logo
02 KASIM 2026

BTP Genel Başkan Yardımcıları Uşak’ta partililerle buluştu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Uşak İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Genişletilmiş İl Divan Toplantısı’nda, Genel Merkez'den Bilal Karamus, Sabri Terzi ve Harun Kayacı partililerle bir araya geldi. Parti binasında gerçekleştirilen toplantıda Türkiye’nin ekonomik sorunları, genç işsizliği, eğitim, sosyal politikalar ve teşkilat çalışmaları ele alındı. Konuşmacılar, siyasi faaliyetlerin artırılması ve vatandaşlarla daha güçlü iletişim kurulması gerektiğini vurguladı

02.11.2026 12:07:00
Haber Merkezi
 
BTP Genel Başkan Yardımcıları Uşak’ta partililerle buluştu
BTP Genel Başkan Yardımcıları Uşak’ta partililerle buluştu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Uşak İl Başkanı Halil İbrahim Çakın'ın ev sahipliğinde, parti binasında Genişletilmiş İl Divan Toplantısı düzenlendi. Toplantıya BTP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Terzi, Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Bilal Karamus, Genel Başkan Başdanışmanı Harun Kayacı, Ege Bölge Sorumlusu Ömer Kılınç, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Ali Kandilli, Gençlik Kolları Başkanı Osman Çakın, Banaz İlçe Başkanı Abdullah Toy ve partililer katıldı. Türkiye'nin siyasi ve ekonomik gündeminin ele alındığı toplantıda, teşkilat çalışmaları ve gelecek dönem hedefleri değerlendirildi. Parti yöneticileri, üye sayısının artırılması, vatandaşlarla iletişimin güçlendirilmesi ve saha çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı.

ÇAKIN: "DAHA FAZLA GAYRET GÖSTERMEMİZ GEREKİYOR"

Toplantının açılış konuşmasını yapan BTP Uşak İl Başkanı Halil İbrahim Çakın, programa katılan parti yöneticilerine ve teşkilat üyelerine teşekkür etti. Siyasi hedeflere ulaşabilmek için teşkilatların daha aktif çalışması gerektiğini belirten Çakın, üye sayısının artırılması ve partinin toplumdaki görünürlüğünün güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Partililere birlikte hareket etme çağrısında bulunan Çakın, "Hepinize teşekkür ediyorum ama daha fazla gayret göstermemiz gerekiyor. Partimizi iktidara, Genel Başkanımızı Meclis'e taşımamız lazım. Bunun için yeni üyeler kazanmamız ve daha görünür olmamız gerekiyor. Bunu hep beraber başaracağız." ifadelerini kullandı.

KARAMUS: "BİR ÜLKENİN EN BÜYÜK SERMAYESİ İNSANIDIR"

BTP Yüksel Disiplin Kurulu Başkanı Bilal Karamus ise konuşmasında eğitim sisteminden genç işsizliğine, kamu kurumlarına duyulan güvenden ekonomik sorunlara kadar çeşitli konulara değindi. Üniversite eğitimi sırasında öğrencilerin ve ailelerinin önemli maddi güçlüklerle karşılaştığını belirten Karamus, mezuniyet sonrasında iş bulma sürecinde de çeşitli sorunların yaşandığını dile getirdi. Kamu personeli alımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karamus, yüksek sınav puanlarına rağmen bazı gençlerin istihdam edilmediğini ileri sürerek işe alım süreçlerinde liyakat ve fırsat eşitliğinin esas alınması gerektiğini savundu. Gençlerin kendi ülkelerinde çalışarak gelecek kurabileceklerine inanmalarının önemine işaret eden Karamus, bu güvenin zayıflamasının nitelikli insan gücünün yurt dışına yönelmesine neden olabileceğini söyledi. Karamus, "Bir ülkenin en büyük sermayesi bütçesi değil, beşeri sermayesidir. Fabrikada çalışan da fabrikayı yöneten de insandır. En büyük sermayemiz kendi insanımızdır." dedi.

"GENÇLERİN GELECEĞE OLAN GÜVENİ KORUNMALI"

Gençlerin eğitim ve istihdam alanında karşılaştığı güçlüklerin yalnızca bireysel değil, toplumsal sonuçlar da doğurduğunu ifade eden Karamus, adalet duygusunun zedelenmesinin ülkeye duyulan güveni olumsuz etkilediğini belirtti. Ekonomik eşitsizlikler, kamu yönetimi ve denetim mekanizmaları üzerine de konuşan Karamus, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan enflasyon verilerini eleştirdi. Enflasyon hesaplamalarının çalışanların ve emeklilerin gelirleri üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Karamus, ücret politikalarında vatandaşların alım gücünün korunması gerektiğini dile getirdi. Kamu kurumlarının tarafsızlığına ve adalet sistemine duyulan güvenin önemini vurgulayan Karamus, siyasi partiler ile sivil toplum kuruluşlarının toplumsal sorunların çözümünde sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.

KARAMUS'TAN BİRLİKTE HAREKET ETME ÇAĞRISI

BTP'nin kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın siyasi ve toplumsal yaklaşımına da değinen Karamus, parti teşkilatlarının ortak hedefler etrafında çalışması gerektiğini ifade etti. Vatandaşlık sorumluluğunun yalnızca bireysel çıkarlarla sınırlı olmadığını belirten Karamus, ülkenin geleceği için ortak hareket edilmesi gerektiğini savundu. Karamus, siyasi mücadelenin kararlılık ve dayanışma gerektirdiğini belirterek teşkilat üyelerinden çalışmalarını sürdürmelerini istedi.

