelerinin örgün ön lisans ve lisans programlarına yerleşen aday sayısı ise 619 bin 766 oldu.

Her 10 adaydan 4'ü ilk üç tercihinden birine yerleşti

Yerleştirme sonuçlarına göre, adayların yüzde 19'u ilk, yüzde 12'si ikinci, yüzde 9'u üçüncü tercihine yerleşti. Böylece adayların yüzde 40'ı ilk 3 tercihinden birini kazandı.

Dördüncü tercihine yerleşenlerin oranı yüzde 8, beşinci tercihine yerleşenlerin oranı yüzde 7 oldu. Böylece adayların yüzde 55'i ilk beş tercihinden birine yerleşti.

Tercih yapma hakkına sahip olmasına rağmen herhangi bir tercih yapmayanların oranı tüm adaylarda yüzde 41,5, son sınıf öğrencilerinde yüzde 45,7 olarak gerçekleşti.

Daha önce ortaöğretimden mezun olan ancak herhangi bir yükseköğretim programına yerleşmemiş adayların ise yüzde 70'i tercihte bulundu.

"Amacımız Türkiye'yi teknoloji üreten ülkelerden biri haline getirecek nitelikli insan gücünü yetiştirmektir"

Açıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Yükseköğretime erişimi artırmanın yanı sıra niteliği yükselten ve gençlerimizi Türkiye'nin geleceğine hazırlayan büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik" ifadesini kullandı.

Özvar, sonuçların arz-talep dengesi gözetilerek yürütülen kontenjan politikasının isabetini gösterdiğini belirtti.

Hukuk, eczacılık, diş hekimliği, psikoloji ve öğretmenlik başta olmak üzere bazı programların kontenjanlarını yeniden düzenlediklerini vurgulayan Özvar, "Uyguladığımız kontenjan politikasının yerleştirme sonuçlarına olumlu yansımasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Devlet üniversitelerimizde doluluk tarihi bir seviyeye ulaştı, neredeyse boş kontenjan kalmadı. Başarı sırası barajı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarında yüzde 100 doluluk sağlanması da bu politikanın isabetini açık biçimde gösteriyor." açıklamasında bulundu.

Yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve dijital teknolojilere yönelik programlarda oluşan güçlü talebin ayrıca önem taşıdığını belirten Özvar, gençlerin tercihlerinin Türkiye'nin gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağıyla örtüştüğüne dikkati çekti.

Özvar, "Bu tablo, öğrencilerimizin geleceğin mesleklerine ilişkin yüksek farkındalığını gösterdiği gibi, yükseköğretim politikalarımızın ülkemizin insan kaynağı ihtiyacıyla uyumlu biçimde ilerlediğini de ortaya koymaktadır. Amacımız Türkiye'yi yapay zeka ve ileri teknolojilerde geliştiren, üreten ve yön veren ülkelerden biri haline getirecek nitelikli insan gücünü yetiştirmektir." değerlendirmesinde bulundu.

Bazı programlarda başarı sıralamalarının birkaç binlik dilimlere kadar yükseldiğini belirten Özvar, "Köklü devlet üniversitelerimizin programlarına artık çok daha yüksek başarı sıralamasına sahip öğrenciler yerleşiyor. Bazı programlarda sıralamaların birkaç binlik dilimlere kadar yükselmesi, bu üniversitelerimize yönelik güçlü talebin ve güvenin açık göstergesidir." ifadelerini kullandı.

Özvar, öğrencilerin başarısı ve akademisyenlerin birikiminin birleşmesiyle gelecek dönemde daha güçlü bir yükseköğretim tablosunun ortaya çıkacağına inandığını ifade etti.

Bir yükseköğretim programına yerleşen adayları ve ailelerini kutlayan Özvar, ilk yerleştirmede herhangi bir programa yerleşemeyen adaylara da ek yerleştirme sürecini takip etmeleri çağrısında bulundu.

Üniversitelerin boş kalan kontenjanlarının YÖK tarafından ÖSYM'ye bildirileceğini belirten Özvar, ek yerleştirme takviminin ÖSYM tarafından ilan edileceğini kaydetti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü


 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü. Erdoğan görüşmede, Pakistan ve Suudi Arabistan ile birlikte imzalanan Ortak Savunma Anlaşması'yla bölgesel istikrar ve güvenliğin temini için güçlü bir duruş sergilendiğini ifade etti.
 

