Cumhuriyet Halk Partisi, 18. Olağanüstü Kurultayı'nı gerçekleştirdi ve yapılan genel başkanlık seçimlerinde 740 oyla Kemal Kılıçdaroğlu'nu üçüncü kez Genel Başkan olarak seçti.Kılıçdaroğlu'nun gerek Kurultay'da seçim öncesi yaptığı konuşma, gerekse Başkan seçildikten sonra yaptığı teşekkür konuşması oldukça önemliydi.Seçim öncesi kendisine yönelik olan, "devlete yönetme kabiliyeti olmayan", "sağa kayan", "çağdaş olmayan" tarzındaki muhalif suçlama ve eleştirilere, konuşmalarındaki mantıklı cevaplarla ve seçim sonucundaki duruşuyla net bir şekilde cevap verdi.Kamudaki taşeron işçiliğini kaldırma, işini kaybeden esnafa da işsizlik ödeneği tarzında bir ödenek ayırma, aile sigortası projesi gibi projelerle CHP'nin çizgisinden asla sapmadığını ispatlamış oldu.Konuşmasındaki kuşatıcılığı; başkanlığı kazandıktan sonra kendisine son derece ağır suçlamalarda bulunmasına rağmen rakibi Muharrem İnce'yi yanına çağırıp mikrofon uzatması; "Artık ayrılık, gayrılık yok. Birleşe birleşe kazanacağız. Oy versin vermesin bütün delege arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum" açıklamasıyla birlik ve beraberliği pekiştirmesi "devleti yönetme kabiliyeti olmayan" suçlamasına iyi bir cevaptı.Muharrem İnce, seçim öncesi konuşmasında çok sert bir üslup kullandı, heyecanlı olduğu belliydi; ama Kılıçdaroğlu gayet sakin, kuşatıcı ve de ülkedeki 77 milyon seçmeni kucaklayıcı bir üslupla konuştu.Kavga ve gerilim mantığının CHP'yi erittiği, AKP'ye güç kazandırdığı kesin. Dikkat ederseniz bugüne kadar AKP, CHP ile gerilimden istifade ederek, CHP'yi dine karşıymış gibi göstererek, halkın nezdinde CHP'yi marjinalliğe doğru iterken, Kılıçdaroğlu'na kadar CHP bu AKP oyununa karşı bir çıkış yolu üretemedi.AKP'yi son zamanlarda en fazla sarsan seçimler, son yerel seçimler ve de Cumhurbaşkanlığı seçimleri oldu.Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkan olduğu bu dönemlerde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Mustafa Sarıgül'ü, Ankara'da ise Mansur Yavaş'ı aday göstermesi çok akıllıcaydı. Dikkat ederseniz CHP İstanbul ve Ankara'da seçimleri neredeyse kazanıyordu, kılpayı kaçırdı; sandık oyunları olmasa belki de kazanmışlardı. CHP'nin bu "geniş kitlelere açılım" adımıyla eğer İstanbul ve Ankara CHP tarafından alınabilseydi, bu AKP'nin en önemli iki kalesini kaybetmesi anlamı taşıdığından 2015'te CHP'nin iktidar partisi olması demekti. Ve neredeyse bunu başarıyordu. Bu, stratejinin doğruluğunu gösterir.Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de eğer MHP seçmeni sandığa gitmiş olsaydı ve de CHP içindeki muhalefet seçim bölgelerinde çalışsaydı, "Çatı Adayı"nın kazanma ihtimali çok yüksekti.Yani Kılıçdaroğlu'nun geniş kitlelere açılma projeleri başarısız projeler değil, CHP'yi iktidara doğru sürükleyebilecek, AKP'yi sandık sonuçları açıklanana kadar son derece endişelendiren önemli projelerdi.Kılıçdaroğlulu CHP, genişlemekle, nüfusunun yüzde 99'u Müslüman olan halkın diniyle, inancıyla barışık olan adımlarla, halkın takdirini kazanmış vatan ve millet sevdalısı kişilerle kurulan ilişkilerle Atatürk'ün çizgisinden çıkmıyor; bilakis Atatürk'ün kuşatıcılığını yeniden kavramış oluyor. Tarihi incelerseniz, Atatürk'ün ilk Meclis'i de bu mantıkla kurduğunu görürsünüz.Nitekim konuşmasında Atatürk 77 milyonun Atatürk'üdür ifadeleriyle Kılıçdaroğlu bu mantığı ortaya koydu.CHP içindeki muhalefet "AKP karşısında eriyen bir CHP" istiyordu kazanamadı; Kılıçdaroğlu ise Atatürk'ün yaptığı gibi "Türk milletinin bütün milli ve manevi değerleriyle barışık bir CHP" oluşturmak istedi ve CHP delegeleri "Buna devam" dedi.Sayın Kılıçdaroğlu'nu bu başarısından dolayı tebrik ediyoruz.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Borç dağının altında ezilen ipotekli hayatlar ve çıkış yolu / 08.08.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026























