TERZİ: "TEŞKİLATLARIN VATANDAŞLA TEMASI ARTIRILMALI"

BTP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Terzi de konuşmasına Genel Başkan Hüseyin Baş'ın selamlarını ileterek başladı. Uşak programından önce İzmir ve Denizli'de çeşitli etkinliklere katıldıklarını belirten Terzi, parti yöneticilerinin farklı illerde teşkilatlarla buluşmayı sürdürdüğünü söyledi. Cumhuriyet'in kuruluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla İzmir'de gerçekleştirilen kutlamalara da değinen Terzi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda emeği geçen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, şehitler ve gazileri andı. Cumhuriyet'in bağımsızlık ve vatandaşlık bilinci bakımından taşıdığı öneme dikkat çeken Terzi, milli değerlere sahip çıkmanın siyasi çalışmaların temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

"BİRBİRİMİZE HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA İHTİYACIMIZ VAR"

Parti içindeki dayanışmanın önemini vurgulayan Terzi, kurucu Genel Başkan Haydar Baş'ın vefatının ardından teşkilat mensuplarının daha güçlü ilişkiler kurması gerektiğini belirtti. İl başkanlarının parti genel başkanını bulundukları şehirlerde temsil ettiğini hatırlatan Terzi, teşkilat çalışmalarında görev ve sorumlulukların dikkate alınması gerektiğini söyledi. Terzi, "Bugün bizim dünden çok daha fazla birbirimize ihtiyacımız var. Birlikte hareket etmek, eksiklerimizi tamamlamak ve birbirimize destek olmak zorundayız." ifadelerini kullandı.

Partinin yerel seçimlerde yürüttüğü faaliyetlerden örnekler veren Terzi, Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde gerçekleştirdikleri çalışmalar hakkında bilgi paylaştı. Seçim dönemlerinin dışında da vatandaşlarla iletişimin sürdürülmesi gerektiğini dile getiren Terzi, özel günlerde düzenlenen etkinliklerin ve sosyal faaliyetlerin toplumla bağ kurulmasına katkı sağladığını belirtti.

TERZİ'DEN ÜYE ÇALIŞMALARINA ÖNEM VERİLMESİ İSTEĞİ

Parti teşkilatlarının yalnızca toplantılarla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Terzi, sokak etkinlikleri, tanıtım stantları ve vatandaş ziyaretlerinin artırılmasını istedi. Kadınlar Günü'nde gerçekleştirdiği karanfil dağıtımı etkinliğinden örnek veren Terzi, seçmenlerle kurulan birebir iletişimin siyasi çalışmalarda etkili olabileceğini söyledi. Terzi, parti yöneticilerinin vatandaşların düğünlerine, cenazelerine ve sosyal etkinliklerine katılmasının toplumsal ilişkilerin güçlenmesine yardımcı olacağını belirterek teşkilat üyelerine aktif çalışma çağrısında bulundu.

KAYACI: "SÖYLEMDEN ÇOK EYLEME ÖNEM VERMELİYİZ"

Toplantıda konuşan BTP Genel Başkan Başdanışmanı Harun Kayacı ise siyasi faaliyetlerde somut çalışmaların önemine dikkat çekti. Uşak teşkilatının üye kayıtları hakkında bilgi alan Kayacı, toplantıda paylaşılan rakamlar üzerinden değerlendirmelerde bulundu. İl teşkilatında yeni dönemde 120'yi aşkın üye kaydı yapıldığının belirtilmesi üzerine, bu çalışmaların daha geniş kitlelere ulaşacak şekilde sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.  Parti mensuplarının gerçekleştirdikleri faaliyetlerle değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Kayacı, "İnsan yaptığı kadar vardır. İşin içinde olduğunuz kadar varsınız. Onun için söylemden çok eyleme, harekete önem vermeliyiz." dedi.

Vatandaşlarla iletişim kurulmasının ve insanların sorunlarına çözüm önerileri sunulmasının siyasi faaliyetlerin temelini oluşturduğunu belirten Kayacı, her teşkilat üyesinin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini söyledi.

KAYACI: "EV HANIMLARININ EMEĞİNİN EKONOMİK KARŞILIĞI OLMALI"

Konuşmasının önemli bölümünü ekonomik politikalara ayıran Kayacı, BTP'nin kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş tarafından geliştirilen Milli Ekonomi Modeli hakkında açıklamalarda bulundu.  Kayacı, mevcut ekonomik sistemin gelir dağılımındaki eşitsizlikler, işsizlik ve yoksulluk gibi sorunlara yeterli çözüm üretemediğini savundu. Ev kadınlarının aile yaşamı içerisindeki emeğinin ekonomik değer taşıdığını belirten Kayacı, bu emeğin sosyal güvenceler ve gelir desteğiyle karşılık bulması gerektiğini söyledi. Çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik devlet desteklerinin de artırılmasını savunan Kayacı, ailelere sağlanacak ekonomik imkânların iç tüketimi ve ticari faaliyetleri olumlu etkileyebileceğini ifade etti. Kayacı, BTP'nin ekonomi politikalarında ev kadınlarına düzenli gelir sağlanması, çocukların ihtiyaçlarının desteklenmesi ve vatandaşların alım gücünün artırılması gibi hedeflerin bulunduğunu anlattı.

"EKONOMİK BAĞIMSIZLIK DEMOKRASİYİ GÜÇLENDİRİR"

Bireylerin ekonomik bağımsızlığının demokratik katılım açısından önemli olduğunu dile getiren Kayacı, vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek gelir düzeyine ulaşmasının toplumsal yaşam üzerindeki etkilerine değindi. Ekonomik güçlüklerle mücadele eden insanların ülke sorunlarına yeterince zaman ayıramayabileceğini savunan Kayacı, sosyal politikaların yalnızca yardım kapsamında değil, ekonomik büyümenin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. BTP'nin iktidara gelmesi durumunda Milli Ekonomi Modeli'ni uygulamayı hedeflediğini ifade eden Kayacı, bu kapsamda gelir dağılımı, vergilendirme, istihdam ve sosyal güvenlik alanlarında değişiklikler yapılmasını öngördüklerini söyledi.

KAMU BORCU VE FAİZ ÖDEMELERİNE DEĞİNDİ

Türkiye'nin kamu borcu ve bütçe dengesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Kayacı, faiz ödemelerinin kamu kaynakları üzerindeki etkisini eleştirdi. Konuşmasında çeşitli ekonomik rakamlar paylaşan Kayacı, borçlanma ve faiz giderlerinin azaltılması gerektiğini savundu. Kayacı'nın dile getirdiği ekonomik veriler, toplantıda paylaşılan açıklamalara dayanırken bu rakamlar haberde bağımsız olarak doğrulanmış veriler şeklinde değerlendirilmedi. Ekonomik kararların üretimi, istihdamı ve vatandaşların refahını önceleyen bir anlayışla alınması gerektiğini belirten Kayacı, partilerinin bu alanlarda alternatif politikalar geliştirdiğini ifade etti.