18.08.2026 01:40:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdoğan-Trump görüşmesinde, Türkiye-ABD ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ile ABD arasındaki gerilimde diplomasiden azami ölçüde istifade edilmesinin mühim olduğunu, görüşmelerin sürmesini temenni ettiklerini ve Türkiye'nin barış çabalarına destek vermeye devam edeceğini belirtti.

Görüşmede Erdoğan, Pakistan ve Suudi Arabistan ile birlikte imzalanan Ortak Savunma Anlaşması'yla bölgesel istikrar ve güvenliğin temini için güçlü bir duruş sergilediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze barış sürecinde ikinci aşamaya geçilmesinin hedeflendiği bir dönemde İsrail yönetiminin Filistinlileri hedef alan eylemlerinde artış yaşandığını belirterek, Türkiye olarak bölgede kalıcı barışa ve Gazze'nin yeniden imarı için atılacak adımlara destek vermeyi sürdüreceklerini vurguladı.

Üniversite okumanın anlamı kalmadı mı?


 
TÜİK verilerine göre lisans mezunlarının yüzde 43.3’ü öğrenim gördüğü alanın dışında kalan bir meslek grubunda çalışıyor.
 

18.08.2026 01:35:00
Hasan Gündoğdu
 
Üniversite okumanın anlamı kalmadı mı?
Üniversite okumanın anlamı kalmadı mı?

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih dönemi 10 Ağustos'ta sona erdi. Üniversite adayları yerleştirme sonuçlarını beklerken tercih ettikleri bölümlerin staj, mezuniyet sonrası iş olanakları, kariyer gelişimi ve ücret düzeyini de şimdiden değerlendiriyor.

Bir de hayatın gerçekleri var

Ancak TÜİK'in 2025 yılı Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri, alınan eğitim ile yapılan iş arasındaki uyumun sınırlı kaldığını gösteriyor. Buna göre ücretli çalışan (SGK 4/A) lisans mezunlarının yüzde 43.3'ü, ön lisans mezunlarının ise yüzde 49.2'si öğrenim gördükleri alanın dışında bir işte çalışıyor.

Avrupa'da durum farklı

Eurostat'ın açıkladığı 2024 verilerinde ise AB'de yükseköğretim mezunu olan 34 yaş altı grupta bu oran yüzde 31.9 seviyesinde. Öte yandan yine TÜİK verilerine göre diploma-kariyer uyumunun en yüksek olduğu üç alan sağlık (yüzde 80.4); iş, yönetim ve hukuk (yüzde 79.6) ve eğitim yani öğretmenlik (yüzde 64.8) olarak sıralanırken en düşük olduğu alan yüzde 7.8 ile sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon olarak öne çıktı.

Ortadoğu'da dört kritik ülkede büyükelçiler değişti


 
 
Türkiye'nin "haydut, cani ve vahşi devletler ABD/İsrail" ikilisinin İran'a yönelik saldırılarında ön cephe rolü biçilen Ürdün, Katar ve Kuveyt büyükelçileri değişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Tahran Büyükelçisi'ni de değiştirdi. 

18.08.2026 01:28:00
Haber Merkezi/AA
 
Ortadoğu'da dört kritik ülkede büyükelçiler değişti
Ortadoğu'da dört kritik ülkede büyükelçiler değişti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yapılan büyükelçi atamalarına ilişkin kararlar, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre, Türkiye'nin Doha Büyükelçiliğine, Türkiye'nin Amman Büyükelçisi Yakup Caymazoğlu, Türkiye'nin Amman Büyükelçiliğine İkili İlişkiler (Orta Doğu) Genel Müdür Yardımcısı Hakan Karaçay, Türkiye'nin Kuveyt Büyükelçiliğine Doğu Avrupa Genel Müdür Yardımcısı Can Oğuz, Türkiye'nin Kişinev (Moldova) Büyükelçiliğine İkili İlişkiler (Suriye) Genel Müdür Yardımcısı Nazmiye Başaran atandı.

