Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, sadece kaynaklarıyla beraber açıkladığı projelerle değil, aynı zamanda hazırlanan reklamlarla da gündemin zirvesinde?Özellikle de şu anda birçok TV kanalında giren; yabancı bilim adamlarının görüşlerini, Rus siyaset adamlarının Türkçe olarak "Dünyanın Haydar Baş Hoca'ya ihtiyacı var" demelerini ve de en önemlisi meşhur ve etkin Rus siyasetçi Jirinosvki'nin yine Türkçe olarak Sayın Baş'a bakarak "Ne mutlu Türküm diyene" demesini içeren BTP reklamı vatandaşların büyük ilgisini çekti.BTP stantlarına gelen vatandaşlar bu reklamı izlediklerini ve hem çok etkilendiklerini hem de bir Türk vatandaşı olarak çok gururlandıklarını ifade ediyorlar.Bu çerçevede bizlere bazı sorular da yöneltiyorlar. Bunlardan bir tanesi de; Rusya başta olmak üzere birçok ülke Sayın Baş'ın Modeli'ni uyguluyor, Türkiye olarak biz niye uygulamıyoruz?Öncelikle şunu ifade etmeliyiz ki, MEM 2005 yılında ilk uluslar arası kongrede dünyaya ilan edilmeden önce, bu modelin birçok sosyal devlet projesi ve de temel ekonomi mantığı 2001 yılında kurulan Bağımsız Türkiye Partisi'nin seçim beyannamesinde vardı.2002 seçimlerinde bu projeler milletimize sunuldu ama milletimiz çözümü olanı değil, yine ABD rüzgarıyla gelen din bezirganlığı yapan ve hiçbir projesi olmayan siyasileri işbaşına getirdi. Arayışı olmayan, hakkına sahip çıkmayan milletlerin kaderi işbilmez siyasilerle idare edilmektir ve tüm haklardan mahrum olmasıdır.2005 yılında yapılan ilk MEM kongresi tüm dünya ülkelerine açıktı; 40'ı aşkın ülkeden 120'yi aşkın bilim adamı bu kongreye katıldılar. Türkiye'den de bilim adamları katıldı ve program TV'lerden canlı olarak yayınlandı. Fakat Türkiye siyaseti haberleri olmasına rağmen ilgi göstermediler. Hem görmezden geldiler hem de milletin görmesini engellediler.Rusya'dan gelen bilim heyeti ise 9 kişiydi ve hepsi Rus siyasetinin danışmanlarıydı.Rusya'nın MEM kongresine bu ilgisi elbette ki, Sovyetler Birliği'nin inkırazından sonra kapitalizmin pençesine düşmesi ve de bu sömürüden kurtulmak ve yeniden bağımsız bir ülke olmak için yeni bir model arayışı idi."Arayan bulur" diye meşhur bir atasözümüz var; Rusya çözüm aradı ve bu çözümü Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nde buldu.ABD'de başlayan ve tüm dünyayı kasıp kavuran mortgage krizinde de bu sefer Batılı ülkeler çıkış için çözüm arayışına girdiler ve problemin tüketim darlığından kaynaklandığını anlayarak Milli Ekonomi Modeli'nin tüketimi teşvik projelerini hayata geçirdiler.Hatırlarsanız, Bush 168 milyar dolar para basıp "çabuk harcayacakların cebine koyun" dedi. Böyle bir uygulama kapitalizmde olmadığı gibi, bu kapitalizmin doğasına aykırıdır.Yine Vatikan'ın ev hanımlarına maaş bağlamayı gündemine alması da Sayın Baş'ın projesiydi. Bu şekilde 120'yi aşkın ülke MEM projelerini kısmen uygulamaya çalıştı.Tabi, onlar MEM'i kapitalizmin yanlışlarını örtmede bir yama olarak kullandılar; Rusya ve BRICS ülkeleri ise kapitalizmi ellerinin tersiyle itip tümüyle uygulamanın adımlarını attılar.Bugün Rusya'yı dünyanın zirvesine taşıyan ve Rus Lider Putin'in ABD halkı tarafından 2013 ve 2014 yıllarında dünya lideri seçilmesi de bu sebepledir.Türk Milleti de ne zaman, "5000 TL asgari ücret, 1500 TL ev hanımı maaşı, 1000 TL vatandaşlık maaşı, 250 TL çocuk parası, 15000 TL doğum parası benim hakkımdır", "Türkiye'de bulunan 3 katrilyon değerindeki yer altı zenginlikleri benim hakkımdır", "Emek ve üretim karşılığı devreye konulan milli para ile borçsuz bir hayat yaşamak benim hakkımdır" deyip bu hakkını aynen Rus halkı gibi ararsa zaten tek bir adres vardır: Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli?O zaman bu eşsiz model Türkiye'de de rahatlıkla uygulanır ve Türkiye dünyanın en güçlü ülkesi, Türk milleti en güçlü milleti olur. Sayın Baş'ın Milli Ekonomi Modeli Hz. Musa'nın Asa'sı gibi değdiği ülkeyi yüceltir; düşman olanları da yutar, etkisiz hale getirir.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Borç dağının altında ezilen ipotekli hayatlar ve çıkış yolu / 08.08.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026























