"SİYASETTE LİYAKAT VE AHLAK ÖN PLANDA OLMALI"

Konuşmasının son bölümünde siyasi görev üstlenen kişilerin sahip olması gereken özelliklere değinen Kayacı, liyakat ve ahlak ilkelerinin kamu yönetiminde belirleyici olması gerektiğini söyledi. Siyasetin önemli bir sorumluluk alanı olduğunu belirten Kayacı, kamu görevlerinde bulunan kişilerin hem bilgi ve deneyim sahibi olmaları hem de etik ilkelere uygun hareket etmeleri gerektiğini vurguladı. Kurucu Genel Başkan Haydar Baş'ın yetiştirdiği kadroların parti açısından önemli olduğunu ifade eden Kayacı, teşkilat içerisinde dayanışmanın sürdürülmesini istedi.   BTP Uşak İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Genişletilmiş İl Divan Toplantısı, konuşmaların ardından sona erdi. Parti yöneticileri ve teşkilat mensupları, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı programın sonunda toplu hatıra fotoğrafı çektirdi.

İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, Fenerbahçe tribün lideri Cem Gölbaşı'na yönelik silahlı eylem hazırlığında oldukları değerlendirilen 5 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi

02.11.2026 06:00:00
AA
 
İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı
İstanbul'da "Daltonlar" suç örgütüne yönelik operasyonda 5 şüpheli yakalandı

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, örgüt içerisinde "Baron" lakabını kullanan Yusuf Can Güngör'ün talimatıyla Cem Gölbaşı'na yönelik eylem gerçekleştirmek üzere Adana'dan İstanbul'a geldiği belirlenen İbrahim Çiftçi'nin, 31 Ekim'de Beyoğlu'nda yakalandığı belirtildi.

Açıklamada, şüphelinin üzerinde yapılan aramada, 1 ruhsatsız tabanca, 2 uzatılmış şarjör ve 1 utaş marka otomatik tabanca ele geçirildiği bilgisi verildi.

Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, Çiftçi'nin Gaziantep'ten İstanbul'a eylem gerçekleştirmek amacıyla gelen 3 şüpheliyle Esenyurt'taki bir hücre evinde kaldığının tespit edildiği aktarılan açıklamada, eylem hazırlığında oldukları değerlendirilen şüphelilerin yakalanması için düzenlenen operasyonda, Cihan Can Gökkuş, Abdulkadir Demir ve Orhan Bozan'ın da gözaltına alındığı kaydedildi.

Açıklamada, şüphelilerin eylemde kullanmayı planladıkları silahları Çınar Aksoy'dan temin ettiklerinin belirlenmesi üzerine düzenlenen operasyonda söz konusu şüphelinin de yakalandığı, ikamette yapılan aramada 1 uzun namlulu piyade tüfeği ve 200 fişek ele geçirildiği ifade edildi.

Başsavcılığın açıklamasında, şüphelilerin alınan ilk beyanlarından, Fenerbahçe tribün lideri Cem Gölbaşı'na yönelik silahlı eylem hazırlığında oldukları, ancak uygun koşulların oluşmaması üzerine eylemden vazgeçtikleri kanaatine varıldığı bildirildi.

Suç örgütünün tüm eylemlerinin ortaya çıkarılması, yurt içi ve yurt dışı bağlantılarının deşifre edilmesi amacıyla soruşturma işlemlerinin çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.
 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un davetine icabetle Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi

01.11.2026 18:57:00
AA
 
 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi
 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Güney Kore başkenti Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un davetine icabetle Seul'ü ziyaret edeceğini bildirdi.

Duran, NSosyal hesabındaki paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Kore Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Lee Jae Myung'un davetine icabetle, 1-4 Kasım 2026 tarihlerinde Seul'ü ziyaret edeceklerdir. Ziyaret çerçevesinde 3 Kasım Salı günü yapılacak resmi görüşmelerde, iki ülke arasındaki Stratejik Ortaklık ilişkileri tüm veçheleriyle ele alınacak; güncel bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır. Ziyaret vesilesiyle, ikili ilişkilerin ahdi zeminini güçlendirecek muhtelif belgeler de akdedilecektir."

Dünya gazetesinin bağlı olduğu Dünya Holding'in ortağı Umut Güner, fon soruşturmasında gözaltına alındı

Dünya gazetesinin bağlı olduğu Dünya Holding'in ortağı Umut Güner, fon soruşturmasında gözaltına alındı

01.11.2026 17:32:00
Haber Merkezi
 
 Dünya gazetesinin bağlı olduğu Dünya Holding'in ortağı Umut Güner, fon soruşturmasında gözaltına alındı
 Dünya gazetesinin bağlı olduğu Dünya Holding'in ortağı Umut Güner, fon soruşturmasında gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması sürüyor.

Başsavcılık, bazı fon ve hisseler üzerinden haksız ve yüksek miktarda kazanç sağlandığını belirterek inceleme başlattı.

Soruşturmada adı geçen kişilerin hesapları arasındaki transferler, şüpheli ifadeleri ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları inceleniyor.

Fon soruşturmasına yeni isimler de eklendi. Soruşturma kapsamında Dünya gazetesinin ortaklarından Umut Güner gözaltına alındı.

Güner'in emniyetteki işlemleri sürüyor.

Gazetenin bağlı olduğu Dünya Holding'in Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) tasfiye kararı aldığı Bulls Yatırım Holding ile ortaklığı bulunduğu ileri sürüldü.

SPK, daha önce Bulls Portföy' e ait 15 yatırım fonunun tasfiyesine karar vermişti.

Soruşturmada Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun da "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "rüşvet" suçlarından dün gözaltına alınmıştı.

Soruşturmada ayrıca Bulls Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya ile Lydia Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Çevik'in de mal varlıklarına ve finansal işlemlerine tedbir kararı alınmıştı.

UMUT GÜNER KİMDİR?

51 yaşındaki Umut Güner, iş dünyasındaki faaliyetlerinin yanı sıra spor yöneticiliği ve medya sektöründeki çalışmalarıyla da tanınıyor.

İş insanı Umut Güner, Mart 2012'de Fikret Orman'ın Beşiktaş başkanlığına seçilmesinin ardından siyah-beyazlı kulübün yönetiminde görev almıştı.