Afrika'da da değişiklikler var

Ayrıca, Türkiye'nin Cibuti Büyükelçiliğine Dış Politika Danışma Kurulu Üyesi Hüseyin Özdemir, Türkiye'nin Tallin (Estonya) Büyükelçiliğine Havva Yonca Gündüz Özçeri, Türkiye'nin Kinşasa (Demokratik Kongo Cumhuriyeti) Büyükelçiliğine Batı Afrika Genel Müdür Yardımcısı Senem Güzel, Tahran (İran) Büyükelçiliğine TBMM Dış İlişkiler ve Protokol Başkanı Ahmet Aydın Doğan, Türkiye'nin Gaborone (Botsvana) Büyükelçiliğine Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Silahların Kontrolü ve Silahsızlanma Genel Müdür Yardımcısı Vesime Ela Beşkardeş Karagöl getirildi.

Öte yandan, Türkiye'nin Cibuti Büyükelçisi Erdal Sabri Ergen ile Türkiye'nin Montevideo (Uruguay) Büyükelçisi Tunca Özçuhadar merkeze alındı.

"Yeni nesil" suç örgütü soruşturmalarında şüphelilerin gayrimenkullerine el koyma kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 4 ayrı "yeni nesil" suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturmalarda, 4 örgüt elebaşı, 20 örgüt yöneticisi ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu toplam 818 şüphelinin menkul ve gayrimenkulleri ile şirket ortaklık paylarına, hak ve alacaklarına da el koyulması kararı verildi

18.08.2026 00:46:00
AA
 
"Yeni nesil" suç örgütü soruşturmalarında şüphelilerin gayrimenkullerine el koyma kararı
"Yeni nesil" suç örgütü soruşturmalarında şüphelilerin gayrimenkullerine el koyma kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Daltonlar, Barış Boyun, Gündoğmuşlar ve Şapkalılar suç örgütlerine yönelik yürütülen mali soruşturmalar devam ediyor.

Soruşturma kapsamında, bu örgütlerle bağlantılı olduğu değerlendirilen şüphelilerin tüm banka hesaplarına, kiralık kasalarına ve kripto varlıklarına el koyulmasının ardından yeni bir karar daha alındı.

Bu kapsamda tüm şüphelilerin menkul ve gayrimenkulleri ile şirket ortaklık paylarına, hak ve alacaklarına da el koyulduğu kaydedildi.

Böylece Daltonlar suç örgütüne yönelik soruşturmada, örgüt elebaşı Beratcan Gökdemir, yöneticiler Batın Can Gökdemir, Bünyamin Yıkar, Murat Küçükyavuz, Sinan Memi, Mustafa Aktürk, Ahmet Mustafa Timo ve Murat Özavşar ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 399 şüphelinin menkul ve gayrimenkulleri ile şirket ortaklık paylarına, hak ve alacaklarına el koyulmasına karar verildi.

Barış Boyun suç örgütüne ilişkin soruşturmada, örgüt elebaşı Barış Boyun, yöneticiler Tolga Gültepe, Taha Kutay Karasoy, Gurur İşinçelik, Efe Kantık ve Batuhan Karaca ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 281 şüpheli için de aynı karar alındı.

Gündoğmuşlar suç örgütüne yönelik soruşturmada, örgüt elebaşı Uğurcan Gündoğmuş, yöneticiler Şeyhmus Ergün, Murat Kuzucu, Furkan Kalıma, Ozan Cem Aksoy ve Umur Balkan Şit ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 69 şüpheli için menkul ve gayrimenkulleri ile şirket ortaklık paylarına, hak ve alacaklarına el koyulması kararı çıktı.

Aynı karar, Şapkalılar suç örgütü elebaşı Volkan Ramazan Ayhan, yönetici ve koordine edici konumda oldukları belirtilen Ataberk Taşkıran, Emre Kılıçkaya ve Diyar Altunkaynak ile örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 69 şüpheli için de verildi.

Bakan Gürlek, şüphelilerin banka hesapları ve kripto varlıklarına el koyulduğunu açıklamıştı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmaya ilişkin NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, milletin güvenliğini ve huzurunu hedef alan organize suç örgütleriyle mücadeleyi, yalnızca sahadaki unsurlarıyla değil, bu yapıları ayakta tutan finansal kaynaklarıyla da kararlılıkla sürdürdüklerini belirtmişti.

Bu kapsamda 22 Haziran'da tüm illerdeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına "Organize Suç Örgütleri ile Mücadele" konulu genelge gönderildiğini aktaran Gürlek, genelgeyle ortaya konulan "topyekun mücadele" anlayışında önemli bir adım daha atıldığını ifade etmişti.

Bakan Gürlek, açıklamasında şunları kaydetmişti:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, 4 ayrı yeni nesil suç örgütüne yönelik yürütülen mali soruşturmalar kapsamında 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulmuştur. Genelgemizde açıkça ortaya koyduğumuz üzere, örgütlerin suçtan elde ettikleri gelirleri kripto varlıklar, yasa dışı bahis, kumar ve benzeri yöntemlerle gizleme veya aklama girişimleri mali soruşturmalarla titizlikle takip edilmektedir. Suç örgütlerinin yalnızca insan kaynağını değil, finansal damarlarını da keseceğiz. Sokaktaki tetikçiden örgüt yöneticisine, azmettiriciden finansörüne, banka hesabından kripto varlığına kadar suç örgütlerinin tüm yapısını hedef almaya devam edeceğiz. Çocuklarımızı ve gençlerimizi suçun karanlık ağına çekmeye, esnafımızı ve vatandaşlarımızı tehdit etmeye, suçtan elde ettikleri gelirlerle güç devşirmeye çalışan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz." 

Mersin’den Cizre’ye skandal görüntüler

DEM Parti Milletvekilleri Ali Bozan ve Mehmet Zeki İrmez’in terör örgütü PKK’nın ilk kanlı eylemlerini "diriliş günü" ve "özgürlük şenliği" adı altında açıkça kutsayan sosyal medya paylaşımları ile bu organizasyonlara küçük çocukların alet edilmesi kamuoyunda infial yarattı

17.08.2026 21:08:00
Haber Merkezi
 
Mersin’den Cizre’ye skandal görüntüler
Mersin’den Cizre’ye skandal görüntüler
DEM Parti Milletvekilleri Ali Bozan ve Mehmet Zeki İrmez'in terör örgütü PKK'nın ilk kanlı eylemlerini "diriliş günü" ve "özgürlük şenliği" adı altında açıkça kutsayan sosyal medya paylaşımları ile bu organizasyonlara küçük çocukların alet edilmesi kamuoyunda infial yarattı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğini ve sivil vatandaşların can güvenliğini hedef alan, askeri garnizonları basarak kan döken bir terör şebekesinin ilk silahlı eylemleri, DEM Partili vekiller tarafından adeta resmi birer bayram gibi lanse edilmektedir.

Mersin Akdeniz'in ardından Şırnak Cizre'de (Cizîra Botan) düzenlenen bu sözde "kutlamalar", terör örgütünün şiddet tarihini meşrulaştırma ve tabana yayma çabasının koordineli bir propaganda faaliyeti olduğunu gözler önüne sermektedir.

Terörün İlk Kanlı Saldırılarına "Diriliş" Güzellemesi



15 Ağustos 1984 gecesi düzenlenen hain Eruh ve Şemdinli baskınlarında, vatan görevini yapan Jandarma Onbaşı Komando Er Süleyman Aydın ve Jandarma Astsubay Çavuş Memiş Arıbaş şehit düşmüştü. İlk şehitlerimizin kanının aktığı, feryatların yükseldiği bu katliam gecesinin 40 yılı aşkın süre sonra "Roja Vejînê" (Diriliş Günü) ve "Özgürlük Şenliği" olarak adlandırılması, aziz şehitlerimizin hatırasına ve Türk milletinin milli vicdanına yapılmış açık bir saldırıdır.

DEM Parti Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez'in paylaştığı "Bi şîara 'Bi gaveke berxwedanê ber bi hezar gavên azadiyê ve'..." ("Direnişle özgürlüğe doğru bin adım" şiarıyla...) ifadeleri, mecliste namusu ve şerefi üzerine anayasal düzene sadakat yemini eden bir milletvekilinin, devletin bütünlüğüne silah çeken bir terör odağının dilini ve ideolojisini doğrudan sahiplendiğini göstermektedir.