Güner, kulüpte farklı dönemlerde asbaşkanlık, Pazarlama Komitesi Başkanlığı, Yeni Stadyum Projesi'nden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyeliği ve Transfer Komitesi Başkanlığı görevlerini üstlenmişti.

2024 yılında Didem Demirkent, Dünya gazetesini Umut Güner'e devrettiğini açıklamıştı.

Emir Sarıgül, babasının Özgür Özel'e para verdiğini anlattı

Sarıgül ailesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli Emir Sarıgül'ün ek ifadesi ortaya çıktı. Sarıgül, babası Mustafa Sarıgül'ün Yeni Parti'nin kuruluş sürecinde Özgür Özel'e farklı tarihlerde elden para verdiğini söyledi. Sarıgül, annesinden kalan miras nedeniyle babasıyla yaptığı sözleşmenin ayrıntılarını da anlattı

01.11.2026 17:06:00
İhlas Haber Ajansı
 
Emir Sarıgül, babasının Özgür Özel'e para verdiğini anlattı
Emir Sarıgül, babasının Özgür Özel'e para verdiğini anlattı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Emir Sarıgül, ilk ifadesinde anlatmadığı bazı hususları paylaşmak istediğini belirtti. Mustafa Sarıgül'ün kendisine devretmeyi taahhüt ettiği taşınmazlar ile Yeni Parti'ye verildiğini öne sürdüğü paralar hakkında beyanda bulunan Sarıgül, suçlamalarla ilgisinin olmadığını savunarak tahliyesini talep etti.

"Özgür Özel'e 250 bin dolar bıraktığını biliyorum"

Yeni Parti'nin kuruluş aşamasında parti genel merkez binasının eşyaları için para verildiğini iddia eden Emir Sarıgül, "Yeni Parti'nin kuruluş aşamasında partinin genel merkez binasının iç tefrişatının yapılması için 250 bin dolar parayı Ankara'da Ümitköy'de bulunan bir restoranın çıkışında Özgür Özel'e ait aracın içerisine bıraktığını biliyorum. O gün babam Mustafa Sarıgül ve Özgür Özel 6-7 kişilik bir milletvekili grubuyla yemek yemişlerdi. Restoranın çıkışında bizzat babamın kendisi 250 bin dolar parayı Özgür Özel'e ait aracın arka kısmına bıraktı. Bunu bana doğrudan kendisi anlattı" dedi.

"Otobüsün ses sistemi için de 250 bin dolar ya da euro verdiğini söyledi"

Partiye ait otobüsün ses sistemi ve iç tasarımı için de babasının para verdiğini öne süren Sarıgül, "Yine partiye ait bir otobüsün ses sisteminin yapımı ve otobüsün içinin özel olarak tasarlanması amacıyla 250 bin dolar ya da euro cinsinden parayı Özgür Özel'e elden verdiğini bana söyledi. Bu paranın Silivri'de katıldıkları bir duruşmadan sonra gittikleri bir balıkçı restoranının çıkışında verildiğini bana söyledi. Bu olay son 2 ay içerisinde Büyükçekmece'de bir balıkçı çıkışında gerçekleşti" ifadelerini kullandı.

"100 bin doları atkı paketinin içine koydu"

Emir Sarıgül, son olarak yaklaşık bir ay önce Mustafa Sarıgül'ün Özgür Özel'e 100 bin dolar verdiğini iddia ederek, "Geçtiğimiz 1 ay içerisinde Özgür Özel'e yine elden 100 bin dolar verildiğini bana Mustafa Sarıgül söyledi. O tarihte babam Özgür Özel'in Ankara'daki eve yemeğe geleceğini bana söylemişti. Bunun üzerine babam bana Vakko'dan 2 adet atkı almamı söyledi. Ben de İstinye Park'taki Vakko'dan 2 adet atkı aldırdım. Sonrasında babam İstanbul'daki Ulus Platin Konutları'nda bulunan evde bu atkı paketinin içine 100 bin dolar para koydu. Paraların yanında atkılar da duruyordu. Sonrasında bunu bir hediye paketi şekline getirdik. Babam da bu paketi alarak kendi aracıyla İstanbul Havalimanı'na gitti. Uçakla Ankara'ya gidip önce meclise uğradı, ardından Ümitköy Angora Evleri'ndeki eve geçti. Akşamına da Özgür bey yemeğe gelmiş, burada da bu para kendisine elden verilmiş. Paranın elden kendisine verildiğini de babam bana hemen ertesi gün söyledi" diye konuştu.

"Bana 5 taşınmazı devretmeyi taahhüt etti"

İfadesinde annesinden kalan mirasa ilişkin süreci de anlatan Emir Sarıgül, dedesi Abdurrahman Köksaloğlu'nun 1980 yılında öldürülmesinin ardından annesine büyük bir mal varlığı kaldığını, annesinin 1984 yılında vefat etmesi üzerine bu mal varlığının bir bölümünün kendisine bırakıldığını söyledi.

Sarıgül, 18 yaşına geldiğinde annesinden kalan mal varlığının kendi üzerine geçirilmesini istediğini ancak babasının bunu kabul etmediğini belirterek, "Kendimi güvence altına almak için annemden kalan mal varlığımı kendi üzerime yapmasını istedim. Ancak babam kabul etmedi ve beni sürekli geçiştirdi. Bundan yaklaşık 2 sene öncesine kadar bu süreç hiçbir aşama katedemeden böyle devam etti" dedi.

Son yıllarda maddi zorluk yaşadığını ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini belirten Sarıgül, "Bu neticede bana 5 adet taşınmazı devretmeyi taahhüt etti. Bu 5 taşınmazdan bir tanesinin yarısı zaten benimdi" ifadelerini kullandı.

"Taşınmazlar devredilmezse 50 milyon dolar verilecekti"

Sözleşmede yer alan taşınmazların Nişantaşı, Marmaris, Mecidiyeköy ve Ankara'da bulunduğunu belirten Sarıgül, taşınmazların kendisine devredilmemesi ihtimaline karşı ayrıca bir senet imzalandığını söyledi. Sarıgül, "Bu sözleşmenin yanında taşınmazların tarafıma devredilmemesi halinde yine avukat huzurunda 50 milyon dolar paranın bana verileceğine dair bir senet daha imzaladık. Bu senedi teminat olarak imzaladık. Bu sözleşme ve senedin aslı şu anda avukatım Emrah Cengiz'in kasasında bulunmaktadır" dedi.

Tahliyesini talep etti

İfadesinin sonunda iki kızının bakımından sorumlu olduğunu belirten Emir Sarıgül, "Benim 2 kızım vardır. Başlarında bulunmam gerekiyor çünkü anneleri de şu anda yurt dışındadır. Uzun bir süre de gelmeyecektir. Kızlarım şu an bakıma muhtaç haldeki anneannelerinin yanındadır. Ben tahliyemi talep ediyorum. Ev hapsi seçeneği de dahil değerlendirilmesini talep ediyorum. Böyle bir takdirde bulunulursa başıma bir şey gelme ihtimaline binaen devletimizden koruma talep ediyorum. Benim yaşanan olaylarla bir ilgim yoktur. Suçsuzum" ifadelerini kullandı.

SPK Başkanlığına Muhsin Atcı atandı

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanlığına, Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı atandı

01.11.2026 07:00:00
AA
 
SPK Başkanlığına Muhsin Atcı atandı
SPK Başkanlığına Muhsin Atcı atandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı atama kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 119. maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2, 3 ve 7. maddeleri gereğince SPK Başkanlığına Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, Başkan Vekilliğine Ersin Başar Ekmekci ve üyeliğine Yasemin Girici atandı.

SPK Başkanı Muhsin Atcı, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun olduktan sonra, 2014 yılında ABD'deki Duke Üniversitesinde Kalkınma Politikası alanında yüksek lisans yaptı.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Maliye Bölümünde doktora eğitimine devam eden Atcı, 2003'te Vergi Denetmen Yardımcısı olarak başladığı meslek hayatında 2005 yılında Stajyer Gelirler Kontrolörü, 2008 yılında Gelirler Kontrolörü, 2010 yılında ise İdari ve Mali İşler Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış, 2011 yılında Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının kurulmasıyla Vergi Müfettişi olarak atanmıştır.

Atcı, 15 Eylül 2014-7 Temmuz 2017 tarihleri arasında Ankara Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanı, 31 Temmuz 2017-18 Nisan 2019 tarihleri arasında Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış olup 7 Ekim 2023 tarihinde ise Vergi Denetim Kurulu Başkanı olarak atanmıştı.

 

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi mümkün mü?


 
Toplumda yaygın olarak görülen tiroid nodülleri, büyük oranda iyi huylu özellik taşımasına rağmen bazı hastalarda zaman içerisinde büyüyerek yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Peki nodülleri ameliyatsız küçültmek ya da yok etmek mükün mü?

31.10.2026 14:14:00
Murat Çorbacı
 
Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi mümkün mü?
Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi mümkün mü?

Tiroit nodülleri toplumumuzda da yaygın olarak görülüyor. Boynun ön bölümünde bulunan tiroid bezinde gelişen bu oluşumlar, belirli bir büyüklüğe ulaştığında boyunda şişlik, yutma güçlüğü, baskı hissi ve estetik rahatsızlık gibi şikâyetlere neden olabiliyor. Geçmişte tedavi gerektiren tiroid nodüllerinde cerrahi yöntemler ön plana çıkarken, girişimsel radyoloji alanında yaşanan teknolojik gelişmeler sayesinde günümüzde uygun hastalarda ameliyatsız tedavi seçenekleri de uygulanabiliyor.

Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, iyi huylu olduğu gerekli incelemelerle doğrulanan ve belirli anatomik özelliklere sahip tiroid nodüllerinin minimal invaziv yöntemlerle tedavi edilebildiğine dikkat çekerek, özellikle doğru hasta seçimi ve ayrıntılı ultrasonografik değerlendirmenin tedavi planlamasında büyük önem taşıdığını vurguluyor.


Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi nedir?

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi, uygun nodüllerin görüntüleme rehberliğinde gerçekleştirilen minimal invaziv işlemlerle küçültülmesini amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu tedavilerde temel hedef, şikâyete neden olan nodül dokusunu kontrollü şekilde etkisiz hale getirerek zaman içerisinde hacminin azalmasını sağlamaktır.
Cerrahi yöntemlerde tiroid bezinin bir bölümü veya tamamı çıkarılabilirken, ablasyon işlemlerinde nodül çevresindeki sağlıklı tiroid dokusunun mümkün olduğunca korunması hedefleniyor.
Ancak ameliyatsız tedavi her nodül veya her hasta için uygun olmayabiliyor. Tedavi öncesinde ultrasonografi bulguları, biyopsi sonuçları ve tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekiyor.

Radyofrekans ablasyon ile tiroid nodülü tedavisi

Radyofrekans ablasyon, iyi huylu tiroid nodüllerinin tedavisinde kullanılan termal ablasyon yöntemlerinden biri...
İşlem sırasında ultrasonografi rehberliğinde nodül içerisine ince bir elektrot yerleştiriliyor. Elektrot aracılığıyla oluşturulan ısı enerjisi, nodül dokusunda kontrollü termal hasar meydana getiriyor.

Tedavi edilen nodül dokusu zaman içerisinde vücut tarafından kısmen yeniden emiliyor ve nodül hacminde küçülme meydana gelebiliyor.
Radyofrekans ablasyon genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilebiliyor. Bazı hastalarda işlem sırasında ek ağrı kontrolü veya sedasyon yöntemlerinden yararlanılabiliyor.

Tedavinin en önemli avantajlarından biri, uygun hastalarda büyük bir cerrahi kesi yapılmadan nodül hacminin azaltılabilmesi olarak öne çıkıyor.

Mikrodalga ablasyon nasıl uygulanıyor?

Mikrodalga ablasyon, elektromanyetik enerji kullanılarak nodül dokusunda ısı oluşturulmasını sağlayan bir başka minimal invaziv yöntemdir. Ultrasonografi eşliğinde nodül içerisine yerleştirilen özel bir anten aracılığıyla hedef dokuda kontrollü ısı etkisi meydana getiriliyor. Bu etki, nodül dokusunun zaman içerisinde küçülmesini amaçlıyor.

Mikrodalga ablasyon özellikle belirli iyi huylu tiroid nodüllerinde değerlendirilebiliyor. Ancak yöntemin seçimi nodülün büyüklüğüne, yerleşimine, iç yapısına ve işlemin güvenli şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğine bağlı olarak değişiyor.
Radyofrekans ve mikrodalga ablasyon yöntemleri arasında seçim yapılırken hastanın klinik özellikleri ve uygulama merkezinin deneyimi dikkate alınıyor.