Çocukların Kirli Propagandaya Alet Edilmesi ve Tarihi İhanet Şebekesi

Mersin Akdeniz'deki etkinlik başta olmak üzere, bu provokatif organizasyonlara henüz algı dünyası şekillenmemiş küçük yaştaki çocukların dahil edilmesi infiali daha da büyütmektedir. Çocukların, bir terör örgütünün katliam kronolojisini öven sanatsal veya siyasi görünümlü etkinliklerin içine çekilmesi, evrensel çocuk haklarına ve pedagojiye indirilmiş ağır bir darbedir.

1984'teki ilk baskında terörist grubun askeri garnizona sızmasına rehberlik eden Seferi Yılmaz örneği, bu yapının sızma stratejisini açıkça ortaya koymaktadır. Hain eylemin kılavuzunun ilerleyen yıllarda Şemdinli Belediye Başkanı yapılması ve geçmişteki "çözüm süreci" dönemlerinde meclis çatısı altındaki komisyonlarda dinlenmesi, devletin ve hukukun iyi niyetli adımlarının terör odakları tarafından nasıl bir meşruiyet devşirme aracı olarak suistimal edildiğinin en somut tarihsel belgesidir.

Sonuç ve Yargı Beklentisi

Mersin'den Şırnak Cizre'ye kadar uzanan bu eş zamanlı terör övgüleri, münferit birer paylaşım değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin egemenlik haklarına ve toplumsal huzuruna karşı yapılmış planlı bir meydan okumadır.

Terörü "direniş ve diriliş" olarak makyajlayıp sokaklara taşıyan, çocukları bu kirli ajandaya alet eden siyasi uzantılar hakkında Cumhuriyet Savcılıklarının ve adli makamların anayasal düzene karşı işlenen suçlar kapsamında ivedilikle harekete geçmesi beklenmektedir.

2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onandı

Adana'da eşi ve 16 yaşındaki oğlunu bıçaklayarak öldüren tutuklu sanığa verilen 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından onandı

17.08.2026 17:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onandı
2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onandı
Adana'da eşini 39, oğlunu ise 49 yerinden bıçaklayarak öldüren sanığa verilen 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından onandı.

Olay, 19 Ağustos 2023'de merkez Çukurova ilçesine bağlı Toros Mahallesi 78101 Sokak'ta bulunan bir apartmanın 9'uncu katında meydana geldi. Sabaha karşı cinnet getiren Cem Suna, eşi Deniz'i (43) 39 yerinden ve oğlu Alperen'i (16) 49 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından yakalanıp tutuklanan Cem Suna 'canavarca hisle öldürme' suçundan hakim karşısına çıktı.

"Asıl mağdur benim"

Karar davasında hakim karşısında son savunmasını yapan Cem Suna, "Bugüne kadar sustuysam adalete güvenimden sustum. Herkes hükmünü vermiş. Asıl mağdur benim. Dünyası yıkılan, ailesi katledilen benim. Ne olduysa bana oldu. Eşim ve çocuğum sürekli gözümün önünde. Dışarı çıksam da bir şey değişmeyecek" dedi.

15 Ekim 2024'de Cem Suna'nın Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde karar davası görüldü. Karar davasında Cem Suna'ya 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Karar Yargıtay'da onandı

Suna'nın avukatları Yargıtay'a başvurarak karara itiraz etti. Ancak Yargıtay'da cezada herhangi bir indirim yapmayarak 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onadı.

Emekli Amiral Türker Ertürk gözaltına alındı

Eski Deniz Harp Okulu Komutanı emekli Tuğamiral Türker Ertürk, katıldığı bir yayındaki açıklamaları ve sosyal medyada paylaşılan video içerikleri nedeniyle başlatılan resen soruşturma kapsamında gözaltına alındı

17.08.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Emekli Amiral Türker Ertürk gözaltına alındı
Emekli Amiral Türker Ertürk gözaltına alındı
Eski Deniz Harp Okulu Komutanı emekli Tuğamiral Türker Ertürk, dijital platformlarda ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan video içeriklerindeki ifadeleri nedeniyle adli takibata uğradı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen resen soruşturma kapsamında, Ertürk hakkında öğle saatlerinde gözaltı kararı uygulandı.