Kistik tiroid nodüllerinde etanol ablasyonu

İçerisinde sıvı bulunan kistik tiroid nodüllerinin tedavisinde etanol ablasyonu önemli bir seçenek olarak kullanılabiliyor.
Bu yöntemde öncelikle nodül içerisindeki sıvının boşaltılması, ardından uygun koşullarda etanol uygulanarak kistik yapının yeniden sıvı biriktirme olasılığının azaltılması hedefleniyor.
Etanol ablasyonu özellikle tekrarlayan ve şikâyete neden olan iyi huylu kistik nodüllerde değerlendirilebiliyor.
Nodülün büyük ölçüde katı yapıda olması durumunda ise farklı ablasyon yöntemleri daha uygun olabiliyor.

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi kimler için uygun?

Minimal invaziv ablasyon yöntemleri genellikle iyi huylu olduğu uygun biyopsi değerlendirmeleriyle doğrulanmış, büyüyen veya belirgin şikâyete neden olan nodüllerde gündeme geliyor.
Boyunda kozmetik rahatsızlık, baskı hissi veya yutma güçlüğü oluşturan nodüller bu kapsamda değerlendirilebiliyor.

Bazı aşırı hormon üreten otonom tiroid nodüllerinde de termal ablasyon seçenekleri düşünülebiliyor.
Ancak kanser şüphesi bulunan nodüllerde standart iyi huylu nodül ablasyon yaklaşımı uygun kabul edilmiyor. Bu hastalarda ileri tanısal değerlendirme ve gerekli durumlarda onkolojik tedavi planlaması gerekiyor.

Ameliyatsız tedavinin avantajları neler?

Minimal invaziv tiroid nodülü tedavilerinin önemli avantajlarından biri, uygun hastalarda cerrahi kesi yapılmadan işlem gerçekleştirilebilmesidir. Bu yöntemler çoğunlukla günübirlik uygulanabiliyor ve birçok hasta kısa süre içerisinde günlük aktivitelerine dönebiliyor.
Sağlıklı tiroid dokusunun korunması, işlem sonrasında tiroid hormonu kullanımına ihtiyaç duyulma olasılığını azaltabiliyor. Ancak hormon fonksiyonlarının korunacağı her hasta için garanti edilemiyor.

Ablasyon işlemlerinde nodülün tamamen ortadan kaldırılması her zaman hedeflenmiyor. Temel amaç, nodül hacmini azaltarak neden olduğu şikâyetleri hafifletmektir. Bazı hastalarda istenilen küçülmenin sağlanması için ek ablasyon seansları gerekebiliyor.

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisinin riskleri var mı?

Termal ablasyon yöntemleri minimal invaziv işlemler olmakla birlikte tamamen risksiz değildir. İşlem sonrasında geçici ağrı, boyunda hassasiyet, morarma veya şişlik görülebiliyor.
Daha nadir olarak ses değişikliği, kanama, cilt yanığı veya çevre dokularda termal hasar gibi komplikasyonlar gelişebiliyor. Bu nedenle işlemlerin tiroid anatomisine ve görüntüleme rehberliğinde ablasyon tekniklerine hâkim deneyimli ekipler tarafından gerçekleştirilmesi önem taşıyor.

Tedavi sonrası tiroid nodülü tekrar büyür mü?

Ablasyon sonrasında tiroid nodüllerinin hacminde zaman içerisinde küçülme bekleniyor. Ancak elde edilen sonuçlar nodülün başlangıç büyüklüğüne, yapısına ve uygulanan tedaviye göre değişebiliyor.

Bazı nodüllerde uzun dönem takip sırasında yeniden büyüme görülebiliyor. Bu durumda ek ablasyon veya farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebiliyor. İşlem sonrasında ultrasonografi kontrolleriyle nodül hacmindeki değişim ve tiroid fonksiyonları takip ediliyor.

Bakırköy Belediyesine yönelik soruşturmada 40 şüpheliye tutuklama talebi

Bakırköy Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" ve "irtikap" suçlarına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 63 şüpheliden 40'ı tutuklanma talebiyle hakimliğe sevk edild

 

31.10.2026 05:00:00
AA
 
Bakırköy Belediyesine yönelik soruşturmada 40 şüpheliye tutuklama talebi
Bakırköy Belediyesine yönelik soruşturmada 40 şüpheliye tutuklama talebi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından yapılan mal ve hizmet alımına ilişkin ihale dosyalarında suç teşkil eden usulsüzlükler neticesinde kamu zararı oluştuğu iddiasıyla başlatılan soruşturma sürüyor.

Adliyede savcılık ifadeleri tamamlanan 21 belediye personeli ve 19 firma temsilcisi suçların nitelikleri, karşılığı olan ceza miktarları, eylem sayıları ile delil durumları dikkate alınarak tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Savcılık, eylem sayısı ile bunların nitelikleri, verilen tekliflerin mahiyeti, birbirleriyle irtibatlı olup olmadıkları ve benzeri unsurları bir arada değerlendirerek kamu ihalelerinde teklif veren firma temsilcisi 12 şüphelinin yanı sıra 3 belediye personeli hakkında "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep etti.

Ayrıca, aramalar neticesinde elde edilen dijital verilere ilişkin raporlama tamamlandığında yeniden durum değerlendirmesi yapılmak üzere şüpheli Metin Soğuksu hakkında da "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol talep edildi.

Savcılık, suçun vasıf ve mahiyetini, mevcut delil durumunu ve şüphelinin yaşını gözeterek Mustafa Özdemir'in "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmesini istedi.

Öte yandan savcılık, 5 belediye personeli ve 1 firma temsilcisini delil durumu dikkate alarak, ifade işlemlerinin ardından serbest bıraktı.

Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen ve belediye personeli olan şüphelilerin isimleri şöyle:

"Belediye Başkan yardımcıları Abdülhamit Pehlivan, Cemalettin Özdemir, Arda Karadağ, Ali Rıza Akyüz, Bakırköy Belediyesi Meclis Üyesi Mustafa Fazlıoğlu, Belediye Meclis Üyesi Erkan Gül, Bakırköy İmar ve Şehircilik Müdürü Abdülkadir Akay, Bakırköy Belediyesi Zabıta Müdürü Ahmet Kekellüoğlu, Bakırköy Destek Hizmetleri Müdürü Yunus Alışkan, Bakırköy Temizlik İşleri Müdürü İbrahim Yavuz, Bakırköy Kentsel Dönüşüm Müdürü Mustafa Fatih Özkan, Bakırköy Destek Hizmetleri Müdürü Vekili Duygu Muş, Bakırköy eski Bilgi İşlem Müdürü Nusret Sapa, Belediye Görevlileri Ayhan Kıvılcım, Berkay Biçer, Selin Çiftçi, Kaan Dengiz, Ferhat Ferahi Çelik, belediye görevlisi ve atölye şefi Yüksel Ercan Akçabay, Belediye Başkan Yardımcısı Vekili Nurcan Alan ve Fen İşleri Müdürü Derya Güler"

Haklarında tutuklama talep edilen firma yetkililerinin Ali Kemal Şahinsoy, Ahmet Adnan Özyirmidokuz, Ali Murteza Alır, Alper Demirtaş, Birkan Dıragat, Cemal Arıkan, Eyyüp Alır, Fırat Duran, Gökhan Konur, Gürkan Dıragat, Hasan Mercan, Hüseyin Kıran, Mehmet Muhlis Öner, Mehmet Sırrı Özdemir, Osman Akın, Ömer Tuncer, Tolgahan Acar, Veli Çakırca ve Yılmaz Tuna olduğu öğrenildi.

Soruşturma kapsamında belediye görevlileri Muharrem Atmaca, Altan Bulan ile Gözde Altıntop, firma yetkilileri Özge Mutlu, Emin Kılıç, Abdülaziz Öksüz, Ebubekir Öksüz, Özkan Taşlıcalı, Mert Ece, Hakan Kurtgişi, Gökhan Kaya, Yasemin Kaya, Bünyamin Seven, Feyza Kıran ve Gencay Seçilir için adli kontrol talep edildiği bilgisine ulaşıldı.

Ayrıca, Bakırköy Belediyesi Hukuk İşleri Müdürü Sinan Derman, Özel Kalem Müdürü Suzan Kurt, Bakırköy Gelirler Müdürü Hamza Sayan, zabıta şefi İbrahim Halil Mercan, Belediye Personeli Muhammed Beran Pekyen ve şirket yetkilisi Ümit Güngör savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Soruşturma

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından yapılan mal ve hizmet alımına ilişkin ihale dosyalarında suç teşkil eden usulsüzlükler neticesinde kamu zararı oluştuğu, iş yeri çalışma ruhsatı talep eden işletme sahiplerinden hukuka aykırı şekilde para talep edildiği, talep edilen miktarı ödemeyen işletmelerin ruhsat işlemlerinin ise sürüncemede bırakıldığı şeklinde yapılan ihbarlar üzerine soruşturma başlatılmıştı.

"İhaleye fesat karıştırma" ve "irtikap" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, 2024-2026 yıllarında Bakırköy Belediyesinin farklı müdürlüklerince gerçekleştirilen açık ve pazarlık usulüne tabi 42 ihale dosyası üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi, HTS kayıtları ve MASAK raporları ile iletişimin tespiti ve teknik araçla izleme tedbirlerinin değerlendirilmesi sonucunda atılı suçlara iştirak ettiği değerlendirilen belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve belediye personeli ile ihalelere katılan firma temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 68 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Bunun üzerine İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğünce düzenlenen operasyonda, Bakırköy Belediyesi başkan yardımcıları Nurcan Alan, Ali Rıza Akyüz, Cemalettin Özdemir, Arda Karadağ, Abdülhamit Pehlivan ve 2 meclis üyesinin de aralarında bulunduğu 58 şüpheli yakalanmıştı.

Devam eden çalışmalarda gözaltı sayısı 63'e yükselmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlanmıştı.

Sağlık kontrolünden geçirilen zanlılar, Bakırköy Adliyesine sevk edilmişti. AA

Tokat'ta görülmememiş olay!


 
Kelkit Çayı'nda adacığa bırakılan araç debinin yükselmesiyle sular altında kaldı.

31.10.2026 01:43:00
AA
 
Tokat'ta görülmememiş olay!
Tokat'ta görülmememiş olay!

Tokat'ın Erbaa ilçesinde balık tutmaya giden 4 kişinin aracı, suların yükselmesi sonucu Kelkit Çayı'nın içerisinde kaldı. Kelkit Çayı'na balık tutmak için giden 4 kişi, hafif ticari araçlarını adacığa park etti.

Debinin aniden yükselmesi sonucu araç su altında kaldı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaklaşık 1 saatlik çalışma sonucu hafif ticari araç kepçe yardımıyla sudan çıkarıldı.

İstanbul'da bu Pazar maraton var


 
 
İstanbul Maratonu nedeniyle bazı yollar 1 Kasım'da trafiğe kapatılacak.

31.10.2026 01:22:00
Haber Merkezi
 
İstanbul'da bu Pazar maraton var
İstanbul'da bu Pazar maraton var

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, 1 Kasım'da düzenlenecek İstanbul Maratonu dolayısıyla trafiğe kapatılacak yolları ve alternatif güzergahları duyurdu. Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce alınan karar kapsamında, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve buna bağlantı sağlayan bazı yollar saat 03.00 itibarıyla araç trafiğine kapatılacak.

Bu kapsamda Güney Zincirlikuyu ayrımı, Kuzey Uzunçayır rampa kapama noktası, Kuzey Ünalan Ataşehir Sabiha Gökçen ayrımları kapama noktası, Gayrettepe Melas Otel önü D-100 kara yolu güney katılımı, Barbaros Bulvarı Zincirlikuyu ve Sait Çiftçi D-100 kara yolu güney katılımları ile varyant üzerindeki bağlantı noktalarında trafik akışı durdurulacak.

Kısıklı Caddesi ve Mahir İz Caddesi Altunizade Köprüsü'nün üzerinde D-100 kuzey yönüne katılımlar, Beylerbeyi Abdullahağa Caddesi'nden 15 Temmuz Şehitler Köprüsü kuzey yönüne bağlantı ile Tophanelioğlu Caddesi D-100 kuzey katılımı da trafiğe kapatılacak. Bu noktalarda sürücüler Büyükdere, Balmumcu, Levent, Sarıyer, Çamlıca Bağlantı Yolu, Ünalan, Ataşehir ve Beşiktaş'a sevk edilecek.