Soruşturmanın gerekçesi olan sözler

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Ertürk'ün internet ortamında yayılan bir programda sarf ettiği iddia edilen siyasi içerikli ifadeleri üzerine inceleme başlattı. Kamuoyunda geniş yankı bulan ve soruşturma dosyasına giren açıklamalarda Ertürk'ün şu sözleri kullandığı belirtildi:

"Bakın artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli. Siz de, ben de... Tabii ki herkes de... Onun için Yüksek Seçim Kurulu'nun vicdanlarına ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum."

Suçlamalar neler?

Başsavcılık tarafından yürütülen resen soruşturmanın detayları da netleşmeye başladı. Alınan bilgilere göre emekli Amiral Türker Ertürk'e, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" ve "suç işlemeye tahrik" suçlamaları yöneltiliyor.

Emniyete götürüldü, savcılığa sevk edilmesi bekleniyor

Hakkında başlatılan adli sürecin ardından harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, Türker Ertürk'ü saat 14.00 sıralarında gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilerek savcılık makamına ifade vermesi beklenen Ertürk hakkında adli kontrol veya tutuklama talebinin gelip gelmeyeceği ise işlemlerin ardından belli olacak.

Sürece ilişkin güncel yasal ve idari gelişmeler yakından takip ediliyor.

Köpeği tehdit aracı olarak kullanmak, silahlı tehdit sayılabilir

Avukat Nimet Türe, köpeği tehdit aracı olarak kullanmanın silahlı tehdit sayılabildiğin söyleyerek, "Eğer mağdur üzerinde köpek ile bir sindirme, korkutma ve etkisiz hale getirme gibi olgu oluşturuyorsa artık Türk Ceza Kanunu'ndaki 'silah' kavramına eş değer kabul edilerek, tehditte nitelik olarak saymaktayız" dedi

17.08.2026 13:37:00
İHA
 
Köpeği tehdit aracı olarak kullanmak, silahlı tehdit sayılabilir
Köpeği tehdit aracı olarak kullanmak, silahlı tehdit sayılabilir
Kayseri Barosu Avukatlarından Nimet Türe, silah niteliği taşımayan ancak olay anında saldırma, savunma veya korkutma aracı olarak kullanılan köpeğin silah sayılabileceğini söyledi.

Töre, "Toplumda genellikle silah dediğimizde akla tüfek, tabanca ve bıçak gibi kesici-delici mekanik aletler anlaşılmakta. Türk Ceza Kanunu'nun 6.maddesi silahı tanımlarken; insanı saldırı ve savunma amaçlı olmasa bile fiilen saldırıda kullandığı her türlü şey silah olarak değerlendirmekte.

Yargıtayın vermiş olduğu bu kararda aslında bu mantıkla işletilmiş bir karar. Bir kişi elinde ki sahip olduğu köpeği 'seni ısırtırım' şeklinde fiili bir saldırı aracına dönüştürüyor ise hukukumuz artık bu durumu; bir bıçak veya silaha eş değer tutarak tehdit unsuru olarak görmektedir.

Önemli olan bu hayvanın mağdur üzerinde bir korkutma, ürkütme ya da sindirme gibi etkilerinin olup olmadığı göz önünde bulundurulur. Eğer mağdur üzerinde köpek ile bir sindirme, korkutma ve etkisiz hale getirme gibi olgu oluşturuyorsa artık Türk Ceza Kanunu'ndaki silah kavramına eş değer kabul edilerek, tehditte nitelik olarak saymaktayız" şeklinde konuştu.

"Bu tür durumlarda haklarımızı korumamız gerekmektedir"

Bu tür durumlarda köpeğin silahla eş değer tutulduğunu göz önünde bulundurularak hakların korunması gerektiğinin altını çize Türe, "Bir hayvanı kendinize karşı silah olarak yönlendirildiğini düşündüğünüzde hukukumuz bunu bir bıçak, silah ile eş değer değerlendirmekte. Bu tür durumlarda tehditli suçun basitliği nitelikli halinin bulunduğunu göz önünde bulundurmamız ve buna göre haklarımızı korumamız gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.