Maraton nedeniyle saat 06.00 itibarıyla Avrasya Tüneli ve Galata Köprüsü çift yönlü araç trafiğine kapatılacak. Aynı saatten itibaren Ragıp Gümüşpala, Reşadiye, Kennedy ve Rauf Orbay caddelerinde de trafik akışı çift yönlü durdurulacak. Havuzlu Kavşak Alt Geçidi, Ankara, Alemdar, Divanyolu, Ahırkapı, Genç Osman, Gazi Mustafa Kemalpaşa ve Namık Kemal caddeleri ile Aksakal Sokağı da trafiğe kapatılacak yerler arasında yer alacak.

Bu bölgelerde alternatif güzergahlar, D-100 kara yolu, Yeni Havaalanı Caddesi, Ekrem Kurt Bulvarı, 10. Yıl Caddesi, Atatürk Köprüsü ve Atatürk Bulvarı olarak belirlendi. Saat 06.00 itibarıyla Barbaros Bulvarı Zincirlikuyu D-100 kuzey katılımı, TAT Towers önü, metrobüs durakları, Balmumcu tünel girişi, Balmumcu Kavşak, Merkez Komutanlığı, Yıldız, Serencebey, Dolmabahçe, Kabataş, Salı Pazarı, Fındıklı, Tophane, Kemeraltı, Perşembe Pazarı, Boğazkesen ve Kadırgalar Caddesi altbaş ışıklar, Ressam Hamdibey, Bostancı Veli, Abbasağa, Mete Kavşağı Bedri Karafakihoğlu, İnebolu, Akyol ile Hasfırın sokakları trafiğe kapalı olacak.

Ayrıca, Sabancı Lisesi, Çiğdem, Beşiktaş İskele, İnönü Cadde Başı AKM ve İnönü Cadde MKE önü sokakları, Ortaköy dönüşleri, Beşiktaş Meydanı, Karaköy Meydanı, Deniz Liman çıkışı, Revani Sokağı gelişi, Mebusan yokuşu Sokağı başı, Boğazkesen Caddesi Defterdar Yokuşu gidişleri, Refik Saydam Caddesi'nden ve Atatürk Köprüsü'nden Perşembe Pazarı'na giriş, Şişhane'deki meydandan Bankalar Caddesi'ne girişi, Dereboyu Caddesi Muvakkit Sokağı'nın girişi trafiğe kapatılacak yollar arasında yer alacak.

Çırağan, Tersana, Meclis-i Mebusan, Dolmabahçe, Kemeraltı, Necatibey ve Dolmabahçe Gazhane Caddeleri ile Barbaros Bulvarı Merkez Komutanlığı ışıklardan iniş istikameti, Barbaros Bulvarı Beşiktaş Meydan ile Yıldız ışıklar arası, Ortaköy Meydanı Beşiktaş istikameti, Palangalar Işıklar Beşiktaş Meydanı istikameti araç trafiğine kapatılacak.

Trafiğe kapatılan noktalara gelen sürücüler, bulundukları güzergaha göre Sarıyer, Zincirlikuyu, Balmumcu, Palangalar Caddesi, Taksim, Maçka, Tarlabaşı Bulvarı, Unkapanı Köprüsü, Akyol Sokağı içerisine, Defterdar Yokuşu, Divan Kavşağı, Asker Ocağı Caddesi, Okçu Musa Caddesi ve Kuruçeşme'ye yönlendirilecek.

Anadolu Yakası'ndan da bazı yollar kapatılacak

Anadolu Yakası'nda, saat 06.00'dan itibaren Kısıklı Caddesi Altunizade Köprüsü'nden D-100 kara yolu güney yönüne katılım ile Kuşbakışı Caddesi Petrol-İş önünden D-100 kara yolu güney bağlantısı trafiğe kapatılacak.

Şile Yolu'nun Libadiye Kavşağı ile Kısıklı Caddesi arasındaki bölümü, Avrasya Tüneli D-100 kuzey yolu girişleri ve Mahir İz Caddesi, Fahrettin Kerim Gökay Caddesi ile Akagündüz Sokağı kavşağından itibaren aynı yolda araç geçişine izin verilmeyecek.

Gümüşyolu Caddesi'nin Baba Nakkaş Sokağı kesişiminden, Yalıboyu Caddesi'nin Beylerbeyi Çamlıca Caddesi kesişiminden ve Abdullahağa Caddesi'nin Kuzguncuk Caddesi kesişiminden itibaren Beylerbeyi yönüne trafik akışı durdurulacak.

Abdullahağa Caddesi'nin Eski Çınar Sokağı kesişiminden Beylerbeyi yönüne ve Kısıklı Caddesi, Bağlaryolu Sokağı ile Nurbaba Sokağı kavşağından 15 Temmuz Şehitler Köprüsü yönüne geçişler de kapatılacak.

Sürücüler, Nuhkuyusu Caddesi, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü kullanabilecek.

Ankara'da trajik cinayet


 
 
Başkentte bir kişi, 19 yaşındaki kızını ve kızının birlikte yaşadığı 53 yaşındaki 'evli' erkek arkadaşını öldürdü.
 

31.10.2026 01:18:00
AA
 
Ankara'da trajik cinayet
Ankara'da trajik cinayet

Ankara'nın Mamak ilçesinde bir kişi, kızını ve kızının beraber yaşadığı erkek arkadaşını öldürdü. İddiaya göre, dün akşam saatlerinde baba B.K, kızı E.K'nin (19) birlikte yaşadığı erkek arkadaşı E.O'nun (53) Bahçeleriçi Mahallesi'ndeki evine geldi.
Burada B.K. ile E.O'nun arasında henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı.

Sabır sınırlarını zorlayan olay

Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine baba B.K, silahla kızı E.K. ve erkek arkadaşı E.O'ya ateş etti. E.K. ve E.O. olay yerinde hayatını kaybetti. B.K'nin yakalanması için çalışma başlatıldı.
Öte yandan, E.K'nin hamile olduğu ve evli ve çocukları olan E.O. ile aynı iş yerinde çalıştıkları öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.